Görüntülediğiniz mahkeme kararı kesinleşmiş bir karardır.
T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/189 Esas
KARAR NO : 2023/524
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 12/02/2018
KARAR TARİHİ : 14/06/2023
Mahkememize İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2018/181 Esas 2019/7 Karar sayılı 08/021/2019 tarihli yetkisizlik kararı sonucu tevzi edilen ve mahkememiz esas sırasına kaydı yapılan Tazminat (ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili 12/02/2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; 12.10.2015 tarihinde müvekkilinin yolcu bulunduğu araç ile seyir halinde iken aracın ön lastiğinin patlaması sonucu direksiyon hakimiyetini kaybederek kaza yaptığını, kaza sonucunda müvekkilinin yaralandığını, içinde yolcu konumunda bulunduğu aracın … Sigorta A.Ş nezdinde ZMMS poliçe teminatı altında olduğunun görüldüğünü, kazanın oluşumunda araç sürücüsü kazanın oluşumunda asli ve tek kusurlu bulunduğunu, iş bu davaya konu kaza sebebiyle müvekkili adına poliçe sorumlusu … Sigorta A.Ş ‘ye başvuru yapılmasına rağmen çeşitli nedenlerle dava tarihine kadar ödeme yapılmadığını, bu nedenlerle HMK.107 mad gereği fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100 geçici iş göremezlik tazminatı, 100.-TL maluliyet tazminatının davalıdan başvuru tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili 29/03/2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; kazanın olduğu yerin … olduğunu, müvekkilinin adresinin ise, İstanbul/Şişli olduğunu, hal böyle olunca haksız fiilden kaynaklı iş bu davanın … Mahkemeleri değil davaya yetkili olan İstanbul ‘da açılması gerektiğini, bu nedenlerle dosyanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu olaya ilişkin müvekkili sigorta şirketine dava açılabilmesi için 2918 Sayılı KTK’nun 97.maddesi gereğince dava açmadan önce başvuru yapmasının yasada belirtilen 15 günlük sürenin geçmiş olması gerektiğini, davacının usullü şartları yerine getirmediğinden davanın usul yönünden reddini talep ettiklerini, müvekkilinin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere davacının sürekli sakatlığının Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Dairesinden alınacak rapor ile ispatlanması gerektiğini, zarar hesabı için seçilecek bilirkişinin de aktüerlar siciline kayıtlı kişilerden olması gerektiğini, müvekkili şirketin yanlızca dava tarihinden itibaren faizden sorumlu olabileceğini, dava konusu olaya uygulanması gereken faizin yasal faiz olduğunu, yaralanan ve maluliyetinin olduğu iddia eden davacının müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı hususlarının mahkemece tespiti ve tazminattan düşülmesinin gerektiğini, hatır taşıması nedeniyle zarar miktarında indirim yapılması gerektiğini, davacının talep ettiği geçici iş göremezlik ve tedavi giderleri taleplerinin poliçe kapsamı dışında olduğunu bu nedenlerle haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememize … 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin … E – … K sayılı 08/01/2019 tarihli yetkisizlik kararı sonucu tevzi edildiği anlaşılmıştır.
ISLAH: Davacı vekili 18/04/2023 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile müvekkili için talep ettiği geçici maluliyet tazminatı olan 100,00 TL bedeli 350,19 TL olarak arttırdığı ve eksik harcı ikmal ettiği görüldü.
DELİLLER:
ATK raporu, Bilirkişi Raporu, hasar dosyası, tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
… CBS …soruşturma sayılı dosyasında, davacının ve dava dışı mağdurun şikayetçi olmaması nedeniyle KYOK kararı verildiği anlaşılmıştır.
05/03/2021 tarihli ATK raporunda özetle; “Mevcut tıbbi belgelere göre; … ve … kızı, 01.04.1970 doğumlu …’ın 13.10.2015 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanmasının, 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğundan sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı,İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 3 (üç) haftaya kadar uzayabileceği” görüşü bildirilmiştir.
26/07/2022 tarihli ATK Trafik İhtisas Dairesi raporunda özetle; ” A)Sürücü …’ın %50 (yüzde elli) oranında kusurlu olduğu, B) Olay mahalli yerleşim yeri dışı, devlet karayolu üzerinde seyir halindeyken araçta meydana gelen lastik patlamasının kazanın oluşumunda %50 (yüzde elli) oranda etken olduğu” görüşü bildirilmiştir.
