Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2022/312 E. , 2022/5107 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/312
Karar No : 2022/5107
TEMYİZ EDENLER : 1-(DAVACI): … Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. …
2- (DAVALI):… Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, 2017 yılının Ocak ila Aralık dönemleri imalatlarında kullanmış olduğu madeni yağlar için ödediği özel tüketim vergilerinin, 2012/3792 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı kapsamında ve 25 seri nolu Özel Tüketim Vergisi Genel Tebliği uyarınca nakden iadesi istemiyle yapılan başvurunun iade talebinin süresinden sonra yapıldığından bahisle reddine dair işlemin iptali ile fazla ödenen tutarın yasal faiziyle birlikte iadesi istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu’nun 12. maddesinin 4. fıkrasında, Hazine ve Maliye Bakanlığının vergi farklılaştırmasını, verginin mükellefe veya vergiye tâbi işlemlere taraf olanlara iadesi yöntemi ile uygulamaya, teminat istemeye, bu teminatın türü, tutarı ve çözümüne ilişkin usul ve esaslar ile verginin iadesine ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkili olduğu kuralına yer verildiği, anılan Kanun’da, iade talepleri konusunda herhangi bir süre sınırlandırmasının öngörülmediği, kişilerin birtakım haklarının kısıtlanmasını veya belli bir haktan yararlandırılmasının belirli sürelerle sınırlandırılmasını öngören düzenlemelerin, Anayasa’nın belirlediği sınırlar dahilinde, ancak, yasalarla yapılabileceği, hakkın özüne dokunabilecek bir düzenlemenin Tebliğ ile yapılması mümkün olmadığından, bu tür taleplerin, vergi kanunlarındaki genel zamanaşımı süresi içerisinde her zaman yapılabileceğinin kabulünün icap ettiği; ayrıca, olayda, davacının satın aldığı yağları (I) sayılı listeye dahil olmayan malların imalinde kullandığı hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı, uyuşmazlığın çözümünün madeni yağların imalatta girdi olarak mı, yoksa yardımcı madde veya sarf malzemesi olarak mı kullanıldığının tespitine bağlı bulunduğu, yağlayıcı maddelerin ana görevinin, birbirleriyle temas halindeki yüzeyler arasındaki sürtünmeyi azaltarak parçaların kolay hareket etmesini sağlamak olduğu, iç içe geçmiş mekanik yapıların diğer bir deyişle motor ve şanzıman gibi aşırı sürtünmenin gerçekleştiği hareketli aksamların anılan madeni yağlar olmaksızın kullanılamayacağı, otomobil imal eden davacının imal ettiği nihai kütlenin içinde, satın aldığı şanzıman, hidrolik ve aks gres gibi madeni yağları bulundurması gerektiği; dolayısıyla, söz konusu yağların imalatta girdi olarak kullanıldığının kabulünün zorunlu olduğu; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 112. maddesinin 4. fıkrası uyarınca, fazla veye yersiz olarak tahsil edilen vergilerin, fazla veya yersiz tahsilatın mükelleften kaynaklanması halinde düzeltmeye dair müracaat tarihi, diğer hallerde verginin tahsili tarihinden düzeltme fişinin mükellefe tebliğ edildiği tarihe kadar geçen süre için aynı dönemde 6183 sayılı Kanun’a göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanan faiz ile birlikte mükellefe ödeneceği, buna göre, fazladan ödenen özel tüketim vergisinin, davacının iadeye başvuru tarihinden itibaren 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’a göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanacak faiziyle birlikte davacıya iade edilmesinin icap ettiği gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptali ile fazladan ödenen vergilerin iade talep tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faiziyle birlikte iadesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın dava konusu işlemin iptaline ilişkin hüküm fıkrasının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idarece ileri sürülen iddiaların söz konusu hüküm fıkrasının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği; Vergi Usul Kanunu’nun 112. maddesinin 5. fıkrası uyarınca, mükelleflerin, ilgili mevzuat uyarınca kendisinden istenilecek bilgi ve belgeleri iadeyi yapacak idareye tesliminden itibaren üç aylık normal bir iade sürecinin başlayacağı, bu süre