Emsal Mahkeme Kararı İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/502 E. 2023/448 K. 24.05.2023 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.

T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2021/502 Esas
KARAR NO : 2023/448

DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/07/2021
KARAR TARİHİ : 24/05/2023

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA VE TALEP :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili ile davalı arasında kargo sözleşmesinin imzalandığını, müvekkili şirketin davalı ile aralarındaki kargo sözleşmesindeki taşıma taahhüdünü özen ve ivedilikle yerine getirdiğini, yapılan taşıma işlemleri neticesinde faturaların kesilmesine rağmen davalının ödenmesi gereken 6.356,81 TL ücreti ödemediğini, müvekkili şirketin taraflar arasında imzalanan Kargo Sözleşmesi gereğince ifa yükümlülüğünde olduğu kendisine verilen kargoları tam ve özenle taşıma olan tüm edimleri eksiksiz bir şekilde yerine getirmiş olmasına rağmen davalı – borçlunun taraf tek yükümlülüğü olan para verme edimini gereği gibi ifa etmediğinden bahse konu alacağın tahsili amacıyla davalı – borçlu taraf ile defalarca iletişime geçmiş olsa da bu borcu ödemekten kaçındıklarından davalı aleyhine … 31. İcra Müdürlüğü’nün … E sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davalı borçlu tarafından takibe konu alacağın 2.988,55 TL’lik kısmına itiraz edilmesinden dolayı takibin durduğunu ileri sürerek itirazın haksız olması nedeni ile itirazın iptali ile takibin 2.988,55 TL üzerinden devamına, davalının aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere tazminata mahkumiyetine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; Davacı ile müvekkilinin, müvekkili gönderilerinin alıcılara zamanında, eksiksiz, sağlam ve her türlü ayıptan ari olarak taşınması amacıyla anlaştıklarını ve taraflar arasında akdedilmiş olan 19.04.2019 tarihli sözleşmenin 3.maddesinde yer alan …’nin yükümlülükleri başlıklı içerikten de işbu husususun açıkça anlaşıldığını ancak davacı … her türlü ayıptan ari olarak sunmakla yükümlü olduğu taşıma hizmetini her ne kadar dilekçesinde kusursuz bir şekilde ifa ettiğini iddia etmişse de iddialarının aksine taşıma hizmetini bir çok defa sözleşmeye aykırı olarak yerine getirmiş olup müvekkilinin malları işbu taşıma esnasında kimi zaman kaybolmuş kimi zaman da önemli ölçüde zarar gördüğünü, davacının taşımaya konu bir kısım ürünleri alıcılara iletilemediğini ve taşıma hizmetini sözleşmeye uygun olarak tamamlayamadığını, 26.08.2019 tarihinde müvekkilinin … A.Ş. isimli alıcıya gönderilmek üzere davacıya teslim ettiği iki koliden bir tanesi kaybolması sebebi ile alıcıya ulaştırılamadığını,13.03.2020 tarihinde müvekkilinin … isimli alıcıya gönderilmek üzere davacıya teslim ettiği içeriğinde 7 adet eldiven bulunan 1 koli alıcıya ulaştırılmadığını, 24.03.2020 tarihinde müvekkilinin … İşletme müessesi/… isimli alıcıya gönderilmek üzere davacıya teslim ettiği içeriğinde birden çok mal bulunan 1 koli gönderi alıcıya ulaştırılamadığını, 13.04.2020 tarihinde müvekkilinin …” isimli alıcıya gönderilmek üzere davacıya teslim ettiği 12 çift eldivenin alıcıya ulaştırılamadığını, 05.06.2020 tarihinde müvekkilin … Tic. A.