Danıştay Kararı 6. Daire 2021/2730 E. 2023/199 K. 18.01.2023 T.

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2021/2730 E.  ,  2023/199 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2021/2730
Karar No : 2023/199

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Valiliği (… İl Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF(DAVALI) : … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU: Danıştay Altıncı Dairesinin 08/02/2017 tarih ve E:2014/5686, K:2017/823 sayılı bozma kararına uyularak … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: İstanbul İli, Bahçelievler İlçesi, … pafta, … sayılı parsel sayılı taşınmaza yönelik İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararı ile kabul edilerek, 21.07.2008 tarihinde onaylanan 1/5000 ölçekli Bahçelievler Yenibosna-Kocasinan Mahalleleri Nazım İmar Planı değişikliğinin iptali istenilmektedir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Temyize konu kararda; Danıştay Altıncı Dairesinin bozma kararına uyularak mahallinde yeniden yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporu ile dosyada yer alan bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, önceki plan olan 20.01.2008 onay tarihli 1/5000 ölçekli nazım imar planında taşınmaz kısmen konut+ticaret alanı, kısmen yol alanı kullanımlarında kalmakta iken, dava konusu nazım imar planı değişikliği ile işlevinin belediye hizmet alanına çevrilmesi suretiyle bölgede nüfus yoğunluğu artışına sebebiyet verilmediği, imar planlarında büyüklüğü belirlenen kentsel teknik altyapı ve sosyal donatı alanlarının yer seçiminin belirlenmesinde farklı parametrelerin söz konusu olduğu, hükümet ve adliye gibi genel idari kuruluşlara ait binaların her zaman bireylerin kolay ulaşabileceği bir yerde olması gerektiğinden kent merkezinde ve birbirleriyle ilişkili olarak yer seçmesi uygunken, kamu tesislerinden bazılarının işlevlerine uygun olarak kent merkezi dışında yer seçmelerinin olanaklı olduğu, dava konusu plana ait 30 sayılı plan notu ile belediye hizmet alanlarında, itfaiye, zabıta, garaj birimleri, belediye hizmet binası, spor tesisleri, belediye araçları için gerekli en fazla iki pompalı akaryakıt merkezleri, sağlık tesisleri, sosyal tesisler, yeşil alanlar, kütüphane, halk eğitim merkezi, kültür tesisi birimleri, nikah dairesi gibi belediye hizmetleri ile ilgili tesislerin avan projeye göre yapılabileceğinin düzenlendiği, bu plan notunda belirtilen alt işlevlerin genellikle konut ve ticaret olarak planlanan kentsel alanlarla iç içe olabileceği, taşınmazın büyüklüğü, konumu, yakın çevresine yönelik plan kararları da göz önünde bulundurulduğunda dava konusu plan değişikliğinin hukuka, şehircilik ilkelerine, planlama tekniklerine ve kamu yararına uygun olduğu sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Taşınmazın çevresinde belediye hizmet alanı işlevli alanların planlı olduğu, dava konusu planın şehircilik ilkelerine ve planlama tekniklerine aykırı olduğu yönünde ek bilirkişi raporunda yer verilen değerlendirmelere itibar edilmesi gerektiği, bölgede oluşan ihtiyaç ve belediyelerin hizmetleri için arsa temininde Hazine taşınmazlarının öncelikli alan olarak görülmesi sonucunda genel bütçe kapsamındaki muhtemel gelirden mahrum kalınmasına ve Hazinenin zarara uğramasına sebebiyet verildiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’NUN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:

MADDİ OLAY :
Hazinenin bağımsız maliki olduğu toplam 1.836 m2 büyüklüğündeki uyuşmazlık konusu taşınmaz üzerinde mevcut durumda konut+ticaret amaçlı kullanılan 1 ve 2 katlı yapılar bulunmaktadır.
Dava konusu imar planı değişikliği öncesinde alanda yürürlükte olan 16.05.2001 onay tarihli 1/5000 ölçekli nazım imar planında taşınmaz “400 ila 600 k/ha, 3 ila 5 kat konut alanı” kullanımında, bu doğrultuda 29.07.2003 onay tarihli 1/1000 ölçekli uygulama imar planında “hmaks:12.50 metre yapılaşma koşulunda konut+ticaret alanı” kullanımında kalmakta iken, söz konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planının tamamına karşı açılan diğer bir davada, İSKİ’nin kurum görüşü beklenilmeden onaylanan planın hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle iptali yolunda … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı karar Danıştay Altıncı Dairesinin 16.06.2008 tarih ve E:2006/8045, K:2008/4099 sayılı kararı ile onanarak kesinleşmiştir.
