Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2022/4582 E. , 2022/4748 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2022/4582
Karar No:2022/4748
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1. … Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …
2. … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü 9. Bölge Müdürlüğü’nce 17/06/2021 tarihinde açık ihale usulü ile gerçekleştirilen “Malatya Hekimhan İğdir Göleti ve Sulaması Proje Yapımı Hizmet Alımı” ihalesine istekli olarak katılan … Proje Mühendislik Müşavirlik İnşaat ve Ticaret Limited Şirketi’nin 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 17. maddesine aykırı fiillerde bulunduğunun tespit edildiğinden bahisle anılan şirketin ortağı olan davacının aynı Kanun’un 58. maddesi uyarınca 2 (iki) yıl süreyle ihalelere katılmaktan yasaklanmasına ilişkin 09/11/2021 tarih ve 31654 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; … Proje Mühendislik Ltd. Şti. ile … Proje Mühendislik Ltd. Şti.’nin ihale tarihinde aynı adres ve telefonları kullandığı, … Proje Mühendislik Ltd. Şti.’nin sahibi ve şirket müdürü olan davacının … Proje Mühendislik Ltd. Şti. hisselerinin %12’sine sahip olduğu, aynı ihaleye ilişkin farklı miktarlarda teklif verildiği, aynı yerden verilen tekliflerin alternatif olarak nitelendirilebileceği, rekabeti engelleyici davranışlarda bulunulduğu; ayrıca, her ne kadar davacı tarafından, yasaklama kararının Bakanlık makamınca verilmesi gerektiği, adres ve telefon numaralarını fiilen kullanmadığı ve adres değişikliğinin 27/07/2021 tarihinde Ticaret Sicili Gazetesi’nde ilan edildiği, 2 yılın çok uzun olduğu iddia edilmiş ise de; yasaklama kararının doğrudan Bakan Olur’u ile verildiği, … Proje Mühendislik Ltd. Şti.’nin 2011 yılındaki kuruluşundan itibaren anılan şirketin ise 2010 yılındaki adres değişikliğinden itibaren aynı adresleri kullandığı, anılan şirketin ihale tarihinden sonra adres değişikliğini ve hisse devrini gerçekleştirdiği, dolayısıyla her iki şirketin 10 yıl süre ile aynı adresi kullandığı, 2 yıl süreyle yasaklama hususunda da idarenin takdir yetkisinin bulunduğu, bu yetkinin kamu yararı dışında kullanıldığına ilişkin somut bir veri bulunmadığı, ihalelerde rekabet ve saydamlığın sağlanması gerekli olduğundan verilen ceza süresinin makul olduğu, davacının bu iddialarına itibar edilmediği; bu durumda, … Proje Mühendislik Ltd. Şti.’nin sermayesinin tamamına sahip olan davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Öte yandan; davacı tarafından 45 günlük sürede yasaklama kararı verilmediği bu yönden de işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmekte ise de, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü’nün yasaklama talebine ilişkin yazısının davalı Bakanlık kayıtlarına 27/09/2021 tarihinde girdiği, yasaklama kararının da 08/11/2021 tarihinde imzalandığı ve bu kararında 09/11/2021 tarih ve 31654 sayılı Resmî Gazete’de yayınlandığı dikkate alındığında, 45 günlük sürede yasaklama kararının alındığı anlaşıldığından, davacının bu iddiasına da itibar edilmediği belirtilmiştir.