Danıştay Kararı 2. Daire 2021/1196 E. 2023/266 K. 19.01.2023 T.

Danıştay 2. Daire Başkanlığı         2021/1196 E.  ,  2023/266 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/1196
Karar No : 2023/266

DAVACI : …

DAVALILAR : 1- …
2- … Bakanlığı
VEKİLİ : I. Hukuk Müşaviri Yrd. …
3- … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …

DAVANIN KONUSU : Davanın açıldığı tarihte 4. sınıf emniyet müdürü olarak görev yapmakta olan davacı tarafından;
10/05/2015 günlü, 29351 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik’in,
a) 4. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendinin,
b) 9. maddesinin,
c) 12. maddesinin 1. fıkrasının,
ç) 20. maddesinin 1. fıkrasının,
d) 20. maddesinin 3. fıkrasının,
e) 27. maddesinin,
f) 28. maddesinin,
g) 29. maddesinin,
h) 31. maddesinin iptali istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI :
Davacı tarafından; Yönetmelik’in dava konusu 4. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendinde yer alan tanımın objektiflikten uzak olduğu,
Davalı idarece liyakat ilkesine uygun işlem yapılmadığı,
Yönetmelik’in dava konusu 9. maddesinde yer alan düzenlemeyle bekleme sürelerinin kısaltıldığı, alt rütbelerde bekleme sürelerinin kısalması nedeniyle hiyerarşinin bozulduğu,
Yönetmelik’in 12. maddesinin 1. fıkrasının (c) beninde terfi için yazılı ve sözlü sınavda başarılı olma şartının arandığı, her rütbeye terfi için sınav şartı bulunmasının kamu personel rejiminde başka örneğinin olmadığı,
Yönetmelik’in 27 ve 28. maddelerinde yazılı ve sözlü sınav düzenlemelerine yer verildiği, bu durumun kazanılmış haklarını ihlal ettiği,
2015 yılı rütbe terfi sözlü sınavlarında Yönetmelik’in 28. maddesinin 3. fıkrasında yer alan kriterlere göre değerlendirme yapılmadığı, sınava giren birçok personel bu kriterlere uygun olduğu halde başarısız sayıldığı,
Yönetmelik’in 29. maddesinin 1. fıkrasında yer alan düzenlemeyle rütbe terfilerde sözlü sınavın tek belirleyici olduğu, bu durumun objektifliği ortadan kaldırdığı,
Yönetmelik’in 31. maddesinde yer alan düzenlemeyle yazılı sınava itiraz hakkı tanınmışken sözlü sınava tanınmamasının Anayasa’nın 125. maddesine aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

DAVALI İDARELERİN SAVUNMALARI :
… (kapatılan …) ve … Bakanlığı tarafından; dava konusu Yönetmelik’in üst norm niteliğindeki 3201 sayılı Kanun’a uygun olarak düzenlendiği, Yönetmelik’te rütbe terfi için yazılı ve sözlü sınavda başarılı olma şartının arandığı, kamu yararı ve hizmetin gereği olarak sözlü sınavda 50 puan barajının getirilmesinin adayların lehine olduğu, dava konusu düzenlemelerde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek davanın reddi gerektiği savunulmuştur.
… Genel Müdürlüğü tarafından; dava konusu Yönetmelik’in üst norm niteliğindeki 3201 sayılı Kanun’a uygun olarak düzenlendiği, Yönetmelik’te rütbe terfi için yazılı ve sözlü sınavda başarılı olma şartının arandığı, kamu yararı ve hizmetin gereği olarak sözlü sınavda 50 puan barajının getirilmesinin adayların lehine olduğu, dava konusu düzenlemelerde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek hukuki dayanaktan yoksun olan davanın reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik’in 20. maddesinin 3. fıkrası, 28. maddesinin 1 ve 3. fıkraları ve 29. maddesinin 1. fıkrası yönünden karar verilmesine yer olmadığına; anılan Yönetmelik’in dava konusu diğer düzenlemeleri yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : 4. Sınıf Emniyet Müdürü olarak görev yapan davacı tarafından, 10/05/2015 tarih ve 29351 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin 4-(1)-h maddesinin, 9. maddesinin, 12-(1) maddesinin, 12-(1)-c maddesinin, 20-(1) maddesinin, 20-(3) maddesinin, 27. maddesinin, 28. maddesinin, 29. maddesinin ve 31. maddesinin iptali istemiyle açılmıştır.
05/05/2016 günlü, 29703 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile dava konusu Yönetmeliğin 28. Maddesinin 1. ve 3. fıkraları değiştirilerek yeniden düzenlenmiş, 29. maddesinin 1. fıkrası da yürürlükten kaldırılmış olduğundan bu maddelere ilişkin olarak iptal istemleri hakkında karar verilmesine yer bulunmamaktadır.

