Emsal Mahkeme Kararı İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/177 E. 2023/420 K. 25.05.2023 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/177 Esas
KARAR NO : 2023/420

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 15/03/2022
KARAR TARİHİ : 25/05/2023

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin vida, cıvata somut vb. bağlantı elemanlarının imalat ve ithalatın gerçekleştiren, sektörünün bilinen ve öncü şirketlerinden olup imal ettiği ürünlerinin satışı çerçevesinde davalı ile ticari ilişki içerisinde bulunduğunu, söz konusu satışlardan kaynaklı olarak müvekkilinin davalı şirketten cari hesap alacağının bulunduğunu, müvekkilinin davalıdan olan alacağını tahsili amacıyla görüşmeler gerçekleştirdiğini, ancak bir sonuca varılamaması üzerine davalı şirket aleyhine —– İcra Müdürlüğü’nün —– Sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davaliının icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini ve takibin durduğunu belirtmiş olup, davanın kabulüne, davalının icra takibine yaptığı haksız itirazın iptali ile takibin devamına, karar verilmesini talep etmiştir.

SAVUNMA:
Dava dilekçesi ve tensip zaptının davalıya tebliğine rağmen yasal sürede cevap dilekçesi sunulmamıştır.

İNCELEME ve GEREKÇE:
Dava ; davacı ve davalı arasındaki ticari ilişki nedeniyle yapılan satış sonucu davacının cari hesap alacağına yönelik —–. İcra Müdürülğünün——İcra sayılı dosyasında başlatılan takibe davalı tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.7155 sayılı Yasa ile 6102 sayılı Yasaya 5/A maddesi eklenerek ticari davalarda arabuluculuk dava şartı haline getirilmiş olup, mahkememizdeki dava .15/03/2022 tarihinde açılmakla davacının dava şartı arabuluculuk koşulunu yerine getirdiği görülmüştür.Mahkememiz dosyası üzerinden yapılan incelemede; Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip, deliller toplanmıştır.—–. İcra Dairesi —— sayılı dosyanın incelenmesinde; davacı taraf 12.10.2021 tarihinde, cari hesap alacağının tahsiline ilişkin asıl alacak 105.002,36 TL, takip başlattığı, davalı taraf ödeme emrine itiraz ettiği, takibin durduğu anlaşılmıştır.
Alınan 23/02/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden: Davacı şirketin 2013 ve 2014 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, 2015-2016-2017-2018-2019-2020 ve 2021 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin GIB onaylı -beratlarının suresınde alındığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, Davalı şırket tarafından ınceleme günü defterler ibraz edilmediğinden, davalı şirket defterleri ‘üzerinde usul ve hesap incelemesi yapılamadığı, faturaların aylık KDV hariç 5.000,00 TL Ba-Bs beyan sınırı üstünde bulunan faturaların her iki tarafça da bağlı bulundukları vergi Dairesi Müdürlüğü’ne eksiksiz bildirimde bulunulmuş olduğu, kimsenin başkasına ait faturayı sebepsiz yere kendi vergi dairesine alım olarak beyan etmeyeceği, davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen e-faturalara süresinde itiraz edilmediği ve iade faturası düzenlenmemiş olması, ,almış olduğu hizmet faturasını “Ba Formu Beyanı” ile kendi vergi dairesine bildiren davalı tarafa karşı, ispat yükü üstünde bulunan davacının teslim ve tesellüm edimini ispat ettiği, açık hesap alacağı karşılığında davalı şirket tarafından ödeme yapıldığına ilişkin dosya kapsamında somut herhangi bir belge bulunmadığından davacının 12.10.2021 takip tarihi itibariyle 115.002,36 TL tutarında alacağının bulunduğu, taleple bağlılık gereği 105. 002,36 TL tutarındaki talebinin yerinde olduğu, Faiz: davacı/alacaklı takip öncesinde faiz talebinde bulunmadığı için taleple bağlılık kuralı gereği bu konuda değerlendirmenin yapılmadığı, Sayın Mahkeme’nin kısmen ya da tamamen Davacı lehine hüküm kurması halinde; tarafların tacir olması, işin ticari iş olması, temerrüt faiz oranının önceden kararlaştırılmamış olması münasebetiyle, takip sonrasında hükmolunacak davacı alacağı için 3095 s.k m.2/2 kagsamında ıskonto avans faiz talebinin yerinde olduğu, rapor edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı bilirkişi raporu toplanan deliller bir bütün halinde incelendiğinde; davacı ve davalı arasındaki ticari ilişki nedeniyle yapılan satış sonucu davacının cari hesap alacağına yönelik—–. İcra Müdürülğünün—— İcra sayılı dosyasında başlatılan takibe davalı tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, yapılan defter incelemesinde davalı tarafça süresinde defter ibraz edilmediği, davacının yapılan defter incelemesinde dava konusu faturaların her iki tarafça da bağlı bulundukları vergi dairelerine eksiksiz şekilde bildirimde bulunulduğu, başkasına ait faturayı kendi vergi dairesine alım olarak bildirmenin hayatın olağan akışına aykırı olacağı, davacı tarafından davalı adına düzenlenen faturalara süresinde itiraz edilmediği ve iade faturasının da düzenlenmediği, alınan hizmet faturasını BA formu beyanı ile kendi vergi dairesine bildiren davalıya karşı ispat yükü üzerinde olan davacının teslim ve tesellüm edimini yerine getirdiği ancak açık hesap alacağı karşılığında dvaalı tarafından ödeme yapıldığına dair dosyada herhangi bir delil bulunmadığı anlaşıldığından taleple bağlı kalınarak davanın kabulüne karar vermek gerekmiş , alacağı faturaya bağlı ve likit olduğundan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile;
1-Davalının —– İcra Müdürlüğünün—— Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin asıl alacak olan 105.002,36 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine,
2-Alacak likit olduğundan asıl alacağın ( 105.002,36 TL ) %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Karar harcı 7.172,71 TL ‘den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 1.268,17 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.904,54 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
4-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70 TL başvurma harcı ve 1.268,17 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.348,87 TL harcın davalı taraftan tahsili ile davacı taraf ödenmesine,
5-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.036,00 TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
6-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T’deki esaslara göre belirlenen 16.750,35 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
9-Dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 345. maddesi uyarınca 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer eş değer Mahkemesine verilecek usulüne uygun istinaf dilekçesi ile —– Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Yasa Yoluna başvurabileceği belirtilerek verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.