Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2019/543 Esas
KARAR NO: 2023/369
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 28/08/2019
KARAR TARİHİ:10/05/2023
Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında yapılan ticari mal satışı neticesinde doğan —– alacağın tahsili için ———- sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, karşı tarafın haksız ve soyut iddialarla itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, müvekkili ile davalı arasında döviz üzerinden alışveriş devam ettiğini, geçmişte de davalı tarafından yapılan ödemelerin—- olduğunu, müvekkili tarafından düzenlenen faturaların o günkü —– belirtilerek —– olarak kesildiğini, fatura tarihindeki kur ile ödeme günündeki kurun farklı olmasından dolayı kur farkı oluştuğunu ve müvekkili tarafından kur farkı faturası düzenlenmek durumunda kalındığını, müvekkilinin ticari teamülü gereği davalıya önce ——— düzenlendiğini, —– faturanın kabulü halinde kararlaştırılan malların sevkinin gerçekleştirildiğini, ———– faturaların imzalanarak davalı tarafından kabul edildiğini, müvekkilin alacağının işbukur farkı faturasından kaynaklandığını, müvekkili tarafından 21.01.2019 tarihinde —— numaralı kur farkı kesildiğini ve ——– yevmiye numarası ile aynı gün karşı tarafa gönderildiğini, davalının asılsız iddialarda bulunarak faturayı iade ettiğini, müvekkili ile davalı arasındaki anlaşma uyarınca —— olarak ödeme yapılması gerektiğini, ancak davalının müvekkiline TL çekleri verdiğini, müvekkili ile davalı borçlu arasındaki ticari ilişkinin cari hesaba müstenit olduğunu, davalının takip tarihi itibariyle müvekkiline ——-borcu bulunduğunu, davalının haksız ve mesnetsiz itirazlarının iptali ile takibin devamına, ihtiyati haciz talebinin kabulüne, davalı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davacı şirket arasında ticari mal alım satımından kaynaklı bir ticari ilişki kurulmuş olduğunu, müvekkili tarafından bu ilişkiden kaynaklı borçların uygun şekilde ifa edildiğini, ancak, davacı tarafından haksız yere sözleşme ilişkisinin aksine şekilde fatura kesilerek kur farkı adı altında borç çıkarıldığını, müvekkilinin fatura borçlarını çek aracılığıyla ödediğini, davacı tarafın ödeme aracı olarak kullanılan çekleri kabul ettiğini, ancak davacı tarafın ——- içtihadının aksine haksız olarak çek ile yapılan ödemelere kur farkı faturası kestiğini, müvekkiline karşı ileri sürülen bu faturanın ——– tarihinde ihtarname aracılığıyla gönderildiğini, işbu fatura ve ihtarnameye——– yevmiye numaralı ihtarnamesi ile cevap verildiğini ve faturanın iade edildiğini, davacının haksız ve kötü niyetli icra takibinin iptaline, davacının %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE :Dava, İİK 67. maddeye dayalı itirazın iptali davasıdır.
Öncelikle davalı kayıtları üzerinde mali müşavir marifetiyle inceleme yapılması için —— talimat yazılarak, davacı ile davalı arasındaki fatura kesiminde kur farkı uygulamasına ilişkin benimsenmiş bir durum bulunup bulunmadığı, davalı kayıtlarındaki faturalardan kaynaklanan davalının davacıya borcu bulunup bulunmadığı konusunda rapor aldırılmasına, karar verilmiştir.
