Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2020/3366 E. , 2022/4897 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2020/3366
Karar No : 2022/4897
DAVACI : … A.Ş.
VEKİLİ : Av. …
DAVALILAR : 1. … Kurumu
VEKİLİ : Av. …
2. … A.Ş.
VEKİLİ : Av. …
3. … A.Ş.
VEKİLİ : Av. …
DAVANIN KONUSU :
Davacı şirketin üretip sisteme verdiği elektrik enerjisi miktarından hat kaybı kesintisi yapılmasına ilişkin işlemler ile söz konusu işlemlerin dayanağı olduğu ileri sürülen Elektrik Piyasası Dengeleme ve Uzlaştırma Yönetmeliği’nin (Yönetmelik) 30. maddesinin 6. fıkrasının, 80. maddesinin ve 86. maddesinin 2. fıkrasının iptali ile fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 200.000,00-TL’nin iadesine karar verilmesi istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI :
Uzlaştırma dönemlerinde … tarafından gönderilen veriler incelendiğinde, tesiste üretilen enerjinin yaklaşık %2,5’luk kısmının eksik hesaplandığının fark edildiği, … ile imzalanan tesis sözleşmesi kapsamında üretilen enerjinin dağıtım sistemine aktarılması amacıyla 20.723 metre uzunluğunda enerji nakil hattı ile söz konusu hattın üretim tesisi tarafına dağıtım merkezi inşa edildiği, enerji nakil hattının işletme ve bakım sorumluluğunun tesis sözleşmesi kapsamında … tarafından devralındığı, hattın mülkiyeti ise hâlen kendilerine ait olduğundan hat kaybı bedeli alınamayacağı, hat kaybı bedeli hesaplama yönteminin farazi olduğu, gerçekte var olup olmadığı bilinmeyen bir kaybın üretilen enerjiden düşülmesinin mülkiyet hakkını ihlâl ettiği, sadece gündüz şartlarında üretim yapan güneş enerjisi santralleri ile 24 saat esasına göre üretim yapan diğer tesisler arasında ayrım yapılması gerektiği, dağıtım sistemini kullanan lisanslı üreticilerden hat kaybı bedeli alınırken, iletim sistemini kullananlar ile lisanssız üreticilerden hat kaybı bedeli alınmamasının eşitlik ilkesine aykırı olduğu, tek bir sistemin kullanılması karşılığında farklı isimler altında mükerrer ödeme yapıldığı ileri sürülmüştür.
DAVALILARIN SAVUNMALARI :
Öncelikle, usule ilişkin olarak, dava süresinde açılmadığından davanın süre aşımı yönünden reddi gerektiği; davacı tarafından davanın … ve …’a karşı açılmasında hukukî yararı bulunmadığından davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiği; dava konusu Elektrik Piyasası Dengeleme ve Uzlaştırma Yönetmeliği’nin 86. maddesinin 2. fıkrası ile davacının ihlâl edilmiş hukukî bir menfaati bulunmadığından davanın ehliyet yönünden reddi gerektiği ileri sürülmüştür.
Esasa ilişkin olarak ise, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) tarafından, elektrik tesislerinde özellikle tesisin gücü arttıkça ve tesis şebekenin teslimat noktasından uzaklaştıkça teknik gerekliliklerden ötürü teslim edilen enerjinin doğru bir şekilde ölçümünün yapılamadığı, ölçüm sistemlerinin elektrik enerjisini teslim aldığı veya teslim ettiği noktadan başka bir noktada tesis edilmesi gereken durumlarda da, teslimat noktası ile ölçüm sistemi arasında tüketilen enerjinin dikkate alınması gerektiği, aksi takdirde şebeke kullanıcılarına ait olan söz konusu enerji tüketimlerinin ilgili şebeke işletmecisinin şebeke kaybı olarak görüleceği ve iletim veya dağıtım sistemi kaybı olarak sistemi kullanan tüm üretici ve tüketicilere haksız bir şekilde yükleneceği, hat ve transformatör kayıplarının ne şekilde hesaplanacağının Yönetmelik uyarınca hazırlanan Kayıp Katsayıları Hesaplama Metodolojisine İlişkin Usul ve Esaslar ile belirlendiği, hat ve transformatör kayıplarının dağıtım şebekesinin teknik kayıpları ile karıştırılmaması gerektiği, teknik kayıpların dağıtım faaliyetinin bir maliyet unsuru olarak ilgili tarifelerde yer aldığı, hat ve transformatör kayıplarının üretim şirketinin kendi uhdesinde ve işletmesi nezdinde oluşan kayıpları ifade ettiği, rüzgâr, hidroelektrik ve doğal gaz gibi kaynaklardan üretim yapan santrallerde de üretim süreklilik taşımadığından bu santrallerin de üretim programlarında dalgalanmalar olabildiği, dağıtım seviyesi için tanımlanmış durumların iletim seviyesi için uygulanan kayıplardan farklı olmasının normal bir durum olduğu, muafiyetli üretim kapsamındaki lisanssız üretim tesisleri ile lisanslı ve tamamen ticarî faaliyet amacıyla kurulan santrallerin aynı koşullara tâbi olmadığı, şebeke kayıpları ile hat kayıplarının birbirinden ayrıştırılarak hesaplama yapıldığı savunulmuştur.
