Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2022/3356 E. , 2022/6883 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/3356
Karar No : 2022/6883
TEMYİZ EDEN (DAVACI): …
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI): … Bakanlığı
VEKİLLERİ: Hukuk Müşaviri Av. …, Hukuk Müşaviri …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava Konusu İstem : Dava; Halk Sağlığı Genel Müdürlüğünde daire başkanı olarak görev yapan davacı tarafından, daire başkanlığı görevlendirmesinin kaldırılmasına ilişkin … tarih ve … sayılı işlem ile bu işlemin uygun bulunmasına dair Bakan Olur’unun ve bu işlemlerin bildirimi mahiyetindeki 01/04/2019 tarihli Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü işleminin, ayrıca 663 sayılı KHK uyarınca yapılan sözleşmenin feshine ilişkin … tarih ve … sayılı işlem ile bu işlemin uygun bulunmasına dair Bakan Olur’unun ve bu işlemin bildirimi mahiyetindeki 01/04/2019 tarihli işlemin iptali ile dava konusu işlemden kaynaklanan özlük haklarının iadesi ile parasal hak kayıplarının yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : … İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla; davacının, davalı idareye sunduğu 05/03/2019 tarihli dilekçesinde, 16/04/2019 tarihinden itibaren daire başkanlığı görevinden ayrılmak istediğini bildirdiği, istifa dilekçesinde gerekçe belirtmediği, anılan istifanın 15/03/2019 tarihinde Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü tarafından uygun görülerek, … tarih ve … sayılı işlem ile daire başkanlığı görevlendirmesinin kaldırıldığının anlaşıldığı, davacının kendi isteği ve iradesi ile daire başkanlığı görevinden ayrıldığının açık olduğu, davacı tarafından, idareye rızası dışında istifa ettiğini belirten başka bir dilekçe daha sunulduğunun ileri sürüldüğü, anılan dilekçenin, Mahkemenin 20/02/2020 tarihli ara kararıyla, davalı idareden istenildiği, ancak davalı idarece dava konusu istifa dilekçesi dışında başka bir dilekçe sunulmadığının ve davacı tarafından da belirtilen dilekçelerin dosyaya eklenmediğinin görüldüğü, dosya kapsamında davacının iradesi dışında istifa dilekçesi sunduğu ya da davacının iradesini sakatlayan bir durumun olduğu yönünde herhangi bir somut delil bulunmadığı, davacının daire başkanlığı görevlendirmesinin kaldırılmasına ilişkin … tarih ve … sayılı işlem ile bu işlemin uygun bulunmasına dair işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varıldığı, davacının istifa dilekçesinin tarihinin 05/03/2019 olduğu, dilekçe içeriğinde ise; 16/04/2019 tarihinden itibaren daire başkanlığı görevinden ayrılmayı istediğini beyan ettiği halde, davalı idarece anılan tarihten daha önce davacının istifası değerlendirilerek işlem tesis edildiğinin anlaşıldığı idarenin personel planlaması yapması gerektiği dikkate alınarak, 16/04/2019 tarihinden önce davacının istifasının kabul edilmesinin, işlemi kusurlandırmadığının anlaşıldığı, diğer yandan, dava konusu, davacının daire başkanlığı görevlendirmesinin kaldırılmasına ilişkin işlem hukuka uygun bulunduğundan davacının bu konudaki özlük haklarının iadesi ve parasal hak talebinin de reddi gerektiği, davacının hizmet sözleşmesinin feshedilmesi yönünden dava dosyasının incelenmesi ile davacının hizmet sözleşmesini başkan yardımcısı unvanı ile imzaladığı, sözleşmenin 14/07/2020 tarihine kadar geçerli olduğu, anılan sözleşmenin 15. maddesinde, davacının 663 sayılı KHK’nın 42. maddesinin 18. fıkrası uyarınca Halk Sağlığı Genel Müdürlüğünde daire başkanı olarak görevlendirildiği, anılan maddenin devamında ise daire başkanı ve üstü kadrolarda görevlendirilenlerden sözleşme süresinden önce görevlendirmesi sona erdirilen sözleşmelilerin sözleşme süresinin sonuna kadar görevine devam edeceğinin belirtildiği, davacının, davalı idareye sunduğu 05/03/2019 tarihli dilekçesinde, 16/04/2019 tarihinden itibaren daire başkanlığı görevinden ayrılmak istediğini bildirdiği, hizmet sözleşmesinin feshine ilişkin bir iradesi olmadığı, dosya kapsamında davacının anılan görevde başarısız olduğu yönünde somut bilgi ve belge bulunmadığı, davacı hakkında devam eden adli ya da idari bir soruşturma olmadığı, davacının başkan yardımcısı unvanı ile sözleşme imzaladığı, daire başkanlığının sözleşme içerisinde bir görevlendirme olduğu, dosya kapsamında, davacı ile sözleşme imzalanmasındaki asıl gayenin davacıyı daire başkanı olarak görevlendirmek olduğuna ilişkin bir bilgi veya belge olmadığı, mevzuatta ve davacı ile yapılan hizmet sözleşmesinde, hizmet sözleşmesinin devamının, daire başkanlığı görevinin sürdürülmesine bağlı olduğu yönünde bir hüküm olmadığı gibi davacının daire başkanlığı görevinden ayrılmak istemesinin davacının başarısızlığı olarak nitelendirilemeyeceği, Hizmet Sözleşmesinin “Sözleşmenin sona ermesi” başlıklı 11. maddesinde, Bakanlığın gerekçesini belirtmek kaydıyla süresinden önce sözleşmeyi feshedebileceği yazılarak bu konuda idareye takdir yetkisi tanındığı bu takdir yetkisinin sınırsız olmadığı, kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlı olduğu, davacının sözleşmesinin feshedilmesinin kamu yararı ve hizmet gereği tesis edildiğinin davalı idarece ortaya konulamadığı anlaşılarak, 663 sayılı KHK uyarınca imzalanan sözleşmenin feshine ilişkin … tarih ve … sayılı işlem ile bu işlemin uygun bulunmasına dair Bakan Olur’unda hukuka uyarlık bulunmadığı, davacının daire başkanlığı görevlendirmesinin kaldırılmasına ilişkin … tarih ve … sayılı işlem ile bu işlemin uygun bulunmasına dair işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varıldığı, Anayasa’nın 125. maddesinin son fıkrası hükmü uyarınca davacının, hizmet sözleşmesinin feshedilmesi nedeniyle varsa yoksun kaldığı özlük haklarının iadesi ve parasal haklarının dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte ödenmesi gerektiği gerekçesiyle dava konusu, 663 sayılı KHK uyarınca yapılan sözleşmenin feshine ilişkin … tarih ve … sayılı işlem ile bu işleme dair Bakan olurunun iptaline, bu kısım yönünden varsa yoksun kalınan özlük haklarının iadesine ve parasal haklarının dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine, davacının Halk Sağlığı Genel Müdürlüğünde daire başkanlığı görevlendirmesinin kaldırılmasına ilişkin … tarih ve … sayılı işlem ile bu işleme dair Bakan oluru yönünden ise davanın kısmen reddine hükmedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla: davacı ile idare arasında imzalanan sözleşmede belirlenen unvanının, 663 sayılı KHK’ya ekli (II) sayılı cetvelde, Başkan yardımcısı olup, sözleşmeli görev yerinin Ankara İl Sağlık Müdürlüğü olduğu, davacının sözleşme süresince Halk Sağlığı Genel Müdürlüğünde… Sağlığı Daire Başkanlığında Daire Başkanı olarak görevlendirildiği ve istifa dilekçesi vermesine kadar o görevi yaptığı, davacı ile aslında ihtiyaç olması nedeniyle Daire Başkanı olarak görev yapması amacıyla sözleşme imzalandığının görüldüğü ,bu hususun da sözleşmede belirtildiği ancak ekli (II) sayılı cetvelde sözleşme unvanları arasında Daire Başkanı unvanının bulunmadığı, davacının kendi iradesi ile görevine devam etmek istemediğini belirten dilekçesi üzerine Daire Başkanı görevlendirmesinin kaldırıldığının anlaşıldığı, her ne kadar sözleşmede, sözleşme süresinden önce görevlendirilmesi sona erdirilen sözleşmeliler, sözleşme süresi sonuna kadar görevine devam eder hükmü bulunduğu görülmekte ise de, davacının Daire Başkanı olarak yapılan görevlendirme işleminin kendi isteği ile sonlandırması sonucu bu hükmün davacıya uygulanmasının mümkün olmadığı, bu hükmün ancak görevlendirmenin davalı idare tarafından sonlandırılması halinde uygulanabileceği, hizmet sözleşmesinin “sözleşmenin sona ermesi” başlıklı 11. maddesinin (ğ) bendinde, Bakanlığın gerekçesini belirtmek kaydıyla süresi bitmeden önce sözleşmeyi