Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/9948 E. , 2022/6907 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/9948
Karar No : 2022/6907
DAVACI : …
DAVALILAR : 1- …
2- … Bakanlığı
VEKİLİ : I. Hukuk Müşaviri Yrd. V. …
3- … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
DAVANIN KONUSU : Davacı tarafından;
1-(B) grubu başkomiser olarak görev yapmakta iken, 05/06/2016 tarihinde bir üst rütbeye terfi için yapılan sözlü sınav sonucunda başarısız sayılmasına ilişkin işlem ile 2016 Haziran ayında yapılan tüm sözlü sınavın,
2-Bu işlemin dayanağı olan, 10/05/2015 günlü, 29351 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik’in “Sözlü sınav” başlıklı 28. maddesinin ve sözlü sınavda başarılı olmak için getirilen elli puan alma şartına ilişkin düzenlemenin iptaline karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
DAVACININ İDDİALARI :
Davacı tarafından, 28. maddede yer alan, beraber çalıştığı personeli sevk ve idare etme kabiliyeti hükmüne uygun işlem tesis edilmediği, zira sözlü sınav komisyonunda yer alan hiçbir görevliyi tanımadığı ve hiçbir şekilde birlikte çalışmadığı, bu anlamda komisyon üyelerinin kendisini değerlendiremeyeceği,
Sözlü sınav puanının 50 olmasına dair hükmün de iptaline karar verilmesi gerektiği, bu konuda Danıştay kararlarının yol gösterici olacağı,
Yönetmelik gereği liyakat yönünden aranan tüm şartlara sahip olması nedeniyle terfisine karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVALI İDARELERİN SAVUNMASI : Davalı idareler tarafından, dava konusu Yönetmelik’in, adayların lehine düzenlemeler getirdiği, sözlü sınav için (50) baraj puanının belirlenmesinin makul olduğu, anılan Yönetmelik hükümleri ile, amir sınıfı personelden beklenen yeterlilikler de dikkate alınarak bir üst rütbeye terfi edecek personelin belirlenmesi için objektif kriterler belirlendiği ve idarece üst hukuk normlarına uygun düzenleme yapıldığı, davacı hakkında objektif değerlendirme yapılarak sözlü sınav yapıldığı, komisyon üyelerinin ayrı ayrı değerlendirme ve puanlama yaptığı, sözlü sınavda sesli ve görüntülü kayıt yapma yükümlülüğünün bulunmadığı, dava konusu işlemler ile düzenlemenin üst hukuk normlarına uygun olduğu savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Hem bireysel işlem yönünden hem de düzenleyici işlem yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Dava Başkomiser olan davacı tarafından, 6 Haziran 2016 tarihinde Başkomiserlere yönelik olarak Emniyet Amiri rütbesine terfi için yapılan sözlü sınav sonucunda başarısız sayılmasına ilişkin işlemin ve bu işlemin dayanağı olan Bakanlar Kurulu’nun 2015/7685 sayılı kararıyla yürürlüğe konulan, 10.5.2015 tarih ve 29351 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin “sözlü sınav” başlıklı 28. maddesinin ve sözlü sınavda başarılı olmak için getirilen elli puan alma şartına ilişkin düzenlemenin iptaline karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
Her ne kadar davacı tarafından, dava dilekçesinde “Sözlü sınavın tüm sonuçlarıyla beraber iptaline” şeklinde bir ifadeye yer verilmek suretiyle iptal isteminde bulunulmuş ise de; davacı kendi durumunu ve menfaatini gözeterek dava dilekçesinde belirttiği iddialar dikkate alındığında, anılan ifadenin davacının 06/06/2016 tarihinde Komiser Yardımcılarına yönelik yapılan rütbe terfi sözlü sınavının kendisi yönünden iptali istemi olarak ele alınması gerektiği, ayrıca davacı dilekçesinin”Talep ve sonuç” bölümüne yönetmeliğin 28. Maddesinin 4. fıkrasında belirtilen, sözlü sınavda yüz üzerinden elli ve üzeri puan alanların başarılı sayılacağına ilişkin düzenlemeyi ayrıca belirterek dava dilekçesi içeriğinde “sözlü sınavdan 50(Elli) puan alma şartı getiren maddenin de iptalini istiyorum.” ibarelerine yer verildiği, davacının dava dilekçesinin “istem konusu” bölümünde ise anılan yönetmeliğin “sözlü sınav başlıklı 28.maddesinin iptaline karar verilmesini talep ettiği, davacının dilekçesinde belirttiği iddialar dikkate alındığında, davacının düzenleyici işleme ilişkin talebinin yönetmeliğin 28. maddesi ile sözlü sınav düzenlemesi getirilmesine ve 28. maddenin 3.fıkrasının(c) bendi ile 4.fıkrasına yönelik olduğu ve incelemenin bu çerçevede yapılması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Dava konusu Yönetmeliğin “sözlü sınav” başlıklı 28. maddesinin iptali istemi yönünden yapılan incelemede;
3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanununun dava konusu işlem tarihi itibariyle yürürlükte olan 55. Maddesinin 11.fıkrasının (c) bendinde, Kurullarda personelin rütbe terfiinin görüşülebilmesi için gerekli şartlardan biri olarak “Yönetmeliğe uygun olarak yapılacak yazılı ve sözlü sınavda başarılı olunması,” şartına yer verilmiş,aynı maddenin 18. fıkrasında da rütbe terfileri ve sınavlar ile meslek içi yöneticilik eğitim kursları, eğitim tarih ve süreleri ile değerlendirme kurullarının çalışmalarına ilişkin usul ve esasların yönetmelikle düzenleneceği belirtilmiştir.
