Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.
T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/856 Esas
KARAR NO : 2023/291
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 07/11/2022
KARAR TARİHİ : 28/03/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 21/06/2022 tarihinde, müvekkili olan davacıya ait —– plakalı araç ile ——plakalı araç arasında, maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, davacıya ait araç kazada %50 ve ——plakalı aracın ise %50 kusurlu olduğunu, davacının aracında huzurdaki davaya konu kaza sebebiyle reel değer kaybı oluştuğunu, sigorta şirketine reel değer kaybı talebi için başvuru yapılmış olup herhangi bir dönüş olmadığını, arabuluculuk yoluna gidildiğini ancak anlaşma sağlanamadığını ileri sürerek, HMK 107. maddesi uyarınca fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile; davacıya ait araçta meydana gelen 100,00-TL Reel Değer Kaybı bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek olan faizi ile birlikte davalıdan tahsiline,yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili olan davalı şirketin poliçe limitleri dahilinde sorumluluğu bulunduğunu, davalı sigorta şirketi tarafından davacının kasko sigortacısı olan ——-29.11.2022 tarihinde 4.725,00-TL rücu tediye ödemesi yapıldığını, hiçbir şekilde davanın kabulü anlamına gelmemek kaydı ile mahkemece aksi kanaatte olunması halinde; dava dilekçesine göre; 21.06.2022 tarihinde —— plakalı araç seyir halinde iken davacıya ait —— plakalı araçla çarpması neticesinde maddi hasarlı kaza meydana geldiğini, dava dilekçesindeki aleyhe hususları kabul etmediklerini, kazanın meydana gelmesinde davalı şirket nezdinde sigortalı —– plakalı aracın herhangi bir kusuru bulunmadığını, dava konusu kazaya karıştığı ifade edilen—– plakalı aracın davalı şirket tarafından——no.lu zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte; mahkemece müvekkil şirketin sorumluluğu bulunduğuna kanaat getirilmesi halinde teminat limiti ile sorumluluklarının bulunduğunu, alacağın zamanaşımına uğradığını, davanın belirsiz alacak talepli açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, başvurucuya ait aracın daha önce hasara uğrayıp uğramadığının Sigorta Bilgi Merkezinden sorularak tespiti gerektiğini, Bahsi geçen kazaya ilişkin olarak davacı tarafından davalı l şirkete herhangi bir başvuru yapılmadığını ve dava şartı olan zorunlu başvuru şartı yerine getirilmediğini, davanın usulden reddi gerektiğini, kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının talep etmiş olduğu maddi hasar ve değer kaybı tutarının uzman bilirkişi tarafından hesap edilmesi gerektiğini, sigortalı aracın poliçe başlangıç tarihi 01.06.2015 tarihinden sonra olduğu için yapılacak hesaplamada ZMMS Genel Şartları’ndaki kriterlerin esas alınması gerektiğini, davalı şirkete ZMMS Poliçesi ile sigortalı—–plaka sayılı aracın kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusuru bulunmadığını savunarak, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; Haksız fiil iddiasına dayalı sigorta tazminatının davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Hasar dosyası celp edilmiştir.Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezinden davaya konu olaya ilişkin hasar bilgisi, kaza tespit tutanağı, eksper rapor bilgisi celp edilmiştir.Mahkememiz dosyası uyuşmazlık konuları bakımından inceleme yapılmak üzere 1 sigorta alanında uzman bilirkişi ile 1 makine mühendisinden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, hesap uzmanı—– ile makine mühendisi bilirkişi——tarafından tanzim edilen 08/01/2023 tarihli rapor dosyaya sunulmuştur. Sunulu bilirkişi raporunda özetle;”… Dava konusu olayın Karayolları Trafik Kanunu Kapsamında maddi hasarlı, trafik kazası olduğu, meydana gelen olayda kaçınılmazlık faktörünün etkisinin olmadığı, önlenebilir bir kaza niteliğinde olduğu, Dava konusu kaza ve hasar durumunun uyumlu olduğu, Dosya muhteviyatında Ekspertiz Raporunun bulunmadığı, Ancak dosya muhteviyatında bulunan fotoğrafların incelenmesi ve çarpma/ sürtme noktası dikkate alındığında aracın sol yan kısımlarında hasar meydana gelmiş olduğunun görüldüğü, Davaya konu Trafik Kazası Kapsamında gerek taraf beyanları gerekse kaza yeri fotoğraflarının