Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.
T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/448 Esas
KARAR NO : 2023/430
DAVA :Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Tazminat)
DAVA TARİHİ : 25/02/2021
KARAR TARİHİ : 24/05/2023
Mahkememizin 2021/158 Esas 2022/78 Karar sayılı kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi’nin 09/06/2022 tarihli 2022/764 Esas 2022/880 Karar sayılı ilamı ile kaldırılmakla mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılmakla, yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava 25.02.2021 tarihli dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin dokuma etiket sektöründe ülke çapında bilinirliği bulunan yurt dışında çeşitli firmalara üretimini gerçekleştirdiği dokuma etiket ürünlerini tedarik ederek ihracat yapmakta olan bir firma olduğunu, müvekkili şirketin uzun süredir davalı banka ile çalıştığını, neredeyse tüm ticari işlem ve maaş ödemelerini davalı banka aracılığı ile onun nezdinde bulunan hesapları üzerinden gerçekleştirdiğini, müvekkil şirketin 14.10.2020 tarihinde yapmış olduğu Şirket Genel Kurulu kararı ile şirket içinde Yönetim Kurulu Başkanlığı’nda değişiklik gerçekleştirdiğini, iş bu karara göre Eski Yönetim Kurulu Başkanı …’nın başkanlık ve Yönetim Kurulu üyeliği ile birlikte şirket üzerindeki tüm yetkisinin kaldırıldığını, yerine Yönetim Kurulu Başkanı olarak … seçildiğini, akabinde müvekkilin iş bu karara binaen hazırlanan imza sirkülerini gerekli kurum ve kuruluşlara tescil ile birlikte bildirildiğini, bu bildirilen kurum ve kuruluşlar arasında davalı bankanın da yer aldığını, müvekkil şirket yetkili …’ın 21.10.2020 tarihinde şube temsilcisinin istediği ve yanında getirdiği genel kurul kararını, resmi gazete ilanını ve imza sirkülerini banka çalışanına teslim ettiğini, şirket ile banka arasındaki işlemler için “Yetkilendirme Yöneticisi İşlemleri Formu” kapsamında gerçekleştirildiğini, işlemler sonrasında bankanın müşteriye karşı üstlendiği yazılı yükümünün … A.Ş tarafından 21.10.2020 tarihinde saat 15.04 itibarıyla Olağanüstü Genel Kurul Kararı ile … yevmiye sayılı yeni İmza Sirkülerinin bankaya teslim edilmiş olmasına rağmen, bankanın, yeni imza sirküleri ile şirketi temsil yetkisi kaldırılmış olan eski Yönetim Kurulu üyesi …’nın uzaktan erişim ile internet bankacılığını kullanarak şirketin mevduat hesabında işlem yapma yetkisini iptali cihetine gitmediğini, 21.10.2020 tarihinde teslim edilen imza sirkülerine muttali olan bankanın Bankacılık Kanunu ile bankacılık teamülleri bakımından göstermesi gereken dikkat ve özeni göstermediğinin ortaya çıktığını, 27.11.2020 tarihinde müvekkili şirket hesaplarından ayrı ayrı işlemlerle … Bankası…. ve… hesaplarından 1.000 USD ve 11.000 Euro bedel çıkışı yapıldığının fark edildiğini, derhal banka ile görüşerek işlem ile ilgili bilgi alındığını, işlemin mobil bankacılık yolu ile yapılmış havale işlemleri olduğunun öğrenildiğini, işlemin eski yönetim kurulu başkanı …tarafından, kendi telefon numarası ile yine …’nın kendi hesaplarına havale etmesinden ibaret olduğunun tespit edildiğini, böylelikle hukuken ağırlaştırılmış sorumluluk altında olan Banka’nın ağır kusurlu hareketi ile Şirketin zarara uğratılmış olduğunu ve bankanın ağır kusuru neticesinde müvekkili şirketin ciddi bir zarara uğrama durumunun ortaya çıktığını, KVKK hükümleri gereğince de müvekkili şirketin kişisel bilgilerinin sonradan …için verilen rızanın kaldırılmış olmasına rağmen kendisi ile bankanın ihmali nedeniyle paylaşıldığını, bu hususta da bankanın paylaşılmaması gereken hesap bilgileri kendisinin kullanımına sunulduğunu, bankanın almakla yükümlü olduğu kişisel verilerin korunması tedbirlerinin ihmal edildiğini, müvekkilinin …Bankası’nın ağır kusuru nedeniyle uğradığı maddi zararın karşılanabilmesi için bilirkişi tarafından yapılacak maddi zararın tespiti sonrası fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 11.000,00-Euro + 1.000,00-USD (Amerikan Doları) maddi tazminatın