28/03/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; “Rapor/hesap tarihine göre yapılacak hesaplamada hangi Yaşam Tablosunun kullanıldığının ve hesap yöntemi olarak Progresif Rant Yöntemi ya da Aktüeryal Yöntem kullanılmasının ve de hesap tarihi itibariyle bilinen son güncel kazancın dikkate alınmasının hesaplamaya herhangi bir etkisinin bulunmadığı,
b) Davalı ya da dava dışı SGK tarafından davacıya yapılan Geçici İş Göremezlik ödemesi tespit edilemediği, davacının hesaplanan zararından bu yönde bir indirim söz konusu olmadığı,
c) Davacının hesaplanan Geçici İş Göremezlik zararının 350,19 TL olduğu, Yargıtay kararlarına istinaden kaza tarihi itibariyle Geçici İş Göremezlik zararının karşılanacağı Kişi Başı Tedavi ve Sağlık Giderleri Teminatı
Limitinin 290.000,00 TL olduğu, teminat limiti aşan zararının olmadığı, ” sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
GEREKÇE: Dava, trafik kazası nedeniyle davacının geçici ve sürekli iş göremezliğinden kaynaklı maddi tazminat talebine ilişkindir.
Davanın, 12/10/2015 tarihinde dava dışı … sevk ve idaresindeki … plakalı aracıyla Antalya-Kumluca D- 400 Karayolunun 3200. kilometresinde aracın lastiğinin patlaması sonucu direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu aracın şarampole devrildiği ve dava dışı araç sürücüsünün eşi ve annesi olan davacının yaralandığı tek taraflı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, davalı sigorta şirketine başvuru yapılmasına rağmen ödeme yapılmadığı, işbu davanın zararın tazmini amacıyla açıldığı anlaşılmıştır.
Meydana gelen trafik kazasında sürücülerin kusur oranlarının tespiti için hazırlanan 26/07/2022 tarihli ATK kusur raporunda; dava dışı sürücü …’ın %50 (yüzde elli) oranında kusurlu olduğu, olay mahalli yerleşim yeri dışı, devlet karayolu üzerinde seyir halindeyken araçta meydana gelen lastik patlamasının kazanın oluşumunda %50 (yüzde elli) oranda etken olduğu, belirtilmiştir.
Meydana gelen trafik kazasında davacının geçici ve sürekli iş göremezliğinin tespiti için dosya Adli Tıp Kurumu Başkanlığına gönderilmiş 05/03/2021 tarihli raporda; davacının geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanmasının, 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğundan sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı,İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 3 (üç) haftaya kadar uzayabileceği, belirtilmiştir.
Hak sahiplerinin bakiye ömürleri önceki yıllarda Fransa’dan alınan 1931 tarihli “PMF” cetvellerine göre saptanmakta iken, Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, … Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, …, … Üniversitesi ve … Üniversitesi’nin çalışmaları ile “TRH 2010” adı verilen “Ulusal Mortalite Tablosu” hazırlanmış olup, Sosyal Güvenlik Kurumunca’da ilk peşin sermaye değerinin hesaplanmasında anılan tabloların uygulanmasına geçilmiştir. Gerek diğer kurumlar ile Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve gerekse bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içerdiği de göz önüne alınarak, ülkemizce de tazminat hesaplamalarında TRH 2010 Tablosu’na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinin, güncel verilere ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olacağına Yargıtay 17.Hukuk Dairesi’nce de karar verilmekle görüş değişikliğine gidilmiştir (Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin T:22/12/2020, E:2019/5206, K:2020/8874; T:14/01/2021, E:2020/2598, K:2021/34 Karar sayılı ilamları).
Öte yandan Anayasa Mahkemesi’nin 17/07/2020 tarih 2019/40 Esas – 2020/40 sayılı Kararı ile; KTK’nun 90. maddesindeki “Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir.” bölümündeki “Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmekle; zarar hesaplanmasında ZMMS Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz bu cetvellerle getirildiğinden, artık uygulanması mümkün değildir. Anılan nedenlerle tazminat hesaplamasında bakiye ömür sürelerinin TRH 2010 Tablosu’na göre belirlenmesi, zarar görenin bilinen dönem sonrası muhtemel gelirinin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi ile belirlenecek peşin değeri esas alınıp işleyecek dönem tazminat hesabı yapılması gerekmektedir.