incelenmesi neticesinde her iki tarafında karşı tarafta kusur olduğu yönünde iddialarının bulunduğu, her iki tarafın iddialarına göre kazanın meydana gelmiş olabileceği dikkate alındığında Yargıtay Genel Kurulu Kararı baz alınarak yapılan değerlendirmede; —- plaka sayılı araç sürücüsünün %50 kusur oranı ile eşdeğer kusurlu olduğu, —— plaka sayılı araç sürücüsünün %50 kusur oranı eşdeğer kusurlu olduğu, Her ne kadar Sn. Mahkemenin ara kararı gereği kusur değerlendirmesi yapılmış olsa da dava konusu kusur durumunun tüm hukuki değerlendirmesi ve takdiri ile, 6754 sayılı bilirkişi kanunu 6. Maddesi kapsamında Bakanlık tarafından 07.09.2020 tarihli bilirkişilerin uyacağı rehber ilkelerin 27. Maddesi gereği (asli kusurlu, tali kusurlu, kusur oranı) tespiti Hakim yetkisinde olduğu, Yargıtay’ın istikrar bulmuş olan kararları ile Anayasa Mahkemesinin 09.10.2020 tarihli iptal kararı doğrultusunda aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, olay tarihindeki yaşı, davacı tarafın iddiaları, davalının savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek aracın kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının belirlenmesi, kararına göre reel piyasada ise; Dava konusu aracın kazadan önceki hasarlı/ kazalı 2. El piyasa rayiç değerinin 650.000,00-TL civarında olacağı, ( Söz konusu aracın dava konusu kaza öncesinde 4 ( dört) adet geçmiş hasar kaydı mevcuttur.) kazadan sonraki onarılmış hali ile piyasa rayiç değerinin (modeli, markası, özellikleri, hasarı, değer kaybına esas yapılan onarım işlemleri, olay tarihindeki yaşı, vb. etkenler baz alınmıştır.) yaklaşık 625.000,00 TL civarında olacağı, bu kapsamda Değer Kaybının 650.000,00-625.000,00 TL=25.000,00-TL civarında olacağı, Nihai takdirin Sn. Mahkemede olduğu, Davacı tarafından talep edilebilecek Değer Kaybı tutarının kusur oranı nispetinde 25.000,00X%50=12.500,00 TL olduğu, Dosyada mübrez—– plakalı aracın ——Şirketi tarafından davalı ——-adına düzenlenmiş 20.06.2022-20.06.2023 tarihleri arasında geçerli —— poliçe nolu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğu, poliçe teminat limitinin araç başına maddi 50.000,00 TL olduğu, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.S. Maddesi kapsama giren teminat türleri başlıklı maddesi (a) bendi fkrasında, “a) (Değişik——) Maddi Zararlar Teminatı: Hak sahibinin kaza tarihi itibariyle bu genel şartta tanımlanan ve zarar gören araçta meydana gelen değer kaybı dahil doğrudan malları üzerindeki azalmadır. Sigortalının sorumlu olduğu araç kazalarında değer kaybı, talep edilmesi halinde ilgili branşta ruhsat sahibi sigorta eksperleri tarafından tespit edilir. Değer kaybının tespiti bu Genel Şart ekinde yer alan esaslara göre yapılır.” Hükmünün bulunduğu, Söz konusu hüküm dikkate alındığında araçta meydana gelen değer kaybının Genel şartlar ekinde yer alan esaslara göre yapılması gerekmekte olup, —–plakalı araç işleteninin davalının sigortacısından kusur oranı nispetinde hasar ve değer kaybı talebinin yerinde olduğu, davacının aracında meydana gelen değer kaybı heyetimiz teknik bilirkişisi tarafından 25.000,00 TL olarak hesaplanmış olmakla birlikte davalı sigortacının sorumluluğu poliçe limitleri ve kusur oranı ile sınırlı olduğundan 21.06.2022 kaza tarihinde geçerli olan poliçe limitinin 50.000,00-TL olması sebebiyle 29.11.2022 tarihinde davacıya 4.725,00 TL hasar bedeli ödendiği görüldüğünden, poliçe limitinden düşülerek 50.000,00-4.725,00=45.275,00 TL olup, heyetimiz teknik bilirkişisi tarafından tespit edilen değer kaybı davalının %50 kusur oranına göre 12.500,00 TL olarak hesaplanmış olduğundan sigorta şirketinden sigorta limitini almadığından kusur oranına isabet eden 12.500,00-TL değer kaybı bedelini talep edilebileceği, Davacı tarafından sigorta şirketine değer kaybı konusunda müracaatta bulunduğu, ancak, müracaat dilekçesinde tarih bulunmadığından davalı sigorta şirketi tarafından 29.11.2022 tarihinde hasar ödemesi bulunduğu, olayın haksız ftilden kaynaklandığı göz önüne alınarak ödeme tarihinden itibaren yasal faiz talep edebileceği, sonucuna ulaşıldığı…” belirtilmiştir.Tanzim edilen rapor taraf vekillerine tebliğ edilmiştir. Davalı vekili tarafından rapora karşı itiraz dilekçesi sunulmuştur.