10.5.2015 tarih ve 29351 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan ve dava konusu işlem tarihi itibariyle yürürlükte olan Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin “Sözlü sınav” başlıklı 28. maddesinde” (1) (Değişik: 11/4/2016-2016/8770 K.) (Danıştay Beşinci Dairesinin 29/6/2020 tarihli ve E.:2016/22071 K.:2020/2816 sayılı Kararı ile İptal ibare: Yazılı sınava giren adaylardan yüz üzerinden en az elli puan almış olanlar, sözlü sınava tabi tutulur.
(2) Sözlü sınav için oluşturulan komisyon üyeleri, sınava girecek personelden en az bir üst rütbede olmak zorundadır.
(3) (Değişik: 11/4/2016-2016/8770 K.) (Danıştay Beşinci Dairesinin 29/6/2020 tarihli ve E.:2016/22071 K.:2020/2816 sayılı Kararı ile İptal fıkra :Sözlü sınav komisyonları üst rütbeye terfi edecek personeli;
a) Yazılı sınav konularına ilişkin bilgi düzeyi (25 puan),
b) Bir konuyu kavrama ve ifade edebilme yeteneği (15 puan),
c) Temsil ve maiyetindeki personelini sevk ve idare kabiliyeti (15 puan),
ç) Özgüveni, ikna kabiliyeti ve inandırıcılığı (15 puan),
d) Analitik düşünme, problem çözme ve doğru karar verebilme yeteneği (15 puan),
e) Planlama, eşgüdüm ve denetim becerileri (15 puan), konularında yüz tam puan üzerinden değerlendirir. Her üyenin vermiş olduğu puanların aritmetik ortalaması alınarak adayların sözlü sınav puanı tespit edilir.”
(4) (Ek: 11/4/2016-2016/8770 K.) Sözlü sınavda yüz üzerinden elli ve üzeri puan alanlar başarılı sayılır.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Dava konusu Yönetmeliğin dayanağı olan ve yukarıda belirtilen 3201 sayılı Kanunun 55. maddesinde rütbe terfi şartlarının rütbe terfi değerlendirme kurullarında görüşülebilmesi için sözlü sınavda başarılı olmak şartının da öngörüldüğü, bu hükme uygun olarak anılan yönetmeliğin 28. maddesinin başlığında da “sözlü sınav” ibaresine yer verilerek sözlü sınav kriterlerinin belirtildiği göz önüne alındığında, dava konusu yönetmeliğin 28. maddesi ile rütbe terfi edebilmek için yapılacak sözlü sınavda başarılı olmak düzenlemesinin getirilmesinde yasa hükmüne ve hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
İlgililerin terfi değerlendirmesine tabi tutulabilmeleri için, 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu’nun 55. maddesinin 11. fıkrasının (c) bendindeki düzenlemeye uygun olarak yazılı ve sözlü sınavda başarılı olmaları şartı aranmaktadır. Yönetmeliğin 28. maddesinin 4. fıkrasında, yazılı sınavın tamamlayıcısı olan ve görevin gerektirdiği niteliklere en uygun personelin bir üst rütbeye terfisi için mesleki bilgisini ve genel kültür düzeyini ölçmeyi amaçlayan sözlü sınav notuna da önem atfedilerek, başarılı sayılmak için sözlü sınavda en az elli puan almış olmak şartının arandığı görülmektedir. Anılan yönetmeliğin işlem tarihinde yürürlükte olan rütbe terfinin kurul gündemine alınma şartlarını düzenleyen 12. Maddesinin (c) bendi de “Bu yönetmeliğe uygun olarak yapılacak yazılı ve sözlü sınavda başarılı sayılması” şeklindeki düzenleme de dikkate alındığında, başarılı sayılmak için sözlü sınavda en az 50 puan alınması şeklinde belirlenen asgari başarı kriterinin makul olduğu,bu düzenlemede üst hukuk normlarına ve hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.(D.5.D., 17/12/2020 tarih ve E.2016/22296:K.2020/5936 sayılı kararı da aynı yöndedir.)
