Emsal Mahkeme Kararı Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/872 E. 2021/127 K. 23.02.2021 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı kesinleşmiş bir karardır.

T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2018/872 Esas – 2021/127
/// TÜRK MİLLETİ ADINA ///

T.C.
SAMSUN
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :

HAKİM :
KATİP :

DAVACILAR :

VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLLERİ :

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 13/12/2018
KARAR TARİHİ : 23/02/2021
GEREKÇELİ KARAR TARİHİ : 17/03/2021

Mahkememizde görülen Tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili DAVA dilekçesi ile özetle: Davacı …’in sevk ve idaresindeki 55 GN 808 plakalı araç ile davalıya zmms ile sigortalı 55 MA 266 plakalı aracın çarpışması şeklinde gerçekleşen 20.12.2017 tarihli trafik kazasında …’in kullandığı araçta yolcu olarak bulunan …’in yaralandığını ve tedavisi için masraf yaptığını, davacı …’nin de araçta bulunduğunu, kazaya ilişkin soruşturma evresinde davacılara hukuki yardımda bulunulduğunu ve bu yönde yapılan giderlerin de zmms poliçesinin hukuksal koruma teminatından karşılanması gerektiğini, zararın karşılanması için davadan önce davalıya müracaat edilmiş ise de sonuç alınamadığını beyanla, gerçek zarar belirlendiğinde dava değerini artırma hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100-TL tedavi giderinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacı …’e ödenmesini, ayrıca hukuki yardım sebebiyle yapılan giderlerden 25-TL’nin davacı …’ye, 25-TL’nin davacı …’e ve 50-TL’nin davacı …’e temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili CEVAP dilekçesi ile özetle: Davadan önce sigorta şirketine usulünce yapılmış bir müracaat bulunmadığını ve buna göre davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, davalının yerleşim yerine göre davanın İstanbul mahkemelerinde açılması gerektiğini ve Samsun mahkemelerinin yetkisiz olduğunu, 55 MA 266 plakalı aracın müvekkili davalıya 18.04.2017-2018 tarihleri arasında zmms ile sigortalandığını ancak sorumluluğun sigortalının kusuru ve gerçek zarar ile sınırlı olduğunu beyanla, davanın külliyen reddini dilemiştir.
Hasar dosyası ile davacı …’e ait hasta dosyası celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır.
Kazaya sebebiyle davacılara rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığı SGK’dan sorulmuş olup, 27.12.2018 tarihli cevabi yaı ile, bu yönde bir ödeme yapılmadığı bildirilmiştir.
Kazaya ilişkin … Soruşturma sayılı dosyasının şikayet yokluğundan KYOK ile sonuçlandığı ve kararın kesinleştiği görülmüştür.
Mahkememizce alınan kusur bilirkişi raporunda özetle: Kazanın gerçekleşmesinde sigortalı araç sürücüsünün %90 oranında asli ve davacı …’in ise %10 oranında tali kusurlu olduğu mütala edilmiştir.
Mahkememizce alınan 13.06.2019 ve 06.01.2020 tarihli doktor bilirkişi raporunda özetle: davacı … tarafından yapılan 344-TL tutarındaki tedavi giderinin SGK’nın sorumluluğunda olduğu, estetik amaçlı operasyona ilişkin olduğu 4 adet fatura toplamı 7.000-TL’nin SGK’nın sorumluluk alanı dışında kaldığı mütala edilmiştir.
Tedavi gideri olarak yapıldığı belirtilen 4 adet faturaya konu estetik amaçlı operasyonun davaya konu kaza ile ilgisinin bulunup bulunmadığı konusunda aynı doktor bilirkişiden alınan 13.12.2020 tarihli raporda özetle: Davacının kazadan bir gün sonra yaptığı başvurusunda nasal kemikte kırık tespit edildiği ve hakkında basit tıbbi müdahale ile iyileşir, iş gücü kaybı oluşturmaz şeklinde adli rapor düzenlendiği, 23.05.2018 tarihli başvurusunda ise burunda eğrilik tespit edilip estetik amaçlı operasyon önerildiği, kaza ile davacının geçirdiği estetik amaçlı operasyon arasında illiyet bulunduğu mütala edilmiştir.
