Emsal Mahkeme Kararı İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/559 E. 2023/296 K. 26.04.2023 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.

T.C.
İSTANBUL
21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2019/559 Esas
KARAR NO : 2023/296
DAVA : Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkarmaya İlişkin)
DAVA TARİHİ : 26/09/2019
KARAR TARİHİ : 26/04/2023

Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkarmaya İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili 26/09/2019 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin mukim bulunduğu adreste şirket öncesi ruhsatsız bir şekilde Mehmet … tarafından oto yıkama faaliyetinin yapıldığını, şirketin kurulmasının ardından temsile yetkili müdürler … … … … ve eşi … … tarafından … Belediyesi’nden ruhsat alındığını, diğer ortak … …’ın teklifi üzerine işletme içerisinde toplamda 1.450.000,00 TL masrafın şirketin temsile yetkili müdürü ve ortağı … … … … ve eşi … … tarafından karşılanarak restoran ve nargile kafeye dönüşüm işleminin gerçekleştirildiğini, bu masrafların dışında 80.000,00 TL tutarında ek tadilatın yine şirketin temsile yetkili müdürü … … … … tarafından yapıldığını, toplamda 1.530.000,00 TL tutarında ödemenin şirketin temsile yetkili müdürü … … … … ve eşi … … tarafından karşılandığını, yapılan masraflar sonrasında …’in (%35 payına
göre) payına düşen tutarın 536.000,00 TL olduğunu ancak …’in 342.800,00 TL ödeme yaptığını, kalan 193.200,00 TL’yi ödemediğini, akabinde ödemenin yapılması için … 14. Noterliği’nin 19/08/2019 tarih … yevmiye numaralı ihtarnamesinin şirket yetkili müdürü … … … … tarafından muhatap …’e keşide edildiğini, davalının şirket ortağı olan … … … …’ı korkutmak ve şirketi mafya vari yöntemlerle ele geçirmek için restorantta çalışan garsonu vurdurtmak sureti ile korkutmaya çalıştığını, bu hususun … Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/… nolu soruşturma dosyasında mevcut olduğunu, şirket ortağı …’in sergilediği tutum ve davranışların güven ilişkisini sona erdirdiğini ve ortaklık ilişkisini çekilemez hale getirdiğini, 24/09/2019 tarihli Genel Kurul Kararı ile davalı …’in iş yerinde çalışan personele silahlı saldırı ve kuruluş sırasında yapılan tadilat vb. masrafları ödememesi sebebiyle ortaklıktan haklı neden dolayısı ile çıkarılması hususunda ortak … … (%30) ve ortak … … … …’ın (%35) oy birliği ile karar alındığını, 18/09/2019 tarihinde arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını beyanla, TTK 640/3 md. uyarınca şirket ortağı …’in haklı sebeple şirketten çıkarılmasını ve %35 oranındaki payının şirkete devredilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili 04/11/2019 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacının dava dilekçesinde öne sürdüğü iddiaların asılsız olduğunu, müvekkilinin herhangi bir borcunun olmadığını, şirketin bütün masraflarından … …’ın
sorumlu olacağının beyan ve kabul edildiğini, şirket hesabına yapılmış bir ödeme olmadığını, yapılan 342.800,00 TL’lik ödemenin müvekkilinin oğlu olan … … tarafından şirket ilişkilerinden bağımsız olarak icradan uygun fiyata araç alacağını söyleyen … …’ın ve sahibi olduğu hukuk bürosunda çalışan … … isimli sekreterin hesabına gönderildiğini, dekontların açıklama kısmına “icradan uygun fiyata araç satın alma işlemleri içindir” yazıldığını, ayrıca … …’ın araç alımı için Ankara’ya gitme gerekçesiyle müvekkilinin oğluna uçak bileti aldırdığını, ancak uçuşların hiçbirinin gerçekleşmediğini, bu konu ile alakalı whatsapp yazışmalarının da
olduğunu, defalarca paranın iadesinin istenildiğini ancak iade edilmediğini, müvekkilinin oğlu … …’in dolandırıldığını düşündüğünü ve savcılığa başvurduğunu, bu başvurunun ardından … …’ın işbu davaya konu ihtarnameyi gönderdiğini, gönderilen ihtarnameye müvekkilinin … Noterliği’nin … nolu 22/08/2019 tarihli cevabi ihtarnamesi ile şirkete yönelik hiçbir borcun bulunmadığı, ödenen paranın şirketin ilişkileri ile alakalı olmadığı, dekontlardan da farklı bir sözleşme için gönderildiğini açıkça ifade ettiğini, müvekkilinin şirkete hiçbir borcunun bulunmadığını, aksine … …’dan alacaklı olduğunu, işletme hakkının kiraya
verilmesi sözleşmesinden kaynaklı alacağın varlığı nedeniyle müvekkili tarafından icra takibi yapıldığını, … … tarafından icra takibine itiraz edildiğini, ortaklığın çekilmez hale getirilmesinin sorumlularının … … ve eşi … … olduğunu, tadilatla ilgili bir alacak-borç ilişkisi olsa idi 15.09.2018 tarihli “İşletme Hakkının Kiraya Verilmesi Sözleşmesi” nde olması gerektiğini, mafya vari yöntemler kullandığı iddiasının asılsız olduğunu, müvekkilinin değil, aksine … …’ın güven ilişkisini tamamen ortadan kaldıran davranış ve tutum içinde olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Tarafların dayandığı belgeler dosyamız arasına alınmıştır.
… Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/… ve 2019/… soruşturma sayılı dosya örnekleri celbedilip incelenmiştir.
Davacının ticari kayıtları celbedilip incelenmiştir.