Yukarıda belirtilen kapsamda dosyamıza sunulan ve hükme esas alınan 28/03/2023 tarihli aktüerya hesabında; davalı ya da dava dışı SGK tarafından davacıya yapılan Geçici İş Göremezlik ödemesi tespit edilemediği, davacının hesaplanan zararından bu yönde bir indirim söz konusu olmadığı, davacının hesaplanan Geçici İş Göremezlik zararının 350,19 TL olduğu, olarak tespit edilmiş olduğu, yönünde rapor hazırlanmıştır. Mahkememizce usul ve yasaya uygun olarak değerlendirilen aktüerya bilirkişisinin raporuna itibar edilerek, 12.10.2015 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi limitleri dahilinde davacı lehine tazminata hükmedilmesine karar vermek gerekmiştir.
Davacı yanca 13.12.2017 tarihinde davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığı başvuru neticesinde ödeme yapılmadığı, bu anlamda davalı sigorta şirketi yönünden faiz başlangıcına yönelik olarak; 2918 sayılı KTK.nun 99/1. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları’nın B 2/a maddesi uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Sigortaya başvurulmadan dava açılması veya icra takibi başlatılması halinde ise bu tarihlerde temerrüt gerçekleşir. Bu durumda, ilke olarak davadan önce usulüne uygun başvuru yapılmış ise bundan 8 iş günü sonrasında, başvuru yapılmamış ise dava tarihi itibarıyla, belirlenen tazminat alacağının tamamı için anılan tarihlere uygun faiz uygulanması (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, T:04/11/2019, E:2017/2236, K:2019/10117; T:02/10/2018, E:2015/15961, K:2018/8502; T:17/06/2019, E:2016/16837, K:2019/7682 sayılı ilamları), gerektiği görülmekle, davalı sigorta şirketinin davacı sigortaya başvuru tarihinin 8 iş günü sonrası olan 21.08.2017 tarihinden faiz talep edebileceği anlaşılmaktadır.
Davacı yan her ne kadar açılan davada avans faizi talep etmiş ise de, avans faizi istenebilmesi için borçlunun tacir olması ve borcun da ticari işletmesi ile ilgili bulunmasının yeterli olduğu, alacaklının da tacir olmasının gerekmediği, alacaklının haksız eylem dahil her türlü nedenden kaynaklanan alacakları için tacir olan borçludan avans faizi oranında temerrüt faizi isteme hakkının bulunduğu sonucuna varılmaktadır. Bu durumda gerçek veya tüzel kişi tacirler arasında, haksız eylem de dahil, her türlü nedenden kaynaklanan uyuşmazlıklarda, açıkça talep edilmesi hâlinde Merkez Bankasının kısa vadeli avans kredileri için uyguladığı faiz oranında temerrüt faizine hükmedilmesi gerekmektedir. Eldeki davada kazaya karışan davalı araç hususi olup ticari araç olmamakla, yasal faize hükmedilmiş (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun, E: 2020/(17)4-170, K: 2022/698 ve T:18.05.2022 ilamı) ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM; Açıklanan yasal gerektici nedenlere göre;.
1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE,
A-Davacının geçici iş göremezliğinden kaynaklı 350,19 TL tazminatın, 30.11.2017 tarihli sigortaya başvuru tarihinin 8 iş günü sonrası olan 13.12.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı sigorta şirketinden alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin faiz isteminin reddine,
B-Sürekli iş göremezlik talebi yönünden davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 23,92 TL nispi karar harcından peşin+ıslah yatırılan 37,40 TL harcın mahsubu ile fazla alınan 13,48 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
3-Davacı tarafça yatırılan 23,92 TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
4-Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 9.200,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
5-Davalı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince reddolunan kısım üzerinden hesaplanan 100,00 TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine,
6-Davacı tarafça yatırılan 35,90 TL başvuru harcı, 5,20 TL vekalet harcı, 1.500,00 TL bilirkişi ücreti, 854,50 TL posta giderinden ibaret toplam 2.395,60 TL yargılama giderinin kabul ve red oranları dikkate alınarak 1.863,46 TL’sinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, bakiyesinin davacı üzerine bırakılmasına,
7-Taraflarca yatırılan, kullanılmayan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulünce anlatıldı.14/06/2023
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır