Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2022/4597 E. , 2022/6987 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/4597
Karar No : 2022/6987
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı – ANKARA
VEKİLİ : Av…
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av…
UETS: …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … ili, … ilçesi, Karadeniz Bölge Komutanlığı emrinde Yarbay olarak görev yapmakta iken, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı tarafından Subay Sicil Yönetmeliği’nin 91. ve 92. maddeleri uyarınca düzenlenen “Silahlı Kuvvetlerde kalması uygun değildir” sicili üzerine 926 sayılı Personel Kanunu’nun 50. maddesinin (c) fıkrası uyarınca hakkında silahlı kuvvetlerden ayırma kararı verilen davacı tarafından, bu işlemin iptali istemiyle açılan ve AYİM Birinci Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile reddedilen davada, Mahkeme heyetinde görev alan hakimlerden büyük bir kısmı ile idari işlemi tesis eden komutanların FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatlı olduğu gerekçesiyle Türk Silahlı Kuvvetlerinden ihraç edilmesi üzerine hakkında tesis edilen işlemin ve verilen Mahkeme kararının hukuka aykırı olduğundan bahisle yargılamanın yenilenmesine, AYİM Birinci Dairesinin kararının kaldırılmasına, silahlı kuvvetlerden ayırma işleminin iptaline, ödenen 3.000,00-TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak kendisine iadesi ile mahrum kalınan parasal hakların yasal faiziyle birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince, Danıştay Onikinci Dairesinin 23/09/2020 tarih ve E:2019/7360, K:2020/2931 sayılı bozma kararına uyularak; uyuşmazlıkta, davacıya isnat edilen ve ayırma işlemine esas alınan özel hayatına ilişkin hususların sadece davacının kendi ifadesinden öğrenilmiş olduğu, bu ifadenin hukuka uygun yöntemler ile alındığının davalı idare tarafından kanıtlanamadığı, davacının ayırma cezasına konu fiilleri nedeniyle daha önce almış olduğu bir uyarı veya disiplin cezasının bulunmadığı, aksine sicillerinin çok iyi düzeyde olduğu ve çok sayıda takdir belgesinin bulunduğu, söz konusu istihbarat tespitine kadar da özel hayatına ilişkin eylem ve davranışlarının davacının mesleğine olumsuz bir yansımasının olduğuna ilişkin herhangi bir bilgi, belge veya tespitin bulunmadığı, davacının özel yaşamına ilişkin soruşturma konusu fiillerinin mesleki hayatı üzerindeki etkilerinin soruşturma raporunda da ortaya konulamadığı görüldüğünden, davacı hakkında yürütülen soruşturmanın mesleki hayatının sınırlarını aştığı, davacıya isnat edilen ayırma cezasına konu fiillerin mesleki faaliyeti ile ilgisi olmayan, mahremiyet alanına dahil özel yaşamı kapsamında kalan eylem ve davranışlar olduğu; bu durumda, davacının özel hayatıyla ilgili fiilerinin disiplin suçu olarak değerlendirilerek silahlı kuvvetlerden ayırma yolunda tesis edilen işlemin, Anayasa’nın 20. maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 8. maddesi uyarınca “özel hayata saygı hakkının” ihlâli sonucunu doğuracağı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı; her ne kadar, davacı tarafından, yargılamanın yenilenmesinin talep edildiği AYİM 1. Dairesinin 03/02/2015 tarih ve 2015/96 sayılı kararı uyarınca aleyhine hükmedilen 3.000,00-TL vekalet ücretinin de davalı idareden alınarak kendisine iadesine karar verilmesi istenilmiş ise de, bakılmakta olan dava dosyasında verilecek karar neticesinde hükmedilecek yargılama giderlerinin doğal sonucu olarak önceki davada hükmedilen vekalet ücretinin de iadesi sağlanacağından; davacının bu talebine ilişkin ayrıca hüküm kurulmasına gerek bulunmadığı gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Kamu yararı ve hizmet gerekleri dikkate alınarak tesis edilen dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu, ayrıca idarelerinin harçtan muaf olması sebebiyle aleyhine yargılama giderlerine hükmedilemeyeceği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İdare Mahkemesince verilen kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 6545 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesinin dördüncü fıkrasında , Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesinin bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı hükmüne yer verilmiştir.
Temyizen incelenen kararda, İdare Mahkemesince bozma kararında belirtilen esaslara uyulduğu anlaşılmış olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali yolundaki … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 27/12/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.