feshedebileceği belirtildiğinden, daire başkanlığı görevinden kendi isteği ile ayrılan davacının sözleşmesinin feshi işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı bu durumda; kamu yararı ve hizmet gereği kendi isteği ile Daire Başkanlığı kadrosunda çalışmakta iken görevlendirmesi kaldırılan davacının sözleşmesinin feshi işleminde ve bu işleme ilişkin Bakan Olur’unda hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf isteminin reddine, davalı tarafın istinaf başvurusunun kabulüne, … İdare Mahkemesince verilen … gün ve E:…, K:… sayılı kararın, sözleşmenin feshi işlemi ile bu işleme ilişkin Bakan Olur’unun iptali ve bu işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte ödenmesi ve özlük haklarının iadesi kısmının kaldırılmasına; 2577 sayılı Yasa’nın değişik 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca sözleşmenin feshi işleminin iptali yönünden yeniden incelenen davada , sözleşmenin feshi işlemi ile bu işleme ilişkin Bakan Olurl’unun iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte ödenmesi ve özlük haklarının iadesi istemiyle açılan davanın reddine hükmedilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI:Davacı tarafından; istifa dilekçesinin, genel müdürün isteği üzerine iradesi dışında verildiği, geçmiş sicillerinin olumlu olduğu, disiplin cezası bulunmadığı, daire başkanlığı görevinden alınması, sözleşmesinin feshedilmesi ve eğitim görevlisi olarak atanmasının hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI: Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davacı üzerinde bırakılmasına,
4. Kullanılmayan … TL yürütmenin durdurulması harcının davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun’un 7035 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 27/12/2022 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY :
… İl Sağlık Müdürlüğünde Başkan Yardımcısı pozisyonunda sözlemeli olarak görev yapan davacının; Halk Sağlığı Genel Müdürlüğünde daire başkanı olarak görevlendirildiği, daire başkanlığı görevlendirilmesinden ayrılmak istediği, bu nedenle de görevlendirilmesinin kaldırıldığı ve aynı gün sözleşmesinin feshedildiği bu işlemlerin iptali ve maddi kaybının tazmini istemiyle dava açtığı anlaşılmaktadır.
663 sayılı KHK’nın 42. maddesinde, sözleşmeli olarak çalışacaklara ilişkin pozisyonlar belirlendikten sonra, aynı maddenin, (18). fıkrasında; ” Sözleşmeli personel olarak görev yapanlar, ihtiyaç halinde Bakanlığın ve bağlı kuruluşlarının merkez teşkilatında daire başkanı ve daha üst yönetici kadrolarıyla Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığının Başkan, Başkan Yardımcısı, Enstitü Başkanı ve Genel Sekreter unvanlı kadrolarında süreli olarak görevlendirilebilir ve bu husus sözleşmelerde belirtilir.” hükmüne yer verilmiştir.
Aktarılan düzlenemeden, sözleşmeli olarak çalışanların, ihtiyaç halinde pozisyonları dışında, 663 sayılı KHK’de sayılan kadrolu görevlerde görevlendirilebilecekleri ancak; asıl olanın pozisyonlarında çalışmaları olduğu, pozisyonlarından ayrılmadıkları sürece, görevlendirmelerinin sonlanması nedeniyle sözleşmelerinin feshini öngören bir düzenlemenin bulunmadığı; tarafların imzaladığı matbu “Sağlık Bakanlığı Hizmet Sözleşmesi”nin 15. maddesinde,”… sözleşme süresinden önce görevlendirmesi sona erdirilen sözleşmelilerin sözleşme süresinin sonuna kadar görevine devam edeceğinin” belirtildiği görülmektedir.
Bu bakımdan, davacının istemi var ise de daire başkanlığına ilişkin görevlendirmesinin davalı idarece kaldırıldığı, sözleşme süresinden önce görevlendirmesi sona erdirilmesinden sonra da sözleşmelilerin, sözleşme süresinin sonuna kadar görevine devam edeceği dikkate alındığında; davacının sözleşmesinin feshine ilişkin işlemin iptali, maddi kaybının tazmini gerektiğinden, davanın reddine ilişkin kararın bu kısmının bozulması gerektiği oyu ile Daire kararına katılmıyorum.