Emsal Mahkeme Kararı İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/673 E. 2023/588 K. 12.07.2023 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.

T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2020/673 Esas
KARAR NO : 2023/588

DAVA : Tazminat (Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 18/11/2020
KARAR TARİHİ : 12/07/2023

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA VE TALEP :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı şirket arasında 30.01.2018 tarihinde 2 yıllık taşıma sözleşmesi imza edildiğini, bu sözleşmeye müvekkili …’nun davalı şirket tarafından yönlendirildiği tüm taşıma sevkiyatlarını gerçekleştireceğini, buna karşılık da aylık 6.000,00 TL +KDV sabit ücret, yakıt, otoyol geçişleri ve şoförlerin fazla mesailerini davalı şirketin ödeyeceğini, sözleşme gereği bir yıl sonunda sözleşmenin revizesi ile sabit ücretin 2019 yılı için 8.400,00 TL +KDV şekline getirildiğini ancak davalı tarafından bahse konu sözleşmenin haksız olarak gerekçe göstermeksizin feshedildiğini, taşıma sözleşmesinin feshi ve tazmin başlığı altında taşıyıcı müvekkilinin davalının müşterine kötü davranış ve incitici tavırlar içinde olması halinde üç sefer uyarıldıktan sonra ve tutanaklar karşılığında gönderici firma tarafından sözleşmenin feshedilebileceğini ancak müvekkilinin kötü bir davranışı olmadığı gibi ortada bir tutanak da bulunmadığını, davalı şirketin sözleşmeyi feshetmesinin haklı bir nedeni olmadığını ve müvekkili yanında çalışan şoförü bahane ederek her türlü delilden uzak bir şekilde malın çalındığı ileri sürerek sözleşmeyi haksız olarak feshettiğini, ayrıca müvekkilinin davalı ile yaptığı sözleşmeye istinaden kredi ile 12.11.2013 tarihinde 71.542,01 TL krediyle araç satın aldığını ve yanında bir şoför çalıştırdığını, davalının taşıma sözleşmesini feshetmesi nedeniyle aracı çalıştıramadığını, şoförünün SGK primleri ve maaşını yatırmak zorunda kaldığını, ayrıca kredi ile almış olduğu araç nedeniyle ciddi faiz ödemek zorunda kaldığını, haksız fesih nedeniyle bakiye sözleşme süresi içinde yoksun kalınan kazanç kaybı ile uğranılan ilk aşamada 10.000,00 TL zararın tazmin edilmesine tüm yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, davacı vekili 03/07/2023 tarihinde uyaptan sunduğu dilekçesi ile bu talebini 12.139,42 TL artırarak toplamda 22.139,42 TL olarak ıslah etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın konusunun taraflar arasındaki sözleşmenin haksız olarak feshedilip edilmediği ve davacının zarar iddiasının yerinde olup olmadığı hususu olduğunu, davacı tarafından istihdam edilen … adlı şoförün müvekkilinin müşterisi dava dışı …şirketinin çalışanı … adlı kişi ile iş birliği yaparak müvekkilinin müşterisinin “deşe” çaldığını, daha sonra da hukuka aykırı şekilde kendi hesabına sattığının tespit edildiğini, …’in satış bedelini …’in hesabına yatırdığına dair ıslak imzalı beyanı olduğunu, ayrıca …’in müvekkili şirketin müşterisine ait deşelerin satışından elde ettiği 900,00 TL tutarındaki parayı da bir banka hesabına (28.01.2019) yatırdığını, fesih işleminin davacı yanın bilgisi dahilinde ve oluşan mutabakat sonucu gerçekleştiğini, davacının bu nedenle 06.02.2019 tarihli ve 2.954,00 TL bedelli faturayı keşide ettiğini ve fatura bedelinin 08.02.2019 tarihine davacının banka hesabına ödendiğini, bu tarihten sonra da davacıdan hizmet alınmadığını ve başka bir firmadan benzer hizmet satın alındığını, takip eden aylarda ise davacının … İcra Dairesi … E sayılı dosyası toplam 22.293,03 TL takip başlattığını (Şubat-Mart- Nisan ayları için), davacının tazminat talebinin ve uğradığı zararların hukuken yerinde olmadığını, çalışanının söz konusu eylemlerinden sonra sözleşmeye devam edilmesinin mümkün olmadığını, taşıma sözleşmesinin 31.01.2018 tarihli olmasına göre 12.11.2013 tarihindeki araç satın alma işlemi ile bağlantı kurularak zarar hesaplanmasının izahının mümkün olmadığını beyan ederek davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Taraflar arasında imzalanan taşıma sözleşmesi, … İcra Müdürlüğünün …E sayılı uyap icra dosyası, … İcra Hukuk Mahkemesinin …E sayılı uyap dosyası, tanık beyanları, bilirkişi raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ KABUL VE GEREKÇE:
Davacı tarafından açılan dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklı tazminat davasıdır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, taraflar arasında düzenlenen taşıma sözleşmesinin haksız feshi nedeni ile davacının bakiye sözleşme süresi içinde yoksun kaldığı kazanç kaybı ile uğradığı zararı davalıdan talep edip edemeyeceği, fesih işleminin davacı tarafça kabul edilmiş sayılıp sayılmayacağı, davacı tarafın taşıma sözleşmesine aykırı davranıp davranmadığı, derdestlik itirazının yerinde olup olmadığı hususlarındadır.
