Danıştay Kararı 4. Daire 2019/2268 E. 2022/9380 K. 27.12.2022 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2019/2268 E.  ,  2022/9380 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/2268
Karar No : 2022/9380

TEMYİZ EDEN TARAFLAR:
1- … Mağazacılık ve Bilişim Hizmetleri Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …

2- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem : Davacı şirket adına, 2011/1, 2. dönemlerine ilişkin resen tarh edilen vergi ziyaı cezalı katma değer vergileri ile 213 sayılı Kanun’un 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacı şirketin, sahte belge düzenleme sebebiyle hakkında vergi tekniği raporu bulunan Küçükyalı Vergi Dairesi mükellefi … Gıda İnş. Elek. Medikal Mak. San. Ltd. Şti. ve Üsküdar Vergi Dairesi mükellefi … Gıda İnşaat Elektrik Kauçuk Kır. San. ve Tic. Ltd. Şti.’den aldığı faturalarda gösterilen katma değer vergilerinin reddedilerek dava konusu tarhiyatlarının yapıldığı ve 213 sayılı Kanun’un 353/1 maddesi uyarınca özel usulsüzlük cezası kesildiği, … Gıda İnş. Elek. Medikal Mak. San. Ltd. Şti. hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunun değerlendirilmesinden; anılan mükellefin gerçek ticari muamele gerçekleştirmeyip münhasıran sahte fatura ticareti ile iştigal ettiği sonucuna varıldığı, bu firmadan alınan faturalar nedeniyle tarh edilen vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinde hukuka aykırılık bulunmadığı, … Gıda İnşaat Elektrik Kauçuk Kır. San. ve Tic. Ltd. Şti. hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunun değerlendirilmesinden, anılan mükellefin davacıya düzenlediği faturaları sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı kabul etmeye imkan bulunmadığı, bu firmadan alınan faturalar nedeniyle davacı adına yapılan cezalı katma değer vergisi tarhiyatında ve 213 sayılı Kanun’un 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasında yasal isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; cezalı tarhiyatın, … Gıda İnş. Elek. Medikal Mak. San. Ltd. Şti.’den alınan faturalar nedeniyle gerçekleştirilen kısmı ile özel usulsüzlük cezası yönünden tarafların istinaf istemlerinin reddine, dava konusu cezalı tarhiyatın, 2010 yılından devreden indirilecek KDV tutarının sıfırlanmasından kaynaklanan ve istinaf istemlerine konu kararda herhangi bir değerlendirme yapılmayan kısmı yönünden; 2010 yılında doğan katma değer vergisi alacağının 05/04/2016 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, önceki yıldan devreden indirilecek KDV tutarının sıfırlanmasından kaynaklanan kısmın zaman aşımına uğradığı, dava konusu cezalı tarhiyatın bu kısmının hukuka uygun bulunmadığı, … Gıda İnşaat Elektrik Kauçuk Kır. San. ve Tic. Ltd. Şti.’den alınan faturalar nedeniyle tarh eden katma değer vergileri yönünden, adı geçen mükellefçe inceleme döneminde davacıya düzenlenen faturaların gerçek bir alım-satım faaliyetine dayanmadığı, davalı istinaf isteminin, dava konusu cezalı tarhiyatın, … Gıda İnşaat Elektrik Kauçuk Kır. San. ve Tic. Ltd. Şti.’den alınan faturalar nedeniyle gerçekleştirilen kısmına yönelik olarak kabulü, Mahkeme kararının bu kısmı yönünden kaldırılması gerektiği belirtilerek, dava konusu cezalı tarhiyatın, önceki yıldan devreden indirilecek KDV tutarının sıfırlanmasından kaynaklanan kısmı ve … Gıda İnşaat Elektrik Kauçuk Kır. San. ve Tic. Ltd. Şti.’den alınan faturalardan kaynaklanan kısmı yönünden davanın kabulüne karar verilmiş, davalı idarenin tavzih talebi üzerine verilen 07/02/2019 tarihli açıklama kararında ise; … Gıda İnşaat Elektrik Kauçuk Kır. San. ve Tic. Ltd. Şti. hakkında yapılan tespitlerin değerlendirilerek, anılan şirketin davacıya düzenlediği faturaların sahte olduğu sonucuna varıldığı, hüküm fıkrasında da davalı idare istinaf isteminin bu kısma yönelik olarak kabulüne ve Mahkeme kararının aksi yöndeki bu kısmı itibarıyla kaldırılmasına karar verildiği, sonra, davanın bu kısım yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, bu kısım yönünden, sehven “Davanın Kabulüne” şeklinde hüküm kurulduğu, dolayısıyla, … Gıda İnşaat Elektrik Kauçuk Kır. San. ve Tic. Ltd. Şti.’den alınan faturalar nedeniyle gerçekleştirilen vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatlarına yönelik olarak, kararın, birbirine aykırı hüküm fıkraları taşıdığı, açıklama isteminin bu kısma yönelik olarak kabulüne, … Gıda İnşaat Elektrik Kauçuk Kır. San. ve Tic. Ltd. Şti.’den alınan faturalar nedeniyle gerçekleştirilen vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatları yönünden “Davanın Reddine” karar verildiği şeklinde açıklanmasına karar verilmiştir.

TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI: Vergi incelemesinde yeterli araştırma yapılmadığı, alt firmalar hakkında düzenlenen vergi tekniği raporlarına atıf yapmakla yetinildiği, yapılan alımların gerçek olduğu ve ödemelerin çek ve banka havalesi ise yapıldığı, savunma hakkının ihlal edildiği ileri sürülmektedir.

TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI: Verilen kararın hatalı olduğu, … Gıda İnş. açısından istinaf başvurusu kabul edilmiş ve ve davanın reddi kararı verilmiş şeklinde açıklama yapıldığı halde hüküm kısmında davanın kabulüne karar verildiği ileri sürülmektedir.

DAVACININ SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.

DAVALININ SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: Bölge İdare Mahkemesi kararının … Gıda İnşaat Elektrik Kauçuk Kır. San. ve Tic. Ltd. Şti.’ ye ilişkin hüküm kısmında çelişki olmakla beraber, bahse konu çelişkinin 07/02/2019 tarihli açıklama istemiyle giderildiği anlaşıldığından, kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Tarafların temyiz istemlerinin reddine,
2.Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının devreden KDV’ye ilişkin kısım yönünden Üye … ve Üye …’in karşı oyu ve oyçokluğuyla, kalan kısımlar yönünden oybirliğiyle ONANMASINA,
3.Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4. 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca, davacı aleyhine onanan tutar üzerinden binde 9,10 oranında ve … TL den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcından, varsa evvelce ödenen harcın mahsubundan sonra kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
5.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın anılan Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 27/12/2022 tarihinde karar verildi.

(X) KARŞI OY : :
Vergilendirmenin temel öğeleri arasında yer alan zamanaşımı, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 113. maddesinde, süre geçmesi suretiyle vergi alacağının kalkması olarak tanımlanmış; Kanun’un 114. maddesinde de, vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından başlıyarak beş yıl içinde tarh ve mükellefe tebliğ edilmeyen vergilerin zamanaşımına uğrayacağı belirtilmiştir. Bu hüküm gereği vergi alacağının doğduğu dönem, verginin ödenmesi gerektiği dönemdir.
213 sayılı Kanunun 19. maddesinde, vergi alacağının mükellef bakımından vergi borcunu teşkil edeceği; 126. maddesinde ise 114. madde de yazılı zamanaşımı süresine değinildikten sonra bu süre zarfında meydana çıkan vergi hatalarının düzeltileceği kurala bağlanmıştır.
Mezkur düzenlemelerden de görülüceği üzere, tarh ve düzeltme zamanaşımı vergi alacağının doğduğu yılı takip eden yılın başından başlayarak beş (5) yıldır. Ancak, vergi alacağının doğduğu yılda yer alan tüm unsurlarla birlikte, alacağın doğduğu yılın beyannamesinde yer alan ve vergi alacağının miktarını doğrudan etkileyen bir unsur olan “geçmiş yılda kayıtlara alınan sahte ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı olduğu tespitli belge” üzerinden hesaplanarak, indirildikten sonra ilgili (ihtilaflı) yıla devreden verginin de, devredildiği yılın zamanaşımı süresine tabi olması gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden; davacının 2010 takvim yılı hesaplarının katma değer vergisi yönünden incelenmesi neticesinde, tanzim edilen … tarih ve … sayılı vergi inceleme raporundaki, 2010/Aralık döneminden sonraki döneme devreden indirilecek katma değer vergisi tutarının 0,00-TL olarak dikkate alınması gerektiği yönündeki saptama üzerine, dava konusu cezalı tarhiyatın dayanağı vergi inceleme raporunda, davacının beyan tablosu yeniden düzenlenirken, önceki yıldan devreden indirilecek KDV tutarının sıfır olarak kabul edildiği ve dava konusu cezalı tarhiyatların kısmen, önceki yıldan devreden indirilecek KDV tutarının sıfırlanmasından kaynaklandığı, 2011 yılına ilişkin dava konusu ihbarnamelerin 05/04/2016 tarihinde davacıya tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.
Her ne kadar devreden KDV 2010 dönemine ilişkin olsa da, dava konusu 2011 dönemine ilişkin cezalı tarhiyatlar yönünden, zamanaşımı süresinin, yukarıda yer verilen yasa kurallarına uygun olarak aynı yılı takip eden yılbaşından itibaren hesaplanması ve bu tutar ile ilgili olarak lehe ve aleyhe her türlü düzeltmenin de anılan sürede yapılabilmesi hukuka uygun olacaktır.
Bu durumda, ihtilaflı 2011 takvim yılı vergilendirme dönemi için davacı adına yapılan tarhiyatların zamanaşımı süresinin 31/12/2016 tarihinde dolduğu anlaşılmakla, ihbarnamelerin 05/04/2016 tarihinde davacıya tebliğ edildiği göz önüne alındığında, dava konusu cezalı tarhiyatın devreden KDV yönünden zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle verilen Mahkeme Kararında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin temyiz isteminin kabülü ile Vergi Dava Dairesi kararının bu kısmının bozulması gerektiği görüşüyle Daire kararına katılmıyoruz.