EPİAŞ tarafından, iletim sistemi kayıpları ile hat kaybının hesaplama metodolojilerinin birbirinden farklı olduğu, şirkete ait tesiste yer alan sayaca ilişkin hat kaybının sayacın konumuna göre hazırlanmış tek hat şemasına istinaden uygulandığı, hattın teknik özelliklerine göre hat kaybının değiştiği, yalnızca üretim yapılan saatler için davacı şirkete hat kaybı uygulandığı, bağlantı durumunun değişmediği sadece hat mülkiyetinin değiştiği durumda da hat kaybı hesaplanması gerektiği savunulmuştur.
MEDAŞ tarafından, üretilen elektrik enerjisinin santralden sisteme dâhil olduğu bağlantısı noktasına ulaşmasına kadar geçen 20.723 metrelik mesafede teknik kayıpların oluştuğu, ölçü hücrelerinin ve mevcut üretim santraline ait çıkışların bulunduğu dağıtım merkezi, dağıtım tesisi kapsamına girmediği için tesis sözleşmesi kapsamında olmadığı, dolayısıyla dağıtım merkezi devralınmayacağı için davacı şirketin durumunda bir değişiklik olmayacağı, lisanssız üreticiler ile lisanslı üreticilerin hukukî statülerinin birbirinden farklı olduğu savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ: Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI …’UN DÜŞÜNCESİ: Davacı şirket; sahibi olduğu Niğde ili, Bor ilçesi, … Köyü sınırlarında kurulu 26 MW gücündeki güneş enerji santralinden hat kesintisi yapılması işleminin ve dayanağı olan Elektrik Piyasası Dengeleme ve Uzlaştırma Yönetmeliği’nin 30. maddenin 6. fıkrasının, 80. maddesinin ve 86. maddenin 2. fıkrasının iptali ile Eylül 2019 uzlaştırma döneminden itibaren yapılan kesintilerden, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere şimdilik 200.000,00-TL’nin iade edilmesi, …’a müzekkere yazılarak, şirketin ürettiği ve sisteme verdiği enerjiden kesilen enerjinin kaç kilowatsaat (Kw/h) olduğunun ve şirketin satış fiyatı üzerinden bedelinin sorulması istemi ile açılmıştır.
6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun “Amaç” başlıklı 1. maddesinde, Kanunun amacının, elektriğin yeterli, kaliteli, sürekli, düşük maliyetli ve çevreyle uyumlu bir şekilde tüketicilerin kullanımına sunulması için, rekabet ortamında özel hukuk hükümlerine göre faaliyet gösteren, mali açıdan güçlü, istikrarlı ve şeffaf bir elektrik enerjisi piyasasının oluşturulması ve bu piyasada bağımsız bir düzenleme ve denetimin yapılmasının sağlanması olduğu; 2. maddesinde de, Kanun’un; elektrik üretimi, iletimi, dağıtımı, toptan veya perakende satışı, ithalat ve ihracatı, piyasa işletimi ile bu faaliyetlerle ilişkili tüm gerçek ve tüzel kişilerin hak ve yükümlülüklerini kapsadığı belirtilmiştir.
6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’na dayanılarak çıkartılan ve 14/04/2009 tarih ve 27200 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Elektrik Piyasası Dengeleme ve Uzlaştırma Yönetmeliği’nin “Amaç” başlıklı 1. maddesinde, “Bu Yönetmeliğin amacı; aktif elektrik enerjisi arz ve talebinin dengelenmesine ve uzlaştırmanın gerçekleştirilmesine ilişkin usul ve esaslarını belirlemektir.” düzenlemesi; “Kapsam” başlıklı 21. maddesinde, “Bu Yönetmelik; dengeleme mekanizmasının ve uzlaştırmanın taraflarının görev, yetki ve sorumlulukları ile aktif elektrik enerjisi arz ve talebinin dengelenmesine ve lisans sahibi tüzel kişilerin dengeleme mekanizması ve uzlaştırmaya katılımları sonucu oluşan alacak ve borçlarının mali açıdan uzlaştırılmasına ilişkin usul ve esasları kapsar.” düzenlemesi; işlem tarihinde yürürlükte olan 30. maddesinin 6. fıkrasında, “TEİAŞ ve/veya dağıtım lisansı sahibi tüzel kişiler, kayıp katsayıları hesaplama metodolojisine ilişkin usul ve esasları ve 80 inci maddede belirtilen kriterleri dikkate alarak transformatör kaybı ve/veya hat kaybı uygulanıp uygulanmayacağını tespit eder. Transformatör ve/veya hat kaybı uygulanması gereken durumlarda transformatöre ve/veya hatta ait ilgili Kurul kararı ile belirlenen transformatör ve hat kayıp katsayısı formülüne ilişkin karakteristik bilgiler TEİAŞ ve/veya dağıtım lisansı sahibi tüzel kişiler tarafından tek hat şemasına işlenir.” düzenlemesi;
“Uzlaştırmaya esas elektrik enerjisi teslim noktası ve uzlaştırmaya esas veriş-çekiş miktarları” başlıklı 80. maddesinde, “(1) Uzlaştırma hesaplamalarında, piyasa katılımcılarının elektrik enerjisini ilgili uzlaştırma dönemine ilişkin, çekiş ya da ihracat yapılan bir iletim sistemi bağlantı noktasında satın aldığı ve/veya sattığı kabul edilir. Uzlaştırma hesaplamaları için esas alınan alış–satış noktası, uzlaştırmaya esas elektrik enerjisi teslim noktası olarak adlandırılır.
(2) Kayıtlı sayaçlar tarafından ölçülen veriş-çekiş miktarları ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda aşağıdaki ana esaslar çerçevesinde ilgili kayıp katsayıları uygulanmak suretiyle uzlaştırmaya esas veriş-çekiş miktarlarına dönüştürülür:
a) Sayaç ile itibari bağlantı noktası arasında sistem kayıplarının hesaplanmasında dikkate alınmamış olan bir indirici ya da yükseltici transformatör olması hâlinde, uzlaştırmaya esas veriş-çekiş miktarlarının hesaplanmasında, söz konusu sayaçların kayıt edilmesi esnasında kayıp katsayıları hesaplama metodolojisi dikkate alınarak belirlenen ve ilgili transformatör kaybını yansıtmak üzere ölçülen veriş miktarını indirgeyen veya ölçülen çekiş miktarını yükselten bir transformatör kaybı katsayısı uygulanır. Bu kapsamda kayıp uygulanacak transformatörlerin belirlenmesinde, uygulanmakta olan iletim sistemi kayıp katsayısı hesaplamalarında dikkate alınan şebeke sınırları içerisine söz konusu transformatöre ait kayıpların dâhil edilmemiş olması esastır.
b) Sayaç ile itibari bağlantı noktası arasında sistem kayıplarının hesaplanmasında dikkate alınmamış olan bir hat bulunması hâlinde, uzlaştırmaya esas veriş-çekiş miktarlarının hesaplanmasında, söz konusu sayaçların kayıt edilmesi esnasında kayıp katsayıları hesaplama metodolojisi dikkate alınarak belirlenen ve ilgili hat kaybını yansıtmak üzere ölçülen veriş miktarını indirgeyen veya ölçülen çekiş miktarını yükselten bir hat kaybı katsayısı uygulanır. Bu kapsamda kayıp uygulanacak hatların belirlenmesinde, uygulanmakta olan iletim sistemi kayıp katsayısı hesaplamalarında dikkate alınan şebeke sınırları içerisine söz konusu hatta ait kayıpların dâhil edilmemiş olması esastır.
c) Uzlaştırma hesaplamalarında, iletim sistemine bağlı üretim ve/veya ithalat yapılan bağlantı noktasından iletim sistemine verilen elektrik enerjisi, uzlaştırmaya esas veriş miktarlarının hesaplanmasında, ilgili uzlaştırma dönemine ilişkin iletim sistemi kaybı yansıtılarak indirgenir.
ç) Dağıtım sistemine bağlı üretim tesislerinin uzlaştırmaya esas veriş miktarlarının hesaplanmasında, ölçülen veriş miktarına iletim sistemi kayıpları uygulanmaz.
d) Dağıtım şirketi kullanımındaki orta gerilim baralarından iletim sistemine enerji akışı olması durumunda, söz konusu enerjiye iletim sistemi kayıpları uygulanmaz.” düzenlemesi;
“İletim sistemi kayıp miktarının ve katsayısının hesaplanması” başlıklı 86. maddenin 2. fıkrasında ise; “Her bir uzlaştırma dönemi için uygulanacak İletim Sistemi Kayıp Katsayısı TEİAŞ’ın iletim sistemi kayıplarını satın almaya başlayacağı tarihe kadar aşağıdaki formüle göre hesaplanır.” düzenlemesi yer almaktadır.
