Danıştay Kararı 13. Daire 2022/4629 E. 2022/4937 K. 22.12.2022 T.

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2022/4629 E.  ,  2022/4937 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2022/4629
Karar No:2022/4937

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurumu
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Maltepe Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü’nce 01/09/2022 tarihinde açık ihale usulü ile gerçekleştirilen “24 Ay Süreli Çevre Temizliği İşi İçin Araç ve İş Makinesi Kiralama Hizmet Alım İşi” ihalesinde davacı şirket tarafından ihale dokümanına yönelik olarak yapılan itirazen şikâyet başvurusunun reddine ilişkin Kamu İhale Kurulu’nun (Kurul) 21/09/2022 tarih ve 2022/UH.II-1131 sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen kararda; Davacının 1. iddiasının incelemesinden; ihaleye ilişkin İdari Şartname’de, teklif edilen fiyatın 60 puan üzerinden değerlendirileceği, ihaleye konu 53 kalem araç belirlendiği, bu 53 araçtan 9 tanesine ilişkin fiyat dışı unsur açısından oransal olarak puanlama yapılacağının belirtildiği, söz konusu puanlama toplamının 39 olduğu, ayrıca araçların öz malı olma şartı bakımından da isteklilere 1 puan verileceği, söz konusu ihaledeki tekliflerin hangi formülle tespit edileceğinin şartnamede yer aldığı hususlarının belirtildiği, ihaleyi gerçekleştiren idare tarafından, fiyat dışı unsur hususunun işin önemine binaen süreklilik gerektiren ihale konusu işin verimli ve aksamaksızın yürütülebilmesi için şartnamede belirlendiğinin açıklandığı; yapım işi ihalelerine özgü olduğu iddia edilen fiyat dışı unsurların hizmet alım işlerinde de uygulanabileceği, bu konuda ihaleyi gerçekleştiren idarelerin takdir yetkisinin bulunduğu, şartnamede fiyat dışı unsur açısından dikkate alınacağı belirlenen 9 adet araç kaleminin belirlenmesinde işin ve işin gerçekleşeceği alanın dikkate alındığı, bu kapsamda araçların niteliklerinin ve özelliklerinin hukuka aykırı, rekabeti engelleyici şekilde belirlenmediği, hizmet alımı ihalelerinde ihale konusu işi oluşturan bileşenler itibarıyla isteklinin teklif yapısı ile yaklaşık maliyet yapısının birbiri ile uyumunun fiyat dışı unsur olarak belirlenebileceği, iddia konusu fiyat dışı unsur düzenlemesi ile yaklaşık maliyet içerisinde idarece belirlenen her bir iş kaleminin yaklaşık maliyetteki oranı ile isteklinin teklifindeki aynı iş kalemlerinin her birinin isteklinin teklif fiyatına oranının karşılaştırılmasının amaçlandığı dikkate alındığında dava konusu işlemde bu iddia yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı;
Davacının 2. iddiasının incelemesinden; Teknik Şartname’nin 7. maddesinde yer alan düzenlemeler incelendiğinde, 1, 2, 3, 4, 5, 6, 10, 13 ve 20. maddelerinde düzenlenen araç özellikleri arasında “Araç üst yapı model yılı en az 2019 model olacaktır.” düzenlemesinin yapıldığı, diğer araçların veya araç üst yapısının model yılı için bir düzenleme yapılmadığı, tüm araçlara yönelik verimliliğin ve hizmetin aksamadan sürdürülebilmesi açısından model ve yıl şartı öngörülmesinin kamu yararı da dikkate alındığında hukuka uygun olduğu, şartnamede çelişkiye yer verilmeyecek şekilde tüm araçlar için en az 2019 yılı model şartının öngörüldüğü, ayrıca idarelerin ihale konusu iş kapsamında kullanılacak araçların modellerini belirlemede ve yaklaşık maliyet hesabında araçların faydalı ömürlerini dikkate alma zorunluluklarının bulunmadığı, yol süpürme araçlarının kamyon ya da iş makinesi olmasının bir öneminin bulunmadığı, söz konusu düzenlemenin rekabeti ve ihaleye katılımı engelleyici nitelikte olmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde bu iddia yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı;