Davacı şirketin ortaklarından olan davalının %35, … …’in %30, … … …’ın %35 oranında ortak olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce seçilen mali müşavir bilirkişi … , nitelikli hesap uzmanı bilirkişi … ile lokanta işletmecisi … 12/01/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle; “şirketin yılsonu bilançosunun incelenmesi sonucunda ortaklığın kurulması öncesi yapılmış olan sözleşmeler kapsamında belirlenen tadilat işlemlerinin sözleşmeye uygun olarak yapıldığı ve yapılan harcamaların şirket hesaplarına uygun olarak intikal ettiğini, şirket kuruluşunda belirlenen sermaye tutarının yapılması gereken şirket faaliyetlerine istinaden düşük tutulması nedeniyle şirket aktifleri şirket borçlarını ödemeye yetmediğinden, şirket borçlarının %90’ının şirket ortağı … …
… …’ın tadilatlardan kaynaklanan alacağı olduğu ve bu sebeple şirketin borca batık olduğunu, Şirket yönetim organlarınca 6102 sayılı yasanın 376. maddesi ve bu maddeye bağlı tebliğin usul ve esaslarına göre işlem yapmaları gerektiğini, davalı …’in … Ticaret Ltd. Şti.’ne ait sermaye payının Beheri 1.000,00 TL olan 7 adet paydan oluşan 7.000,00 TL olduğunu, bu payın 1.750,00 TL’sını ödediği, henüz ödenmemiş 5.250,00 TL sermaye borcu olduğunu, davalı …’in şirkete yapılan tadilat masraflarından dolayı herhangi bir borcu olmadığını, ancak şirketin borca batık olması nedeniyle Davalı …’in ortaklıktan çıkarılması durumunda hisse payının ticari değer taşımadığını” mütalaa etmişlerdir.
Davalı tarafından, şirket müdürü … … … …’ın eşi … aleyhinde …. İcra müdürlüğü nezdinde 95.000,00TL alacak için takip yaptığı ve itiraz üzerine …. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/… Esas dosyasında itirazın iptali davası açıldığı anlaşılmıştır.
Davalı tarafından, şirket müdürü … … … …’ aleyhinde, Ortaklar Arasındaki İşletme Kirasına ilişkin sözleşmeye dayalı 15/09/208-05/09/2019 arası için …. İcra müdürlüğü nezdinde 68.521,00TL alacak için takip yaptığı ve itiraz üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.
Davalı tarafından, … Hukuk Bürosu (… …) aleyhinde, …. İcra müdürlüğü nezdinde 248.800,00TL alacak için takip yaptığı anlaşılmıştır.
Davalının oğlu olan … …’in … … ödemeler gönderdiği, bunların biri otopark yediemin ücreti, üç tane de araç için gönderdiğine dair Whatsapp yazışmaları olduğu görülmüştür.
Davalı ile diğer ortaklar arasında yapılan ortaklık sözleşmesine göre, davalının masraflardan sorumlu olmayacağı, işyerinin tadilat ve dönüştürülmesi için masraftan davalının sorumsuz tutulduğunun kararlaştırıldığı anlaşılmıştır.
Tarafların bildirdiği soruşturma dosyalarının örnekleri getirtilip incelenmiş ve … Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/… nolu soruşturma dosyasının derdest olduğu, davalı hakkındaki şikayetten müştekinin vazgeçtiği anlaşılmış ve bekletici mesele yapılmıştır.
Davacı tarafın ısrarlı talepleri üzerine, … Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/… nolu soruşturma dosyasının bekletici mesele yapılması talebinden vazgeçilmiş ve taraflar duruşmaya davet edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, davacı şirket ortağı olan davalının ortaklıktan çıkarılmasına ilişlkindir.
Davacı, ortaklıktan çıkarma gerekçesi olarak, davalının şirkete olan borçlarını ödememesi ve şirket çalışanının vurulması olayında azmettirici olması olarak göstermiştir.
Davacı, sermaye ödeme taahhüdüne aykırılık nedenine değil, tadilat borcuna dayanmış ise de, 15.09.2018 tarihli “İşletme Hakkının Kiraya
Verilmesi Sözleşmesi” sözleşmesinde davalı muaf tutulduğundan, bu iddiasına mahkememizce itibar edilmemiştir.
Davacının, kasten yaramala iddiasına dair iddiasının incelenmesinde ise, bu konuda davalıyı haksız ve azmettirici gösterir bir delil olmadığı, bu konudaki yargılamanın derdest olduğu ve mahkumiyet hükmünün bulunmadığı, davacının ısrarla bu soruşturma dosyasının bekletici mesele yapılmasından dönülmesini talep ettiği ve mahkememizce bu talep uyarınca mevcut delillere göre inceleme yapıldığında, iddianın sabit olmadığı kanaatine varılmıştır.
Davacının, dayandığı her iki çıkarma gerekçesinin de sabit olmadığı ve dava haksız olduğu vicdani kanaate varıldığından, sübuta ermeyen davanın reddine karar vermek gerektiği anlaşılmış ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
Davacının davasının, sübuta ermediğinden REDDİNE,
Alınması gerekli 179,90TL karar harcının davacının peşin yatırdığı 44,40 TL harçtan mahsubu ile ‬ 135,50‬TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Kallanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesi halinde ödeyen tarafa iadesine,
Dava açılmadan evvel sonradan haksız çıkan taraftan alınmak üzere suç üstü ödeneğinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.’ne göre 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
İlişkin gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek bir dilekçe ile … Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 26/04/2023

Başkan …
e-imzalıdır
Üye …
e-imzalıdır
Üye …
e-imzalıdır
Katip …
e-imzalıdır