Ş isimli alıcıya göndermek üzere davacıya teslim ettiği gönderinin alıcıya ulaştırılmadığını, davacı tarafın ayıplı hizmeti nedeni ile müvekkilin müşterileri nezdindeki itibarının zedelendiğinin ve iş hayatında gerek maddi gerekse manevi zararının doğduğunu ve davacının dilekçe ekinde icra takibine dayanak olduğunu iddia ettiği ve icra takibi sonrasında işbu dava ile birdenbire sunulan faturaların işbu dava nezdinde değerlendirilmesini talep ettiklerini, tüm bunlar ile birlikte davacı şirketin gerek ayıplı gerekse ayıplı olmayan hizmetlerine ilişkin ayrı ayrı fatura düzenlemediğini, davacının toplu bir fatura kesme alışkanlığı olduğunu ve en önemlisi davacı tarafından müvekkilinin online sistemce girişi engellendiği için kargo takip görüntülerini veya ayıplı hizmetin hangi fatura kapsamında verildiğini ayrıntıları ile sunamadıklarını beyana ederek davanın reddine, davacının kötü niyetli olması nedeniyle %20 den aşağı olmamak üzere tazminata mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
… 31. İcra Müdürlüğü’nün … E sayılı uyap dosyası, ticari kayıtlar, bilirkişi raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ KABUL VE GEREKÇE:
Davacı tarafından açılan dava, İİK 67.maddesine dayalı itirazın iptali davasıdır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, taraflar arasındaki kargo sözleşmesine dayalı olarak davacının davalıdan faturalardan kaynaklanan alacağı bulunup bulunmadığı, davacının taşıma hizmetini bir çok defa sözleşmeye aykırı olarak yerine getirip getirmediği, davalının mallarının taşıma esnasında kimi zaman kaybolduğu, kimi zaman da önemli ölçüde zarar gördüğü iddiasının yerinde olup olmadığı hususlarındadır.
İlgili … 31. İcra Müdürlüğü’nün … E sayılı uyap dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 6.356,81 TL asıl alacağın tahsili amacı ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalının müvekkili vasıtası ile icra dosyasına sunduğu itiraz dilekçesinde özetle; icra dosyası alacaklısına olan borcunun 3.368,26 TL’den ibaret olduğunu, bu sebeple ödeme emrinde talep edilen borcun 2.988,55 TL’lik kısmına ve faizleri ile bu tutar ile ilgili karşı icra vekalet ücreti dahil icra dosyası masraflarına itiraz ettiklerini, bu nedenle de itiraz uyarınca icra takibinde talep edilen miktarın 2.988,55 TL’sine ilişkin olarak kısmi durdurma kararı verilmesini, kabul edilen kısma ilişkin olarak ise de dosya hesabı yapılmasını talep ettiği, davacı alacaklının iş bu davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu, takibin yetkili icra dairesinde yapıldığı, geçerli haciz yolu ile ilamsız genel takip bulunduğu, borçlu tarafından yasal süresi içerisinde yapılmış ve takibi durdurmuş geçerli bir itiraz olduğu, davanın bir yıllık yasal süresi içerisinde açıldığı, itirazın iptali davasının koşullarının oluştuğu anlaşılmıştır.
İtirazın iptali davası yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. İspat yükü kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda ön görülen istisnalar dışında karşı taraf kanuni karinenin aksini ispat edebilir. (HMK M.190). İtirazın iptali davasında ispat yükü kural olarak davacı alacaklıdadır. Ancak borçlunun itirazındaki beyana göre ispat yükü yer değiştirebilir. Borçlu itirazın iptali davasına karşı vereceği cevapta ödeme emrine itiraz ederken bildirmiş olduğu itiraz sebepleri ile bağlı değildir, borçlu her türlü borca itirazını ödeme emrine itirazından bağımsız olarak ileri sürebilir. Somut olayda, davacı faturaya dayalı alacağının varlığını, davalı ise davacının ayıplı hizmetlerini ve bu nedenle zarara uğradığını kanıtlamakla yükümlüdür.