Nazım imar planı ölçeğinde plansız hale gelen bölgeye ilişkin ilk olarak 20.01.2008 tarihinde onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile taşınmaza, yakın çevresi ile aynı doğrultuda kısmen konut+ticaret alanı, kısmen yol alanı işlevleri getirilmiş, bu plana askı süresi içinde belediye meclis üyesi tarafından yapılan itirazın kabul edilmesi suretiyle 21.07.2008 tarihinde yeniden onaylanan dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ile taşınmazın işlevi belediye hizmet alanına çevrilmiştir.
Bunun üzerine davacı tarafından; taşınmazın yakın çevresinde belediye hizmet alanlarının planlı olduğu, dava konusu taşınmazda bu işleve ihtiyaç bulunmadığı, donatıların tamamının Hazine taşınmazlarından karşılanması yaklaşımının kamu zararına yol açtığı, planın ilk halinde taşınmaz için öngörülen konut+ticaret işlevine dönülmesi gerektiği şeklinde iddialar ileri sürülerek bakılmakta olan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
3194 sayılı İmar Kanununun 5. maddesinin dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan halinde, nazım imar planı; varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla beraber bütün olan plan olarak tanımlanmıştır.
14.06.2014 tarih ve 29030 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin “Mekansal kullanım tanımları ve esasları” başlıklı 5. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, “Belediye hizmet alanı: belediyelerin görev ve sorumlulukları kapsamındaki hizmetlerinin götürülebilmesi için gerekli itfaiye, acil yardım ve kurtarma, ulaşıma yönelik transfer istasyonu, araç ve makine parkı, bakım ve ikmal istasyonu, garaj ve triyaj alanları, belediye depoları, asfalt tesisi, atık işleme tesisi, zabıta birimleri, mezbaha, ekmek üretim tesisi, pazar yeri, idari, sosyal ve kültürel merkez gibi mahallî müşterek nitelikteki ihtiyaçları karşılamak üzere kurulan tesisler ile sermayesinin yarıdan fazlası belediyeye ait olan şirketlerin sahip olduğu tesislerin yapılabileceği alanlar” şeklinde tanımlanmıştır.
Aynı Yönetmeliğin “Araştırma ve analiz” başlıklı 8. maddesinin 1. fıkrasında, “Mekansal planların, plan değişikliklerinin, revizyon ve ilavelerin hazırlanması sürecinde, kamu kurum ve kuruluşları veya plan müelliflerince planın türüne ve kademesine göre bu Yönetmelikte genel başlıklar halinde belirtilen konularda ilgili kurum ve kuruluşlardan veri, görüş ve öneriler elde edilerek gerekli analiz, etüt, araştırma ve çalışmalar yapılır.” kuralına yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Uyuşmazlıkta, ilk olarak dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararının; 1/5000 ölçekli nazım imar planında belediye hizmet alanının somutlaştırılmasının gerekmediği, taşınmazın alanı, konumu, yakın çevredeki plan kararları ile ilişkisi değerlendirilmek suretiyle yeniden bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Danıştay Altıncı Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozulması üzerine, İdare Mahkemesince bozma kararına uyularak alınan ek bilirkişi raporunda, dava konusu nazım imar planının muhtelif yerlerinde belediye hizmet alanı ayrıldığı, taşınmaza yaklaşık 1,3 km mesafede itfaiye alanı işlevi getirilmek suretiyle alt kullanımı net şekilde belirlenen başka bir taşınmazın bulunduğu, planın genelinde bazı belediye hizmet alanlarının alt kullanımlarının netleştirildiği, bazılarında ise herhangi bir tanımlama yapılmayarak sadece belediye hizmet alanı gösterimine yer verildiği, planın iç çelişkisi anlamına gelen bu durumun planlama tekniğine aykırı olduğu şeklinde tespit ve değerlendirmelere yer verildiği, devamında İdare Mahkemesince yeni bilirkişi heyeti aracılığıyla mahallinde yeniden yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen ikinci bilirkişi raporunun ise, plan notları gereğince taşınmazda yer alabilecek alt kullanımların, yakın çevredeki konut ve ticaret alanları ile uyum sağlayabilecek türden kullanımlar olup olmadığı ile sınırlı tespit ve değerlendirmeler içerdiği anlaşıldığından, bu haliyle Dairemizin bozma kararının gereklerini karşılamayan ve ihtilafın çözümüne elverişli tespitler içermeyen bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle verilen kararın eksik incelemeye dayalı olduğu sonucuna varılmaktadır.