Dava konusu Yönetmeliğin iptal istemine konu diğer maddelerine gelince:
– Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin tanımlar başlıklı 4. maddesinin (1)-(h) bendinde: Liyakatin, personelin bir üst rütbedeki görevlerin gereklerini yerine getirebilme niteliğini ifade edeceği belirtilmiştir. Bu tanımlama; sicil, eğitim, ödül ve ceza gibi durumlar dikkate alınarak ehliyet ve layık olmaya ilişkin değerlendirmeyi içeren kapsayıcı bir tanımlama olup üst normlara ve hukuka aykırı bir durum içermediği düşünülmektedir.
– İptal istemine konu Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin 9. maddesinde: Polis amirlerinin rütbe ve meslek derecelerinde zorunlu en az bekleme süreleri gösterilmiştir. Bu husus, dava konusu Yönetmeliğin dayanağı olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu’nun terfi ve atama başlıklı 55. maddesinde düzenlenmiş ve maddede rütbelerde ve meslek derecelerinde zorunlu en az bekleme sürelerine rütbe sırası ile yer verilmiştir. Bu hali ile Kanunun tekrarı mahiyetinde olan Yönetmelik hükmünde üst hukuk normlarına ve hukuka aykırı bir durumun bulunmadığı anlaşılmaktadır.
– Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin 12. maddesinde: Polis amirlerinin üst rütbeye terfiinin Merkez veya Yüksek Değerlendirme Kurulunda görüşülebilmesi için bu Yönetmeliğe uygun olarak yapılacak yazılı ve sözlü sınavda başarılı sayılması koşulu aranmıştır. Kamu personel rejiminde mesleki bilgi, yetenek ve beceri derecesini anlamanın başka bir anlatımla liyakati sağlamanın en temel araçlarından birisi; yazılı ve sözlü sınavdır. Personel seçimi ve yükselme sınavlarında genellikle başvurulan bir yöntem olan yazılı ve sözlü sınavın, polis amirlerinin üst rütbeye terfiinde de bir koşul olarak öngörülmesinde personel hukuku ilkelerine aykırı bir durum söz konusu değildir. Kaldı ki, dava konusu Yönetmeliğin dayanağı olan 3201 sayılı Kanunun 55. maddesinde de bu husus düzenlenmiş ve Kurullarda personelin rütbe terfiinin görüşülebilmesi için; yapılacak yazılı ve sözlü sınavda başarılı olunması koşulu aranmıştır.
– Dava konusu Yönetmeliğin 20. maddesinde: Merkez ve Yüksek Değerlendirme Kurullarının, terfi edecek personel hakkında; bulunduğu rütbedeki performans değerlendirme, başarı ve üstün başarı belgesi bilgilerini; mesleki bilgi, beceri ve davranışları ile geçmiş hizmetlerini; bulunduğu rütbede affa uğramış olsa bile, adli mercilerce verilen cezalar ile disiplin cezalarını, soruşturma ve kovuşturma bilgilerini; sınavlar sonucunda elde ettiği başarı durumlarını liyakat koşullarına göre değerlendirerek, edinecekleri kanaate göre oy çokluğu ile karar verecekleri; liyakatli olduğu değerlendirilen personel hakkında, terfi edeceği rütbede boş kadro bulunması halinde “Terfi eder”, boş kadro bulunmaması halinde, “Kadrosuzluk nedeniyle terfi etmez” kararı verecekleri; bir üst rütbeye terfi etmek için yetersiz görülen personel hakkında ise “Terfi etmez” kararı verileceği kurala bağlanmıştır.
Anılan düzenlemede terfi edecek personelin mesleki bilgi ve becerileri yanında ödül, ceza, başarı belgeleri, hakkında herhangi bir adli ya da idari soruşturma bulunup bulunmadığı, sınavlar sonucunda elde ettiği başarı puanı gibi nesnel ölçütler dikkate alınarak durumunun değerlendirmesinde personel hukuku ilkeleri ve hizmet gereklerine aykırı bir durum bulunmamaktadır. Öte yandan, kamu personel rejimimiz kadro esasına dayanmakta, kadrosuz personel çalıştırılmasına imkan bulunmamaktadır. Bu bağlamda, Merkez ve Yüksek Değerlendirme Kurullarının kadro durumunu dikkate alarak bir üst rütbeye terfi etme konusunda bir karar vermelerini düzenleyen Yönetmelik hükmünde hukuka ve hizmet gereklerine aykırı bir durumun bulunmadığı düşünülmektedir.
– Üst rütbeye terfi edecek personelin mesleki bilgi ve genel kültür düzeyini ölçmek üzere sınav komisyonlarınca yapılacak yazılı sınavda sorulacak soruların konuları ve oranlarını düzenleyen dava konusu Yönetmeliğin 27. maddesinde de üst hukuk normlarına ve hukuka aykırı bir durumun bulunmadığı anlaşılmaktadır.
– Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin 31. maddesinde yer alan: ”Yazılı sınav sonuçlarına, maddi hata bulunduğu iddiasıyla neticelerin ilanından itibaren en geç yirmidört saat içinde Polis Akademisi Başkanlığında oluşturulan sınav komisyonlarına doğrudan veya bu komisyona gönderilmek üzere kadrosundaki birimine yazılı itirazda bulunulabilir.
Sınav komisyonu, maddi hata olup olmadığını inceler ve sonucunu bir gün içinde duyurur.” ibaresine yönelik iptal istemi yönünden;
Hukukun genel ilkeleri çerçevesinde idare hatalı işlemini geri alabilir. Muhtemel bir hak kaybının önüne geçilebilmesi bakımından yazılı sınav evrakında maddi hata bulunduğu yolundaki iddiaların yirmi dört saat içerisinde sınav komisyonu tarafından incelenmesini öngören düzenlemede, mevzuata ve hukukun genel ilkelerine aykırı bir durum bulunmadığı düşünülmektedir.
Kaldi ki, dava konusu Yönetmelikte idarenin takdir yetkisini kullanarak sadece yazılı sınav sonuçlarına yönelik getirdiği itiraz yolunun genel dava açma hakkı öncesinde ilgiliye tanınmış bir başvuru yolu olduğu tartışmasızdır.
Açıklanan nedenlerle;10/05/2015 tarih ve 29351 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin;
– 28. maddesi ile 29. maddesinin iptali istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
– 4-(1)-h maddesinin, 9. maddesinin, 12-(1) maddesinin, 12-(1)-c maddesinin, 20-(1) maddesinin, 20-(3) maddesinin, 27. maddesinin ve 31. maddesinin iptali isteminin reddine,
Karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay (Kapatılan) Onaltıncı Dairesi tarafından Danıştay Başkanlık Kurulunun 01/08/2016 günlü, K:2016/32 sayılı kararının “Ortak Hükümler” kısmının 1. fıkrası uyarınca ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Danıştay Beşinci Dairesine, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından ise Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının “Ortak Hükümler” kısmının 6. fıkrası uyarınca ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Davanın açıldığı tarihte 4. sınıf emniyet müdürü olarak görev yapan davacı, 10/05/2015 günlü, 29351 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik’in 4. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendinin, 9. maddesinin, 12. maddesinin 1. fıkrasının, 20. maddesinin 1. fıkrasının, 20. maddesinin 3. fıkrasının, 27. maddesinin, 28. maddesinin, 29. maddesinin, 31. maddesinin iptali istemiyle bakılan davayı açmıştır.