Deliller toplandıktan sonra davalı tarafın ticari defter ve belgeler üzerinde inceleme yapılmak suretiyle rapor düzenlemesi için talimat yazılmış, Mali Müşavir … sunmuş olduğu raporunda özetle; Davalının ticari defterlerinin delil niteliği bulunduğunu, davalı şirketin kayıtlarında davacı şirket ile ilgili hesapların … hesap kodunda Satıcılar hesabı adı altında … A.Ş. ünvanı ile kaydedildiğini, defter kayıtlarından ve taraflar arasında imzalanan Kargo Sözleşmesine istinaden taraflar arasında ticari hizmet ilişkisinin var olduğunun anlaşıldığını, davalının 31.12.2019 tarihi itibariyle davacıya 16.506,82-TL tutarında borçlu olduğu, 31.12.2020 tarihi itibariyle davacıdan 200,47-TL tutarında alacaklı olduğu, 31.12.2021 tarihi itibariyle davacıdan 654,88-TL tutarında alacaklı olduğu, 21.02.2022 tarihi itibariyle davacıdan 885,97-TL tutarında alacaklı olduğu, … 31. İcra Müdürlüğü’nün … E sayılı dosyasına iki adet ödeme yapıldığı, davalı muhasebe kayıtlarında 3.290,55-TL’nin davacının 2020 Yılı cari hesabından mahsup edildiği 2021 Yılı cari hesaptan 1.109,43-TL’nin mahsup edilmediği beyan edilmiştir.
Davalı tarafın ticari defterlerinin incelenmesinin ardından, davacının ticari defterlerinin de incelenerek, davalı tarafın ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme ile aldırılan bilirkişi raporu ile karşılaştırılarak davacı tarafın alacağının bulunup bulunmadığı, varsa miktarı ile ferilerinin tespit edilmesi hususunda rapor alınması için dosya Mali Müşavir …’ya tevdi edilmiş, bilirkişi mahkememize sunmuş olduğu raporunda özetle; Davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmuş olduğunu, davalı tarafın davacıya 2.658,56 TL tutarlı iade faturası kestiğini ve kesmiş olduğu iade faturası sebebi ile birlikte davacıya 2.988,55 TL borçlu olmadığını beyan ettiğini, davalının kestiği iade faturalarının hangisinin davacı tarafından kabul edildiğinin belli olmadığını, davalının itirazına konu olan 2.658,56 TL tutarlı fatura iade faturası olduğunda talep edilebilir olup olmayacağı mesleki tecrübesi dışı bir konu olduğundan dosyaya lojistik konusunda uzman bir bilirkişi atanması halinde nihai görüş bildirmesi ve hesaplama yapmasının mümkün olabileceğini beyan etmiştir.
Dosyamız bu defa ek rapor alınmak üzere Mali Müşavir bilirkişi … ile birlikte Lojistik Uzmanı …’e tevdi edilmiş, ek raporun, dosya kapsamına uygun olan kısımları hükme esas alınmıştır. Bilirkişilerce, davacı yanca düzenlenen faturaların, 1.813,09 TL temel fatura senaryosu ile düzenlendiği ve gönderilmiş fatura haricinde tamamının davalı yan ticari defterlerine işlendiği, kayıtlarda olmayan faturaya da itiraz edilmediği, davalı yanca düzenlenen iade konulu fatura tutarı 2.658,56 TL ve itiraz edilen tutarın ise 2.988,55 TL tutarında olduğu, talimat yoluyla aldırılan bilirkişi raporunda, davalıya ait emtiada eksik veya hiç teslim etmemeye dayalı 6.742,14 TL zarar iddiası davalı yanca davacıya 05.03.2021 tarihli 1.109,43 TL ödeme yapıldığı takibin 26.11.2020 tarihli olduğu ayrıca kısmi itiraz dolayısı ile 24.12.2020 tarihinde de 3.290,55 TL ödeme yapıldığı hususlarının tespit edildiği, davacının takibe konu alacak toplamı 6.356,81 TL, itiraz edilmeyen kısım 3.368,26 TL, bunun için ödenen miktar ise 4.399,98 TL tutarında olup ödemenin tamamının icrada kabul edilen bakiye için olduğu, bu durumda davacı 2.658,56 miktarlı borcu kabul etmediğini ileri sürerken itiraza uğrayan miktarın 2.988,55 TL hesaplandığı belirtilmekle birlikte; Taraflar arasında Kargo Sözleşmesi başlıklı çerçeve lojistik hizmet ve taşımaya dair sözleşme düzenlendiği, sözleşmede 10 gün içinde zayi ve hasar, hiç teslim etmeme gibi hususlarda evrak teslimi ile inceleme sonucu TTK hükümlerine göre tazminat ödemesi, davalının her halde sevk irsaliyesi tanzimi, iade taşımasında ücretlendirme gibi hususlar düzenlendiği ayrıca cari hesap şeklinde bir hesaplaşma öngörülmediği, bu çerçevede davalının 2.988,55 TL bakiye takip dosyası borcuna karşılık davacının kayıp-hiç teslim etmeme, hasar veya gecikme kaynaklı olarak bu miktarı bulan zarara uğradığını ortaya koyması halinde gerek 2.658,56 TL iade faturası düzenlemesinin, gerekse aradaki farkı ödemekten kaçınmasının haklı olduğu beyan edilmiştir.
