Danıştay Kararı 10. Daire 2022/8741 E. 2022/6576 K. 27.12.2022 T.

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2022/8741 E.  ,  2022/6576 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2022/8741
Karar No : 2022/6576

TEMYİZ EDEN (DAVACILAR):
1- Kendi adına asaleten …’e velayeten …
2- …
3- …
4- …
5- …
VEKİLİ: Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI): … Bakanlığı / ANKARA

İSTEMİN_KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… sayılı temyiz isteminin reddine ilişkin kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

DAVANIN_KONUSU: Davacılar tarafından, 28/12/2016 tarihinde yasa dışı örgütlerin kullandığı patlayıcı maddenin konutlarına atılması sonucu yakınları …’in hayatını kaybetmesinde, yeterli güvenliğin sağlanamamasından dolayı davalı idarenin sorumlu olduğundan bahisle uğranıldığı ileri sürülen zararlarına karşılık 7.000,00 TL maddi ve 180.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, davacıların istinaf başvurusunun reddine kesin olarak karar verilmiştir.
Anılan kararın davacılar tarafından temyiz edilmesi üzerine … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … tarih ve E:… sayılı kararla da, verilen karara karşı temyiz yolunun kapalı olduğu gerekçesiyle davacıların temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI: Davacılar tarafından, davanın niteliği ve miktarı esas alındığında temyize tabi olduğu, kusursuz sorumluluk ve sosyal risk ilkeleri göz ardı edilerek davanın reddine karar verildiği, meydana gelen zarar nedeniyle davalı idarenin tazmin yükümlülüğünün bulunduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, davacıların temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların temyiz istemlerinin REDDİNE,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin temyiz isteminin reddine ilişkin … tarih ve E:… sayılı temyize konu kararının ONANMASINA,
3. Adli yardım talebinin kabulü nedeniyle alınmayan temyiz yargılama giderlerinin davacılardan tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 27/12/2022 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

(X) – KARŞI OY:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun Temyiz başlıklı 46. maddesinin 1. fıkrasında, “Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir” hükmü yer almış, maddenin devamında, temyiz edilebilecek kararlar; açılan davanın konusu esas alınarak belirlenmiş, aynı fıkranın (b) bendinde, “Konusu yüz bin Türk lirasını aşan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalar”da verilen kararların temyiz edilebileceği kurala bağlanmış; Kanun’un Ek 1. maddesinde yer alan düzenleme uyarınca, bu Kanunda öngörülen parasal sınırlar; her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların, o yıl için 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulandığından, davanın açıldığı 23/03/2017 tarihinde temyiz parasal sınırının 103.000,00 TL olduğu görülmüştür.
2577 sayılı Kanun’un yukarıda aktarılan maddelerinde, konusu belli bir para olan tam yargı davalarında verilen kararlardan hangisinin, 2577 sayılı Kanun’un 46/1-(b) maddesi uyarınca temyize tabi olup olmadığının; “verilen kararların tarihine göre” değil, açılan davalardaki parasal miktara göre belirleneceği hükme bağlandığından; bu husustaki değerlendirmenin dava açma tarihinde yürürlükte bulunan temyiz parasal sınırının esas alınarak yapılması gerekmektedir.
Aksi uygulamanın, 2577 sayılı Kanun’da belirtilen parasal sınırlar yıl itibariyle yeniden değerleme oranında arttırıldığından, davanın açılmasından sonraki yargılama sürecine göre kararın temyiz edilebilme durumunun değişmesi nedeniyle, kanun yollarına başvurma açısından, kanuni açıklığın bulunmadığı sonucunu doğuracağı açıktır.
Dosyanın incelenmesinden; davanın toplam 187.000,00 TL tazminat ödenmesi istemiyle 23/03/2017 tarihinde açıldığı, davanın reddi yolunda verilen karara karşı davacılar tarafından yapılan istinaf başvurusunun … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince kesin olarak reddilmesi üzerine Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması istemiyle davacılar tarafından temyiz başvurusu yapıldığı, davacıların temyiz istemlerinin … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen ara kararı ile reddedildiği ve anılan kararın bozulması istemiyle de davacılar tarafından temyiz başvurusunda bulunulduğu anlaşılmaktadır.
Davanın açıldığı 23/03/2017 tarihindeki temyiz parasal sınırının 103.000,00 TL, davada tazminata konu miktarın ise 187.000,00 TL olduğu ve bu miktarın davanın açıldığı 2017 yılındaki temyiz parasal sınırının üzerinde olduğu görüldüğünden; uyuşmazlığın, 2577 sayılı Kanun’un 46. maddesinde sayılan davalar arasında yer aldığı ve temyizen incelenerek esası hakkında bir karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmaktadır.
Yukarıda açıklanan nedenle, davacıların temyiz istemi kabul edilerek … Bölge İdare Mahkemesince verilen temyiz isteminin reddine yönelik kararın bozulması gerektiği oyu ile Daire kararına katılmıyoruz.