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçesiz olduğu, İdare Mahkemesi kararının ise varsayıma dayalı genel ve soyut olduğu, ihaleye iki ayrı tüzel kişilik tarafından teklif sunulduğu, dolayısıyla birden fazla teklif verme hâlinin söz konusu olmadığı, yasak fiil veya davranışın tereddüte mahal vermeycek şekilde ortaya koyulması gerektiği, rekabeti veya ihale kararını etkileyecek davranışın ne olduğunun ortaya koyulmadığı, … Ltd. Şti. tarafından ihaleye 332.300,00-TL, … Şti. tarafından ise 416.300,00-TL teklif sunulduğu, bu iki teklif arasında yedi ayrı fiyat teklifinin bulunduğu, … Ltd. Şti tarafından sunulan teklifin sınır değer olan 347.262,87-TL’nin altında kaldığı dolayısıyla ihaleyi kazanma ihtimalinin bulunmadığı, … Şti.’nin teklifinin altında ve sınır değerin üzerinde beş teklif bulunması nedeniyle ihalenin bu şirket üzerinde de kalmasının mümkün olmadığı, ihalenin 366.500,00-TL teklif sunan başka bir istekli üzerinde bırakıldığı, isteklilerin ihaleye katılım aşamasında teklif mektubunda yazılı olan adres, telefon ve fax numarasının esasen bir işlevinin olmadığı, ihale sürecinde idarece bu adrese bildirimde bulunulmadığı ve telefonla aranmadığı, bildirimlerin EKAP üzerinden yapıldığı, söz konusu adres fax ve telefon numarasının fiilen hiç kullanılmadığı, takdir yetkisinin üst sınırdan yana kullanılarak iki yıl yasaklama kararı verilmesinin gerekçesinin ortaya koyulmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idareler tarafından, usul ve yasaya uygun olan Mahkeme kararının onanmasına karar verilmesi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ :
4734 sayılı Kanun’un 17. maddesinde sayılan yasak fiil veya davranışlarda bulundukları tespit edilenler hakkında Kanun’un 58. maddesi uyarınca fiil veya davranışın özelliğine göre 1 yıldan az olmamak üzere 2 yıla kadar yasaklama kararı verileceği düzenlenmiştir. Bu madde kapsamında anılan fiil ve davranışlardan hangisinin ne kadar süreyle yasaklanma gerektirdiği hususunda bir ölçüte yer verilmediğinden, sürenin belirlenmesi noktasında fiil veya davranışların özelliğine göre idareye tanınan takdir yetkisi kapsamında bir değerlendirme yapılacaktır.
Yasaklama kararının süresinin belirlenmesinde ihlâl ile yaptırım arasında hakkaniyete uygunluk bulunmalıdır. Kanun’da belirlenen alt ve üst sınırlar arasında isteklinin ne kadar süreyle ihalelere katılmaktan yasaklanacağını belirleme konusunda idarelere tanınan takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda kullanılması gerekir. İdareler yasaklama süresini; kamu yararı ve hizmetin gerekleri prensipleri çerçevesinde ölçülülük ilkesini göz ardı etmeden, yasaklamaya neden olan fiil veya davranışın ağırlığını, niteliğini, teşebbüs aşamasında kalıp kalmamasını, ilk defa veya mükerreren işlenip işlenmediğini göz önünde bulundurarak takdir edeceklerdir. (Aziz Taşdelen, Mali Sonuçlu Bir İdari Yaptırım Örneği: Kamu Harcama İhalesine Katılmaktan Yasaklanma, AÜHFD, 2006, 55(1), s.311)
Uyuşmazlıkta, davacının ortağı olduğu şirkete isnat edilen edilen fiilin sübuta erdiği ve bu fiil nedeniyle hakkında kamu ihalelerine katılmaktan yasaklama kararı verilebileceği açık olmakla birlikte, davalı idarece şirketin fiilinin özelliği ve sonuçları ile ihale ve sözleşme sürecine etkisi dikkate alınmaksızın ve gerekçesi belirtilmeksizin Kanun’da öngörülen ihalelere katılmaktan yasaklama süresinin alt sınırından uzaklaşılarak üst sınırdan (iki yıl) belirlenmesi yönünde tesis edilen dava konusu işlemde, eylemle ceza arasındaki ölçülülük ve hakkaniyet ilkeleri yönünden hukuka uygunluk bulunmadığından, temyiz isteminin kabulü ile temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’ne gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesi’ne gönderilmesine, 13/12/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.