Danıştay Kararı 4. Daire 2018/6590 E. 2022/8439 K. 19.12.2022 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2018/6590 E.  ,  2022/8439 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2018/6590
Karar No : 2022/8439

TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI): Tasfiye Halinde … Turizm Organizasyon Tanıtım ve Ticaret Limited Şirketi

İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı tarafından, komisyon karşılığı sahte fatura düzenlediğinden bahisle hakkında tanzim edilen vergi tekniği raporu doğrultusunda sevk edildiği takdir komisyonu kararına istinaden 2010/1-12 dönemi için tarh edilen 3 kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ile 2010/1-3, 4-6, 7-9, 10-12 dönemleri için tarh edilen 3 kat vergi ziyaı cezalı geçici verginin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacı şirketin yapılan ilk yoklamada faaliyette bulunması, işi bırakma bildirimine kadar yoklama yapılmamış olması, Ba-Bs formlarının birbiriyle uyumlu olması, yukarıda yer verilen tespitler davacının düzenlediği faturaların gerçek bir emtia ve hizmet alışverişini yansıtmadığı yönünde başkaca hukuken itibar edilebilir nitelikte somut tespitlere yer verilmediği görüldüğünden, davacının sahte fatura düzenlediği iddiasıyla takdir komisyonu kararı uyarınca yapılan dava konusu 3 kat vergi ziyaı cezalı kurumlar ve geçici vergi tarhiyatlarında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı adına yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu, temyiz isteminin kabulü ve Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2.Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 19/12/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY:
Davacı adına, sahte fatura düzenleme faaliyetinde bulunduğundan bahisle takdir komisyonunca belirlenen matrah üzerinden re’sen salınan 2010/1 ilâ 12 dönemi için tarh edilen üç kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ile 2010/1-3, 4-6, 7-9, 10-12 dönemleri için tarh edilen üç kat vergi ziyaı cezalı geçici verginin kaldırılması istemiyle açılan davayı kabul eden Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunu reddeden Vergi Dava Dairesi kararının temyiz incelemesi yapılarak bozulması istemidir.
Dava konusu tarhiyata esas alınan takdir komisyonu kararının dayandığı ve 06/09/2011 tarihinde tasfiyeye giren, 30/09/2012 tarihinde mükellefiyeti idarece re’sen terkin ettirilen davacı hakkında sahte belge düzenleme nedeniyle düzenlenen vergi tekniği raporundaki tespitlerin değerlendirilmesinden; yoklamalarda tespit edilen fiziki kapasite ile beyanlarda bildirilen iş hacmine ulaşılmasının ticari ve teknik icaplarla örtüşmediği, mükellefin vermiş olduğu Ba-Bs formları ile diğer mükelleflerce bildirilen tutarlar arasında farklar olduğu, yoklamada şirket adresinde başka bir firmanında faaliyette olduğu, 2010 yılı alışlarının yüksek oranda hakkında sahte belge düzenleyicisi olduğuna ilişkin vergi tekniği raporu bulunan veya özel esaslara tabii mükelleflerden yapılmış olduğu tespitleri dikkate alındığında, düzenlediği faturaların gerçek bir mal teslimi ve hizmet ifası içermediği sonucuna ulaşıldığından aksi yöndeki Vergi Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun reddine karar veren Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle karara katılmıyorum.