Davalı vekilinin derdestlik itirazının … İcra Hukuk Mahkemesinin …E sayılı dosyasının işbu davanın açılmasına sebebiyet veren dava olduğu, davanın reddi ile sonuçlanmış olduğu dikkate alınarak reddine karar verilmiştir.
… İcra Müdürlüğü’nün … Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklı olduğunu iddia eden … borçlu olduğunu iddia ettiği … aleyhine 30.04.2019 tarihinde başlatmış olduğu ilamsız takipte 22.046,00 TL asıl alacak, 247,03 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 22.293,03 TL alacağının, asıl alacağına takip tarihinden itibaren işleyecek yıllık %9 yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
Davacı Tanığı …, …’nun yanında Temmuz 2017-Ağustos/Eylül 2018 tarihlerinde şoför olarak çalıştığını, bu dönemde …şirketi ile taşıma sözleşmesi yapıldığını, … şirketinin kendi aracını kendilerine sattığını, taşıma işinin bu araçla yapılmasını istediğini, ancak aracın motor arızası yaptığını, bu nedenle başka araç kullanmak zorunda kaldıklarını, 7 ay kadar şoförlüğünü kendisinin yaptığını 4-5 ay kadar …’in yaptığını, …şirketinin … isimli bir firmasının bulunduğunu, bu şirketin taşımasını da davacının yaptığını, ancak …’i işten çıkarmak istediğini ve davacının kendisini tekrardan işe aldığını, 6 gün… ile çalıştığını, sonra da davalı Namlı şirketinin sözleşmeyi feshettiğini, neden feshettiği konusunda bilgisinin olmadığını, işe ikinci alınışında Ahmet’in hırsızlıkla suçlandığını duyduğunu, ama ne zaman suçlandığını bilmediği ve hırsızlıkla suçlandıktan sonraki tarihlerde bir-bir buçuk ay daha çalıştığını öğrendiğini beyan etmiştir.
Davalı Tanığı …, davalı şirkette genel müdür yardımcısı olarak çalıştığını, davacının kendilerine ait kamyoneti satın alarak şirketin taşıma işlerini yaptığını, daha önce bulduğu araç şoförünün davacı şirket sahibi aleyhine küfürlü beyanlarda bulunduğundan değiştirilmesini istediklerini, sonraki şoförün ise bobin deşelerini hurdacıya sattığını, bedelini aldığını ve parayı başka bir şahsa göndererek kullandığını, kendilerinin olayı hurdacının haber vermesi sayesinde öğrendiklerini, davacının kendileri ile çalışabilecek bir şoför bulamadığını beyan ettiğini, çalışmak istemediğini söylediğini, bunun üzerine gönderdiği son faturayı kabul ettiklerini, ödemesinin yapıldığını beyan etmiştir.
…’in yazısı ve imzasını içeren belge fotokopisinde özetle; … üç paket deşeyi kendisine verdiğini, satıp parasını kendisine aktarması söylediğini, kendisinin de böyle yaptığını beyan etmiştir. …’in beyanından ayrıca 28.01.2019 tarihli bankamatikten IBAN numarası üzerine 900,00 TL kartsız para aktarımı yapılmış olduğu anlaşılmaktadır.
