Emsal Mahkeme Kararı İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/672 E. 2023/495 K. 01.06.2023 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/672 Esas
KARAR NO: 2023/495
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 02/09/2022
KARAR TARİHİ: 01/06/2023

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalıdan olan fatura alacağının tahsili için——- dosyası ile başlatılan ilamsız icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğunu, itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına, %20’den az olmamak üzere davacı lehine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirkete TK’nın 35.maddesi uyarınca tebligat yapılmış, davalı cevap dilekçesi vermemiştir.

DELİLLER:Davacı vekili dava dilekçesinde; —–sayılı icra dosyası, faturalar, sözleşmeler,—— kayıtları, bilirkişi incelemesi, —banka kayıtları, —- dava dosyası, —— icra takip dosyası, keşif, tanık, yemine dayanmıştır.
Davalı cevap dilekçesi vermemiş, dolayısıyla delil de bildirmemiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, davacı tarafından faturaya dayanarak davalı aleyhine başlatılan ilamsız icra takibine davalı tarafın süresinde itirazı üzerine İİK 67.maddesi uyarınca 1 yıllık yasal süresi içinde açılmış itirazın iptali davasıdır. İİK 67/1.maddesine göre “Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.” Davaya konu——-sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından 29.884,78 TL asıl alacak ve 250,54 TL işlemiş faiz olmak üzere, toplam 30.135,32-TL üzerinden ilamsız takip yapıldığı, davalının yetkiye ve borca itirazı üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür.Fatura akdin kurulumuna değil, ifasına ilişkin belge olduğundan faturaya dayalı alacak talebinde bulunmak için öncelikle sözleşmesel ilişkinin kanıtlanması gerekir. Bu nedenle faturaya dayalı alacağın ispatı kural olarak davacıya aittir. İtirazın iptaline konu icra dosyasındaki takip talebinde borcun sebebini faturaya dayanılmıştır. Davacı taraf, takip dayanağı faturalara ilişkin sözleşmesel ilişkinin varlığını, faturalara mal ve hizmetlerin verildiğini, faturaların davalıya tebliğini yazılı belgelerle ispatlayamamıştır.Tarafların ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş, belirlenen inceleme gününde davacı taraf ticari defterlerini ibraz etmiş, davalı taraf ise verilen kesin süreye rağmen defterlerini ibraz etmemiştir. Davacının ticari defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucu, mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda;-Takip dayanağı cari hesaba konu alacağın dayanağı olan — yılına ait 1 adet faturanın davacının — yılına ait yevmiye defterinde ve defteri kebirinde kayıtlı olduğu, görülmüştür. -Davacının —-yılına ait yevmiye defteri ve defteri kebir kayıtlarına göre; davacının davalıdan —takip tarihi itibarıyla —– alacaklı olduğu, tespit edilmiştir. HMK’nın 222/3.maddesine göre “İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi—-yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. ———- Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.”
Davalıya çıkarılan tebligatta, “ticari defterlerini ibraz etmez ise; 222/3.maddesi uyarınca ticari defterlerini ibraz etmesi halinde davalının usulüne uygun tutulmuş ticari defterlerinin sahibi lehine delil kabul edileceği ihtar” edilmesine rağmen davalı ticari defterlerini ibraz etmemiştir. Bu nedenle davacının ticari defterleri lehine delil olarak kabul edilerek 29.884,78 TL asıl alacak üzerinden itirazın iptaline karar vermek gerekmiştir. İcra takip tarihinden önceki dönem için temerrüt faizine hükmedilmesi TBK’nın 117.maddesi koşullarına bağlı olup icra takip tarihinden önce davalıya temerrüt ihtarı gönderilmesi gerekir. Taraflar arasında ödeme günü kararlaştırılan bir sözleşme ibraz edilmemesi, davalının davadan önce temerrüde düşürüldüğüne dair bir delil ibraz edilmemesi nedeniyle, takip öncesi işlemiş faiz yönünden itirazın iptali talebi yerinde görülmemiştir.
Defter incelemesi sonucu, davacının davalıdan alacaklı olduğunun anlaşılması nedeniyle, TBK 89/1 maddesi uyarınca alacaklının ikametgahında yapılan takibin yetkili icra dairesinde yapıldığı anlaşılmakla davalı borçlu vekilinin icra dosyasına yaptığı yetki itirazı yerinde görülmemiştir.
İİK 67/2.maddesine göre “Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın “yüzde yirmisinden” aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.” Buna göre davacı lehine icra inkar tazminatına hükmetmek için İİK 67.maddesindeki itirazın iptaline özgü dava şartlarının yanında, davalının haksız olması, itirazın iptaline karar verilen alacağın likit olması ve davacının talebi gerekir. Davanın kabulüne karar verilen fatura bedeli yönünden davalının itirazı haksız, alacak da likittir. Bu nedenle davacı lehine itirazın iptaline karar verilen alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatına karar vermek gerekmiştir.Açıklanan nedenlerle davanın kısmen kabulü, kısmen reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Yukarıda açıklandığı üzere;
DAVANIN KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE,
1———- dosyası üzerinden yapılan takipte, davalı-borçlunun; 29.884,78-TL asıl alacak miktarına yaptığı itirazın iptali ile, takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek yasal faizi ile birlikte takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-İtirazın iptaline ve takibin devamına karar verilen alacak miktarı 29.884,78-TL’nin %20’si oranında (5.976,95-TL) icra inkâr tazminatının davalı-borçludan alınarak davacı alacaklıya verilmesine,
3-Alınması gereken 2.041,43 TL karar harcının, davacı tarafından yatırılan 363,96 TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.677,47 TL’nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından bilirkişi ve tebligat ücreti olarak yapılan 2.301,00 TL yargılama gideri ile 363,96 TL peşin harç, 80,70 TL başvuru harcı toplamı 2.745,66 TL’nin davanın ret ve kabul oranı dikkate alındığında bakiye 2.722,83 TL’nin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, arta kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT göre takdir olunan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
7-Tarafların dava şartı olması nedeniyle başvurdukları ———görüşmeler neticesinde belirlenen 1.560,00 TL’nin davanın ret ve kabul oranı dikkate alındığında bakiye 1.547,03 TL’sinin davalıdan, bakiye 12,97 TL’sinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda, davanın kabulüne karar verilen kısmı yönünden gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde ———Adliye Mahkemesi’nde İstinaf yasa yolu açık açık olmak üzere, davanın reddine karar verilen kısmı yönünden miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.01/06/2023