—- Asliye Ticaret Mahkemesinden talimatla alınan bilirkişi 31/08/2021 tarihli raporunda; davalının —– — yıllarına ait yasal ticari defterlerinin sahibi lehine delil kudretine haiz olduğu, davacı ile davalı arasında karşılıklı teyitleşerek imzalanan ——– faturalarından taraflar arasındaki fatura kesiminde kur farkı uygulamasının kabul edilmiş olduğu, taraflar arasındaki cari hesap ilişkisine istinaden davalı şirketin davacı şirkete çek ile yapılan ödemelerde, çekin veriliş tarihi ile ödeme vadesindeki kurlarda meydana gelen değişikliklerden dolayı kur farkının oluştuğu, davacının davalıya düzenlenmesi gereken kur farkı faturasının — olacağı ve bu tutar kadar davalının davacı firmaya borçlu olacağı, davalının davacı firmaya —- takip tarihi itibarıyla —- kur——- borçlu olacağının tespit edildiği, davalının davacı firmaya ———–borçlu olacağının tespit edildiği rapor edilmiştir. Taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından, TTK 83-85.maddeleri ile HMK 222.maddesi uyarınca davacı tarafın —- yılı kayıtlarının incelenerek davacının takip anında cari alacağının doğup doğmadığı, doğmuş ise miktarı neden kaynaklandığı, kur farkında ise ondan evvelki ilişkilerinde kur farkı alacağının uygulama haline gelip gelmediği hususunda yasal ticari defterleri (defteri kebir, yevmiye, envanter defterleri ile ve var ise muavin kayıtları ve dayanak belgeleri) üzerinde Mahkememizce resen seçilen mali müşavir eşliğinde bilirkişi incelemesi yapılmasına, karar verilmiştir.
Bilirkişi 21/02/2022 tarihli raporunda; Davacı ve davalıya ait yasal defterlerin usul ve yasaya uygun olduğu, kendi lehlerine delil niteliğine haiz olduğu, davacının USD para cinsinden düzenlediği fatura bedellerinin davalı tarafından TL para cinsinden çek keşide edilmek suretiyle ödendiği, ödemeyi Türk Lirası üzerinden çek olarak kabul eden davacının bu aşamadan sonra kur farkı isteyemeyeceği, taraflar arasındaki ticari ilişkilerinde kur farkı alacağı ile ilgili bir uygulama bulunmadığı, davacı şirketin takip tarihi itibariyle 10.137,21 USD alacaklı olduğu, bilirkişi görüşünün benimsenmemesi halinde, davacının alacağının 10.137,21 USD olmasına göre, kur farkı miktarının 54.262,98 TL, cari hesap alacağının da 54.260,43 TL (10.137,21 USD x 5,3526 TL) olacağı rapor edilmiştir.Dava dosyasının önceki bilirkişiye tevdii ile taraf vekillerini itiraz dilekçesinde belirtmiş olduğu itirazların dikkate alınarak ek rapor aldırılmasına, karar verilmiştir. Bilirkişi 07/11/2022 tarihli ek raporunda; kök rapordaki görüş ve tespitlerin cari olduğu, davacı şirketin takip tarihi itibarı ile 10.137,21 USD alacaklı olduğu rapor edilmiştir.
Yapılan yargılama sonunda toplanan tüm deliller ile denetlenip benimsenen ve somut olaya uygun görülen bilirkişi raporundaki gerekçeler ve hesaplamalara göre; davacı tarafından, cari hesaptan kaynaklanan alacağının tahsili amacıyla davalı hakkında icra takibi başlattığı, davalı yanca cevap dilekçesinde davacı tarafa herhangi bir borcu olmadığını ileri sürdüğü anlaşılmıştır.Tarafların tacir olması yapılan işlerin de faturaya bağlanması ve cari hesaba yansıtılması buna binaen takip başlatılması nedeni ile öncelikle tarafların defter incelemelerine bakılmıştır. Davacı ve davalıya ait yasal defterlerin usul ve yasaya uygun olduğu, kendi lehlerine delil niteliğine haiz olduğu belirtilmiştir. Bilirkişi raporlarında; davalının, davacı ile davalı arasında karşılıklı teyitleşerek imzalanan ———– faturalarından taraflar arasındaki fatura kesiminde kur farkı uygulamasının kabul edilmiş olduğu, taraflar arasındaki cari hesap ilişkisine istinaden davalı şirketin davacı şirkete çek ile yapılan ödemelerde, çekin