haksız fiilin gerçekleştiği tarih olan 27/11/2020 tarihinden itibaren tarihinden itibaren 3095 Sayılı kanunun 4/a maddesi uyarınca kamu bankalarınca döviz cinsinden 1 yıllık mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı ile birlikte davalı bankadan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili 05.04.2021 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Her ne kadar huzurdaki işbu davanın, davacı şirket hesabından dava konusu işlemleri gerçekleştiren … yerine sadece müvekkili banka aleyhine açılmış ise de; dava konusu talep bakımından müvekkili bankaya husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, dava konusu 1.000-USD ve 11.000-Euro tutarındaki işlemlerin davacı şirketin internet bankacılığı yetkilisi tarafından gerçekleştirildiğini, işlemlerde herhangi bir hukuka aykırı husus olmadığını, eğer davacı şirket ortakları arasında bir ihtilaf söz konusu ise, bu ihtilafın muhatabının da müvekkili bankanın olmayacağının aşikar olduğunu, dava dilekçesinde aynen yer verilen, yetkilendirme yöneticisi formundaki ilgili düzenlemeler gereği, “bu formdaki” değişiklikleri müvekkili bankaya bildirmeyen davacı şirketin gerçekleşen işlemlerden sorumlu olduğunu, imza yetkilerindeki değişikliklikle ilgili kısım ise, bu form içeriğindeki imza yetkililerine/internet bankacılığı yetkililerine işaret ettiğini, buradaki, yetkili değişikliğin bildiriminin imza sirküleri değişiklik bildirimi olmadığını, yetkilendirme yönetici formu bir vekalet akdi olduğunu, formdaki düzenlemelerin işbu akde ilişkin olduğunu, bu formdaki yetkilerin imza sirkülerindeki yetkilerle aynı olmadığını, iki hususun birbirinden farklı olduğunu, dava konusu işlemin gerçekleştiği tarih olan 27.11.2020 tarihinde …’nın yetkisi devam ettiğinden, davacı şirketin dava dilekçesi ile de sabit olduğu üzere, internet bankacılığı yetkilisi değişikliğine dair bankaya bildirimi bulunmadığından, vekalet akdinin ancak azil ile son bulacağından, haksız ve hukuka aykırı olarak açılan işbu davanın reddini, öncelikle, davanın husumet yönünden ayrıca esasa ilişkin savunmaları doğrultusunda esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Bam 12.Hukuk Dairesi’nin 2022/764 Esas, 2022/880 Karar sayılı ilamı, Arabuluculuk son tutanağı, bilirkişi raporu, … CBS’nin …soruşturma sayılı dosyasının Uyap kayıtları, … CBS’nin 29/12/2022 tarihli yazısı ekinde KYOK karar sureti, … Bankası A.Ş’nin yazı cevabı ve ekleri, Ticaret Sicil Müdürlüğü yazı cevabı dosyada mevcuttur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
06/04/2023 tarihli bilirkişi heyeti raporunda özetle; ” Davalı şirketin eski yönetim kurulu başkanı …’nın görev süresi sona erdikten sonra, şirket hesaplarından yetkisiz olarak para çıkışı gerçekleştirdiği, bununla birlikte, bankacılık uygulamasında çalışanların şirket hesaplarına erişimi (sirketin talebi doğrultusunda) mümkün olabildiği, şirket adına ve hesabına işlem yapabilecek kimselerin ayrıca bankaya bildirilmesi ve yetkilendirme işlemi yapılması gerektiği, somut uyuşmazlıkta, davacı taraf 21/10/2020 tarihinde imza sirkülerini bankaya bildirmiş olsa da banka nezdinde bir yetkilendirme işlemi talebinde bulunmadığı, söz konusu talebin 30/11/2020 tarihinde bankaya ulaştığı, bankanın söz konusu yetkilendirme talimatı olmaksızın işlem yapabilmesi mümkün olmadığı için, kanımızca bankaya atfedilebilecek bir kusurun bulunmadığı, diğer taraftan bankanın tüzel kişiliği haiz bir tacir olduğu, özen yükümlüğü içerisinde hareket etmesi ve imza sirkülerinden yetkilileri tespit edip yetkilendirmeyi re’sen yapması gerektiği yönünde bir sonuca da ulaşılabileceği düşünülse de davacı tarafın da tacir olduğu ve basiretli iş adamı gibi davranma yükümlülüğü altında bulunduğu, bunun sonucunda yalnızca imza sirkülerini teslim etmenin yeterli olmadığı, bunun yanında yetkilendirme işlemini de yapması gerektiğini bilmesi gerektiği gerçeğinden hareketle, davalı tarafın bir kusuru bulunmadığı” sonuç ve kanaatlerine varıldığı belirtilmiştir.
