Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2022/4718 E. , 2022/4751 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2022/4718
Karar No : 2022/4751
YETKİLİ YARGI YERİNİN BELİRLENMESİ KARARI
… Kurumu vekili Av. … tarafından, Trabzon Büyükşehir Belediyesi Destek Hizmetleri Daire Başkanlığı’nca 01/06/2020 tarihinde gerçekleştirilen “IP Telefon Sistemi” ihalesine ilişkin olarak dava dışı … Elektrik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi’nce (… A.Ş.) yapılan itirazen şikayet başvurusu neticesinde alınan 22/07/2020 tarih ve 2020/UM.II-1272 sayılı Kamu İhale Kurulu (Kurul) kararıyla ihalenin iptaline karar verilmesi üzerine, anılan şirket tarafından haklı bulunduğundan bahisle başvuru bedelinin iade edilmesi talebiyle yapılan başvurunun zımnen reddedilmesine ilişkin işlemin, Ankara 10. İdare Mahkemesi’nin 17/05/2021 tarih ve E:2021/132, K:2021/932 sayılı kararıyla iptal edilerek başvuru bedelinin iadesine karar verilmesi sonucu ödenen bedelin, rücuen davalı idarece ödenmesi talebiyle yapılan 06/08/2021 tarihli başvurusunun cevap verilmemek suretiyle zımnen reddine yönelik işlemin iptali ve … A.Ş.’ye ödenen 6.549,22-TL itirazen şikayet başvuru bedelinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na karşı bakılan dava açılmıştır.
Trabzon İdare Mahkemesi’nin 18/02/2022 tarih ve E:2021/1141, K:2022/200 sayılı kararıyla, Ankara 10. İdare Mahkemesi’nin E:2021/132, K:2021/932 sayılı kararı gereğince dava dışı … A.Ş.’ye ödenen bedelin, ihaleyi gerçekleştiren Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanlığı’ndan rücuen talep edilmesine yönelik başvurunun zımnen reddedilmesine yönelik işlemin iptali ve 6.549,22-TL’nin ödenmesi talebiyle açılan davanın görüm ve çözümünde, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 36/1-c maddesi uyarınca davacı kurumun bulunduğu yer idare mahkemesi olan Ankara İdare Mahkemesi’nin yetkili olduğu gerekçesiyle davanın yetki yönünden reddine, dosyanın Ankara İdare Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Ankara 5. İdare Mahkemesi’nin 15/11/2022 tarih ve E:2022/602, K:2022/2276 sayılı kararıyla ise Ankara 10. İdare Mahkemesi’nin kararı gereğince dava dışı … A.Ş.’ye ödenen bedelin, ihaleyi gerçekleştiren idareden rücuen talep edilmesine yönelik başvurunun zımnen reddedilmesine yönelik işlemin iptali ve 6.549,00-TL’nin ödenmesi talebiyle açılan davanın görüm ve çözümünde, 2577 sayılı Kanun’un 32/1 maddesi uyarınca dava konusu işlemi tesis eden idari merciin bulunduğu yerin idari yargı yetkisi bakımından bağlı olduğu Trabzon İdare Mahkemesi’nin yetkili olduğu sonucuna varılarak davanın yetki yönünden reddine, yetkili mahkemenin belirlenebilmesi için dava dosyasının Danıştay’a gönderilmesine karar verilmiştir.
Aktarılan bu kararlar üzerine ortaya çıkan yetki uyuşmazlığına ilişkin dosya, 2575 sayılı Danıştay Kanunu’nun 27. maddesi ve 2577 sayılı Kanun’un 43. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca incelenerek gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 32. maddesinin 1. fıkrasında, göreve ilişkin hükümler saklı kalmak şartıyla, bu Kanun’da veya özel Kanunlarda yetkili idare mahkemesinin gösterilmemiş olması hâlinde, yetkili idare mahkemesinin, idarî işlemi yapan idarî merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesi olduğu kurala bağlanmış; 36. maddesinde ise, “İdari sözleşmelerden doğanlar dışında kalan tam yargı davalarında yetkili mahkeme, sırasıyla: a) Zararı doğuran idari uyuşmazlığı çözümlemeye yetkili, b) Zarar, bayındırlık ve ulaştırma gibi bir hizmetten veya idarenin herhangi bir eyleminden doğmuş ise, hizmetin görüldüğü veya eylemin yapıldığı yer, c) Diğer hâllerde davacının ikametgâhının bulunduğu yer idare mahkemesidir.” kuralına yer verilmiştir.
İdarî davalarda genel yetki, 2577 sayılı Kanun’un 32. maddesinde düzenlenmiştir. Anılan maddenin birinci fıkrasına göre, iptal davalarında yetki konusundaki genel kural, dava konusu idarî işlemi tesis eden idarî merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesinin yetkili olmasıdır.