Tanıklar dinlendikten ve deliller toplandıktan sonra mahkememizce tespit edilen uyuşmazlık konularında rapor düzenlemesi için dosya Borçlar Hukuku-Sözleşme Uzmanı …, Lojistik Taşıma ve Sigorta Uzmanı … ve SMMM ….’ya tevdi edilmiş, terditli düzenlenen bilirkişi raporu, dosya kapsamına uygun, ayrıntılı, açıklayıcı ve denetime elverişli olup sözleşmenin feshinin haklı olduğu yönü ile hükme esas alınmıştır.
Davacı … Firması adına … tarafından davalı şirket üzerine keşide edilen… tarih ve …nolu fatura kapsamında “… arası nakliye bedeli” açıklaması ile 2.954,00 TL (KDV dahil) talep edilmiştir.
… Firması adına …tarafından davalı şirket üzerine keşide edilen … tarih ve… nolu fatura kapsamında davalı şirketten “Şubat ayı nakliye bedeli” açıklaması ile 15.522,00 TL (KDV dahil) talep edilmiştir.
Davacı tarafça keşide edilen … 17. Noterliğinin … tarih ve sayılı ihtarnamesi ile, sözleşme gereğince davacıya ödenmemiş Şubat 2019 bakiyesi 5.546,00 TL ile Mart 2019 ücreti olan 8.250 TL ve KDV’lerinin tebliğ tarihinden itibaren üç gün içinde ödenmesi istenmiştir.
Taraflarca içeriği üzerinde bir ihtilaf bulunmayan yazılı sözleşme iki yıllık olup aylık sabit ücret 6.000,00 TL +KDV’dir. Ödemlerin her ayın 5-15 arasında yapılacağı ve her yıl revize edileceği düzenlenmiştir (m.5). Sözleşmenin olağan fesih yolu ise 6. Maddesinde düzenlenmiş, olağan feshin üç uyarı ve tutanaklar karşılığında olacağı belirtilmiştir.
Taraflar arasındaki temel uyuşmazlık davalı şirketin davacıdan aldığı taşıma hizmetine ilişkin sözleşmeyi haksız olarak feshedip etmediği noktasındadır. Sözleşmenin feshine gerekçe olarak gösterilen hırsızlık olayına ilişkin savcılık kovuşturması, şikâyet ve şüpheli ifadesi gibi resmi bir belge ayrıca taraflar arasındaki taşıma sözleşmesinin bu nedenle feshedildiğine ilişkin açık bir tutanak, mutabakat metni veya işyeri soruşturma evrakı, parayı alan … isimli kişinin bilgi ve görgüsünü veya olayı ihbar ettiği söylenen hurdacının bilgi ve görgüsünü ortaya koyan bir veri bulunmamakla birlikte,
1-Davacı ile davalı şirketin 01.01.2019 tarihi itibari ile revize edilen fiyat üzerinden sözleşmenin devamına karar verdikleri anlaşılmaktadır. Bu durum olağanüstü herhangi bir olay olmasa davalı şirketin davacıdan hizmet almaya devam edeceği veya etme iradesinde olduğunu göstermektedir. Aksi yönde bir durum olsaydı fiyat artış revizyonu yapılmaz veya yeterli şekilde yapılmazdı.
2-Hırsızlıkla suçlanan …’in davalı şirkete verdiği beyanı üzerine fotokopi edilen bankamatik dekontu 28.01.2019 tarihlidir. Bu hususun bir iki gün içinde öğrenildiği düşünülürse 30-31.01.2019 tarihlerinde davalı şirketin olayı takip etmeye başladığı değerlendirilmiştir.
3-Davacı tarafından keşide edilen 06.02.2019 tarihli son fatura, sözleşme gereği ocak ayı taşıma ve sabit ücrete ilişkin olması gerekirken durumun böyle olmadığı ve “…Nakliye Bedeli” açıklaması ile keşide edildiği görülmektedir. Öte yandan davacı da Ocak 2019 sabit ücret ve taşıma bedellerini almadığını ileri sürmemektedir. Bu nedenle davacının Ocak 2019 ayına ait bütün ödemelerini 01-05.2.2019 tarihleri içinde tahsil ettiği ve 06.02.2019 tarihli son faturanın ise 01-05 Şubat 2019 günlerine ait münferit nakliye işlerine ilişkin olduğu ve bu nedenle de taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin devam etmeyeceğinin kendisine bildirilmiş olduğundan dolayı davacının münferit nakliye bedeli faturası keşide ettiği değerlendirilmiştir.