Elektrik Piyasası Dengeleme ve Uzlaştırma Yönetmeliği’nin 86/2. maddesi “İletim sistemi kayıp miktarının ve katsayısının hesaplanması” başlığı altında düzenlenmiş olup, bu madde, her bir uzlaştırma dönemi için TEİAŞ’ın iletim sistemi kayıp miktar ve katsayıları hakkındadır.
Lisanslı elektrik üretim şirketi olan davacının, TEİAŞ’ın iletim sistemi kayıpları ile ilgili dava açmasında hukukî bir menfaati olmadığı gibi kişisel, meşru ve güncel bir menfaatlerinin etkilenmediği sonucuna ulaşılmıştır.
Bir elektrik üretim tesisinin, gerçek üretim ve tüketim değeri, teslimat noktasında teslim edilen veya teslim alınan enerji miktarı ile belirlenir. Elektrik tesislerinde, özellikle tesisin gücü arttıkça ve tesis şebekenin teslimat noktasından uzaklaştıkça, teknik gerekliliklerinden ötürü teslim edilen enerjinin doğru bir şekilde ölçümü yapılamamakta, yani sayaçtan okunan değer, gerçek üretim veya tüketim değerini vermemektedir.
Ölçüm sistemlerinin elektrik enerjisini teslim aldığı veya teslim ettiği noktadan başka bir noktada tesis edilmesi gereken durumlarda da, teslimat noktası ile ölçüm sistemi arasında tüketilen enerjinin (hat ve transformatör kayıplarının) dikkate alınması gerekmektedir.
Bu nedenle, başta hatlar ve transformatörler olmak üzere elektrik teçhizatı üzerinde bir kısım enerji ısı enerjisine dönüşerek kaybolduğundan, gerçek üretim ve tüketim değerlerinin tespit edilebilmesi için ölçülen değerlere söz konusu enerjinin eklenmesi veya çıkarılması gerekmektedir.
Ölçüm sistemi ile itibarı bağlantı noktası arasında bulunan hat ve transformatörlerin üzerinde tüketilen enerjinin hesaplanarak, sayaçtan ölçülen üretim değerlerinin indirgenmesi ve tüketim değerlerinin yükseltilmesi gerekmektedir. Aksi takdirde, şebeke kullanıcılarına ait olan söz konusu enerji tüketimleri ilgili şebeke işletmecisinin şebeke kaybı olarak görüneceğinden, iletim veya dağıtım sistemi kaybı olarak, sistemi kullanan tüm üretici ve tüketicilere haksız bir şekilde yüklenecektir.
Teknik kayıplar, dağıtım şebekesinde yer alan, dağıtım hatları, transformatörler ve diğer teçhizat üzerinde harcanan enerjiyi ifade etmekte ve dağıtım sistemine giren enerji ile dağıtım sisteminden çıkan enerjinin farkı olarak hesaplanmaktadır. Teknik kayıplar, dağıtım faaliyetinin bir maliyet unsuru olarak ilgili tarifelerde yer almaktadır.
Hat kaybı; elektrik üretim santralinin kendi ölçüm noktası ile enerjiyi teslimat noktası arasındaki hatların enerji tüketimini dikkate almakta ve üretim santralinin gerçek enerji değerini doğru bir şekilde tespit edebilmek için hesaplanan değerlerdir. Diğer bir değişle, hat ve transformatör kayıpları, tamamen üretim şirketinin kendi uhdesinde ve işletmesi nezdinde oluşan kayıpları ifade etmektedir. Bu kayıpların, şebeke kayıpları olarak belirtilip tüm şebeke kullanıcılarına yansıtılması söz konusu olamaz.
