Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.
T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/146 Esas
KARAR NO:2023/369
DAVA:Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ:01/03/2023
KARAR TARİHİ:10/05/2023
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin,——–arasında satış temsilcisi olarak çalıştığını, müvekkilinin çıkışını hukuka aykırı olarak gerçekleştirmesi bir yana maaş hariç hiçbir işçilik alacağını ödemediğini, buna ilişkin olarak ——-sayılı dosyada işçilik alacakları davası açıldığını, dava süreci içerisinde davalı şirketin sicil kaydını kapattığının tespit edildiğini, ———– tarafından kendilerine şirketin ihyasına ilişkin dava açmak üzere süre verdiğini, bu nedenlerle dava dışı şirketin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Tasfiye Memuru vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının dava dilekçesinde dava dışı şirkete husumet yönelttiğini, daha sonra — tarihli dilekçesi ile —–ve müvekkili——— taraf olarak gösterildiğini, dava açılırken husumet yöneltilmeyen ve davalı olarak gösterilmeyen bir kimsenin daha sonra verilecek bir dilekçe ile davada taraf haline getirilmesinin mümkün olmadığını, tasfiye edilen ve tüzel kişiliği ———– terkin edilmiş bir şirketin, davada taraf ve dava ehliyeti de bulunmayacağından dolayı, dilekçede davalı konumunda gösterilmesinin hatalı olduğunu, tasfiye edilmiş bir şirketin dava ehliyeti yokluğundan dolayı davaya taraf olamayacağını, bu sebeple husumet yokluğu nedeni ile davanın reddi gerektiğini, ihya davasının, alacaklı tarafından doğrudan tasfiye memuruna ve şirketin tasfiyesini tescil eden——– karşı açılabileceğini, sonradan müvekkilinin davalı olarak husumet yöneltilmesini kabul etmemek kaydıyla müvekkiline hangi sıfatla husumet yöneltilmeye çalışıldığının da dava dilekçesinden anlaşılamayacağını, dava dışı —– sermaye ile ——- bayisi olarak faaliyette bulunmak üzere kurulduğunu, şirketin henüz —— yılını doldurmadan pandemi sürecinin başlamasıyla ciddi anlamda ticari zarara uğradığını ve tasfiye yoluna gidilmesinin zorunlu bir hal aldığını, bu süreçte herhangi bir mal kaçırma kastının olmadığını, tasfiyedeki amacın şirketin daha da fazla zarara uğramadan ticari faaliyetlerini sonlandırması olduğunu, ———-sayılı dosyasına——– vekili olarak sundukları cevap dilekçesinde de belirttikleri üzere———– akdi, çalıştığı süre boyunca işvereni aldatıcı ve zararına neden olan birçok davranışta bulunması nedeniyle haklı sebeple feshedildiğini, dolayısıyla davacının, tasfiye edilip———- terkin edilmiş olan ———– herhangi bir alacağı bulunmadığını, açılan ihya davasının yersiz ve kötü niyetle açıldığını ve bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ——– cevap dilekçesinde özetle;———– tescil konusundaki taleplerinin, ilgili yasanın kendisine verdiği yetki ve görev alanı içinde değerlendirdiğini ve sonuca bağladığını, yargı merci gibi hareket edemeyeceğini, yasal şartlar oluşmuşsa yapılan işlemle ilgili tescil kararı verdiğini, aksi halde, gerekçe göstererek tescil talebini reddettiğini, müvekkili müdürlüğe —— kayıtlı dava dışı———–prosedürlere uygun olarak tasfiye edildiğini, olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan tasfiye sürecindeki eksik yada erken sonuçlandırılan tasfiye memurunun kusurundan dolayı ————sorumluluğu bulunmadığını, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmadığını, tasfiye sürecinde eksik olarak yapıldığı iddia edelin işlemlerin muhatabının tasfiye memuru olduğunu, bu nedenle müvekkilinin yasal hasım konumunda olduğundan yargılama masraflarının üzerlerine yüklenmemesi gerektiğini, müvekkili yönünden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; davalı Tasfiye Halinde ———- sayılı dosyasındaki işçilik alacağında taraf teşkili sağlanabilmesi için açılan şirketin ihyası davasıdır.
—- sicil nolu dava dışı ———- incelenmesinde; şirketin sermayesinin ——–, ana sözleşmesinin —–, ortağının ve tek yetkilisinin —— olduğu, şirketin tasfiyesinin sona erdiği —- tarihinde tescil edildiğinden sicil kaydının terkin edildiği, ———davacının açmış olduğu işçilik davasında, taraf teşkili sağlanması için davacıya iş bu ihya davasını açması için süre verildiği görülmüştür. Bu kapsamda şirketin ihyasında davacının hukuki menfaatinin bulunduğu tespit edilmiş olup, 6102 sayılı TTK 547. maddesinde “…tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklıların şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinden bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilir”, şeklinde düzenleme bulunduğu, davacının tasfiye esnasında derdest olan icra takibi dosyası nedeniyle bu davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu, bu nedenle davanın kabulüyle ———kayıtlı ———– esas sayılı dosyasındaki işlemler ile sınırlı olmak üzere ihyasına, tasfiye işlemlerini yerine getirmesi için, TTK’nın 547/2. maddesine göre, şirketin yetkili ortağı ———- olarak atanmasına karar verilmiş, davalı —– ise yasal hasım olması ve davalı —- iş bu davanın açılmasında üzerine atfedilecek bir kusur ve ihmalinin bulunamaması karşısında, davalı — —– yargılama giderleriyle sorumlu tutulamayacağı, fakat davalı tasfiye memurunun, işçilik alacağı davası varken bu konuda bilgi sahibi olmasına rağmen tasfiyeyi sonlandırmasının hatalı olduğu ve bu davanın açılmasına sebebiyet verdiği, bu nedenle yargılama masraflarından sorumlu tutulması gerektiği anlaşılmış ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ ile,
TTK’nun 547. maddesi gereğince———– kayıtlı dava dışı tasfiye halinde———– dosyasındaki işlemlerle sınırlı olmak üzere ihyasına,
2-Şirketin—- tescil ve kararının özetinin ——- ilanına,
3-TTK’nun 547/2. maddesi uyarınca ————–tasfiye memuru olarak atanmasına,
4-Harç peşin alındığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT’ye göre takdir olunan 9.200,00 TL yargılama giderinin davalı —– alınarak davacıya ödenmesine,
6-Davacı tarafından yatırılan 179,90 TL peşin harç, 179,90 TL başvurma harcı, 101,25 TL dosya masrafı olmak üzere toplam 461,05 TL yargılama giderinin davalı —– alınarak davacıya verilmesine,
7-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,
Alınması gereken 179,90 TL harcın peşin alınan 80,70 TL harçtan mahsubu ile kalan 99,20 TL harcın davalı —– alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan 80,70 TL peşin harç, 80,70 TL başvurma harcı, 122,00 TL dosya masrafı olmak üzere toplam 283,40 TL yargılama giderinin davalı —– alınarak davacıya ödenmesine,
6-Artan gider avansından kullanılmayan kısmın kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde davacıya iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzene karşı, davalı vekillerinin yokluğunda verilen gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ————–Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.10/05/2023