Danıştay Kararı 6. Daire 2022/8019 E. 2022/11747 K. 21.12.2022 T.

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2022/8019 E.  ,  2022/11747 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2022/8019
Karar No : 2022/11747

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : . Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Valiliği

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Muğla İli, … İlçesi, … Mahallesinde, … İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti tarafından yapılması planlanan … Sicil Nolu (Erişim No: …), II B Grubu Maden (Mermer) Ocağı (222.684 m² ÇED alanında, 100.000 m³/yıl toplam kazı,10.000 m³/yıl blok mermer)” projesine ilişkin olarak verilen … Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nün … tarihli ve … sayılı ”Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir” kararının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Temyize konu kararda; davaya konu edilen … tarihli ve …. sayılı ”Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir” kararının, 25/07/2022 tarihinde davacı idare kayıtlarına girdiği, davacı tarafından dava dilekçesinde de belirtildiği üzere aynı tarihte öğrenildiği ve bu tarihten itibaren işlemeye başlayan 30 günlük dava açma süresinin son gününün 24/08/2022 tarihi adli tatil ara vermesi süresi içerisine rastlaması nedeniyle, dava açma süresinin 07/09/2022 tarihine kadar uzadığı, ancak bakılan davanın bu süre geçtikten sonra 23/09/2022 tarihinde açıldığı görüldüğünden, davanın esasının süre aşımı nedeniyle incelenmesine olanak bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçe ile, davanın süre aşımı yönünden reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : İdare tarafından 25.07.2022 tarihinde süresiz ilan edildiği, bu sürenin 30 gün kabul edilerek dava açma süresinin 24.08.2022 tarihinden başlatıldığında davanın süresinde açılmış olduğu, süre hususunun yeni ÇED Yönetmeliği kapsamında değerlendirilmesi gerektiği hususları ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Mahkeme kararındaki gerekçelere atıfta bulunarak davanın süre aşımı nedeniyle reddi yolunda verilen kararın onanması, temyiz isteminin ise reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Mahkeme kararının belirtilen gerekçeyle onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 15. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi uyarınca dava konusu işlemin Muğla Valiliği tarafından tesis edildiği anlaşıldığından Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı hasım mevkiinden çıkarılıp Muğla Valiliği hasım mevkiine alınarak, dosyanın tekemmül ettiği görüldüğünden yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeksizin, işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:

MADDİ OLAY : Muğla İli, Menteşe İlçesi, … Mahallesinde, … İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti tarafından yapılması planlanan … Sicil Nolu (Erişim No: …), II B Grubu Maden (Mermer) Ocağı (222.684 m² ÇED alanında, 100.000 m³/yıl toplam kazı,10.000 m³/yıl blok mermer)” projesine ilişkin olarak verilen Muğla Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nün … tarihli ve … sayılı ”Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir” kararı üzerine, 23.09.2022 tarihinde Mahkeme kaydına giren dilekçe ile bakılmakta olan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın “Yargı Yolu” başlıklı 125. maddesinde; “… idari işlemlere karşı açılacak davalarda süre yazılı bildirim tarihinden başlar.” hükmü yer almış, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun “Sürelerle İlgili Genel Esaslar” başlıklı 8. maddesinde; süreler, tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlar. Tatil günleri sürelere dahildir. Şu kadarki, sürenin son günü tatil gününe rastlarsa, süre tatil gününü izleyen çalışma gününün bitimine kadar uzar. Bu Kanunda yazılı sürelerin bitmesi çalışmaya ara verme zamanına rastlarsa bu süreler, ara vermenin sona erdiği günü izleyen tarihten itibaren yedi gün uzamış sayılır.” hükmüne, aynı Kanunun “Dava Açma Süresi” başlıklı 7. maddesinin ilk fıkrasında; “Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür” hükmüne yer verilmiş, ivedi yargılama usulü başlıklı 20/A maddesinin 2. fıkrasında ise, ivedi yargılama usulünde dava açma süresinin otuz gün olduğu hüküm altına alınmıştır.
Dava konusu işlemin tesis edildiği ve askı ilanının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan, 25.11.2014 tarihli ve 29186 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin “Çevresel Etki Değerlendirmesi Gereklidir veya Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı” başlıklı 17. maddesinin 2. fıkrasında; Bakanlık on beş (15) iş günü içinde inceleme ve değerlendirmelerini tamamlar. Proje hakkında “ÇED Gereklidir” veya “ÇED Gerekli Değildir” kararını beş (5) iş günü içinde verir, kararı Valiliğe, proje sahibine ve Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşlara bildirir. Valilik, bu kararı askıda ilan ve internet aracılığıyla halka duyurur” hükmüne yer verilmiş, aynı Yönetmeliğin Tanımlar başlıklı 4. maddesinin (y) bendinde ise; askıda ilan, gerçekleştirilmesi planlanan projenin ÇED süreci hakkında, projeden etkilenecek veya etkilenmesi muhtemel halkın yaşadığı yer/yerlerde, valilik, kaymakamlık ve muhtarlık binasında veya köy odasında bulunan askı ilan yerlerinde yapılan yazılı duyuru olarak tanımlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda aktarılan hükümler uyarınca, idari davalarda dava açma süresinin başlangıç tarihi, idari işlemin tebliğ, yayın veya ilân tarihidir. Ancak yasada öngörülen bu durumların söz konusu olmadığı hallerde, davacının dava konusu işlemi öğrenme tarihinin iyiniyet kuralları çerçevesinde, olayın özelliği ve niteliği gözönünde tutulmak suretiyle yargı organınca belirleneceği kuşkusuzdur. İdari işlemin usulüne uygun tebliği ve bütün unsurlarıyla ilgililer tarafından öğrenilmesi, ilgililerin dava açma haklarını kullanmalarını ve açılan davanın da gereği gibi yargı mercileri önüne getirilebilmesini doğrudan etkiler. Bu anlamda, bir idari işlemin iptali istemiyle açılan davada usul ve esas yönünden hukuki denetim yapılabilmesi işlemin içeriğinin tebliğe veya duyuruya ilişkin olarak düzenlenen belgeden kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça anlaşılabilmesi halinde mümkündür.
Dava dosyasının incelenmesinden; Muğla İli, Menteşe İlçesi, … Mahallesinde, … İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti tarafından yapılması planlanan … Sicil Nolu (Erişim No: …), II B Grubu Maden (Mermer) Ocağı (222.684 m² ÇED alanında, 100.000 m³/yıl toplam kazı,10.000 m³/yıl blok mermer)” projesine ilişkin olarak verilen Muğla Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nün … tarihli ve … sayılı ”Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir” kararının iptali istemiyle Menteşe Belediye Başkanlığı tarafından 23.09.2022 tarihinde açılan davada; anılan kararının, 25/07/2022 tarihinde davacı idare kayıtlarına girdiği, davacı tarafından dava dilekçesinde de belirtildiği üzere aynı tarihte öğrenildiği ve bu tarihten itibaren işlemeye başlayan 30 günlük dava açma süresinin son gününün 24/08/2022 tarihi adli tatil ara vermesi süresi içerisine rastlaması nedeniyle, dava açma süresinin 07/09/2022 tarihine kadar uzadığı, ancak bakılan davanın bu süre geçtikten sonra 23/09/2022 tarihinde açıldığı görüldüğünden, iş bu davanın esasının süre aşımı nedeniyle incelenmesine olanak bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesi ile davanın süre aşımı yönünden reddine karar verilmiştir.
Uyuşmazlıkta, Dairemizin 09/11/2022 tarihli ve E.2022/8019 sayılı ara kararı ile istenilen ve taraflarca dosyaya sunulan askı ilanı tutanakları ve ilgili diğer belgelerin incelenmesinden; Muğla Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünün 25.05.2022 tarihli ve …sayılı yazısıyla iptali istenilen kararın askı ilanı yapılmak suretiyle duyurulmasının davacı belediyeden talep edilmesi üzerine, üst yazının, yapılacak duyurunun ve kararın aynı gün belediye kayıtlarına girdiği, bunun üzerine belediyenin anılan idareye gönderdiği … tarihli ve … sayılı yazı ve eki askı ilan tutanağından; belediyece kararın 25/07/2022-10/08/2022 tarihleri arasında askıda ilan edilmek suretiyle duyurulduğu anlaşılmıştır.
Yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerinde de belirtildiği üzere, dava açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay’da ve idare mahkemelerinde altmış gün, ivedi yargılamada otuz gün olduğu, bu sürenin, idari uyuşmazlıklarda, yazılı bildirimin yapıldığı veya ilanın yapıldığı tarihi izleyen günden başlayacağı hükme bağlanmıştır. Bu kural, idari işlemlerin idare tarafından ilgililere açık ve anlaşılır bir biçimde duyurulması ve bu işlemlere karşı idari yollara veya dava yoluna başvurmalarına olanak sağlama amacını taşımaktadır.
Bu durumda, dava konusu işlemin, davacı belediye kayıtlarına girdiği 25/07/2022 tarihinden itibaren 10/08/2022 tarihine kadar askıda ilan edilmek suretiyle duyurulduğu, buna göre askı ilanının son günü olan 10/08/2022 tarihinden itibaren 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20/A maddesi uyarınca 30 gün içinde en son 09/09/2022 tarihine kadar dava açılması gerekirken, bu süre geçirildikten sonra 23/09/2022 tarihinde açılan davada süre aşımı bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla; dava konusu işlemin iptali istemiyle açılan davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla isabetsizlik görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA,
3. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, kullanılmayan yürütmenin durdurulması harcının istemi halinde davacıya iade edilmesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, karar düzeltme yolunun kapalı olduğunun duyurulmasına, 21/12/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.