İNCELEME VE GEREKÇE :
İLGİLİ MEVZUAT:
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın -davanın açıldığı tarihteki haliyle- 124. maddesinde, “Başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzel kişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla yönetmelikler çıkarabilirler.” hükmüne yer verilmiştir.
3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu’nun “Terfi ve Atama” başlıklı 55. maddesinin -davanın açıldığı tarihteki haliyle- 11. fıkrasında, “Kurullarda personelin rütbe terfiinin görüşülebilmesi için;
a) Bulunulan rütbelerdeki en az bekleme sürelerinin tamamlanması,
b) Bekleme süresi içindeki yıl sayısı kadar iyi veya çok iyi performans değerlendirme puanının alınması,
c) Yönetmeliğe uygun olarak yapılacak yazılı ve sözlü sınavda başarılı olunması,
d) Polis Akademisi Başkanlığınca için düzenlenecek yöneticilik ile ilgili hizmet içi eğitimde başarılı olunması,
şarttır.”;
18. fıkrasında, “Rütbe terfileri ve sınavlar ile meslek içi yöneticilik eğitim kursları, eğitim tarih ve süreleri ile değerlendirme kurullarının çalışmalarına ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle düzenlenir.” hükmü yer almaktadır.
Anılan Kanun’a dayanılarak Bakanlar Kurulunun 2015/7685 sayılı kararıyla kabul edilen ve 10/05/2015 günlü, 29351 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik’in -davanın açıldığı tarihteki haliyle-
“Kurul gündemine alınma şartları” başlıklı 12. maddesinde, “(1) Polis amirlerinin üst rütbeye terfiinin Merkez veya Yüksek Değerlendirme Kurulunda görüşülebilmesi için;
a) Bulunulan rütbe için öngörülen bekleme süresinin tamamlanmış olması,
b) Bulunulan rütbede, kurul gündemine alındığı tarih itibarıyla son performans puanı da dahil olmak üzere, zorunlu en az bekleme süresi kadar iyi veya çok iyi performans değerlendirme puanı alınmış olması,
c) Bu Yönetmeliğe uygun olarak yapılacak yazılı ve sözlü sınavda başarılı sayılması,
ç) Polis Akdemisi Başkanlığınca düzenlenecek yöneticilikle ilgili hizmetiçi eğitimde başarılı olunması,
d) Dördüncü Sınıf Emniyet Müdürlüğünden Üçüncü Sınıf Emniyet Müdürlüğü rütbesine terfi etmek için zorunlu ikinci bölge hizmetinin en az bir kez yapılmış veya halen bu bölge hizmetinin ifa ediliyor olması,
şarttır.
(2) 6/8/1992 tarihli ve 92/3393 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Hizmetleri Sınıfı Mensupları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin 23 üncü maddesinin yedinci fıkrası kapsamına girenler için birinci fıkranın (d) bendinde yer alan şart aranmaz.”;
“Sözlü sınav” başlıklı 28. maddesinde, “(1) Yazılı sınava giren adaylar, sicil numarası küçük olandan başlamak üzere sözlü sınava tabi tutulur.
(2) Sözlü sınav için oluşturulan komisyon üyeleri, sınava girecek personelden en az bir üst rütbede olmak zorundadır.
(3) Sözlü sınav komisyonları üst rütbeye terfi edecek personeli;
a) Bir konuyu kavrama ve ifade edebilme yeteneği,
b) Temsil ve maiyetindeki personelini sevk ve idare kabiliyeti,
c) Özgüveni, ikna kabiliyeti ve inandırıcılığı,
ç) Analitik düşünme, problem çözme ve doğru karar verebilme yeteneği,
d) Planlama, eşgüdüm ve denetim becerileri,
Konularında yüz tam puan üzerinden değerlendirir. Her üyenin vermiş olduğu puanların aritmetik ortalaması alınarak adayların sözlü sınav puanı tespit edilir.”;
“Sınav listelerinin düzenlenmesi” başlıklı 29. maddesinde; “(1) Başarı puanı, yazılı ve sözlü sınavlarda alınan puanların aritmetik ortalaması ile belirlenir. Başarılı sayılmak için sözlü sınavda en az elli puan almış olmak kaydıyla, yazılı ve sözlü sınav puanlarının aritmetik ortalamasının elli ve üstü olması şarttır.
(2) Sınav sonuçları Polis Akademisi Başkanlığının resmi internet sayfasında duyurulur.” düzenlemeleri yer almaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
I – DAVA KONUSU DÜZENLEMELERİN İNCELENMESİ:
10/05/2015 günlü, 29351 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik’in;
4. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendinin incelenmesi:
10/05/2015 günlü, 29351 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik’in “Tanımlar” başlıklı 4. maddesinin. 1. fıkrasının (h) bendinde, “Liyakat: Personelin bir üst rütbedeki görevlerin gereklerini yerine getirebilme niteliğini, … İfade eder.” hükmüne yer verilmiştir.
Anılan Yönetmelik’in 4. maddesinde tanımlara yer verildiği, dava konusu edilen (h) bendinde ise liyakatin tanımının yapıldığı, anılan tanıma bakıldığında terfi edecek personelin değerlendirme döneminde ve öncesinde gerekli niteliklere sahip olması gereğine vurgu yapıldığı, tanımın objektif bir niteliğe sahip olduğu, düzenleme yapma konusunda idarenin sahip olduğu takdir yetkisinin emniyet hizmetinin özelliğine uygun olarak kullanıldığı dikkate alındığında; Yönetmelik’in 4. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendinin üst norm olan 3201 sayılı Kanun’a uygun olduğu anlaşıldığından anılan düzenlemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
9. maddesinin incelenmesi:
10/05/2015 günlü, 29351 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik’in “Bekleme süreleri” başlıklı 9. maddesinde, polis amirlerinin rütbe ve meslek derecelerinde zorunlu en az bekleme süreleri tablo halinde her rütbe için ayrı ayrı gösterilmiştir.
Dava konusu düzenlemenin dayanağı olan 3201 sayılı Kanun’un 55. maddesinin 2. fıkrasında yer alan hükümle aynı nitelikte olması ve bu hükmü değiştiren veya daraltan bir niteliğinin bulunmadığı dikkate alındığında, Yönetmelik’in 9. maddesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.

