Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2021/5237 E. , 2022/4722 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2021/5237
Karar No:2022/4722
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Turizm Anonim Şirketi
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Eskişehir ili, Odunpazarı ilçesi, … Mahallesi, … Mevkii, … ada, … parselde bulunan 26 adet kargir iş yerinin kiralanması amacıyla 30/09/2021 tarihinde 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu kapsamında pazarlık usulüyle yapılan ihalenin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen kararda; 26 adet kargir iş yerinin kiraya verilmesine yönelik 15/09/2021 tarihinde ihale yapılacağının duyurulduğu, 15/09/2021 tarihinde herhangi bir istekli çıkmaması üzerine 16/09/2021 tarihinde Devlet İhlale Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca aynı şartlarla ihale tarihinden itibaren 15 gün süre ile pazarlık ihalesine bırakılmasına karar verildiği, davacı tarafından 20/09/2021 tarihinde 39.000,00-TL teklif verildiği, 30/09/2021 tarihinde de davacının 62.000,00-TL ve bir diğer isteklinin 55.500,00-TL teklif verdiği, 01/10/2021 tarihli ihale komisyonu kararıyla kiralama ihalesinin davacının üzerinde bırakılmasına karar verildiği, Mahkemelerinin 27/10/2021 tarihli ara kararı ile 15/09/2021 tarihinde yapılan açık teklif usulü ihalede istekli çıkmaması üzerine 20/09/2021 tarihinde herhangi bir ihale yapılıp yapılmadığının sorulduğu, davalı idare tarafından o tarihte ihale yapılmadığının, teklif alındığının bildirildiği, yine 20/09/2021 tarihinde pazarlık usulü ile ihale yapılmış ise, söz konusu ihalenin ita amiri tarafından onaylanmasına veya iptal edilmesine ilişkin herhangi bir karar alınıp alınmadığının sorulduğu, davalı idare tarafından 20/09/2021 tarihinde ihale yapılmadığından ihaleyi neticelendirecek herhangi bir karar ve ita amiri onayının bulunmadığının bildirildiği;
Bu itibarla, ihale yapılacağının ilan edildiği 15/09/2021 tarihinde istekli çıkmaması üzerine ihale tarihinden itibaren 15 gün süre ile pazarlık ihalesine bırakılmasına karar verildiği, bu süre içerisinde alınan teklifler değerlendirilerek 30/09/2021 tarihinde davacı tarafından verilen 62.000,00-TL teklif uygun görülerek ihalenin davacı üzerinde bırakıldığı görüldüğünden, tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, davacı tarafından 20/09/2021 tarihinde 39.000,00-TL teklif verildiği ve sözleşmeye davet edilmesi gerektiği ileri sürülmüşse de; davalı idare tarafından 15/09/2021 tarihinde istekli çıkmaması üzerine ihale tarihinden itibaren 15 gün süre ile pazarlık ihalesine bırakılmasına karar verildiği, bu süre içerisinde sunulan tekliflerden en avantajlı olanın davalı idare tarafından değerlendirilmesinin hakkaniyete uygun olduğu, bununla birlikte davacı tarafından salt teklif sunulmasının ihalenin davacı üzerinde kalması sonucunu doğurmayacağı, nitekim ihalenin onaylanmasına dair bir karar da alınmadığı görüldüğünden, davacının bu iddiasına itibar edilmediği ifade edilmiştir.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, yargılamada tarafsızlık ilkesine aykırı davranıldığı, somut gerçekler yerine idarenin gerçek olmayan beyanlarının karar olarak vücut bulduğu, Devletin bilişim sisteminde kayıtlı olan, Kütahya Vakıflar Bölge Müdür Vekili …’nin imzası ile şirketlerine hitaben yazılan … tarih ve E-… sayılı yazıda “20/09/2021 tarihinde yapılmış olan İhalenin 22/09/2021 tarihinde onaylandığı ve 15 gün içinde sözleşme yapmanız gerektiği,” hususlarının yer aldığı, davalı idarenin hakikate aykırı olarak “20/09/2021 tarihinde yapılmış olan ve ita amirince onaylanan bir ihale olmadığı”nı beyan ettiği, yargıyı yanıltmaktan dolayı davalı idare avukatı hakkında suç duyurusunda bulunulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. Dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine,
6. 2577 sayılı Kanun’un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 13/12/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.