Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/6894 E. , 2023/91 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2020/6894
Karar No : 2023/91
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- … 2- … 3- …4- …
VEKİLİ : Av. …
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …
TEMYİZ EDEN MÜDAHİL
(DAVALI YANINDA) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMLERİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca ve davalı idare yanında müdahil tarafından aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DAVANIN_KONUSU : Davacılar tarafından, yakınları …’e Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesinde uygulanan “mide küçültme ameliyatı” sırasında ve devamında ameliyattan sonra ilk 10 gün içinde beyin hücrelerini besleyen vitamin verilmesi gerekirken bu vitaminin verilmemesi sebebiyle beyin hücrelerinde harabiyet oluşması sonucunda …’in %99 oranında özürlü hale gelmesinde davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu iddiasıyla … için %99 özürlü kalıp iş göremez hale gelmesi nedeniyle bakıcı giderleri karşılığı olarak 891.801,90 TL (miktar artırım dilekçesi ile birlikte) ve sürekli iş görememezlik dönemi karşılığı 688.564,60 TL (miktar artırım dilekçesi ile birlikte) olmak üzere toplam 1.580.366,50 TL maddi tazminat ve 100.000,00 TL manevi tazminat, anne … için kızı için yaptığı harcamalar nedeniyle 20.000,00 TL maddi tazminat ve 50.000,00 TL manevi tazminat, baba … için 50.000,00 TL manevi tazminat, abla … için 50.000,00 TL manevi tazminat, kardeş … için 50.000,00 TL manevi tazminatın 22/02/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; müteveffa … yönünden; işgücü kaybı nedeniyle uğranılan 82.365,25 TL ve bakıcı giderleri yönünden 104.402,60 TL olmak üzere toplam 186.767,85 TL maddi tazminat ile takdiren 40.000,00 TL manevi tazminatın; maddi tazminat tutarının 50.000,00 TL’lik kısmı ile manevi tazminat tutarının tamamına davalı idareye başvuru tarihi olan 27/08/2014 tarihinden, bakiye 136.767,85 TL’lik maddi tazminat tutarının miktar artırım tarihi olan 17/11/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleriyle birlikte davalı idareden alınarak … mirasçıları … ve …’e eşit olarak ödenmesine, fazlaya ilişkin maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine, davacı … yönünden; 8.688,02 TL tedavi masraflarına ilişkin maddi tazminat ile takdiren 20.000,00 TL manevi tazminatın davalı idareye başvuru tarihi olan 27/08/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleriyle birlikte davalı idareden alınarak davacı …’a ödenmesine, fazlaya ilişkin maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine, davacı … yönünden; takdiren 20.000,00 TL manevi tazminatın davalı idareye başvuru tarihi olan 27/08/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idareden alınarak davacı …’e ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı … yönünden; takdiren 10.000,00 TL manevi tazminatın davalı idareye başvuru tarihi olan 27/08/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idareden alınarak davacı …’e ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı … yönünden; takdiren 10.000,00 TL manevi tazminatın davalı idareye başvuru tarihi olan 27/08/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idareden alınarak davacı …’e ödenmesine fazlaya ilişkin talebin reddine verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu … İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu gerekçesiyle tarafların ve müdahilin istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, hükmedilen manevi tazminat miktarının yetersiz olduğu, maddi tazminat yönünden düzenlenen hesap bilirkişi raporlarından miktar olarak aleyhlerine olanın hükme esas alınmasının usul ve hukuka aykırılık teşkil ettiği, davalı idare tarafından, olayda hizmet kusurunun bulunmadığı, davanın reddine karar verilmesi gerektiği, hükmedilen tazminata işletilecek yasal faizin başlangıç tarihinin hatalı olduğu ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Davalı idare tarafından, davacıların temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Davacılar ve müdahil tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Tarafların temyiz istemlerinin reddi, müdahilin temyiz isteminin ise süre aşımı nedeniyle reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Davacıların ve Davalı İdarenin Temyiz İsteminin İncelenmesi:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, hükmedilen maddi tazminat miktarına işletilecek yasal faizin başlangıç tarihi dışındaki kısımlar yönünden usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu yönlerden bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Temyiz istemine konu kararın, Müteveffa … için hükmedilen toplam 186.767,85 TL maddi tazminatın 50.000,00 TL’lik kısmına idareye başvuru tarihi olan 27/08/2014 tarihinden itibaren, geri kalan 136.767,85 TL’lik kısmına ise miktar artırım tarihi olan 17/11/2017 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi yönünden incelenmesi:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar” başlıklı 49. maddesi, 1. fıkrası, (b) bendinde, temyiz incelemesi sonunda Danıştay’ın, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır.
Aynı Kanun’un 13. maddesinde, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerektiği kuralı yer almakta olup, anılan maddede, idari eylemler nedeniyle uğranılan zararın tazmini için idareye başvuruda bulunulmasının, dava ön şartı olarak öngörülmesi ve zararın idare tarafından en erken bu tarihte sulhen ödenebilecek olması nedeniyle yargı yerince hükmedilecek tazminat miktarına, ön karar için idareye yapılan başvuru tarihi, görevli olmayan adli yargıda dava açılması halinde adli yargıda dava açıldığı tarih itibarıyla yasal faiz uygulanması, Danıştay’ın içtihatlarıyla kabul edilmiştir.