Bu itibarla, davacı Kurum tarafından Ankara 10. İdare Mahkemesi’nin 17/05/2021 tarih ve E:2021/132, K:2021/932 sayılı kararı kararı gereğince dava dışı … A.Ş.’ye ödenen bedelin davalı idarece rücuen ödenmesi talebiyle yapılan başvurunun zımnen reddedilmesine ilişkin işlemin iptali ve 6.549,22-TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi talebiyle açılan davada, uyuşmazlığın, davalı Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na yapılan başvurunun zımnen reddedilmesine ilişkin işlemden kaynaklandığı dikkate alındığında, 2577 sayılı Kanun’un 32. maddesinin birinci fıkrası kapsamındaki genel yetki kuralı uyarınca, davanın görüm ve çözümünde, dava konusu işlemi tesis eden idarî merci olan Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın bulunduğu Trabzon ilindeki Trabzon İdare Mahkemesi’nin yetkili olduğu sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, Trabzon İdare Mahkemesi’nce uyuşmazlığın 2577 sayılı Kanun’un 36. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi kapsamında değerlendirilerek davanın yetki yönünden reddine karar verildiğinden, 2577 sayılı Kanun’un 36. maddesinin (c) bendinin uygulanabileceği hallerin değerlendirilmesi gerekmektedir.
2577 sayılı Kanun’un 36. maddesinde geçen “diğer hallerde” ifadesinden, Kanun’un 36. maddesinin 1. fıkrasının (a) ve (b) bendinin dışında kalan haller olduğu anlaşılmaktadır. Kanun genel yetki kuralı dışında özel yetki kurallarını da düzenlediğinden, (c) bendi kapsamına giren durumlar çok istisnaî olmakla birlikte bazı örnekler bulunmaktadır.
İdarenin kusursuz sorumluluğunu öngören teoriler içinde yer alan ve ileri bir sorumluluk anlayışı taşıyan “sosyal hasar” (sosyal risk) teorisine göre de tam yargı davaları açılabilmektedir. Sosyal hasarda idarî hasar gibi toplum yararı için, daha doğrusu kamu yararı uğruna ortaya çıkan özel ve olağan dışı bir zarar olduğundan; hakkaniyet ve nesafet kuralları ile kamu külfetleri karşısında eşitlik ilkesi uyarınca, bunun toplum kasasından (hazineden) tazmini gerekli görülmektedir… Sosyal hasar teorisinin uygulandığı olaylarda zarar, hep hizmete ve idare tüzel kişiliğine yabancı unsurlardan kaynaklanır. Bu olaylarda idareye veya kamu görevlilerine mal edilebilecek bir eylem bulunmadığı için zararın idarî eylemden doğduğunu söyleyebilme imkânı yoktur. Örneğin, bir cezaevi kaçağının izlenmesi sırasında kaçak tarafından bir güvenlik görevlisinin vurularak şehit edilmesi olayında olduğu gibi… (YENİCE Kâzım/ESİN Yüksel, Açıklamalı-İçtihatlı-Notlu İdari Yargılama Usulü, Ankara, 1983, s.677-678).
Yurt dışında bulunan kamu görevlisinin görevi sırasında meydana gelen bir zarardan dolayı açılacak tam yargı davası “davacının ikametgahının” bulunduğu yer İdare Mahkemesi’nde açılabilecektir. (Danıştay Onuncu Dairesi 29/06/2022 tarih ve E:2022/4141, K:2022/3682)
Zarar birden fazla işlem dolayısıyla gerçekleşmiş ve bu işlemlerde farklı yargı çevresine bağlı idarecelerce tesis edilmişse, başka bir anlatımla, zarar farklı yargı çevresinde bulunan idarelerin farklı işlem silsilelerinin toplamından oluşmuş ise, bu durumda zararı doğuran tek bir işlem olmadığı, farklı tarihlerde tesis edilen birden fazla işlem nedeniyle (a) bendi kapsamında işlemden doğan tam yargı davasında yetkili mahkeme tayinine imkân bulunmadığı, zarar eylemden kaynaklanmadığı için (b) kapsamına da girmediğinden, ortaya çıkan zarar nedeniyle açılacak tam yargı davası “davacının ikametgahının” bulunduğu yer idare Mahkemesi’nde açılabilecektir. (Danıştay İkinci Dairesi 15/06/2021 tarih ve E:2021/16325, K:2021/2140)
Yargı yolunun kapalı olduğu işlemler nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zararların tazmini istemiyle açılacak tam yargı davaları, “davacının ikametgahının” bulunduğu yer İdare Mahkemesi’nde açılabilecektir. (Danıştay Beşinci Dairesi 27/12/1989 tarih ve E:1989/2953, K:1989/2560)
Bu itibarla, Kanun’un 36. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendindeki “diğer hallerde” ifadesinden maddenin (a) ve (b) bendi dışında kalan durumlarda açılacak tam yargı davalarının anlaşılması gerekmekte olup, bu bendin yukarıda tadadi olarak belirtilen istisnai hâllerde uygulama alanı bulabileceği, yetki uyuşmazlığına konu edilen davaya esas alınamayacağı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davanın görüm ve çözümünde TRABZON İDARE MAHKEMESİ’NİN YETKİLİ OLDUĞUNA, dava dosyasının Trabzon İdare Mahkemesi’ne gönderilmesine, kararın Ankara 5. İdare Mahkemesi’ne ve taraflara tebliğine, 13/12/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.