Bu nedenle; davacı şirketin faturalarında ya da ürettiği enerjide bir kesinti olmamasına rağmen, tesisin kendi içinde hat ve transformatörlerinde yaşanan kayıp nedeniyle, teslim edilen enerji miktarının doğru tespit edilebilmesi amacıyla, sayaçtan okunan enerji değerlerinin belirli bir usulde hesaplanması sonucu, teslim edilen gerçek üretim değerinin bulunmasına yönelik düzenlenen, Elektrik Piyasası Dengeleme ve Uzlaştırma Yönetmeliği’nin 30. maddenin 6. fıkrasında ve 80. maddesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Elektrik Piyasası Dengeleme ve Uzlaştırma Yönetmeliği’nin davaya konu edilen düzenlemelerine dayanarak tesis edilen işlemlerde de bu nedenle hukuka aykırılık görülmediğinden, bunlara ilişkin olarak davacı şirket tarafından ileri sürülen diğer iddialarda yasal isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle uyuşmazlığın; Elektrik Piyasası Dengeleme ve Uzlaştırma Yönetmeliği’nin 86/2. maddesinin iptaline ilişkin kısmı açısından ehliyet yönünden reddi; diğer kısımlara ilişkin olarak davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce duruşma için taraflara önceden bildirilen 12/04/2022 tarihinde, davacı vekili Av. …’ın, davalı EPDK vekili Av. …’ın, davalı … vekili Av. …’un ve davalı … vekili Av. …’ın geldikleri, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısı’nın düşüncesi alındıktan sonra, taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Aynı gün verilen görevlilik kararına karşı davalı EPDK’nın olumlu görev uyuşmazlığı çıkarılması talebinin, görev itirazının süresinde yapılmadığı gerekçesiyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca reddedildiği görülerek dava dosyası incelenip, gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Davacı şirkete ait tesiste üretilip dağıtım sistemine verilen enerjiyi ölçen sayacın, Kayıp Katsayıları Hesaplama Metodolojisine İlişkin Usul ve Esaslar’ın EK-1’inde yer alan Sayaç Bağlantı Noktalarının İzahat Tablosundaki (6) numaralı sayaç olarak tek hat şemasına işlendiği, söz konusu sayaçtan ölçülen enerjiye hat kaybı kesintisinin uygulanması üzerine hat kaybı kesintisi yapılmasına ilişkin işlemler ile söz konusu işlemlerin dayanağı olduğu ileri sürülen Elektrik Piyasası Dengeleme ve Uzlaştırma Yönetmeliği’nin 30. maddesinin 6. fıkrasının, 80. maddesinin ve 86. maddesinin 2. fıkrasının iptali ile fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 200.000,00-TL’nin iadesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İNCELEME VE GEREKÇE:
USUL YÖNÜNDEN:
Davalılar tarafından, dava süresinde açılmadığından davanın süre aşımı yönünden reddi gerektiği; davacı tarafından davanın … ve …’a karşı açılmasında hukukî yararı bulunmadığından davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiği; dava konusu Elektrik Piyasası Dengeleme ve Uzlaştırma Yönetmeliği’nin 86. maddesinin 2. fıkrası ile davacının ihlâl edilmiş hukukî bir menfaati bulunmadığından davanın ehliyet yönünden reddi gerektiği ileri sürülmüştür.
Davalı idarelerin usule yönelik itirazları geçerli görülmeyerek esasın incelenmesine geçildi.
ESAS YÖNÜNDEN:
İLGİLİ MEVZUAT:
Dava konusu Elektrik Piyasası Dengeleme ve Uzlaştırma Yönetmeliği’nin yayımlandığı tarih itibarıyla yürürlükteki hâliyle 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun 1. maddesinin birinci fıkrasında, Kanun’un amacının, elektriğin yeterli, kaliteli, sürekli, düşük maliyetli ve çevreye uyumlu bir şekilde tüketicilerin kullanımına sunulması için, rekabet ortamında özel hukuk hükümlerine göre faaliyet gösterebilecek, mali açıdan güçlü, istikrarlı ve şeffaf bir elektrik enerjisi piyasasının oluşturulması ve bu piyasada bağımsız bir düzenleme ve denetimin sağlanması olduğu; üçüncü fıkrasının (46) numaralı bendinde, dengeleme ve uzlaştırma yönetmeliğinin, Türkiye Elektrik İletim Anonim Şirketi tarafından hazırlanacak ve iletim lisansı hükümleri uyarınca piyasada faaliyet gösteren taraflar arasındaki anlaşmalar kapsamında elektrik enerjisi ve/veya kapasite alım-satımının gerçek zamanlı dengelenmesi ve mali uzlaştırmanın gerçekleştirilmesi ile ilgili ayrıntılı usul ve esasları belirleyen kuralları ifade ettiği; 2. maddesinin birinci fıkrasında, elektrik piyasası faaliyetlerinin bu Kanun hükümlerine göre piyasada faaliyet gösterecek tüzel kişilerin üretim, iletim, dağıtım, toptan satış, perakende satış, perakende satış hizmeti, ticaret, ithalat ve ihracat faaliyetleri olduğu kurala bağlanmıştır.
6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun 3. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde, dağıtım tesisi, iletim tesislerinin ve dağıtım gerilim seviyesinden bağlı üretim ve tüketim tesislerine ait şalt sahalarının bittiği noktadan sonraki nihayet direğinden, alçak gerilim seviyesinden bağlı tüketicilerin yapı bina giriş noktalarına kadar, bina giriş ve sayaç arası hariç, elektrik dağıtımı için teçhiz edilmiş tesis ve teçhizat ile dağıtım şirketince teçhiz edilen ya da devralınan sayaçlar olarak tanımlanmıştır.