veriliş tarihi ile ödeme vadesindeki kurlarda meydana gelen değişikliklerden dolayı kur farkının oluştuğu, davacının davalıya düzenlenmesi gereken kur farkı faturasının 19.461,16 USD olacağı ve bu tutar kadar davalının davacı firmaya borçlu olacağı, davalının davacı firmaya 01.03.2019 takip tarihi itibarıyla 19.464,16 USD kur 5.3273 TL üzerinden 103.691,42 TL borçlu olacağının tespit edildiği, davalının davacı firmaya 28/08/2019 dava açılış tarihi itibarıyla 19.464,16 USD kur 5.8362 TL üzerinden 113.596,73 TL borçlu olacağının tespit edildiği ve davacının—–cinsinden düzenlediği fatura bedellerinin davalı tarafından TL para cinsinden çek keşide edilmek suretiyle ödendiği, ödemeyi —- üzerinden çek olarak kabul eden davacının bu aşamadan sonra kur farkı isteyemeyeceği, taraflar arasındaki ticari ilişkilerinde kur farkı alacağı ile ilgili bir uygulama bulunmadığı, davacı şirketin takip tarihi itibariyle 10.137,21 USD alacaklı olduğu, bilirkişi görüşünün benimsenmemesi halinde, davacının alacağının 10.137,21 USD olmasına göre, kur farkı miktarının 54.262,98 TL, cari hesap alacağının da 54.260,43 TL (10.137,21 USD x 5,3526 TL) olacağı tespit edilmiştir. Ancak somut olayda davacının kestiği ————– faturasında vade farkı uygulanacağı yazılı olup, bu faturanın davalı tarafından ticari defterlere kaydedilmesi demek sadece bu fatura yönünden vade farkı sözleşmesi yapılmış olduğunu gösterir. Artık vade farkı uygulaması olup olmadığına bakılmaz. Ayrıca davalı bu ——–faturaları kabul etmiştir. Vade farkı alacağı 10 yıllık zaman aşımına tabi olup taraflar arasında ilişki sona erse dahi zaman aşımı süresi içinde her zaman istenir. Bu nedenle bilirkişi raporuna bu konuda katılmamış olup çeklerle yapılan ödemede vade farkı istenemeyeceğine ilişkin———kararları taraflar arasında teamül gereği olan ödemeler içindir. Davaya konu fatura yönünden vade dolmuştur. Bunu içeren cari hesap yönünden alacak oluşmuş olduğu nazara alınarak; davanın kabulü ile; davalının—— Sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin takip şartlarındaki hali ile aynen devamına, davalının İİK 67/2.maddesi gereğince 19.266,99 USD asıl alacağın takip tarihindeki TL karşılığı olan 102.795,17 TL üzerinden %20 icra inkar tazminatına mahkumiyetine davalıdan alınarak davacılara verilmesine, karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere:
Davanın KABULÜ ile;
1-Davalının——–Sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin takip şartlarındaki hali ile aynen devamına,
2-Davalının İİK 67/2.maddesi gereğince 19.266,99 USD asıl alacağın takip tarihindeki TL karşılığı olan 102.795,17 TL üzerinden %20 icra inkar tazminatına mahkumiyetine davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
3-Harçlar kanunu uyarınca alınması gereken 7.673,03 TL harçtan, peşin alınan 1.404,28 TL harcın ve icra veznesine yatırılan 513,98 TL mahsubu ile bakiye 5.754,77 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı taraf yararına AAÜT uyarınca 17.848,98 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine,
5-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 44,40 TL başvurma harcı ve 1.404,28 TL peşin harç 2.241,71 TL bilirkişi ücreti ve posta giderleri olmak üzere toplam 3.690,39 TL’ nin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine,
7-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
8-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 1.320,00 TL ara buluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
9-Kullanılmayan gider avansı varsa hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ———– Adliye Mahkemesi’ ne istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/05/2023