Davacı vekili UYAP sisteminden göndermiş olduğu 20/02/2023 tarihli dilekçesi ile ; 21/06/2022 tarihli trafik kazasına ilişkin değer kaybı alacaklarının fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL üzerinden açıldığını, bilirkişi raporunda 12.500-TL değer kaybı oluştuğu hesaplandığını, dava değerini 12.400 TL artırarak ıslah etme zorunluluklarının hasıl olduğunu beyan ederek ıslah taleplerinin kabulüne, 100 TL taleple açılan davanın ıslah edilerek toplam 12.500-TL’nin davalıdan alınarak taraflarına ödenmesine, belirsiz alacak olarak ikame edilen davada 12.500- TL bedele dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini saygılarımızla talep etmiştir. Davacı vekilince ıslah harcı tamamlanmış, davalı vekiline sunulan ıslah dilekçesi tebliğ edilmiş, davalı vekilince ıslah talebine karşı beyan dilekçesi sunulmuştur.İddia, savunma, celp edilen belgeler, tanzim edilen bilirkişi heyet raporu birlikte incelenip değerlendirildiğinde; Davacı tarafından 21/06/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde oluştuğu ileri sürülen değer kaybına ilişkin maddi zararın tazminine ilişkin huzurdaki davanın açıldığı,
Olaya karışan davalı şirketi sigortalısına ait —— plaka numaralı aracın 20/06/2022-2023 tarihleri arasında geçerli olduğu anlaşılan ZMMS poliçesi davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı olduğu,
Taraflar arasındaki ihtilafın kazaya karışanların kusur durumları ile davacı tarafından talep edilen değer kaybına ilişkin tazminattan davalı sigorta şirketinin sorumlu olup olmadığı ve talep edilen tazminat tutarı üzerinde toplandığı,Mahkememizce re’sen seçilen heyet bilirkişi raporunda kazaya karışan araçların %50 kusur oranı ile eşdeğer kusurlu olduklarının tespit edildiği, bilirkişi raporlarının takdiri delil niteliği bulunmakla birlikte kusura yönelik yapılan değerlendirmenin somut olay özelliklerine ve oluşa uygun olduğunun anlaşıldığı, bilirkişi raporu ile hesaplanan değer kaybı bedelinin yüksek mahkeme içtihadlarına uygun şekilde dava konusu aracın kazadan önceki hasarlı/ kazalı 2. El piyasa rayiç değeri, kazadan sonraki onarılmış hali ile piyasa rayiç değerinin modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, olay tarihindeki yaşı, vb. etkenler baz alınarak tespit edildiği, raporun denetim ve hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşıldığından Mahkememizce benimsendiği,Zorunlu mali sorumluluk sigortasının motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümü yada yaralanması veya bir şeyin zarara uğraması nedeniyle o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu, hesaplanan değer kaybı bedelinden davalı sigorta şirketinin sigortalısının tespit edilen kusuru (%50) nispetinde sorumlu olduğu, poliçe kapsamında limitin 50.000-TL olup, bakiye limitin 45.275-TL olduğu, bu kapsamda bilirkişi tarafından tespit edilen 12.500-TL değer kaybı zararının bakiye limit dahilinde olup, davalıdan talep yasal koşullarının bulunduğu,Davalı tarafından ıslah dilekçesine karşı zamanaşımı def’i ileri sürülmüş ise de davaya konu kazanın 21/06/2022 tarihinde meydana geldiği, davanın 6100 sayılı HMK 107. Madde kapsamında 07/11/2022 tarihinde açıldığı, bu halde davacı tarafından sunulan 20/02/2023 tarihli dilekçesinin talep arttırım dilekçesi olduğu, zamanaşımı yönünden değerlendirmenin tüm talep bakımından dava tarihi dikkate alınarak yapılması gerektiğinden davanın 2 yıllık zamanaşımı süresi içinde açıldığının anlaşıldığı,Davacı tarafından sigorta şirketine 23/06/2022 tarihinde başvuru yapıldığı, bu halde sigorta şirketi nezdnde temerrüdün 01/07/2022 tarihinde meydana geldiği, davacı tarafından davalının temerrüde düştüğü tarihten itibaren faiz istenebilecek olmakla birlikte dava dilekçesinde temerrüd tarihinden, talep arttırım dilekçesinde ise dava tarihinden itibaren faiz talebinde bulunduğu, bu kapsamda yapılan değerlendirmede dava dilekçesinde gösterilen harca esas değer yönünden davalının temerrüd tarihinden, talep arttırıma konu bedel yönünden ise taleple bağlı kalınarak dava tarihinden itibaren işlemiş faiz talebinde bulunabileceği sonuç ve kanaatine varılmakla dava ve ıslah dilekçesi dikkate alınarak davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-)Davanın kabulü ile 100,00-TL değer kaybı bedelinin 01/07/2022 tarihinden itibaren, 12.400,00-TL değer kaybı bedelinin ise dava tarihi olan 07/11/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve poliçede belirtilen teminat limitini aşmamak kaydıyla davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-)Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca —– bütçesinden ödenen 1.320-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
3-)Karar ve ilâm harcı olan 853,87-TL harçtan peşin ve ıslah suretiyle alınan 292,46-TL harcın mahsubu ile bakiye 561,41-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
4-)Davacı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 9.200,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
5-)Davacı tarafça yatırılan 384,66-TL harç ve 3.085,50-TL bilirkişi, posta, tebligat gideri olmak üzere, toplam 3.470,16-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
6-)Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde —– Bölge Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.