12. maddesinin incelenmesi:
Her ne kadar davacı tarafından, dava dilekçesinde “12. maddenin ve 12. maddenin 1. fıkrasının (c) bendinin” şeklinde bir ifadeye yer verilmek suretiyle iptal isteminde bulunulmuş ise de davacının dava dilekçesinde belirttiği iddialar dikkate alındığında, anılan ifadenin “12. maddenin 1. fıkrasının (c) bendinin” iptali istemi olarak ele alınması ve incelemenin bu çerçevede yapılması gerektiği sonucuna varılmaktadır.
10/05/2015 günlü, 29351 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik’in “Kurul gündemine alınma şartları” başlıklı 12. maddesinde, “(1) Polis amirlerinin üst rütbeye terfiinin Merkez veya Yüksek Değerlendirme Kurulunda görüşülebilmesi için;
a) Bulunulan rütbe için öngörülen bekleme süresinin tamamlanmış olması,
b) Bulunulan rütbede, kurul gündemine alındığı tarih itibarıyla son performans puanı da dahil olmak üzere, zorunlu en az bekleme süresi kadar iyi veya çok iyi performans değerlendirme puanı alınmış olması,
c) Bu Yönetmeliğe uygun olarak yapılacak yazılı ve sözlü sınavda başarılı sayılması,
ç) Polis Akademisi Başkanlığınca düzenlenecek yöneticilikle ilgili hizmetiçi eğitimde başarılı olunması,
d) Dördüncü Sınıf Emniyet Müdürlüğünden Üçüncü Sınıf Emniyet Müdürlüğü rütbesine terfi etmek için zorunlu ikinci bölge hizmetinin en az bir kez yapılmış veya halen bu bölge hizmetinin ifa ediliyor olması, şarttır.
(2) 6/8/1992 tarihli ve 92/3393 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Hizmetleri Sınıfı Mensupları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin 23 üncü maddesinin yedinci fıkrası kapsamına girenler için birinci fıkranın (d) bendinde yer alan şart aranmaz.” kuralı yer almıştır.
Anayasa’nın 124. maddesi ile idarelere, kamu hizmetinin daha etkin ve verimli yürütülmesi amacıyla kendi görev alanlarını ilgilendiren konularda yönetmelik çıkarma ve bu yönetmeliklerde değişiklikler yapabilme yetkisinin verilmiş olduğu ve bu yönetmeliklerin Anayasa, yasa, tüzük ve hukukun genel ilkelerine aykırı hükümler içermemesi ve öngörülen biçim ve yetki koşullarına uyularak çıkarılması dışında, söz konusu düzenleme yetkisinin kullanılmasında kamu hukuku yönünden herhangi bir engel bulunmadığı açıktır.
Dava konusu Yönetmelik’in 12. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde, ilgililerin terfi değerlendirmesine tabi tutulabilmeleri için yazılı ve sözlü sınavda başarılı olma şartının arandığı görülmektedir. 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu’nun 55. maddesinin 11. fıkrasının (c) bendi uyarınca, yazılı ve sözlü sınavda başarılı olmanın kurullarda personelin üst rütbeye terfisinin görüşülebilmesi için aranan şartlardan olduğu dikkate alındığında, Yönetmelik’in 12. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan düzenlemenin üst norm olan 3201 sayılı Kanun’da yer alan düzenlemeyle aynı nitelikte olduğu görülmektedir.
Bu durumda, Yönetmelik’in 12. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde hukuka aykırılık görülmemiştir.