GEREKÇE: Dava, davacıya ait hesaptan yasaya aykırı işlemler ve davalı bankanın ihmali olduğundan bahisle çıkan paranın tahsili amacıyla açılan alacak davasıdır.
Davacı yan uzun süredir davalı banka ile çalıştığını, davacı şirketin 14.10.2020 tarihinde yapmış olduğu Şirket Genel Kurulu kararı ile şirket içinde Yönetim Kurulu Başkanlığı’nda değişiklik gerçekleştirdiğini, iş bu karara göre Eski Yönetim Kurulu Başkanı …’nın başkanlık ve Yönetim Kurulu üyeliği ile birlikte şirket üzerindeki tüm yetkisinin kaldırıldığını, yerine Yönetim Kurulu Başkanı olarak … seçildiğini, akabinde davacının iş bu karara binaen hazırlanan imza sirkülerini gerekli kurum ve kuruluşlara tescil ile birlikte bildirildiğini, bu bildirilen kurum ve kuruluşlar arasında davalı bankanın da yer aldığını, 21.10.2020 tarihinde teslim edilen imza sirkülerine rağmen 27.11.2020 tarihinde davacı şirket hesaplarından ayrı ayrı işlemlerle …Bankası … ve … hesaplarından 1.000 USD ve 11.000 Euro bedel çıkışı yapıldığının fark edildiğini, derhal banka ile görüşerek işlem ile ilgili bilgi alındığını, işlemin mobil bankacılık yolu ile yapılmış havale işlemleri olduğunun öğrenildiğini, davalının bankanın gerekli tedbirleri almadığından havale yoluyla çıkan paranın iadesinin talep ettikleri görülmektedir.
Davalı banka ise, dava konusu 1.000-USD ve 11.000-Euro tutarındaki işlemlerin davacı şirketin internet bankacılığı yetkilisi tarafından gerçekleştirildiğini, işlemlerde herhangi bir hukuka aykırı husus olmadığını, eğer davacı şirket ortakları arasında bir ihtilaf söz konusu ise, bu ihtilafın muhatabının da davalı bankanın olmayacağı savunmasında bulunduğu görülmüştür.
Uyuşmazlık kapsamında hazırlanan 06/04/2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda; … Sayılı Ticaret Sicil Gazetesinin …. Sayfasında Daha önce Yönetim Kurulu Üyesi olan ….’nın önceki üyeliğinin sona ermiş olduğunun, ve …’ın 14.10.2023 tarihine kadar Yönetim Kurulu Üyesi olarak seçilmiş olduğu, … tarihinde … 9. Noterliği … yevmiye numaralı İmza Sirkülerinde …’ın tek imza yetkisilisi olduğu, … tarihinde …Frmasına ait … Bankası … Şube nezdinde bulunan … IBAN numanaralı Euro hesabından 11.000 EUR. Tutarın Mobil bankacılık üzerinden dava dışı …’nın … IBAN numaralı hesabına gönderilmiş olduğu, yine aynı tarihte …Frmasına ait … Bankası … Şube nezdinde bulunan … IBAN numanaralı USD hesabından 1.000 USD Tutarın Mobil bankacılık üzerinden dava dışı ….’nın …IBAN numaralı hesabına gönderilmiş olduğu, davacı tarafın Davalı bankaya imza sirkülerini ve Ticaret Sicil Gazetesini 21.10.2020 tarihinde saat 15:04 te bırakmış olduğu, Davalı banka yetkilisi tarafından söz konusu evrakları sisteme taramış olduğunu beyan etmiş olduğu, davacı bankanın – 15.10.2020 tarihinde …. A.Ş firmasının …yetki onay tanımlamalarını …ve … Olarak güncellemiş olduğu, İmza Sirküleri başlangıç tarihinin 11.09.2020- Bitiş tarihinin ise 11.09.2023 olduğu, davacı firmanın 30.11.2020 tarihinde davalı bankaya Yetkilendirme Yöneticisi İşlemleri formu ile yetkilendirme formu imzalamış olduğu, söz konusu formda …’nın “ Firmanızda Yetkilendirme Yöneticisi olarak tanımlı …’nın imza sirküler yetkileri ve müşteri tanımlarının iptal edileceğinin, …’ın yetkili olarak tanımlanacağının yazılı olduğu, Bankacılık uygulamasında çalışanların şirket hesaplarına i (şirketin talebi doğrultusunda) mümkün olabilir. Bununla birlikte şirket adına ve hesabına işlem yapabilecek kimselerin