Kanun’un 16. maddesinin 4. fıkrasına 30/04/2013 tarihinde yürürlüğe giren 6459 sayılı Kanun’un 4. maddesi ile, “Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir.” cümlesi; aynı Kanun’un 5. maddesi ile de 2577 sayılı Kanun’a Geçici 7. madde olarak, “Bu maddeyi ihdas eden Kanunla, bu Kanunun 16. maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen hüküm, kanun yolu aşaması dahil, yürürlük tarihinde derdest olan davalarda da uygulanır.” cümlesi eklenmiştir.
Aktarılan düzenlemeyle, nihai karar verilinceye kadar harcı ödenmek ve bir defaya mahsus olmak üzere, “süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin” dava dilekçesinde gösterilen tazminat miktarının artırılmasına imkan verilmektedir. Böylelikle, artırılan miktar açısından da dava dilekçesinin verildiği tarihteki hukuksal koşullar geçerli bulunmaktadır.
Yapılan bu açıklamalar karşısında, miktar artırımına ilişkin dilekçenin yeni bir dava niteliğinde olmayıp mevcut davada talep edilen tazminat miktarının miktar artırımı suretiyle artırımına olanak sağlayan yasal bir hakkın kullanımına ilişkin olduğu da göz önünde bulundurulduğunda, artırılan tazminat miktarı yönünden davanın kabul edilmesi halinde, yasal faizin başlangıcının bu miktar yönünden de, idarenin uyuşmazlığın esasında ihtilafa, bir başka anlatımla temerrüde düştüğü tarih olduğu; aksi bir durumun hakkaniyete aykırı olacağı sonucuna varılmaktadır.
Bu durumda, artırılan tazminat miktarı bakımından, idareye başvurunun yapıldığı 27/08/2014 tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerektiğinden, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan “İstinaf isteminde bulunulan mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığından, istinaf istemlerinin reddine” yolundaki ibarenin, “İstinaf isteminde bulunulan mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığından, davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine, davacıların istinaf başvurusunun ise düzeltilerek reddine, Mahkeme kararının hüküm fıkrasında yer alan müteveffa … yönünden; işgücü kaybı nedeniyle uğranılan 82.365,25 TL ve bakıcı giderleri yönünden 104.402,60 TL olmak üzere toplam 186.767,85 TL maddi tazminat ile takdiren 40.000,00 TL manevi tazminatın; maddi tazminat tutarının 50.000,00 TL’lik kısmı ile manevi tazminat tutarının tamamına davalı idareye başvuru tarihi olan 27.08.2014 tarihinden, bakiye 136.767,85 TL’lik maddi tazminat tutarının ıslah tarihi olan 17.11.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleriyle birlikte davalı idareden alınarak … mirasçıları … ve …’e eşit olarak ödenmesine ilişkin kısımlarının karardan çıkarılmasına, hükmedilen 186.767,85 TL maddi tazminat ile 40.000,00 TL manevi tazminatın tamamının davalı idareye başvuru tarihi olan 27/08/2014 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden alınarak … mirasçıları … ve …’e eşit olarak ödenmesine” şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.
Davalı İdare Yanında Müdahilin Temyiz İsteminin İncelenmesi:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 6545 sayılı Kanun’un 20. maddesiyle değişik 46. maddesinde, Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin maddede sayılan davalar hakkında verdikleri kararların, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde Danıştayda temyiz edilebileceği; 48. maddesinin 6. fıkrasında, temyizin kanuni süre geçtikten sonra yapılması halinde kararı veren mahkemenin, ilk derece mahkemesi olarak davaya bakan Danıştay dairesinin, temyiz isteminin reddine karar vereceği; mahkemenin veya Danıştay dairesinin bu kararlarına karşı, tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabileceği; aynı maddenin 7. fıkrasında, temyizin kanuni süre geçtikten sonra yapıldığının anlaşıldığı hallerde de 6. fıkrada sözü edilen kararın dosyanın gönderildiği daire ve kurulca kesin olarak verileceği hükümlerine yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, davalı idare yanında müdahilin vekiline 12/10/2020 tarihinde elektronik tebligat yoluyla tebliğ edildiği, müdahil tarafından bu karara karşı yukarıda anılan maddede belirtilen otuz günlük süre içerisinde, en geç 11/11/2020 tarihinde temyiz isteminde bulunulması gerekirken, temyiz dilekçesinin 24/03/2021 tarihinde İdare Mahkemesi kaydına girdiği görüldüğünden, söz konusu maddede belirtilen otuz günlük yasal süre geçirildikten sonra yapılan temyiz isteminin süre aşımı nedeniyle reddi gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların ve davalı idarenin temyiz istemlerinin REDDİNE, müdahilin temyiz isteminin ise SÜRE AŞIMI NEDENİYLE REDDİNE,
2. Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin … İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak taraflarca ve müdahil tarafından yapılan istinaf başvurularının reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda belirtildiği şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 12/01/2023 tarihinde kesin olarak oy çokluğla karar verildi.
(X)-KARŞI OY :
Davacılar lehine hükmedilen maddi tazminatın miktar artırımı suretiyle artırılan kısmına işletilecek yasal faizin başlangıç tarihinin miktar artırım tarihi olarak belirlenmesi hukuka aykırıdır. Ancak bu husus; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar” başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca kararın düzeltilerek onanmasını gerektiren, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hata ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlık kapsamında bulunmayıp, anılan maddenin 2. fıkrasının (b) bendi uyarınca kararın bozulmasını gerektiren, hukuka aykırılık teşkil ettiğinden; Bölge İdare Mahkemesi kararının, bu hususta yeniden bir karar verilmek üzere bozulması gerektiği oyuyla Daire kararına bu yönden katılmıyorum.