Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2019/7282 E. , 2022/9245 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/7282
Karar No : 2022/9245
TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI): …
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, … Turizm İnşaat Taahhüt Nakliye Otomotiv Gıda İç ve Dış Ticaret Sanayi Ltd. Şti.’nin ödenmeyen vergi borçlarının tahsili amacıyla şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … ila … sayılı ödeme emirlerinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; asıl borçlu şirkette ortak sıfatını haiz bulunmayan davacının asıl borçlu şirketin ortağı olduğundan bahisle şirketten tahsil edilemeyen amme alacakları için ortak sıfatıyla takip edilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, istinaf aşamasında herhangi bir gerekçe belirtilmeden karar verildiği, asıl borçlu adına düzenlenen ihbarnamelerin usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, mükellef şirket adına tahakkuk eden vergiler için önce şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin de usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, mükellef şirket tarafından amme alacaklarının ödenmemesi üzerine şirket hakkında mal varlığı araştırması yapıldığı, yapılan araştırma neticesinde herhangi bir menkul, gayrimenkul mal varlığı ile hak ve alacağa rastlanılmadığı, kamu alacaklarının şirketten tahsil imkanının bulunmadığının tespit edilmesi üzerine davacı adına 6183 sayılı Kanun’un 35. maddesi uyarınca ödeme emri düzenlendiği, davacı iddialarının aksine davacının ihtilaflı dönemlerde asıl borçlu şirkette ortak sıfatını haiz bulunduğu, 6183 sayılı Kanun’a göre, limited şirket ortaklarının, şirketten tamamen veya kismen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından doğrudan doğruya sorumlu tutulacağı, dava konusu olayda da asıl borçlu şirket nezdinde yapılan mal varlığı araştırmasında herhangi bir mal varlığı unsuruna rastlanılmadığı için davacı adına takip işlemlerine başlanıldığı, yapılan işlemlerin yasal ve yerinde olduğu belirtilerek temyiz isteminin kabulü ile Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2.Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 27/12/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.