20. maddesinin 1. fıkrasının incelenmesi:
10/05/2015 günlü, 29351 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik’in “Merkez ve Yüksek Değerlendirme Kurullarının değerlendirme ve karar usulü” başlıklı 20. maddesinin 1. fıkrasında, “Merkez ve Yüksek Değerlendirme Kurulları, terfi edecek personel hakkında;
a) Bulunduğu rütbedeki performans değerlendirme, başarı ve üstün başarı belgesi bilgilerini,
b) Mesleki bilgi, beceri ve davranışları ile geçmiş hizmetlerini,
c) Bulunduğu rütbede, affa uğramış olsa bile, adli mercilerce verilen cezalarını,
ç) Bulunduğu rütbede, affa uğramış olsa bile, verilen disiplin cezalarını,
d) Hakkında devam etmekte olan soruşturma ve kovuşturma bilgilerini,
e) Bu Yönetmelikte belirtilen sınavlar sonucunda elde ettiği başarı durumlarını, dikkate alarak belirleyecekleri liyakat koşullarına göre değerlendirerek, edinecekleri kanaate göre oy çokluğu ile karar verirler.” kuralı yer almıştır.
Yönetmelik’in 20. maddesinin 1. fıkrasında, Merkez ve Yüksek Değerlendirme Kurullarının terfi edecek personeller hakkında belirtilen değerlendirme kriterlerini dikkate alarak belirleyecekleri liyakat koşullarına göre karar verecekleri öngörülmüş olup, üst norm olan 3201 sayılı Kanun’un 55. maddesinin rütbe terfileri ile ilgili kuralları bir bütün halinde dikkate alındığında, söz konusu düzenlemenin dayanağı olan Kanun hükmüne uygun olarak belirlenmiş olduğu, rütbe terfileri bakımından herhangi bir hak kısıtlanmasının söz konusu olmadığı, üst norm olan Kanun hükümlerini aşan nitelikte bir yönünün bulunmadığı anlaşıldığından, dava konusu düzenlemede hukuka aykırılık görülmemiştir.