Sözlü sınav değerlendirme kriterlerinin objektif ve yargı yerlerince denetlenebilmesine imkan verecek tarzda düzenlenmesi gerektiği açıktır. Dava konusu yönetmeliğin 28. Maddesinin 3. fıkrasının (c) bendinde sözlü sınav kriterlerinden ” Temsil ve maiyetindeki personelini sevk ve idare kabiliyeti ” kriterine yer verildiği görülmektedir. Bir personelin maiyetindeki personeli sevk ve idare kabiliyeti, hizmetteki aksaklık ve eksiklikleri, tehdit ve riskleri görüp göremediği, gerekli tedbirleri zamanında alıp alıp alamadığı ve çözüme dair seçenekleri ortaya koyup koyamadığı, maiyeti ile iletişimin iyi olup olmadığı ve görevin başarılması için yeterli motivasyonu sağlayıp sağlayamadığı gibi birçok etkeni içinde barındıran bir değerlendirme kriteridir. Dolayısıyla bir personelin maiyetini sevk ve idare kabiliyeti kriteri ancak o kişi ile uzun süre birlikte görev yapan amirlerinin değerlendirebileceği bir husus olup sözlü sınav süresi içerisinde sorulan sadece bir soruya verilen cevap ve gözleme dayalı olarak değerlendirilebilecek bir kriter olmadığı, bu nedenle söz konusu kriterin objektif bir değerlendirmeye ve yargısal denetime imkan verecek tarzda bir düzenleme olmadığından hukuka aykırı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
3201 sayılı Kanunun 55. Maddesinin kurullarda rütbe terfinin görüşülmesi şartlarını düzenleyen 11. Fıkrasının (c) bendi 24/12/2019 tarih ve 30988 sayılı resmi gazetede yayımlanan 7196 sayılı Kanunun 3. Maddesi ile “Dördüncü Sınıf Emniyet Müdürü rütbesine terfi için yönetmeliğe uygun olarak yapılacak yazılı ve sözlü sınavda başarılı olunması” şeklinde değiştirilmiş, buna paralel olarak anılan yönetmeliğin rütbe terfinin kurul gündemine alınma şartlarını düzenleyen 12. Maddesinin (c) bendi de “Bu yönetmeliğe uygun olarak yapılacak yazılı ve sözlü sınavda başarılı sayılması” şeklinde iken,28/05/2020 tarih ve 31138 sayılı resmi gazetede yayımlanan 2581 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 5. Maddesi ile “Dördüncü Sınıf Emniyet Müdürü rütbesine terfi için bu Yönetmeliğe uygun olarak yapılacak yazılı ve sözlü sınavda başarılı olunması” şeklinde değiştirilmiştir.
Dolayısıyla 3201 sayılı kanun ve dava konusu yönetmelikte yapılan değişikliklerle sözlü sınavın sadece dördüncü sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi edecek personel için öngörüldüğü, bu rütbe dışındaki diğer rütbelere yapılacak terfiler için sözlü sınav şartının kaldırıldığı anlaşılmıştır. Davacının Başkomiser rütbesinden Emniyet Amiri rütbesine terfi için sözlü sınava tabi tutulduğu anlaşıldığından, davacı yönünden davanın konusu kalmadığından anılan yönetmeliğin 28. maddesinin iptali istemi hakkında karar verilmesine yer bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Emniyet amirliğine terfi için yapılan sözlü sınav sonucunda başarısız sayılmasına ilişkin işlemin iptali istemi yönünden yapılan incelemede;
Davacının sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin bireysel işlem ve davacı hakkında düzenlenen sözlü sınav puan değerlendirme formu incelendiğinde, 25 puan üzerinden değerlendirilen Yazılı sınav konularına ilişkin bilgi düzeyi kriteri için davacı hakkında sınav komisyonunun bütün üyeleri tarafından 10 puan, bir konuyu kavrama ve ifade edebilme yeteneği kriteri için 15 puan üzerinden yapılan değerlendirmede 10 puan takdir edildiği,yine 15’er puan üzerinden yapılan değerlendirmede Temsil ve maiyetindeki personelini sevk ve idare kabiliyeti, Özgüveni, ikna kabiliyeti ve inandırıcılığı, Analitik düşünme, problem çözme ve doğru karar verebilme yeteneği, Planlama, eşgüdüm ve denetim becerileri kriterleri hakkında davacı için bütün komisyon üyeleri tarafından her bir kriter için ayrı ayrı 5 puan olmak üzere toplam olarak 40 puan takdir edildiği, sözlü sınav değerlendirme karar formunun verilen notun gerekçesi bölümünde her bir kriter için önceden matbu olarak hazırlanmış muhtemel üç gerekçeden, düşük puan verilme gerekçesi olarak da her bir komisyon üyesi tarafından aynı gerekçenin işaretlendiği, her bir kriter yönünden bütün komisyon üyeleri tarafından ayrı ayrı değerlendirme yapılmasına rağmen aynı puanların takdir edilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu,bu durumun takdir yetkisinin objektif kullanılmadığını gösterdiği, sözlü sınavın yukarıda belirtilen gerekçeyle hukuka aykırı değerlendirme kriterine dayanılarak yapıldığı, dolayısıyla sözlü sınavın usulüne uygun olarak yapılmadığı, bu haliyle dava konusu işlemde mevzuata ve hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.Benzer bir davada Danıştay 12. Dairesinin 16.09.2020 tarih ve E.2019/7899 sayılı yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararı da aynı yöndedir.
Açıklanan nedenlerle,
1. Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin “sözlü sınav” başlıklı 28. maddesinin iptali istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
2. Başkomiser rütbesinden Emniyet Amiri rütbesine terfi için yapılan sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlemin iptaline, karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının “Ortak Hükümler” kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY :
Davacı, (B) grubu başkomiser olarak görev yapmakta iken 05/06/2016 tarihinde rütbe terfi sözlü sınavına katılmış ve 40 puan alarak başarısız sayılmıştır. Bunun üzerine davacı, (B) grubu başkomiser olarak görev yapmakta iken, 05/06/2016 tarihindebir üst rütbeye terfi için yapılan sözlü sınav sonucunda başarısız sayılmasına ilişkin işlem ile 2016 Haziran ayında yapılan tüm sözlü sınavın ve bu işlemin dayanağı olan, 10/05/2015 günlü, 29351 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik’in “sözlü sınav” başlıklı 28. maddesinin ve sözlü sınavda başarılı olmak için getirilen elli puan alma şartına ilişkin düzenlemenin iptaline karar verilmesi istemiyle bakılan davayı açmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE :
İLGİLİ MEVZUAT:
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın -davanın açıldığı tarihteki haliyle- 124. maddesinde, “Başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzel kişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla yönetmelikler çıkarabilirler.” hükmüne yer verilmiştir.