içinde iadenin yapılamaması durumunda, üç ayı aşan süreler için hesaplanan faizin, iadesi gereken miktarlarla birlikte mükellefe ödeneceği, buna göre, fazladan ödenen özel tüketim vergisinin, davacının iadeye başvuru tarihinden itibaren üç aylık sürenin bitimi tarihinden başlamak üzere, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’a göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanacak faiziyle birlikte davacıya iade edilmesinin icap ettiği gerekçesiyle davalı idarenin istinaf başvurusunun kısmen reddine, kısmen de kabulü ile mahkeme kararının iadesi talep edilen vergilerin idareye başvuru tarihi ile 3 aylık süre arasındaki kısım yönünden tecil faizine hükmedilen kısmının kaldırılmasından sonra anılan kısım yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Vergi Usul Kanunu’nun 112. maddesinin 4. fıkrası uyarınca iade başvurusunun yapıldığı tarihten itibaren faize hükmedilmesi gerektiği; davalı idarece, madeni yağların ham madde olarak kullanılmadığı, sarf malzemesi veya yardımcı madde olarak kullanıldığı, dolayısıyla, davacının 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu ile diğer yasal düzenlemeler kapsamında iade uygulamasından yararlanmasının mümkün olmadığı ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NUN DÜŞÜNCESİ : Davalı idarenin temyiz isteminin reddi ile; kararın faize ilişkin kısmı yönünden ise, davacı taraf lehine nakden iade başvuru tarihinden faize hükmedilmesi gerektiğinden davacının temyiz isteminin kabulü suretiyle, kararın anılan kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanmış bulunan temyize konu kararın dava konusu işlemin iptaline dair hüküm fıkrasına yönelik istinaf başvurusunun kısmen reddine ilişkin hüküm fıkrası aynı gerekçe ve nedenlerle Dairemizce de uygun görülmüş olup, davalı idarenin temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, sözü geçen hüküm fıkrasının bozulmasını sağlayacak durumda bulunmamıştır.
Temyize konu kararın, iade ve tecil faizine hükmedilmesine ilişkin hüküm fıkralarına yönelik temyiz istemlerine gelince:
Olayda, davacının başvurusu 12 aylık süre içerisinde yapılmadığından bahisle reddedildiğinden, davalı idare tarafından henüz başvurunun esasına yönelik bir değerlendirme yapılmamış olması karşısında, bölge idare mahkemesince, davacının nakden iadeye ilişkin talebinin reddine dair işlemin iptali ile yetinilmesi ve davalı idareye işin esasının incelenmesi ve sonucunda yeni bir işlem tesis edilmesi için imkan sağlanması gerekirken, temyize konu kararın iade ve tecil faizine hükmedilmesine ilişkin hüküm fıkrasında yasal isabet görülmemiş olup, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü suretiyle mahkeme kararının tecil faiziyle vergilerin iade edilmesine ilişkin hüküm fıkrasına yönelik istinaf başvurusunun kısmen reddine dair hüküm fıkrasının bozulması, davacının iade başvurusunun yapıldığı tarihten itibaren faize hükmedilmesi gerektiği ileri sürülerek yapılan temyiz isteminin ise aynı gerekçeyle reddi gerekmiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin kısmen reddine, kısmen de kabulüne,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, dava konusu işlemin iptaline dair hüküm fıkrasına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA,
3. Kararın, vergilerin tecil faiziyle iadesine ilişkin hüküm fıkrasının BOZULMASINA; istinaf isteminin kısmen kabulüne ilişkin hüküm fıkrasına yönelik davacının temyiz isteminin ise REDDİNE,
4. … TL maktu harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
5. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,
6. 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere, yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 14/12/2022 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY:
Olayda, dava konusu işlemin iptali üzerine vergilerin faiziyle birlikte iadesi mümkün olduğundan, Dairece temyize konu kararın iade ve tecil faizine hükmedilmesine ilişkin hüküm fıkrasına yönelik temyiz başvurularının esası hakkında değerlendirme yapmak suretiyle karar verilmesi gerektiği oyuyla, Daire kararının belirtilen kısmına katılmıyoruz.