Davacının 3. iddiasının incelemesinden; uyuşmazlığa konu ihalenin açık ihale usulü ile teklif birim fiyat alınmak suretiyle gerçekleştirileceğinin, ihale konusu işte alt yüklenici çalıştırılabileceğinin, ihalede işin tamamı için teklif verileceğinin düzenlendiği, dolayısıyla kısmi teklif sunulmasına imkân tanınmadığı, kısmi teklif belirlenmemesinin ihaleyi yapan idarenin takdir yetkisi dahilinde bulunan bir husus olduğu, ihaleye teklif vermeyi kısıtlayıcı bir nitelik taşımadığı, bu doğrultuda rekabeti engelleyici bir durumun bulunmadığı anlaşıldığından dava konusu işlemde bu iddia yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı;
Davacının 4. iddiasının incelemesinden; İdari Şartname’nin “İhale konusu işe ilişkin bilgiler” başlıklı 2. maddesi ile Teknik Şartname’nin “Genel Hükümler” başlıklı 5. maddesi incelendiğinde, davacının ihaleyi yapan idarece ortaya çıkabilecek uyuşmazlıklarda kimin sorumlu olacağının belirlenmediğine ilişkin iddiasının yerinde olmadığı, İdari ve Teknik Şartname’de gerekli düzenlemenin yapıldığı anlaşıldığından dava konusu işlemde bu iddia yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı;
Davacının 5. iddiasının incelemesinden; ihaleyi yapan idarece belirlenen benzer işlerin ihale konusu işle uyumlu olduğu, davacı tarafından benzer iş olarak tanımlanması gerektiği ileri sürülen işlerin ise genel nitelikte bulunduğu, bu kapsamda özel olarak kent temizliği, çöplerin toplanması ve nakli işinin ihalede benzer iş olarak tanımlanmamalarının işin gerekleri ve kamu yararına uygun olduğu anlaşıldığından dava konusu işlemde bu iddia yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı;
Davacının 6. iddiasının incelemesinden; davaya konu ihaleye ilişkin işin belirsizlik taşımadığı, temizliği yapılacak yerlerin açık bir şekilde belirtildiği, araçların kaç saat çalıştırılacağının ortaya konulduğu, isteklilerin ihaleye konu alanları görebilmelerine imkân tanındığı, işin kapsamındaki alanın davacı ve diğer istekliler tarafından bilinebilecek nitelikte olduğu ve hesaplama yaparak teklif yapabileceklerinin kendi sorumluluklarında bulunduğuna ilişkin düzenlemeye de Teknik Şartname’de yer verildiği anlaşıldığından dava konusu işlemde bu iddia yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı;
Davacının 7. iddiasının incelemesinden; Teknik Şartname’nin 7. maddesinde “Araç ve iş makinelerine ait özelliklerin maddeler hâlinde belirtildiği; idarece yapılan düzenleme ile katı atıkların toplanması, nakli, cadde ve sokakların makine ile süpürülmesi, yıkanması, kamusal alanların temizlenmesi, çevre temizliği hizmet araçları için belirlenen niteliksel ve niceliksel şartların, araçlardan beklenen verimin azami düzeyde sağlanması ve hizmetin kesintisiz gerçekleştirilmesi noktasında önem arz ettiği, idarenin söz konusu düzenlemesinin kamu ihale mevzuatına aykırı olmadığı, ihtiyacına binaen takdir yetkisi kapsamında belirleme yaptığı, anılan yetkinin kamu gereklerine aykırı kullanıldığının ortaya konulamadığı, ayrıca net ağırlık-azami yüklü ağırlık ile ilgili “en az-en fazla” ibareleri kullanılarak bir belirleme yapıldığı, isteklilerin ilgili araçları “en az ve üzeri veya en fazla veya altı” şeklinde teklif edebilmelerinin mümkün olduğu ve yapılan düzenlemenin bu hâliyle ihaleye katılımı ve rekabeti kısıtladığının söylenemeyeceği, yol süpürme aracına yönelik ihaleyi yapan idarece yapılan zeyilname neticesinde sadece bir marka ve modele isabet eden hususların ortadan kaldırıldığı, özel amaçlı vinçli konteyner yıkama aracı”nın özellikleri arasında yer alan “atık su haznesi en az 3300 Lt. en fazla 3 m³ yeraltı çöp konteyner sistemlerini ve 2400 Lt.