ayrıca bankaya bildirilmesi ve yetkilendirme işlemi yapılması gerekmektedir. Somut uyuşmazlıkta, davacı taraf 21/10/2020 tarihinde imza sirkülerini bankaya bildirmiş olsa da banka nezdinde bir yetkilendirme işlemi talebinde bulunmamış, söz konusu talep 30/11/2020 tarihinde bankaya ulaşmıştır. Bankanın söz konusu yetkilendirme talimatı olmaksızın işlem yapabilmesi mümkün olmadığı için, kanımızca bankaya atfedilebilecek bir kusur bulunmadığı, diğer taraftan bankanın tüzel kişiliği haiz bir tacir olduğu, özen yükümlülüğü içerisinde hareket etmesi ve imza sirkülerinden yetkilileri tespit edip yetkilendirmeyi re’sen yapması gerektiği yönünde bir sonuca da ulaşılabileceği düşünülse de davacı tarafın da tacir olduğu ve basiretli adamı gibi davranma yükümlülüğü altında bulunduğu, bunun sonucunda yalnızca imza sirkülerini teslim etmenin yeterli olmadığı, bunun yanında yetkilendirme işlemini de yapması gerektiğini bilmesi gerektiği gerçeğinden hareketle, davalı tarafın bir kusuru bulunmadığı, yönünde rapor tanzim edildiği anlaşılmaktadır.
Dava dosyası kapsamından dava dışı …’nın görev süresi sona erdikten sonra, şirket hesaplarından yetkisiz olarak para çıkışı yaptığı tartışmasızdır. Ancak bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere şirket hesaplarına ait bankacılık uygulamalarından ilgili hesaplara ulaşmanın kolay olduğu, bu kapsamda şirket adına ve hesabına işlem yapabilecek kimselerin ayrıca bankaya bildirilmesi ve yetkilendirme işlemi yapılması gerektiği, ancak buna rağmen davacı şirket tarafından 21/10/2020 tarihinde imza sirkülerini bankaya bildirilmiş olsa da banka nezdinde bir yetkilendirme işlemi talebinde bulunmadığı, ilgili talebin çok sonradan 30/11/2020 tarihinde bankaya ulaştırıldığı, bankanın söz konusu yetkilendirme talimatı olmaksızın işlem yapabilmesi mümkün olmadığından davalı bankaya atfedilebilecek bir kusurun bulunmadığı anlaşılmakla usul ve yasaya uygun, hüküm kurmaya elverişli rapor doğrultusunda davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Dava konusu uyuşmazlık kapsamında alacak EURO ve USD cinsinden talep edilmiş, bu kapsamda reddedilen alacağın hangi tarihteki döviz kuru üzerinden karar bağlanacağı hususunun öncelikle açıklanması gerektiği anlaşılmaktadır. Mahkememizce Yargıtay 6.Hukuk Dairesinin yerleşik uygulamaları kapsamında reddedilen toplam tutarının 11.000,00 EURO ve 1.000,00 USD olduğu görülmekle, dava tarihi olan 25/02/2021 tarihindeki Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden 1 EURO 8.8101 TL ve 1 USD 7.2162 TL olacak şekilde TL’ye çevrilerek hesaplanan 104.127,30 TL üzerinden vekalet ücretine hükmetmek gerekmiştir (Yargıtay 6.Hukuk Dairesinin 11/05/2023 tarih, 2022/741 Esas ve 2023/1784 Karar sayılı güncel ilamı ve yerleşik uygulamaları).
HÜKÜM: Açıklanan yasal gerektici nedenlere göre;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 179,90 TL harçtan peşin alınan 1.778,24 TL harcının mahsubu ile fazla alınan 1.598,34 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davalı vekilleri lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince reddolunan kısım üzerinden hesaplanan 16.619,10 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13 ve 14. Maddeleri ile Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE irad kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
6-Yatırılan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.24/05/2023
Katip
(e-imza)
Hakim
(e-imza)