Elektrik Piyasası Dengeleme ve Uzlaştırma Yönetmeliği’nin 30. maddesinin altıncı fıkrasında, Türkiye Elektrik İletim A.Ş. (TEİAŞ) ve/veya dağıtım lisansı sahibi tüzel kişilerin, kayıp katsayıları hesaplama metodolojisine ilişkin usul ve esasları ve 80. maddede belirtilen kriterleri dikkate alarak transformatör kaybı ve/veya hat kaybı uygulanıp uygulanmayacağını tespit edeceği, transformatör ve/veya hat kaybı uygulanması gereken durumlarda transformatöre ve/veya hatta ait ilgili Kurul kararı ile belirlenen transformatör ve hat kayıp katsayısı formülüne ilişkin karakteristik bilgilerin TEİAŞ ve/veya dağıtım lisansı sahibi tüzel kişiler tarafından tek hat şemasına işleneceği; 80. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde, sayaç ile itibari bağlantı noktası arasında sistem kayıplarının hesaplanmasında dikkate alınmamış olan bir hat bulunması hâlinde, uzlaştırmaya esas veriş-çekiş miktarlarının hesaplanmasında, söz konusu sayaçların kayıt edilmesi esnasında kayıp katsayıları hesaplama metodolojisi dikkate alınarak belirlenen ve ilgili hat kaybını yansıtmak üzere ölçülen veriş miktarını indirgeyen veya ölçülen çekiş miktarını yükselten bir hat kaybı katsayısının uygulanacağı, bu kapsamda kayıp uygulanacak hatların belirlenmesinde, uygulanmakta olan iletim sistemi kayıp katsayısı hesaplamalarında dikkate alınan şebeke sınırları içerisine söz konusu hatta ait kayıpların dâhil edilmemiş olmasının esas olduğu; 86. maddesinin ikinci fıkrasında, her bir uzlaştırma dönemi için uygulanacak iletim sistemi kayıp katsayısının TEİAŞ’ın iletim sistemi kayıplarını satın almaya başlayacağı tarihe kadar fıkrada yer alan formüle göre hesaplanacağı kurala bağlanmıştır.
01/06/2011 tarih ve 27951 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Elektrik Piyasası Dengeleme ve Uzlaştırma Yönetmeliği Uyarınca Kayıp Katsayıları Hesaplama Metodolojisine İlişkin Usul ve Esaslar’ın 2. maddesinde, bu usul ve esasların amacının; Yönetmelik uyarınca uzlaştırmaya esas veriş çekiş birimi konfigürasyonu içerisinde yer alan ölçüm sistemlerine uygulanacak hat ve transformatör kaybının tespit edilmesinde izlenecek yöntemin belirlenmesi (…) olduğu; 3. maddesinin birinci fıkrasında, ölçüm noktası konumları itibarıyla itibari sistem bağlantı noktaları, uzlaştırmaya esas veriş çekiş birimi konfigürasyonu içerisinde yer alan ölçüm sistemlerine hangi kayıp katsayılarının uygulanacağı, iletim ve dağıtım sistemi bazında kayıp katsayısı hesaplamalarında hangi hat ve transformatörlerin dikkate alınacağının usul ve esasların ekinde yer alan tablolar ile açıklanarak belirlendiği; ikinci fıkrasında, üreticilere yönelik teknik kayıp uygulamalarının (Ek-1) uyarınca gerçekleştirileceği; 5. maddesinde, hat kayıp katsayılarının maddede yer alan formül uyarınca hesaplanacağı; 7. maddesinde, TEİAŞ ve/veya dağıtım lisansı sahibi tüzel kişilerin, her bir ölçüm noktası için usul ve esasları dikkate alarak transformatör kaybı ve/veya hat kaybı uygulanıp uygulanmayacağını tespit ederek Piyasa İşletmecisine bildireceği, transformatör ve/veya hat kaybı uygulanması gereken durumlarda transformatöre ve/veya hatta ait transformatör ve hat kayıp katsayısı formülüne ilişkin karakteristik bilgilerin TEİAŞ ve/veya dağıtım lisansı sahibi tüzel kişiler tarafından, tek hat şemasına işleneceği ve ilk endeks tespit tutanağı ile birlikte Piyasa İşletmecisine 10 iş günü içerisinde teslim edileceği, söz konusu yeni konfigürasyonların takip eden ilk faturalama dönemine ilişkin uzlaştırma hesaplamalarında kullanılacağı belirtilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
DAVA KONUSU İŞLEMLERİN İNCELENMESİ:
Dava konusu uyuşmazlığın esasını, davacı şirketin üretip sisteme verdiği elektrik enerjisi miktarından hat kaybı kesintisi yapılmasının hukuka uygun olup olmadığı oluşturmaktadır.
