Danıştay Kararı 13. Daire 2022/767 E. 2023/119 K. 12.01.2023 T.

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2022/767 E.  ,  2023/119 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2022/767
Karar No:2023/119

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı – ANKARA
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri V. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Akaryakıt Otomotiv İnşaat Gıda Özel Eğitim
Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının dava konusu işlemin iptali yönünden istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Mersin Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı’nca 04/09/2018 tarihinde 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’na göre gerçekleştirilen “Mersin Tevfik Sırrı Gür Stadyumu, Seyfi Alanya Kapalı Spor Salonu ve Müştemilatı Yıkım Enkazından Çıkacak Malzemeler Karşılığında Yıkım İşi” ihalesine teklif veren davacı şirketin, 09/05/2018-09/05/2019 tarihleri arasında tüm ihalelerden yasaklı olduğu hâlde anılan ihaleye katıldığı gerekçesiyle 2886 sayılı Kanun’un 6. maddesinin 2. fıkrası ve 84. maddesi uyarınca 1 yıl süreyle Mersin Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı ihalelerine katılmaktan yasaklanmasına ilişkin 13/11/2018 tarih ve 30594 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan davalı idare işleminin iptali ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 500,00-TL maddi ve 10.000,00-TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen … tarih ve E:… , K:… sayılı kararda; davacı şirketin 09/05/2018 tarihinden itibaren 1 yıl süre ile ihalelere katılmaktan yasaklı olduğu (09/05/2018 tarih ve 30416 sayılı Resmî Gazete’de ilan edilmiştir.) hâlde anılan ihaleye katıldığından bahisle 06/11/2018 tarihli Bakanlık Onayı ile 1 yıl süreyle Mersin Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı ihalelerine katılmaktan yasaklandığı ve kararın 13/11/2018 tarih ve 30594 sayılı Resmî Gazete’de yayımlandığı;
Uyuşmazlık konusu ihaleye ilişkin İdari Şartname incelendiğinde, ihalenin Devlet İhale Kanunu kapsamında açık teklif (açık artırma) usulü ile gerçekleştirildiği görüldüğünden, dava konusu uyuşmazlığın çözümünde Devlet İhale Kanunu hükümlerinin uygulanması gerektiği, davacı şirketin uyuşmazlık konusu ihaleye katılamayacağında şüphe bulunmamakla birlikte, ihaleye katılma şartlarını taşımadığı hâlde bu ihaleye katılmasının yaptırımının ne olacağı hususunda 2886 sayılı Kanun’da açık bir düzenleme bulunmadığı;
İhaleden yasaklama kararının hangi hâllerde verilebileceği 2886 sayılı Kanun’un 84. maddesinde düzenlendiği, bu maddede de 83. maddeye atıfta bulunularak ” 83’üncü maddede belirtilen fiil veya davranışlarda bulundukları anlaşılanlar” hakkında bir yıla kadar bütün ihalalere katılmaktan yasaklama kararı verileceğini kurala bağlandığı, davacı şirketin eyleminin 83. maddede yer alan “Hile, desise, vait, tehdit, nüfuz kullanma ve çıkar sağlama suretiyle veya başka yollarla ihaleye ilişkin işlemlere fesat karıştırmak veya buna teşebbüs etmek”; “Açık teklif ve pazarlık usulü ile yapılan ihalelerde isteklileri tereddüde düşürecek veya rağbeti kıracak söz söylemek ve istekliler arasında anlaşmaya çağrıyı ima edecek işaret ve davranışlarda bulunmak veya ihalenin doğruluğunu bozacak biçimde görüşme ve tartışma yapmak” veya “İhale işlemlerinde sahte belge veya sahte teminat kullanmak veya kullanmaya teşebbüs etmek, taahhüdünü kötü niyetle yerine getirmemek, taahhüdünü yerine getirirken idareye zarar verecek işler yapmak veya işin yapılması veya teslimi sırasında hileli malzeme, araç veya usuller kullanmak” eylemlerinden herhangi biri ile örtüşmediği anlaşıldığından, davacı şirket hakkında ihaleden yasaklama kararı verilmesine imkân bulunmadığı;
Bu itibarla, 2886 sayılı Kanun’un 6. maddesinin 2. fıkrası ve 84. maddesi uyarınca davacı şirket hakkında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı;
Öte yandan, ilk yasaklama kararının süresi dolmadan 20/03/2019 tarihinde Mahkemelerince işbu dava konusu yasaklama işleminin yürütmesinin durdurulmasına karar verildiği, bu nedenle dava konusu işlem hiç tesis edilmemiş olsa idi dahi davacı şirketin bu süre zarfında ihalelere katılamayacağı dikkate alındığında, dava konusu yasaklama kararı nedeniyle davacı şirketin maddi ya da manevi bir zararının oluştuğundan bahsedilemeyeceğinden, maddi ve manevi tazminat talebinin reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline, maddi ve manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nce; istinaf başvurularına konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı ile davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, ihaleye ait Sözleşme Tasarısı’nın 23. maddesi ile İdari Şartname’nin 24. maddesinde, geçici ve sürekli olarak kamu ihalelerine katılmaktan yasaklı olanların ihaleye katılamayacağının yer aldığı, buna rağmen, davacı şirketin 09/05/2018-09/05/2019 tarihleri arasında tüm ihalelerden yasaklı olduğu hâlde ihaleye katıldığı, bu nedenle 2886 sayılı Kanun’un 6. maddesinin 2. fıkrası ve 84. maddesine uyarınca ihaleye katılamayacağı hâlde ihaleye katılma fiil ve davranışında bulunduğu, bu çerçevede dava konusu yasaklama kararının hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … ‘IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının temyize konu kısmının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın dava konusu işlemin iptali yönünden istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın anılan kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle dava konusu işlemin iptali ile tazminat isteminin reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurularının reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyize konu dava konusu işlemin iptali yönünden istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının bu kısmının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’ne gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesi’ne gönderilmesine, 12/01/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.