Davacı vekili bedel artırım dilekçesi ile özetle: Davacı … hakkındaki dava değerini 7.000-TL’ye artırdığını bildirmiş ve bu tutarın ihbar tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte tazminini talep etmiştir.
Bilirkişi raporları ile bedel artırım dilekçesi davalı vekiline tebliğ edilmiştir.
Dava, trafik kazası sebebiyle oluşan tedavi gideri zararı ile hukuksal yardım sebebiyle oluşan zararın tazminine ilişkindir.
Davacı vekili dava dilekçesi ile, davacı …’in 20.12.2017 tarihli trafik kazası sebebiyle oluşan tedavi gideri zararlarının ve ayrıca davacılara soruşturma evresinde yapılan hukuksal yardım sebebiyle oluşan zararın tazminini talep etmiş, tedavi gideri zararı hakkındaki talep miktarını bedel artırım dilekçesi ile artırmış ve hukuksal yardım sebebiyle oluşan zarara yönelik taleplerini de 26.11.2020 tarihli dilekçesi ile açıklamıştır. Davalı vekili ise davanın reddini dilemiştir.
Burada öncelikle davalı vekilinin 2918 sayılı KTK m. 97’deki başvuru şartının gerçekleşmediğine dair dava şartı itirazının incelenmesi gerekmekte olup; davanın ikamesinden evvel 29.11.2018 tarihinde davalıya müracaat edildiği ancak bir kısım eksiklikler gerekçe gösterilerek ödeme yapılmadığı ve zararın 15 günlük yasal süre içinde karşılanmadığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Buna göre, davalı sigorta şirketinin isteminin davacının haklarının sürüncemede kalmasına yol açacak nitelikte olduğu ve bu sebeple başvurunun sonuçsuz kaldığının kabulü gerektiği açıktır (Bkz: İzmir BAM 11. HD.nin 04.05.2017 tarih ve 645/464 sayılı kararı). Bu halde, davalı vekilinin bu yöne ilişkin itirazı yerinde değildir.
Davalı vekilinin yetki itirazına gelince; 6100 sayılı HMK’nın haksız fiillerde yetkiyi düzenleyen 16. maddesine göre; “Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir.” Bir dava için birden fazla (genel ve özel) yetkili mahkeme varsa, davacı, bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Eldeki davada, hem davacıların yerleşim yeri hem de davaya konu kazanın gerçekleştiği yer Samsun olduğuna göre davanın mahkememizde ikame edilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur; davalı vekilinin yetki itiraz yerinde değildir.
Toplanan delillerden, davaya konu kazanın davacı …’in sevk ve idaresindeki 55 GN 808 plakalı araç ile davalıya zmms ile sigortalı 55 MA 266 plakalı aracın çarpışması şeklinde gerçekleştiği ve kazada …’in kullandığı araçta yolcu olarak bulunan …’in yaralandığı, kazanın %90 oranında sigortalı araç sürücüsünün ve %10 oranında davacı …’in kusuru ile gerçekleştiği anlaşılmaktadır.
Davacı …’in aracın ön yolcu koltuğunda oturduğu ve çapmanın etkisi ile nasal kemikte kırık oluştuğu, bu durumun kazadan bir gün sonra hastaneye gittiğinde anlaşıldığı, kazadan yaklaşık beş ay sonra yeniden hastaneye müracaatında burnunda eğrilik tespit edildiği ve önceki görüntüsüne kavuşmak için estetik operasyon geçerdiği, operasyon ile kaza arasında illiyet bulunduğu, bu kapsamda 7.000-TL masraf yaptığı ve bu masrafın SGK tarafından karşılanmadığı görülmektedir. Davacı vekili, ne dava ne de bedel artırım dilekçesinde müteselsil tazmin talebinde bulunmuş olup, bu durumda sigorta şirketinin sorumluluğu sigortalısının kusuruna göre belirlenecektir. Sigortalı araç sürücüsünün %90 ve davacı …’in %10 kusurlu olduğu saptandığına göre, sigorta şirketinin sorumluluğu 6.300-TL ile sınırlıdır.
Bununla birlikte, aracın ön yolcu koltuğunda oturan davacı …’in çarpmanın etkisi ile nasal kemiği kırılmış olmasından, seyir esnasında emniyet kemeri takmadığı anlaşılmaktadır. Bu halde, davacının müterafik kusurunun bulunduğu değerlendirilmeli ve tazminat tutarından %20 oranında hakkaniyet indirimine gidilerek 5.040-TL tazminata hükmedilmelidir.