Dava konusu Yönetmeliğin Resmî Gazete’de yayımlandığı tarihte yürürlükteki hâliyle Anayasa’nın 124. maddesinde, “Başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzel kişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilirler.” kuralına yer verilmiştir.
Sözlük anlamı ile “düzenli hâle koymak, düzen vermek, tanzim ve tertip etmek” olarak tanımlanan “düzenleme”, kamu hukukunda kural koyma ile eş anlamlıdır. Kural ise; sürekli, soyut, nesnel, genel (kişilik dışı) durumları belirleyen ve gösteren norm olarak tanımlanmaktadır (ÖZAY İl Han, Günışığında Yönetim, 2017, İstanbul, s. 426).
İdare, Anayasa ve kanunlardan aldığı yetki ile kural koyma (düzenleme yapma) yetkisine sahiptir. “Kural işlemler” (ya da diğer adıyla genel düzenleyici işlemler), üst hukuk kurallarına uygun olarak hukuk düzenine yeni kural getiren ya da mevcut bir kuralı değiştiren veya kaldıran tek yanlı idarî işlemlerdir. Düzenleme yetkisini kullanarak tüzük, yönetmelik, tebliğ, genelge gibi genel düzenleyici işlemleri yapan idarenin bir işleminin düzenleyici nitelik taşıdığının kabul edilebilmesi için, söz konusu işlemin sürekli, soyut, nesnel, genel durumları belirleyen ve gösteren hükümler içermesi, başka bir anlatımla, belirtilen nitelikte kurallar getirmiş olması gerekmekte olup, bu genel düzenlemelerin üst hukuk kurallarına aykırı hükümler içermemesi zorunludur.
Yönetmeliğin yayımlandığı tarih itibarıyla yürürlükteki hâliyle 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun amaç maddesinde öngörülen hedeflere ulaşılması ve piyasa ile ilgili düzenleyici işlemlerin, piyasa dışında yer alan, bağımsız bir düzenleyici kurum olan Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nca yerine getirilmesinin gerektiği, bu bağlamda Kurum’un karar organı olan Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu’nun, 4628 sayılı Kanun kapsamındaki konularda enerji sektörünün sağlıklı biçimde işletilmesi amacıyla düzenleyici işlem yapma yetkisine sahip olduğu ve bu yetkiler çerçevesinde elektrik üretim tesislerinde gerçek üretim ve tüketim değerlerinin tespit edilmesi için sayaçtan okunan verilere uygulanacak kuralları belirlediği dava konusu Yönetmelik hükümlerinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Hat kaybı kesintisi yapılmasına ilişkin işlemlere gelince;
Davacı şirket ile MEDAŞ arasında 19/01/2019 tarihinde imzalanan Tesis Sözleşmesi’nin 3. maddesinde, sözleşmenin konusunun projede bağlantı hattı olarak da belirtilen 2x(3×477) MCM Enerji Nakil Hattı ve bu kısım için ayrıca keşif özeti çıkarılan iş olduğu; 11. maddesinde, tesisin geçici kabulünün yapılmasını müteakip, sözleşme kapsamında yapılan dağıtım tesisinin işletme ve bakım sorumluluğunun MEDAŞ’a, mülkiyetinin geri ödemeye esas bedelin kullanıcıya ödendiği tarih itibarıyla TEDAŞ’a ait olacağı belirtilmiştir.
MEDAŞ tarafından, davacı şirkete ait tesiste üretilip sisteme verilen enerjiyi ölçen sayaç, Kayıp Katsayıları Hesaplama Metodolojisine İlişkin Usul ve Esaslar’ın EK-1’inde yer alan Sayaç Bağlantı Noktalarının İzahat Tablosundaki (6) numaralı sayaç olarak 26/09/2019 tarihinde tek hat şemasına işlenmiştir. Söz konusu izahat tablosunda (6) numaralı sayaç, TEİAŞ trafo merkezi OG barasına müstakil fiderli, mülkiyeti dağıtım şirketine ait hat ile bağlı olan ve sayacı kendi tesisindeki trafonun çıkış tarafında olan üretim tesisi olarak açıklanmış olup, bu konumdaki üretici sayaçlarına sadece hat kaybının uygulanacağı belirlenmiştir.
Davacı şirket tarafından, üretilen enerjinin dağıtım sistemine aktarılması amacıyla 20.723 metre uzunluğunda enerji nakil hattı ile söz konusu hattın üretim tesisi tarafına dağıtım merkezi inşa edildiği, enerji nakil hattının işletme ve bakım sorumluluğunun tesis sözleşmesi kapsamında … tarafından devralındığı, hattın mülkiyeti ise hâlen kendilerine ait olduğundan hat kaybı bedeli alınamayacağı ileri sürülmüş ise de, davacının inşa ettiği üretim tesisi ölçü hücrelerinin ve çıkışlarının bulunduğu kullanıcı tesisi içerisinde yer alan dağıtım merkezi, dağıtım tesisi kapsamına girmediği ve tesis sözleşmesinde dağıtım merkezinin MEDAŞ tarafından devralınacağına ilişkin bir hüküm bulunmadığı gibi, üretim tesisindeki sayacın konumu dikkate alınarak belirlenen hat kaybının alınmasında da mükerrerlik bulunmamaktadır.
