Danıştay Kararı 5. Daire 2020/3322 E. 2022/10445 K. 21.12.2022 T.

Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2020/3322 E.  ,  2022/10445 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/3322
Karar No : 2022/10445

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): …
Vekili : Av. …

Karşı Taraf (Davalı) : … Bakanlığı / ANKARA
Vekilleri : Hukuk Müşaviri Av. …
Hukuk Müşaviri Av. …
İstemin Özeti : Davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken, 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun açıklamalı olarak ve düzeltilerek reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Davacı tarafından, yerel mahkeme kararında, hiçbir şekilde somutlaştırma, hukuki tahlil ve tasnif yer almadığı, mahkeme kararında şablonlaşmış ifadelere yer verildiği, bu yönüyle anılan kararın, adil yargılanma hakkının ihlali kapsamında verildiği, dava dilekçesinde Anayasaya aykırılık itirazı somut beyan ve delillerle dile getirilmiş olmasına rağmen, yerel mahkemenin kararında bu husustan hiç bahsedilmediği, mahkemelerin, önlerine gelen uyuşmazlıktaki tüm talepler hakkında gerekçeli bir şekilde, olumlu ya da olumsuz bir karar vermekle yükümlü oldukları, düzenleyici bir işlemle işine son verilmiş olmasının hukuka aykırı olduğu, KHK ile tesis edilen işlemin Anayasanın 15. maddesine aykırı olduğu, süresinde onanmayan KHK ile ihdas edilen meslekten çıkarma kararının hukuka aykırı olduğu, meslekten çıkarılmasının memur disiplin mevzuatına göre de hukuka aykırı olduğu, dava konusu işlemle, mahkemeye erişim hakkı, bağımsız mahkeme ilkesi, masumiyet karinesi, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesi, özel hayat saygı hakkı, ayrımcılık yasağı, eğitim hakkı ile mülkiyet hakkının ihlal edildiği, kararın savunma hakkı kullandırılmadan verildiği için hukuka aykırı olduğu, yine kararın ihraç işlemi sonrasındaki hususları dayanak olarak aldığı için de hukuka aykırı olduğu, ByLock verilerinin hukuka aykırı olarak elde edildiği, ByLock programını kullanmadığı, ByLock evraklarında atılı suçlamayı ispatlamaya yetecek veri olmadığı, örgüt liderinin çağrısı ile Bank Asyaya para yatırdığının iddia edildiği, varsayım ve ihtimal ile peşin hükümlü davranılarak ilgili bankaya para yatıran herkesin talimatla para yatırdığınn kabulünün hakkaniyete aykırı olup bu sebeple terör örgütü üyeliğinden bahsedilemeyeceği, yatırdığı paranın yüksek bir meblağ olmadığı, sosyal ve mali gücünü aşan bir miktar olmadığı, açıklaması olmayan bir tutar olmadığı, mali kaynağının belli olduğu, hesapta amaçsız olarak, sadece bankanın aktifinin yükseltmek için tutulan bir para olmadığı, kendi hesabına para yatırdığı, sendika üyesi olduğu, bu sendikanın daha sonra FETÖ/PDY’ye aidiyeti, irtibatı veya iltisakının belirlendiği gerekçesiyle kapatıldığı, bu nedenle de örgütle irtibatının olduğunun iddia edildiği, devletin, örgütlenme özgürlüğü kapsamında kurulmasına ve çalışmasına izin verdiği bir sendikaya üye olduğu gerekçesiyle vatandaşını cezalandırdığı ve onu meslekten çıkardığı, ferdi ve anayasal bir hakkını kullandığı, o dönem resmi olarak faaliyet gösteren ve bahsi geçen kurumların örgütle iltisaklı olduğunu bilmemekle beraber sadece çocuğunun iyi eğitim alabileceğini düşünerek hareket ettiği, 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Anayasa aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Davalı idare tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : …
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, davacının Anayasaya aykırılık iddiası ciddi bulunmayarak, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Her ne kadar İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde davacının terör örgütü üyeliğinden hapis cezası ile cezalandırıldığı belirtilerek hüküm kurulmuş ise de, davacının anılan suçtan mahkumiyet kararı kesinleşmemiş olduğundan, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi masumiyet karinesi gereğince mümkün değildir. Bununla birlikte dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki tespitler değerlendirildiğinde ise davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 21/12/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.