Davacıların hukuksal koruma teminatı kapsamında ileri sürdükleri tazminat taleplerine gelince; zmms poliçesinde “hukuksal koruma” teminatı bulunmakta olup, limiti 10.000-TL olarak belirlenmiştir. Poliçenin “hukuksal koruma teminatı” başlığı altında, vekalet/avukatlık ücretinin %20’sinin karşılanacağı, ancak ödenecek avukatlık ücretinin hiçbir şekilde dava tarihinde geçerli asgari ücret tarifesini aşamayacağı belirtilmiştir.
Eldeki davada, davacılar vekilince ibraz olunan 5.000-TL tutarını havi faturada, fatura konusu olarak akdi vekalet ücreti gösterilmiştir. Buna göre, davaya konu kazaya ilişkin … Soruşturma sayılı dosyasında davacılara hukuksal yardımda bulunulmuş ve avukatlık ücreti ücreti olarak 5.000-TL ödenmiş olup, ödenen tutarın %20’sine tekabül eden kısmı, yani 1.000-TL’nin hukuksal koruma teminatı kapsamında davacılara ödenmesi gereklidir. Bu sebeplerle, bu yöne ilişkin davanın kabulüne karar verilmiş, taleple bağlı kalınarak davacı … ile … yararına ayrı ayrı 25-TL, ve davacı … yararına 50-TL tazminata hükmedilmiştir.
Bu tespit ve değerlendirmeler muvacehesinde, davacı …’in tedavi gideri hakkındaki davası kısmen kabul edilmiş, takdire bağlı indirim dışındaki reddedilen kısım (700-TL) nazara alınarak davalı yararına hükmedilecek vekalet ücreti belirlenmiştir. Yine, davacıların hukuksal koruma teminatı kapsamında ileri sürdükleri tazminat talepleri ayrı ayrı kabul edilmiştir.
Davalının, kendisine yapılan müracaattan 8 iş günü sonrasına tekabül eden 12.12.2018 tarihinde temerrüte düştüğü kabul edilmiş, sigortalı aracın ticari nitelikte minibüs olduğu nazara alınarak tedavi giderine ilişkin dava yönünden bedel artırım dilekçesindeki talep gibi reeskont faizine, hukuksal koruma teminatı kapsamında ileri sürülen tazminat talepleri yönünden ise dava dilekçesindeki talep gibi yasal faize hükmedilmiştir.
Davacılar arasındaki ihtiyari dava arkadaşlığı gözetilmiş, her bir davacı bakımından ayrı vekalet ücretine hükmedilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile;
i-5.065-TL’nin 12.12.2018 tarihinden itibaren işleyecek 25-TL’sinin yasal ve 5.040-TL’sinin reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı … …’a verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
ii-50-TL’nin 12.12.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı … …’a verilmesine,
iii-25-TL’nin 12.12.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı … …’a verilmesine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 351,11-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 153,73-TL’nin mahsubu ile bakiye 197,38-TL’nin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-Davacılar tarafından ödenen 153,73-TL’nin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
4-Davacılar tarafından yapılan toplam 1.684,30-TL yargılama giderinden davanın kabul-ret oranına göre belirlenen 1.518,24-TL’nin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, bakiye kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına,
5-Davacılar, davayı vekil marifetiyle takip ettiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’ye göre belirlenen;
i-4.080-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı … …’a verilmesine,
ii-50-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı … …’a verilmesine,
iii-25-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı … …’a verilmesine,
6-Davalı, … … tarafından açılan davayı vekil marifetiyle takip ettiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’ye göre belirlenen 700-TL vekalet ücretinin davacı … …’dan alınarak davalıya verilmesine,
7-Gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
Dair; davacılar vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, 6100 sayılı HMK m. 341/2 gereğince KESİN olmak üzere karar verildi, anlatıldı.
22/02/2021

Katip
¸

Hakim
¸

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’nun 5’inci maddesi kapsamında e-imza ile imzalanmıştır.