3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu’nun “Terfi ve Atama” başlıklı 55. maddesinin -davanın açıldığı tarihteki haliyle- 11. fıkrasında, “Kurullarda personelin rütbe terfiinin görüşülebilmesi için;
a) Bulunulan rütbelerdeki en az bekleme sürelerinin tamamlanması,
b) Bekleme süresi içindeki yıl sayısı kadar iyi veya çok iyi performans değerlendirme puanının alınması,
c) Yönetmeliğe uygun olarak yapılacak yazılı ve sözlü sınavda başarılı olunması,
d) Polis Akademisi Başkanlığınca düzenlenecek yöneticilik ile ilgili hizmet içi eğitimde başarılı olunması,
şarttır.”;
18. fıkrasında, “Rütbe terfileri ve sınavlar ile meslek içi yöneticilik eğitim kursları, eğitim tarih ve süreleri ile değerlendirme kurullarının çalışmalarına ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle düzenlenir.” hükmü yer almaktadır.
Anılan Kanun’a dayanılarak Bakanlar Kurulunun 2015/7685 sayılı kararıyla kabul edilen ve 10/05/2015 günlü, 29351 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik’in 05/05/2016 günlü, 29703 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 11/04/2016 günlü, 2016/8770 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla değişik -dava konusu işlemin tesis edildiği tarihteki haliyle-, “Sözlü sınav” başlıklı 28. maddesinde, “(1) Yazılı sınava giren adaylardan yüz üzerinden en az elli puan almış olanlar, sözlü sınava tabi tutulur.
(2) Sözlü sınav için oluşturulan komisyon üyeleri, sınava girecek personelden en az bir üst rütbede olmak zorundadır.
(3) Sözlü sınav komisyonları üst rütbeye terfi edecek personeli;
a) Yazılı sınav konularına ilişkin bilgi düzeyi (25 puan),
b) Bir konuyu kavrama ve ifade edebilme yeteneği (15 puan),
c) Temsil ve maiyetindeki personelini sevk ve idare kabiliyeti (15 puan),
ç) Özgüveni, ikna kabiliyeti ve inandırıcılığı (15 puan),
d) Analitik düşünme, problem çözme ve doğru karar verebilme yeteneği (15 puan),
e) Planlama, eşgüdüm ve denetim becerileri (15 puan),
konularında yüz tam puan üzerinden değerlendirir. Her üyenin vermiş olduğu puanların aritmetik ortalaması alınarak adayların sözlü sınav puanı tespit edilir.
(4) Sözlü sınavda yüz üzerinden elli ve üzeri puan alanlar başarılı sayılır.” düzenlemesi yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
I – DAVA KONUSU DÜZENLEMELERİN İNCELENMESİ:
10/05/2015 günlü, 29351 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik’in;
28. maddesinin 1. fıkrasının incelenmesi:
Anayasa’nın yukarıda aktarılan 124. maddesi uyarınca, yasa koyucunun genel prensipleri belirlemesi koşuluyla düzenlenecek konunun uygulanmasını ve uygulamaya ilişkin ayrıntıların belirlenmesini yürütmeye, bir başka ifadeyle idarelere bırakmasının mümkün olduğu görülmektedir. Ancak, idarelerin düzenleme yapma yetkisi, yasama organının çizdiği sınırlar içinde, başta Anayasa olmak üzere, kanun, tüzük gibi üst hukuk normlarına aykırı olmamak kayıt ve şartına bağlı olarak kullanılabilir.
Normlar hiyerarşisi kuramına göre hukuk düzeni, farklı kademede yer alan Anayasa, kanun, tüzük, yönetmelik ve diğer düzenleyici işlemlerden oluşan birçok normu içermekte ve her norm geçerliliğini bir üst basamakta yer alan normdan almaktadır. Bu nitelikleri gereği, dayandıkları üst hukuk normlarına aykırı hüküm ihtiva etmeleri mümkün değildir. Bu kuramın en belirgin özelliklerinden biri de, bir düzenlemenin hiyerarşik sıralamada daha altta bulunan bir düzenleme ile değiştirilememesi ve kaldırılamamasıdır. Dolayısıyla normlar hiyerarşisinde kanunlardan alt sırada gelen yönetmeliklerin de üst norm olan kanunlara aykırı olamayacağı açıktır.
10/05/2015 günlü, 29351 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik’in “Sözlü sınav” başlıklı 28. maddesinin 1. fıkrasında, “Yazılı sınava giren adaylar, sicil numarası küçük olandan başlamak üzere sözlü sınava tabi tutulur.” kuralı yer almakta iken Danıştay (Kapatılan) Onaltıncı Dairesince anılan düzenlemede yer alan “Yazılı sınava giren adaylar” ibaresinin yürütülmesi durdurulmuş; 05/05/2016 günlü, 29703 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’in 1. maddesiyle söz konusu düzenleme “Yazılı sınava giren adaylardan yüz üzerinden en az elli puan almış olanlar, sözlü sınava tabi tutulur.” şeklinde değiştirilmiştir.