20. maddesinin 3. fıkrasının incelenmesi:
10/05/2015 günlü, 29351 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik’in “Merkez ve Yüksek Değerlendirme Kurullarının değerlendirme ve karar usulü” başlıklı 20. maddesinin 3. fıkrasında, “Liyakatli olduğu değerlendirilen personel hakkında; terfi edeceği rütbede boş kadro bulunması halinde “Terfi eder.”, boş kadro bulunmaması halinde “Kadrosuzluk nedeniyle terfi etmez.” kararı verilir. Bir üst rütbeye terfi etmek için yetersiz görülen personel hakkında ise “Terfi etmez.” kararı verilir.” kuralı yer almakta olup, anılan düzenlemenin, 28/05/2020 günlü, 31138 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 27/05/2020 günlü, 2581 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’in 10. maddesiyle değiştirildiği görüldüğünden, bu isteme yönelik olarak davanın konusuz kaldığı anlaşılmıştır.
Bu itibarla, davacının iptalini talep ettiği düzenleme yürürlükte olmadığından, düzenlemenin iptaline ilişkin istem hakkında karar verilmesine yer bulunmamaktadır.

27. maddesinin incelenmesi :
10/05/2015 günlü, 29351 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik’in “Sınav komisyonlarının teşkili” başlıklı 27. maddesinde, “(1) Üst rütbeye terfi edecek personelin mesleki bilgi ve genel kültür düzeyini ölçmek üzere yapılacak yazılı sınavlar, Polis Akademisi Başkanlığınca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde sınav komisyonlarınca yapılır.
(2) Yazılı sınavda sorulacak soruların konuları ve oranları aşağıda belirtilmiştir:
a) Polis meslek mevzuatı %40.
b) Ceza muhakemesi ve ceza hukuku %10.
c) Anayasa hukuku %10.
ç) İdare hukuku ve idari yargı %10.
d) Atatürk ilkeleri ve inkılap tarihi %10.
e) İnsan hakları %10.
f) Genel kültür %10.
(3) Yazılı sınav yüz tam puan üzerinden değerlendirilir. Yazılı sınav sonuçları adaylara duyurulur.” kuralına yer verilmiştir.
Aktarılan düzenleme ile üst rütbeye terfi edecek personelin mesleki bilgi ve genel kültür düzeyini ölçmek üzere yapılacak yazılı sınavlara ilişkin temel kriterlerin belirlendiği, emniyet hizmetlerinin kamu düzeni ve güvenliğin sağlanması açısından taşıdığı önem dikkate alındığında, mevzuat hükümlerini uygulayarak kendisine verilen görevleri yerine getirmekle yükümlü olan bir emniyet mensubunun, üst rütbeye terfisi için, polis meslek mevzuatının yanı sıra hukuk, insan hakları, Atatürk ilkeleri ve inkılap tarihi ile genel kültür konularında da belli oranda bilgi birikimine sahip olması gerektiği, nitekim ülkemizde yapılan ve görevde yükselme niteliği taşıyan tüm sınavlarda da benzer bir sistemin uygulandığı, idarenin bu tür sınavlarda sorulacak soruların konularını ve oranlarını belirlemede takdir yetkisine sahip olduğunun kabulü gerektiği, bu bakımdan, dava konusu edilen Yönetmelik maddesinin, hizmetin en iyi şekilde ve en uygun kişiler eliyle yürütülmesinin sağlanması amacıyla ve mesleğin gerekleri gözetilerek düzenlendiği görüldüğünden, kamu yararı, hizmet gerekleri ile üst hukuk normlarına uygun olarak hazırlanan Yönetmelik düzenlemesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

