Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.
T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/1 Esas
KARAR NO:2023/441
BİRLEŞEN DOSYA——ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ASIL ve BİRLEŞEN DAVA:Şirketin İhyası
ASIL DAVA TARİHİ:02/01/2023
BİRLEŞEN DAVA TARİHİ:13/01/2023
KARAR TARİHİ:31/05/2023
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:Davacı vekili asıl dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından —— aleyhine —–esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, yargılama süreci içerisinde ——— resen terkin edildiğinin bildirildiğini, taraf teşkilinin sağlanması için şirketin ihyası yönünde mahkeme tarafından taraflarına süre verildiğini belirterek ——— tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı vekili birleşen dosya dava dilekçesinde özetle; —— ihyası talepli olarak——–esas sayılı dosyasında —– aleyhine dava açıldığını, mahkeme tarafından tasfiye memuru —-aleyhine dava açmak üzere taraflarına süre verildiğini belirterek öncelikle dava dosyasının—- sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini ve —– tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Asıl dosyada davalı——–vekili cevap dilekçesinde özetle;davacının husumetini yalnızca müvekkiline değil tasfiye memuruna da yöneltmesi gerektiğini, müvekkilinin TTK 32.maddesi ve Ticaret Sicili Yönetmeliği 34.maddesi hükmüne göre işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun tasfiye memurunda olduğunu, tasfiye memurunun kusurundan müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, davanın açılmasına sebebiyet vermediklerini belirterek müvekkili aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini savunmuştur.Birleşen dosyada davalı ———–vekili cevap dilekçesinde özetle;davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, davacının davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını, şirketin usulsüz terkin edildiği iddiasının gerçek olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İNCELEME ve GEREKÇE:Dava ve birleşen dava, hukuki niteliği itibari ile TTK 547 maddesine dayalı olarak açılan şirketin ek tasfiye işlemleri için ihyası istemine ilişkindir. TTK 547 maddesinde “tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar ——–bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinden bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir.”hükmü düzenlenmiştir.Dilekçeler aşaması tamamlanmakla mahkememizin 31/05/2023 günlü ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilmiştir. Birleşen dosyada davalı tarafça davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı ileri sürülmüş ise de TTK 547 maddesine dayalı talepler yönünden hak düşürücü süre söz konusu olmadığından davalı yanın bu itirazı yerinde görülmemiştir.Ek tasfiyesi talep edilen şirkete ait sicil dosyası getirtilmiş, incelenmesinden tasfiyesinin sona erdiği, 11/03/2021 tarihinde tescil edilerek sicilden terkin olduğu, şirket tasfiye memurunun ise mahkememiz dosyasında davalı durumunda bulunan ——- olduğu görülmüştür.—– esas sayılı dosya getirtilmiş, bu dosyada davacı tarafından TASFİYE HALİNDE ———- aleyhine sigortasız çalışılan sürelerin tespiti ve yatırılmayan primlerin yatırılması için dava açıldığı, mahkemenin 13/12/2022 günlü duruşmasında davacı vekiline kesin süre verildiği, ihya davası açmasının istendiği verilen ara karar uyarınca mahkememizde ihya talepli dava açıldığı anlaşılmıştır.Yapılan yargılama, toplanan deliller uyarınca davacının bu davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu, sicilden terkin edilen şirketin ———- sayılı devam eden dava nedeniyle ek tasfiyesinin gerektiği, davacının talebinin TTK 547 maddesi koşullarını taşıdığı görülmekle dava ve birleşen davanın kabulüne —–nosunda kayıtlı iken tasfiye sonucu terkin edilen TASFİYE HALİNDE——— TTK 547 maddesi uyarınca ——— esas sayılı dosyada devam eden uyuşmazlıkla ilgili olarak ek tasfiyesi için sicile yeniden tesciline, bu işlemlerin yürütülmesi için şirketin son tasfiye memuru ——- atanmasına, kararın —— tescil ve ilanına karar verilmiş, davalı ——– dosyada yasal hasım durumunda olduğundan ve dava açılmasına sebebiyet vermediğinden yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmayarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-DAVA ve BİRLEŞEN DAVANIN KABULÜNE,
——- kayıtlı iken tasfiye sonucu terkin olan TASFİYE HALİNDE ———– sayılı dosyada devam eden yargılama ile sınırlı olarak TTK 547 maddesi uyarınca geçici olarak ihyasına,Şirketin —- tesciline,
Tasfiye memuru olarak resen şirketin daha önceki tasfiye memuru olan ———- atanmasına,
Kararın —– tescil ve ilanına,
2-Asıl davada karar harcı peşin alındığından ayrıca harç alınmasına yer olmadığına,
3-Asıl davada davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Asıl davada davacı taraf lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Asıl davada davalı tarafça yapılan yargılama gideri olmadığından karar verilmesine yer olmadığına,
6-Asıl davada davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
7-Birleşen davada karar harcı peşin alındığından ayrıca harç alınmasına yer olmadığına,
8-Birleşen davada davacı tarafından peşin olarak yatırılan 179,90 TL harcın birleşen dosya davalısından tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
9-Birleşen davada davacı tarafından yapılan 205,50 TL ilk masraf ile 212,00 TL tebligat ve müzekkere gideri olmak üzere toplam 417,50 TL yargılama giderinin birleşen dosya davalısından tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
10-Birleşen dosyada davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından karar verilmesine yer olmadığına,
11-Birleşen davada davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 9.200,00 TL vekalet ücretinin birleşen dosya davalısından alınarak davacıya verilmesine,
12-Birleşen davada davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
HMK 345. Maddesi hükmü uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere dava ve birleşen davada davacı vekili ile birleşen davada davalı vekilinin yüzlerine karşı oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 31/05/2023