Danıştay Beşinci Dairesinin 20/06/2018 günlü, E:2016/24760, K:2018/15074 sayılı kararıyla söz konusu düzenlemenin önceki halinde yer alan “Yazılı sınava giren adaylar, …” ibaresinin “…3201 sayılı Kanun’da emniyet personelinin rütbe terfiinin görüşülebilmesi için liyakat ve kariyer ilkelerinin gereği olarak “yazılı sınavda başarılı olma” şartının aranması karşısında, anılan yasal düzenlemeye aykırı olarak, yazılı sınava katılan adayların tamamının herhangi bir başarı kriteri aranmadan sözlü sınava çağrılmasına ilişkin uyuşmazlık konusu düzenlemede ilgili Kanun hükmüne uyarlık bulunmamaktadır.” gerekçesiyle iptal edildiği, anılan kararın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 25/11/2020 günlü, E:2019/179, K:2020/2522 sayılı kararıyla onandığı ve iptal kararının kesinleştiği görülmektedir.
Yukarıda aktarılan yargı kararları üzerine, dava konusu Yönetmelik’in 28. maddesinin 1. fıkrasının yargı kararlarına uygun olarak yeniden düzenlendiği, bu doğrultuda yürürlüğe konulan düzenlemeyle objektif niteliğe sahip olan yazılı sınavdan en az elli puan alınmasının gerektiği, bu haliyle düzenlemenin liyakat ilkesine, üst hukuk normu niteliğindeki 3201 sayılı Kanun ile hukuka uygun olduğu anlaşılmaktadır.
28. maddesinin 2. fıkrasının incelenmesi:
Anayasa’nın yukarıda aktarılan 124. maddesi uyarınca, yasa koyucunun genel prensipleri belirlemesi koşuluyla düzenlenecek konunun uygulanmasını ve uygulamaya ilişkin ayrıntıların belirlenmesini yürütmeye, bir başka ifadeyle idarelere bırakmasının mümkün olduğu görülmektedir. Ancak, idarelerin düzenleme yapma yetkisi, yasama organının çizdiği sınırlar içinde, başta Anayasa olmak üzere, kanun, tüzük gibi üst hukuk normlarına aykırı olmamak kayıt ve şartına bağlı olarak kullanılabilir.
Normlar hiyerarşisi kuramına göre hukuk düzeni, farklı kademede yer alan Anayasa, kanun, tüzük, yönetmelik ve diğer düzenleyici işlemlerden oluşan birçok normu içermekte ve her norm geçerliliğini bir üst basamakta yer alan normdan almaktadır. Bu nitelikleri gereği, dayandıkları üst hukuk normlarına aykırı hüküm ihtiva etmeleri mümkün değildir. Bu kuramın en belirgin özelliklerinden biri de, bir düzenlemenin hiyerarşik sıralamada daha altta bulunan bir düzenleme ile değiştirilememesi ve kaldırılamamasıdır. Dolayısıyla normlar hiyerarşisinde kanunlardan alt sırada gelen yönetmeliklerin de üst norm olan kanunlara aykırı olamayacağı açıktır.
Söz konusu düzenleme uyarınca sözlü sınava çağrılan adayların yeterliliğinin tespiti amacıyla yapılan sınavda görevlendirilen personelin sınava girenlere göre daha üst rütbede olmasının, sınava girecek personelin objektif değerlendirilmesi bakımından memur güvencesine hizmet ettiği gibi, değerlendirmeyi yapacak personel açısından da kariyer ve liyakat ilkelerine uygun olduğu sonucuna varılmıştır. Öte yandan, idarenin 3201 sayılı Kanun’un 55. maddesinin 11. fıkrasının (c) bendi uyarınca kendisine verilmiş olan sözlü sınav yapma görev ve yetkisini yerine getirebilmesi amacıyla anılan Kanun’a uygun olarak yönetmelikle düzenleme yapma konusunda takdir yetkisi bulunmakta olup, bu kapsamda söz konusu Yönetmelik ile sınava girenlere göre daha üst rütbedeki kişilerin sınavda görevlendirilmesi öngörülmek suretiyle söz konusu takdir yetkisinin objektiflik ilkesine uygun olarak kullanıldığı anlaşılmıştır. Bu nedenle anılan Yönetmelik’in 28. maddesinin ikinci fıkrasında hukuka aykırı bir yön görülmemiştir.
28. maddesinin 3. fıkrasının tamamının incelenmesi:
Anayasa’nın yukarıda aktarılan 124. maddesi uyarınca, yasa koyucunun genel prensipleri belirlemesi koşuluyla düzenlenecek konunun uygulanmasını ve uygulamaya ilişkin ayrıntıların belirlenmesini yürütmeye, bir başka ifadeyle idarelere bırakmasının mümkün olduğu görülmektedir. Ancak, idarelerin düzenleme yapma yetkisi, yasama organının çizdiği sınırlar içinde, başta Anayasa olmak üzere, kanun, tüzük gibi üst hukuk normlarına aykırı olmamak kayıt ve şartına bağlı olarak kullanılabilir.
Normlar hiyerarşisi kuramına göre hukuk düzeni, farklı kademede yer alan Anayasa, kanun, tüzük, yönetmelik ve diğer düzenleyici işlemlerden oluşan birçok normu içermekte ve her norm geçerliliğini bir üst basamakta yer alan normdan almaktadır. Bu nitelikleri gereği, dayandıkları üst hukuk normlarına aykırı hüküm ihtiva etmeleri mümkün değildir. Bu kuramın en belirgin özelliklerinden biri de, bir düzenlemenin hiyerarşik sıralamada daha altta bulunan bir düzenleme ile değiştirilememesi ve kaldırılamamasıdır. Dolayısıyla normlar hiyerarşisinde kanunlardan alt sırada gelen yönetmeliklerin de üst norm olan kanunlara aykırı olamayacağı açıktır.