28. maddesinin 1. fıkrasının incelenmesi:
10/05/2015 günlü, 29351 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik’in “Sözlü sınav” başlıklı 28. maddesinin 1. fıkrasında, “Yazılı sınava giren adaylar, sicil numarası küçük olandan başlamak üzere sözlü sınava tabi tutulur.” kuralına yer verilmiş olup, Danıştay Beşinci Dairesinin 20/06/2018 günlü, E:2016/24760, K:2018/15074 sayılı kararıyla anılan düzenlemede yer alan “Yazılı sınava giren adaylar, …” ibaresinin “…3201 sayılı Kanun’da emniyet personelinin rütbe terfiinin görüşülebilmesi için liyakat ve kariyer ilkelerinin gereği olarak “yazılı sınavda başarılı olma” şartının aranması karşısında, anılan yasal düzenlemeye aykırı olarak, yazılı sınava katılan adayların tamamının herhangi bir başarı kriteri aranmadan sözlü sınava çağrılmasına ilişkin uyuşmazlık konusu düzenlemede ilgili Kanun hükmüne uyarlık bulunmamaktadır.” gerekçesiyle iptal edildiği, anılan kararın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 25/11/2020 günlü, E:2019/179, K:2020/2522 sayılı kararıyla onandığı ve iptal kararının kesinleştiği görüldüğünden, anılan düzenleme yönünden bu davada yeniden bir karar verilmesine gerek görülmemiştir.

28. maddesinin 2. fıkrasının incelenmesi :
10/05/2015 günlü, 29351 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik’in “Sözlü sınav” başlıklı 28. maddesinin 2. fıkrasında, “Sözlü sınav için oluşturulan komisyon üyeleri, sınava girecek personelden en az bir üst rütbede olmak zorundadır.” kuralına yer verilmiştir.
Anılan düzenlemede sözlü sınav için oluşturulan komisyon üyelerinin sınava girecek personelden en az bir üst rütbede olmak zorunda olduğu kuralına yer verildiği, söz konusu düzenleme uyarınca sözlü sınava çağrılan adayların yeterliliğinin tespiti amacıyla yapılan sınavda görevlendirilen personelin sınava girenlere göre daha üst rütbede olmasının, sınava girecek personelin objektif değerlendirilmesi bakımından memur güvencesine hizmet ettiği gibi değerlendirmeyi yapacak personel açısından da kariyer ve liyakat ilkelerine uygun olduğu sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, idarenin 3201 sayılı Kanun’un 55. maddesinin 11. fıkrasının (c) bendi uyarınca kendisine verilmiş olan sözlü sınav yapma görev ve yetkisini yerine getirebilmesi amacıyla anılan Kanun’a uygun olarak yönetmelikle düzenleme yapma konusunda takdir yetkisi bulunmakta olup, bu kapsamda söz konusu Yönetmelik hükmü ile sınava girenlere göre daha üst rütbedeki kişilerin sınavda görevlendirilmesi öngörülmek suretiyle takdir yetkisinin objektiflik ilkesine uygun olarak kullanıldığı anlaşılmıştır.
Bu nedenle, Yönetmelik’in 28. maddesinin 2. fıkrasında hukuka aykırı bir yön bulunmamaktadır.

28. maddesinin 3. fıkrasının incelenmesi:
10/05/2015 günlü, 29351 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik’in “Sözlü sınav” başlıklı 28. maddesinin 3. fıkrasında, “(3) Sözlü sınav komisyonları üst rütbeye terfi edecek personeli; a) Bir konuyu kavrama ve ifade edebilme yeteneği, b) Temsil ve maiyetindeki personelini sevk ve idare kabiliyeti, c) Özgüveni, ikna kabiliyeti ve inandırıcılığı, ç) Analitik düşünme, problem çözme ve doğru karar verebilme yeteneği, d) Planlama, eşgüdüm ve denetim becerileri, konularında yüz tam puan üzerinden değerlendirir. Her üyenin vermiş olduğu puanların aritmetik ortalaması alınarak adayların sözlü sınav puanı tespit edilir.” kuralına yer verilmiş olup, Danıştay Beşinci Dairesinin 20/06/2018 günlü, E:2016/24760, K:2018/15074 sayılı kararıyla anılan düzenlemenin “…dava konusu Yönetmelik’in dayanağı olan Yasa hükmünde açıkça “sözlü sınav” şeklinde yapılan düzenlemeye uygun olarak Yönetmelik’in 28. maddesinin başlığında da “sözlü sınav” ibaresine yer verildiği halde madde içeriğinde sadece mülakata yönelik değerlendirmelere yer verilmiş olup, sözlü sınavının amacı olan bilgi ölçmeye yönelik hususlara yer verilmediğinden anılan maddenin 3. fıkrasında eksik düzenleme nedeniyle hukuka uyarlık bulunmamaktadır.” gerekçesiyle iptal edildiği, anılan kararın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 25/11/2020 günlü, E:2019/179, K:2020/2522 sayılı kararıyla onandığı ve iptal kararının kesinleştiği görüldüğünden, anılan düzenleme yönünden bu davada yeniden bir karar verilmesine gerek görülmemiştir.