26.08.2020 tarihli evrakta 516,94 TL “hiç teslim etmeme” iddiasına konu 1 koli-7 paket zayi, yanmaya dayalı, KDV hariç, kayıp iddiası ileri sürülmüştür. 13.03.2020 tarihli taşıma ile ilgilidir.
18.06.2020 tarihli evrakta 485,28 TL kayıp kaynaklı KDV hariç emtia zararı iddia edilmiştir. 26.08.2019 tarihli taşıma ile ilgilidir.
08.07.2020 tarihli talepte, 4.500 TL kayıp KDV hariç, emtia zararı için yazışma içeriğinde koli kayıp iddiası sabittir. Burada toplamdan bir kısmi kayıp iddiasına karşın taşıma 24.03.2020 tarihlidir.
12.05.2020 tarihli talepte 12 çift eksik-kayıp sebebi ile zarar KDV hariç 160,98 TL olarak gözlenmektedir. 13.04.2020 tarihli taşıma içindir.
05.08.2020 tarihli talepte KDV hariç 181,95 TL tazmin talebi teyit edilmektedir. 05.06.2020 tarihli taşıma işi içindir.
Davacı yanca bu tutar toplamı için tam veya kısmen tazmin sabit değildir.
İade faturası, TTK m.21 manasında bir iş görme veya mal faturası değildir. Hesaplaşma amacı ile düzenlenir, bunun için de ön aşamada mutabık kalınması gerekir. Davalı yanın 2.658,56 TL iade faturası tanzim konusunda mutabakat teyit edilmemiştir. Bu nedenle iade faturası ile hesaplaşma yerinde değildir.
Öte yandan taraflar arası sözleşmede, davalı kaşe ve imzası ile teyit edildiği üzere, zayi – kayıp iddialarında en geç 10 gün içinde bildirim ve evrak teslimi şartı varken, davalı yan bu şartı yerine getirmemiştir. Bu nedenle zarar tazmin talepleri sözleşme hükmüne aykırı olmuştur. Sözleşmeye aykırı olmasına karşın, TTK m.855 ile belirlenen zamanaşımı süresi içinde kayıp iddialarında tazminat talebinde bulunulabilir. Yine, TTK m.874 gereği hiç teslim etmeme, kısmi kayıp veya tam kayıp hallerinde zayi karinesine dayanarak tam tazminat talep edilebilir.
Davalının kayıp-teslim etmeme iddia ve talepleri karşısında, davacı yan teslim ettiğini ileri sürmemektedir. Bu durumda, sözleşme ile getirilen 10 gün ihbar şartına karşın, taşıma hukukunda “nispi emredicilik” ilkesi gereği, davalının zararını zamanaşımı süresinde de talep edebileceği anlaşılmış, davacının hiç teslim etmemesi, kayıp etmesi, ağır kusur sayılarak davacının tüm zayi zararını, KDV hariç doğrudan zararı tazmin etmesi gerektiği, davalının kısmi itirazının yerinde olduğu, davacı yanca bir takım kargoların zayi olması sebebi ile davalının borcu kalmadığı anlaşılmış, davalının taleplerine karşın davacının tazminat ödeme veya zararın meydana gelmediği savunması yapmadığı, davalının kısmi itirazının somut olaya ve süregelen ticari ilişkiye uygun olduğu kabul edilerek davanın reddine, davacının kötüniyetli olduğu kanıtlanamadığından davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Açıklanan yasal, gerektirici nedenlere göre;
Davanın reddine,
Davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine,
Harçlar Kanununca alınması gerekli 179,90 TL ilam harcından peşin yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 120,60 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14.maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 2.988,55 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 24/05/2023

Katip
¸e-imzalıdır

Hakim
¸e-imzalıdır