10/05/2015 günlü, 29351 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik’in “Sözlü sınav” başlıklı 28. maddesinin 3. fıkrasında, “(3) Sözlü sınav komisyonları üst rütbeye terfi edecek personeli; a) Bir konuyu kavrama ve ifade edebilme yeteneği, b) Temsil ve maiyetindeki personelini sevk ve idare kabiliyeti, c) Özgüveni, ikna kabiliyeti ve inandırıcılığı, ç) Analitik düşünme, problem çözme ve doğru karar verebilme yeteneği, d) Planlama, eşgüdüm ve denetim becerileri, konularında yüz tam puan üzerinden değerlendirir. Her üyenin vermiş olduğu puanların aritmetik ortalaması alınarak adayların sözlü sınav puanı tespit edilir.” kuralı yer almakta iken Danıştay (Kapatılan) Onaltıncı Dairesince anılan düzenlemenin yürütülmesinin durdurulmasına karar verilmiş; 05/05/2016 günlü, 29703 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’in 1. maddesiyle söz konusu düzenleme “(3) Sözlü sınav komisyonları üst rütbeye terfi edecek personeli; a) Yazılı sınav konularına ilişkin bilgi düzeyi (25 puan), b) Bir konuyu kavrama ve ifade edebilme yeteneği (15 puan), c) Temsil ve maiyetindeki personelini sevk ve idare kabiliyeti (15 puan), ç) Özgüveni, ikna kabiliyeti ve inandırıcılığı (15 puan), d) Analitik düşünme, problem çözme ve doğru karar verebilme yeteneği (15 puan), e) Planlama, eşgüdüm ve denetim becerileri (15 puan), konularında yüz tam puan üzerinden değerlendirir. Her üyenin vermiş olduğu puanların aritmetik ortalaması alınarak adayların sözlü sınav puanı tespit edilir.” şeklinde değiştirilmiştir.
Danıştay Beşinci Dairesinin 20/06/2018 günlü, E:2016/24760, K:2018/15074 sayılı kararıyla anılan düzenlemenin değişiklik öncesi halinin “…dava konusu Yönetmelik’in dayanağı olan Yasa hükmünde açıkça “sözlü sınav” şeklinde yapılan düzenlemeye uygun olarak Yönetmelik’in 28. maddesinin başlığında da “sözlü sınav” ibaresine yer verildiği halde madde içeriğinde sadece mülakata yönelik değerlendirmelere yer verilmiş olup, sözlü sınavının amacı olan bilgi ölçmeye yönelik hususlara yer verilmediğinden anılan maddenin 3. fıkrasında eksik düzenleme nedeniyle hukuka uyarlık bulunmamaktadır.” gerekçesiyle iptal edildiği, anılan kararın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 25/11/2020 günlü, E:2019/179, K:2020/2522 sayılı kararıyla onandığı ve iptal kararının kesinleştiği görülmektedir.
Yukarıda aktarılan yargı kararları üzerine ve kararın iptal gerekçesi doğrultusunda dava konusu Yönetmelik’in 28. maddesinin 3. fıkrasının yeniden düzenlendiği, anılan düzenlemeyle liyakat ilkesine uygun olarak ile sözlü sınav kriterleri getirildiği, söz konusu kriterlerin ölçme ve değerlendirme amacına hizmet ettiği, bu haliyle düzenlemenin, liyakat ilkesine, üst hukuk normu niteliğindeki 3201 sayılı Kanun ile hukuka uygun olduğu anlaşılmaktadır.
28. maddesinin 4. fıkrasının ve bu fıkrada yer verilen sözlü sınavda başarılı olmak için getirilen elli puan alma şartına incelenmesi:
10/05/2015 günlü, 29351 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik’in “Sözlü sınav” başlıklı 28. maddesinin -05/05/2016 günlü, 29703 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’in 1. maddesiyle eklenen- 4. fıkrasında, “Sözlü sınavda yüz üzerinden elli ve üzeri puan alanlar başarılı sayılır.” düzenlemesi yer almaktadır.
Anayasa’nın yukarıda aktarılan 124. maddesi uyarınca, yasa koyucunun genel prensipleri belirlemesi koşuluyla düzenlenecek konunun uygulanmasını ve uygulamaya ilişkin ayrıntıların belirlenmesini yürütmeye, bir başka ifadeyle idarelere bırakmasının mümkün olduğu görülmektedir. Ancak, idarelerin düzenleme yapma yetkisi, yasama organının çizdiği sınırlar içinde, başta Anayasa olmak üzere, kanun, tüzük gibi üst hukuk normlarına aykırı olmamak kayıt ve şartına bağlı olarak kullanılabilir.
Normlar hiyerarşisi kuramına göre hukuk düzeni, farklı kademede yer alan Anayasa, kanun, tüzük, yönetmelik ve diğer düzenleyici işlemlerden oluşan birçok normu içermekte ve her norm geçerliliğini bir üst basamakta yer alan normdan almaktadır. Bu nitelikleri gereği, dayandıkları üst hukuk normlarına aykırı hüküm ihtiva etmeleri mümkün değildir. Bu kuramın en belirgin özelliklerinden biri de, bir düzenlemenin hiyerarşik sıralamada daha altta bulunan bir düzenleme ile değiştirilememesi ve kaldırılamamasıdır. Dolayısıyla normlar hiyerarşisinde kanunlardan alt sırada gelen yönetmeliklerin de üst norm olan kanunlara aykırı olamayacağı açıktır.
Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik’in 28. maddesinin yukarıda aktarılan 1 ve 4. fıkraları birlikte değerlendirildiğinde, ilgililerin terfi değerlendirmesine tabi tutulabilmeleri için, 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu’nun 55. maddesinin 11. fıkrasının (c) bendindeki düzenlemeye uygun olarak yazılı ve sözlü sınavda başarılı olmaları şartının arandığı görülmektedir.
Anılan Yönetmelik’in dava konusu 28. maddesinin 4. fıkrası ile yazılı sınavın tamamlayıcısı olan ve görevin gerektirdiği niteliklere en uygun personelin bir üst rütbeye terfisi için mesleki bilgisini ve genel kültür düzeyini ölçmeyi amaçlayan sözlü sınav notuna da önem atfedilerek, başarılı sayılmak için sözlü sınavda yüz üzerinden elli ve üzeri puan alınması şeklinde belirlenen asgari başarı kriterinin makul olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Bu itibarla, sözlü sınav yönünden bir başarı kriteri getiren Yönetmelik’in 28. maddesinin 4. fıkrası ile bu fıkrada yer verilen sözlü sınavda başarılı olmak için getirilen elli puan alma şartında hukuka aykırılık görülmemiştir.
II – DAVACININ RÜTBE TERFİ SÖZLÜ SINAVINDA BAŞARISIZ SAYILMASINA İLİŞKİN İŞLEMİN İPTALİ İSTEMİNİN İNCELENMESİ :
Her ne kadar dava dilekçesinde, sözlü sınavın iptali istemine açıkça yer vermediği görülmüş ise de, dilekçedeki “sınavın tüm sonuçları ile iptali” ibaresi ile davacının diğer iddia ve beyanları da dikkate alındığında, sözlü sınavın iptalinin istendiği sonucuna varılarak incelemeye geçildi;
Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik’in dava konusu sözlü sınavın yapıldığı tarihteki haliyle “Sözlü sınav” başlıklı 28. maddesinin 1. fıkrasında, yazılı sınava giren adaylardan yüz üzerinden en az elli puan almış olanların sözlü sınava tabi tutulacağı kurala bağlanmış, 2. fıkrasında, sözlü sınav için oluşturulan komisyon üyelerinin, sınava girecek personelden en az bir üst rütbede olmak zorunda olduğu belirtilmiş, 3. fıkrasında, sözlü sınava yönelik değerlendirme kriterlerine yer verilmiş ve 4. fıkrasında da sözlü sınavda yüz üzerinden elli ve üzeri puan alanlar başarılı sayılacağı kurala bağlanmıştır.
Sözlü sınavda başarısız sayılma işleminin, diğer tüm idari işlemlerin yargısal denetiminde olduğu gibi yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden yargısal denetiminin yapılması esastır. İdari işlemin yetki, şekil gibi salt usule ilişkin unsurları ile sınırlı olarak yapılacak bir yargısal denetim, hukuk devleti ilkesinin sağladığı güvenceyi temin etmeyecektir.
Bu itibarla sözlü sınav öncesinde, sınav komisyonunca sınavda sorulacak soruların önceden hazırlanması ve tutanağa bağlanması, her adaya sorulan soruların kayda geçirilmesi ve sorulan sorulara adayların verdiği yanıtlara hangi komisyon üyesince, hangi notun takdir edildiğinin tutanakta ayrı ayrı gösterilmesi, böylece sözlü sınavın nesnel olarak yapılması ve yargısal denetimin tüm unsurlarıyla gerçekleştirilmesi sağlanmalıdır.
Dava dosyası incelendiğinde, davacının da katılmış olduğu sözlü sınavda sorulacak soruların söz konusu sınavdan önce hazırlanarak cevaplarıyla birlikte tutanağa bağlandığı, sözlü sınav komisyonu üyelerinin Yönetmelik’in 28. maddesinin 2. fıkrasında belirtildiği şekilde sınava girecek personelden en az bir üst rütbede olduğu, sınava alınan adaylara daha önceden hazırlanan soru havuzundan kendileri tarafından çekilen sorunun yöneltildiği, bu kapsamda davacının da 293 sıra numaralı soruyu çektiği ve cevaplandırdığı, davacı hakkında sözlü sınav komisyonu üyelerinin Yönetmelik’in 28. maddesinin 3. fıkrasında belirtilen kriterler yönünden ayrı ayrı değerlendirme yaptığı ve bu değerlendirmelerin gerekçeleriyle birlikte tutanağa bağlandığı, yapılan değerlendirme sonucununda davacının 40 puan takdir edilmek suretiyle sözlü sınavda başarısız sayıldığı görülmektedir.
Bu durumda, Yönetmelik’in 28. maddesinde yer alan düzenlemelere uygun olarak gerçekleştirilen sözlü sınavda davacının başarısız sayılmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir.