Planlama alanında sonradan ortaya çıkan koşulların zorunlu kılması halinde, mevcut onaylı planın ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü bozmayacak şekilde yapılabilecek olan plan değişikliklerinin amaç yönünden yargısal denetiminde, öncelikle bu değişikliği zorunlu kılan nedenlerin irdelenmesi, bu irdelemeden sonra da planlanan alanın özel niteliklerinin yanısıra plan bütünlüğü gözönünde bulundurularak, yörenin tümünün çevre, ulaşım gibi ilişkilerinin kapsamlı bir biçimde ele alınması ve yapılan değişiklikte kamu yararına uyarlık bulunup bulunmadığının araştırılması gerekmektedir.
Bu doğrultuda, Yenibosna-Kocasinan Mahallerini kapsayan geniş bir alana yönelik bütüncül bir plan olduğu anlaşılan ve imar mevzuatı gereğince ilgili kurumlardan, yerinde yapılan incelemelerden, hava ve uydu görüntülerinden elde edilen veri, görüş ve öneriler ile bilimsel ve teknik yöntemlere dayalı etüt, araştırma, analiz ve sentez çalışmalarının sonuçlarına göre hazırlanması gereken 1/5000 ölçekli nazım imar planının 20.01.2018 tarihinde onaylanan ilk halinde, muhtelif alanların belediye hizmet alanı olarak belirlenmesine karşılık uyuşmazlığa konu taşınmazın 2003 yılı onaylı uygulama imar planından bu yana konut+ticaret alanı olan işlevinin korunduğu, bunun üzerine ilçede belediye hizmet alanına ihtiyaç bulunduğundan bahisle bir belediye meclis üyesi tarafından askı süresi içinde plana yapılan itirazın İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinin16.07.2008 tarih ve 1550 sayılı kararı ile kabul edilmesi suretiyle taşınmazın işlevinin belediye hizmet alanına çevrilmesine yönelik dava konusu nazım imar planı değişikliğinin onaylandığı; ancak ne anılan belediye meclis kararında ne de plan raporunda, mevcut planın aksayan yönlerine, yapılan sorun veya ihtiyaç analizlerine, taşınmazın konum, büyüklük, erişilebilirlik gibi yönlerden ihtiyaca uygunluğuna dair açıklamalara yer verilmediği, herhangi bir gerekçe gösterilmeksin taşınmazın işlevinin değiştirildiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, bölgede mevcut ve planlı belediye hizmet alanlarının sayısı, konumu ve büyüklüğü ile plan hazırlık aşamasında bu ihtiyacı bildiren ilgili kurum görüşlerinin mevcudiyetinin araştırılması, dava konusu 21.07.2008 onay tarihli nazım imar planı değişikliğinin bilimsel, teknik araştırmalara, analiz, sentez çalışmalarına dayalı şekilde söz konusu alana ihtiyacın tespit edilmesi suretiyle mi yoksa bir belediye meclis üyesi tarafından ilçede ihtiyaç bulunduğuna dair soyut içerikte yapılan itiraz doğrultusunda taşınmazın mülkiyetinin Hazineye ait olmasından hareketle mi yapıldığının ortaya konulması gerekmektedir.
Bu çerçevede yapılacak inceleme sonucunda bölgede belediye hizmet alanına ihtiyaç bulunduğunun tespit edilmesi halinde ise, belediye hizmet alanı işlevinin, ulaşım yükü, kullanıcı yoğunluğu ve yapı yoğunluğu başta olmak üzere planlama alanında birbirinden farklı etkileri bulunan çok sayıda alt kullanımı bünyesinde barındıran genel nitelikte bir işlev türü olması nedeniyle uyuşmazlığa konu taşınmazın konumu, büyüklüğü, çevresi ile ilişkisi, ulaşım bağlantıları, bölgenin dokusu ile uyumu gibi yönlerden söz konusu işleve uygunluğunun, yer seçim kararının işlevin gerçekleştirilmesine ve ihtiyacı karşılamaya elverişliliğinin incelenmesi, nihai olarak dava konusu işlemin imar mevzuatına, şehircilik ilkelerine, planlama tekniklerine ve kamu yararına uygun olup olmadığının değerlendirilmesi suretiyle elde edilecek sonuca göre yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin temyize konu … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 2577 sayılı Kanunun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere 18/01/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.