Zira, teknik kayıplar, dağıtım şebekesinde yer alan dağıtım hatları, transformatörler ve diğer teçhizat üzerinde harcanan enerjiyi ifade etmekte ve dağıtım sistemine giren enerji ile dağıtım sisteminden çıkan enerji farkı olarak hesaplanmaktadır. Hat kaybı ise, elektrik üretim santralinin kendi ölçüm noktası ile enerjiyi teslimat noktası arasındaki hatların enerji tüketimini baz alarak üretim santralinin gerçek enerji üretim değerini doğru bir şekilde tespit edebilmek için hesaplanmaktadır. Başka bir ifadeyle, hat kaybı, davacı şirketin üretim tesisindeki sayacın bulunduğu yerden dağıtım şebekesine bağlantı için tesis edilen 20.723 metre uzunluğundaki enerji nakil hattına yönelik olarak dikkate alınmaktadır. Aksi bir durumun kabulü hâlinde, şirketin kendi üretim tesisi nezdinde oluşan kayıpların diğer şebeke kullanıcılarına yansıtılması söz konusu olacaktır.
Diğer taraftan, Elektrik Piyasası Dengeleme ve Uzlaştırma Yönetmeliği Uyarınca Kayıp Katsayıları Hesaplama Metodolojisine İlişkin Usul ve Esaslarda, TEİAŞ ve/veya dağıtım lisansı sahibi tüzel kişilerin çeşitli ölçütler çerçevesinde kullanıcılara hat kaybı uygulanıp uygulanmayacağını tespit etmekle görevli olduğu, hat kaybı uygulanması gereken hâllerde hatta ilişkin bilgilerin tek hat şemasına dercedileceği belirtilmiş, kayıp katsayısı hesaplamalarında dikkate alınacak hatlar usul ve esasların ekinde tablolaştırılmak suretiyle üreticilere yönelik kayıp uygulamalarının nasıl gerçekleştirileceği objektif kurallara bağlanmıştır.
Bununla birlikte, sadece gündüz şartlarında üretim yapan güneş enerjisi santralleri ile 24 saat esasına göre üretim yapan diğer tesisler arasında hat kaybının uygulanmasına yönelik olarak ayrım yapılması gerektiği iddiası, gerek 24 saat esasına göre şebekeye bağlantı yapıldığı, gerekse de yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı elektrik üretiminde de dalgalanmalar olduğu gözetildiğinde, eşit taraflar arasında ayrım yapılmaması ilkesine aykırıdır. Kaldı ki, davacı şirkete ait tesis için sisteme elektrik vermediği zaman diliminde hat kaybının hesaplanmadığı görülmektedir. İletim seviyesi için uygulanan kayıplar ile dağıtım seviyesi için tanımlanmış durumların da farklılık arz ettiği açık olup, bu durum izahat tablosunda üretici sayaç konumuna göre uygulanan kayıp oranlarından (iletim kaybı, trafo kaybı ve hat kaybı) anlaşılmaktadır.
Öte yandan, lisanssız elektrik üretim tesisleri kendi ihtiyaçlarını karşılamak için üretim yaptıklarından lisanslı üreticiler gibi doğrudan piyasa faaliyetine konu edilebilecek elektrik üretimi gerçekleştirmemektedir. Oysa, davacı şirket konumundaki lisanslı üreticiler tamamen ticarî bir faaliyette bulunmaktadır. Bu kapsamda, hukukî statüleri farklı olan ve muafiyetli üretimde bulunan lisanssız üreticilerden hat kaybı bedeli alınmaması eşitlik ilkesine aykırı değildir.
Bu itibarla, davacı şirketin imzaladığı tesis sözleşmesinde, dağıtım merkezinin ilgili dağıtım şirketi tarafından devralınacağına yönelik herhangi bir kuralın bulunmadığı, dağıtım merkezinin 6446 sayılı Kanundaki dağıtım tesisi tanımı içerisinde yer almadığı, şirketin üretim tesisindeki sayacın Kayıp Katsayıları Hesaplama Metodolojisine İlişkin Usul ve Esaslar’ın ekindeki izahat tablosuna göre tek hat şemasına işlenerek hat kaybı uygulandığı anlaşıldığından, dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca …-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’na temyiz yolu açık olmak üzere, 21/12/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.