III- 2016 HAZİRAN AYINDA YAPILAN RÜTBE TERFİ SÖZLÜ SINAVLARININ TAMAMININ İPTALİ İSTEMİNİN İNCELENMESİ :
Her ne kadar davacı tarafından, dava dilekçesinde “Haziran 2016 yılı rütbe terfi sözlü sınavının tamamının” şeklinde bir ifadeye yer verilmek suretiyle iptal isteminde bulunulmuş ise de davacının durumu ve menfaati gözetilerek dava dilekçesinde belirttiği iddialar da dikkate alındığında, anılan ifadenin “03-10 Haziran 2016 tarihleri arasında (B) grubu başkomiserlere yönelik yapılan rütbe terfi sözlü sınavlarının” iptali istemi olarak ele alınması ve incelemenin bu çerçevede yapılması gerektiği sonucuna varılmaktadır.
Yukarıda da aktarıldığı üzere, davacının da katılmış olduğu sözlü sınavda sorulacak soruların söz konusu sınavdan önce hazırlanarak cevaplarıyla birlikte tutanağa bağlandığı, sözlü sınav komisyonu üyelerinin Yönetmelik’in 28. maddesinin 2. fıkrasında belirtildiği şekilde sınava girecek personelden en az bir üst rütbede olduğu, sınava alınan adaylara daha önceden hazırlanan soru havuzundan kendileri tarafından çekilen sorunun yöneltildiği, sınava katılan adaylar hakkında sözlü sınav komisyonu üyelerinin Yönetmelik’in 28. maddesinin 3. fıkrasında belirtilen kriterler yönünden ayrı ayrı değerlendirme yaptığı ve bu değerlendirmelerin gerekçeleriyle birlikte tutanağa bağlandığı dikkate alındığında, Yönetmelik’in 28. maddesinde yer alan düzenlemelere uygun olarak 2016 Haziran ayında (B) grubu başkomiserlere yönelik gerçekleştirilen sözlü sınavlarda hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. 10/05/2015 günlü, 29351 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik’in “Sözlü sınav” başlıklı 28. maddesinin 1, 2, 3 ve 4. fıkraları ile sözlü sınavda başarılı olmak için getirilen elli puan alma şartının iptali istemine ilişkin DAVANIN REDDİNE oybirliğiyle,
2. (B) grubu başkomiser olarak görev yapmakta iken, 05/06/2016 tarihinde bir üst rütbeye terfi için yapılan sözlü sınav sonucunda başarısız sayılmasına ilişkin işlem ile 2016 Haziran ayında yapılan sözlü sınavın tamamının iptali istemi yönünden DAVANIN REDDİNE oyçokluğuyla,
3. Dava ret ile sonuçlandığından, aşağıda dökümü yer alan …-TL yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacının adli yardım isteminin kabul edilmesi nedeniyle ertelenen yargılama giderlerinin tahsili için kararın kesinleşmesinden sonra müzekkere yazılmasına,
4- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen …-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine;
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 27/12/2022 tarihinde karar verildi.
(X) KARŞI OY :
10/05/2015 günlü, 29351 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik’in “Sözlü sınav” başlıklı 28. maddesinin -05/05/2016 günlü, 29703 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’in 1. maddesiyle değiştirilen- 3. fıkrasında, “Sözlü sınav komisyonları üst rütbeye terfi edecek personeli;
a) Yazılı sınav konularına ilişkin bilgi düzeyi (25 puan),
b) Bir konuyu kavrama ve ifade edebilme yeteneği (15 puan),
c) Temsil ve maiyetindeki personelini sevk ve idare kabiliyeti (15 puan),
ç) Özgüveni, ikna kabiliyeti ve inandırıcılığı (15 puan),
d) Analitik düşünme, problem çözme ve doğru karar verebilme yeteneği (15 puan),
e) Planlama, eşgüdüm ve denetim becerileri (15 puan),
konularında yüz tam puan üzerinden değerlendirir. Her üyenin vermiş olduğu puanların aritmetik ortalaması alınarak adayların sözlü sınav puanı tespit edilir.” düzenlemesi yer almaktadır.
Dava dosyası incelendiğinde, davacının 05/06/2016 tarihinde sözlü sınava alındığı, davacıdan sınav öncesinde komisyonca hazırlanan sorulardan kendi iradesi doğrultusunda çektiği soruyu okuyarak cevaplandırmasının istenildiği, davacının 293 sıra numaralı soruyu çektiği ve cevaplandırdığı, bu soru dışında davacıya herhangi bir soru yöneltilmediği ve davacı hakkında Yönetmelik’in 28. maddesinin 3. fıkrasında belirtilen kriterler doğrultusunda yapılan değerlendirme sonucunda 40 puanla başarısız sayıldığı, görülmekte olup, davacıya yöneltilen sorunun, Yönetmelik’in 28. maddesinin 3. fıkrasının (c) ve (e) bentlerinde sayılan kriterlerin ölçülmesine uygun olmadığı dikkate alındığında, davacının bir üst rütbeye terfi için 2016 yılında katıldığı sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Diğer taraftan, 2016 yılı rütbe terfi sözlü sınavlarının yukarıda aktarılan şekilde gerçekleştirilmesi nedeniyle söz konusu sözlü sınavlarda da hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Bu nedenle davacının bir üst rütbeye terfi için 05/06/2016 tarihinde bir üst rütbeye terfi için katıldığı sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlem ile 2016 Haziran ayında yapılan rütbe terfi sözlü sınavlarının tamamının iptaline karar verilmesi gerektiği oyuyla davanın reddine yönelik olarak verilen kararın bu kısmına katılmıyorum.