29. maddesinin 1. fıkrasının incelenmesi :
Her ne kadar davacı tarafından, dava dilekçesinde “29. maddenin” şeklinde bir ifadeye yer verilmek suretiyle iptal isteminde bulunulmuş ise de davacının dava dilekçesinde belirttiği iddialar dikkate alındığında, anılan ifadenin “29. maddenin 1. fıkrasının” iptali istemi olarak ele alınması ve incelemenin bu çerçevede yapılması gerektiği sonucuna varılmaktadır.
10/05/2015 günlü, 29351 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik’in “Sınav listelerinin düzenlenmesi” başlıklı 29. maddesinin 1. fıkrasında; “Başarı puanı, yazılı ve sözlü sınavlarda alınan puanların aritmetik ortalaması ile belirlenir. Başarılı sayılmak için sözlü sınavda en az elli puan almış olmak kaydıyla, yazılı ve sözlü sınav puanlarının aritmetik ortalamasının elli ve üstü olması şarttır.” kuralı yer almakta olup, anılan düzenlemenin, 05/05/2016 günlü, 29703 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 11/04/2016 günlü, 2016/8770 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’in 2. maddesiyle yürürlükten kaldırıldığı görüldüğünden, bu isteme yönelik olarak davanın konusuz kaldığı anlaşılmıştır.
Bu itibarla, davacının iptalini talep ettiği düzenleme yürürlükte olmadığından, düzenlemenin iptaline ilişkin istem hakkında karar verilmesine yer bulunmamaktadır.

31. maddesinin incelenmesi :
10/05/2015 günlü, 29351 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik’in “Sınav sonuçlarına itiraz” başlıklı 31. maddesinde, “(1) Yazılı sınav sonuçlarına, maddi hata bulunduğu iddiasıyla neticelerin ilanından itibaren en geç yirmidört saat içinde Polis Akademisi Başkanlığında oluşturulan sınav komisyonlarına doğrudan veya bu komisyona gönderilmek üzere kadrosundaki birimine yazılı itirazda bulunulabilir.
(2) Sınav komisyonu, maddi hata olup olmadığını inceler ve sonucunu bir gün içinde duyurur.
” kuralına yer verilmiştir.
İdarenin takdir yetkisini kullanarak sadece yazılı sınav sonuçlarına yönelik olarak getirdiği itiraz yolunun, yazılı sınavdaki maddi hatalar nedeniyle meydana gelebilecek hak kayıplarının önüne geçilebilmesi bakımından ilgililere dava açma hakkı öncesinde tanınmış bir başvuru yolu olarak öngörülmüş olması, ayrıca yazılı ve sözlü sınav sonuçlarına karşı yargı yolunun da açık olması karşısında, sözlü sınav yönünden ilgililere itiraz hakkı tanınmaması yönünden Yönetmelik’in 31. maddesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. 10/05/2015 günlü, 29351 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik’in 4. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendinin, 9. maddesinin, 12. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinin, 20. maddesinin 1. fıkrasının, 27. maddesinin, 28. maddesinin 2. fıkrasının ve 31. maddesinin iptali istemi yönünden DAVANIN REDDİNE oybirliğiyle,
2. Anılan Yönetmelik’in 28. maddesinin 1 ve 3. fıkralarının iptali istemine ilişkin olarak oybirliğiyle, 20. maddesinin 3. fıkrası ile 29. maddesinin 1. fıkrasının iptali istemine ilişkin olarak oyçokluğuyla KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
3. Dava kısmen karar verilmesine yer olmadığı, kısmen dava ret ile sonuçlandığından aşağıda dökümü yer alan …-TL yargılama giderinin yarısı olan …-TL’nin davacı üzerinde bırakılmasına, diğer yarısı olan …-TL’nin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine, posta giderinden artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
4. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca …TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 19/01/2023 tarihinde karar verildi.

(X) KARŞI OY :
İdari yargı denetiminin amacının “hukuka uygunluk” olduğu ve bu denetimin de dava konusu işlemin kurulduğu tarih itibarıyla gerçekleştirilmesi gerektiği İdare hukukunun ve idari yargının bilinen en temel ilkeleridir. Bu nedenle, 10/05/2015 günlü, 29351 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik’in 20. maddesinin 3. fıkrası ile 29. maddesinin 1. fıkrasının hukuka uygunluğunun denetlenerek bir karar verilmesi gerekmekte iken, dava konusu edilen düzenlemelerin daha sonra yürürlüğe giren Yönetmelik maddeleriyle kaldırılması nedeniyle anılan düzenlemeler bakımından davanın konusuz kaldığından bahisle karar verilmesine yer olmadığına yönelik olarak verilen kararın bu kısımlarına katılmıyorum.