—5000 Lt.” şeklindeki düzenlemenin ne olduğunun anlaşılmadığına yönelik itirazına dair ihaleyi yapan idarece açıklama yapılarak düzenlemede belirsizlik bulunmadığının ortaya konulduğu anlaşıldığından dava konusu işlemde bu iddia yönünden de hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, hizmet alımı ihalelerinde teklif fiyatına dayanan fiyat dışı unsur yapılabileceğine ilişkin bir düzenlemenin bulunmadığı, kıyasen Kamu İhale Genel Tebliği’nin 53.3. maddesinin uygulandığı, ancak söz konusu düzenlemenin yapım işleri ihalelerine ilişkin olduğu, isteklilerin kalem bazında teklif ettikleri fiyatın belli oranlar dahilinde olmasının işin verim ve fonksiyonelliğine katkısının ancak ve ancak birim fiyatı ülke genelinde belli olan, belli bir Kurum tarafından birim fiyata bağlanan işlerde makul görülebileceği, ihale dokümanında fiyat dışı unsur puanlaması yapılacak kalemlerin yaklaşık maliyete göre nispi oranlarının belirtilmediği, küçük ve orta hidrolik sıkıştırmalı çöp kamyonu puan sistemine dahil edilmiş iken aynı nitelikteki 1, 2 ve 4 no.lu çöp kamyonlarının puanlamaya dahil edilmediği, vinç sistemli ve çaça diye tabir edilen yer altı/yer üstü konteynırların toplanmasında kullanılan ekipmanların çok daha komplike ve nitelikli araçlar iken bu araçların puanlama sistemi dışında tutulmasının ihale makamının maksadının işin ve fonksiyonelliğini sağlamak olmadığını açıkça ortaya koyduğu, aynı şekilde belli süpürme ve yıkama makineleri puanlama siteminde yer almakta iken, aynı tipteki diğer araçlara puan uygulanmadığı, kalite ve teknik değer puanlamasının hangi amaçla yapıldığının anlaşılamadığı, ihale kapsamında çalıştırılacak araçların asgari 2019 model olması şartının getirildiği, yapılan düzenlemenin puanlama sistemindeki şeffaflığa gölge düşürdüğü, bu modele yakın araçları olan ve ona göre fiyatlama yapan isteklilerin haksız avantaj sağlanacağı, zira elinde 2019 model araç bulunan istekliler daha düşük teklif sunabileceğinden 2022 model araçlara göre teklif sunan isteklinin önüne geçeceği, idare tarafından çalıştırılan şoförlerin yol açacağı ve araçların normal yıpranma süreçleri haricindeki arızaların idarenin sorumluluğunda olduğuna ilişkin herhangi bir düzenlemeye rastlanmadığı, ihale dokümanında benzer iş tanımının mevzuata uygun şekilde yapılmadığı, isteklilerden kaç km çalışacağı belli olmayan, zaman içerisinde idarece mesafesi değiştirilebilecek bir taşıma işi için teklif istenildiği, aracın fonksiyonelliğine hiçbir katkı sağlamayan, objektiflikten uzak, dolaylı yoldan belli markaları işaret eden düzenlemelerin, bu araç parkına sahip belli isteklilere avantaj sağlamaktan öte bir anlam taşımayacağı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, temyiz isteminin reddi ile Mahkeme kararının onanması gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın ve istemi hâlinde kullanılmayan …-TL yürütmeyi durdurma harcının davacıya iadesine,
5. Dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine,
6. 2577 sayılı Kanun’un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 22/12/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.