4-Davacının Şubat 2019 ayı aylık sabit ücretinin tahsili için fatura düzenlememesi ve kendisine ödenen son fatura bedelini itirazı kayıt ileri sürmeksizin kabul etmesi de davacının 06 Şubat 2019 tarihi itibariyle sözleşmenin feshedildiğini ve artık sabit ücret vb. ödemelerin yapılmayacağını bildiğini ve hatta bunu örtülü irade beyanı ile kabul ettiğini göstermektedir. Davacı 29.03.2019 tarihinde noter yoluyla ihtarname göndermiş ise de 06.02.2019 tarihli keşide ettiği faturanın bir önceki aya (Ocak 2019) ilişkin olmaması ve Şubat 2019 ayına ilişkin münferit nakliye işlerine ilişkin olması ve Şubat 2019’a ait alacaklarından avans veya mahsup edilmek üzere tahsilat talebinin yapıldığı veya davacı tarafından tahsilatın bu şartla kabul edildiğinin anlaşılmaması nedeniyle sözleşme ilişkisinin sona erdiği ve son bakiye alacağını tahsil ettiği şeklinde değerlendirilmiştir.
5- Davacının keşide ettiği noter ihtarnamesinde kendilerine iş verilmediği ve verildiği takdirde ifa edileceği yönünde bir beyan ve taahhüt bulunmamaktadır. Buradan da davacının hizmet talebinin artık gelmeyeceğini ve gelmediğini bildiği değerlendirilmiştir.
6-Davalı şirketin başka bir firmadan (…) Şubat 2019 ayı için benzer bir hizmeti satın aldığına ilişkin fatura ibraz edilmiştir. Buna göre 01-05 Şubat 2019 tarihleri davacının en son davalı şirkete taşıma hizmeti verdiği tarihler olarak değerlendirilmiştir.
7-Her iki tarafça dinlettirilen tanıklar, …’in hırsızlık yaptığına ilişkin duyumlar aldıklarını beyan etmişlerdir. Tanık …’nin, …’in hırsızlık olayından sonra bir- bir buçuk ay daha çalıştığını beyan etmesine rağmen faturalar, ATM dekontu bu ifadenin gerçek durumla örtüşmediğini ortaya koymaktadır ancak kendisinin …’den sonra 6 gün daha çalıştığı ve sonra taraflar arasındaki sözleşmenin feshedildiği yönündeki ifadesinin yerinde olduğu anlaşılmaktadır, çünkü ATM dekontu 28.01.2019 olduğuna ve davacının son taşıma hizmetlerini 01-05.02.2019 tarihlerinde verdiğine göre aradaki zaman 6-7 gün şeklinde ortaya çıkmaktadır.
Sonuç olarak, davacının 06.02.2019 tarihli faturayı münferit taşıma işlerinden doğan alacağının tahsili için düzenlemesi, bedelini itirazı kayıt ileri sürmeksizin kabul etmesi, faturanın keşide tarihi itibari ile sözleşme gereği ödenmesi geren Ocak 2019 ücretleriyle ilgili olmaması ve 01-05.02.2019 tarihleri arasında verilen hizmetlere ilişkin olması, hırsızlıkla suçlanan …’in beyanına ekli ATM fişinin 28.01.2019 tarihli oluşu ve tanıkların hırsızlık olayına ilişkin en azından duyumlar aldıklarını beyan etmeleri karşısında taraflar arasındaki sözleşmenin davalı tarafından hırsızlık nedeni ile feshedildiği, davacının bu durumdan bilgisinin olduğu, sözleşmenin feshinin haklı nedenlere dayandığı ve davacının davalıdan zarar talep edemeyeceği kabul edilmiş, davacının davasının reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Açıklanan yasal, gerektirici nedenlere göre;
Davanın REDDİNE,
Harçlar Kanununca alınması gerekli 269,85 TL ilam harcının peşin yatırılan 170,78 TL peşin harç ile 208,00 TL ıslah harcının mahsubu ile fazla yatırılmış olan 108,93 TL harcın davacıya iadesine,
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14.maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 9.200,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan bakiye gider avanslarının karar kesinleştiğinde yatıran taraflara iadesine,
Dair tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davalı vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 12/07/2023

Katip …
¸e-imzalıdır

Hakim …
¸e-imzalıdır