Danıştay Kararı 6. Daire 2021/7959 E. 2022/11084 K. 12.12.2022 T.

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2021/7959 E.  ,  2022/11084 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2021/7959
Karar No : 2022/11084

TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1) … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
2) … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1) …
2) …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 06/07/2017 tarih ve E:2015/10123, K:2017/5522 sayılı bozma kararına uyularak … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın, davacı … ‘ye yönelik bölümünün temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem : İstanbul ili, Pendik ilçesi, … , … mevkii, … pafta, … parsel sayılı taşınmazın bulunduğu alanda … tarihli,… sayılı belediye encümeni kararı ile kabul edilen parselasyon işleminin, 15.02.2013 onay tarihli 1/1000 ölçekli uygulama imar planının ve 25.04.2012 onay tarihli 1/5000 ölçekli nazım imar planının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Temyize konu kararda; 03.04.2017 tarihli dilekçe ile davadan feragat eden davacı … yönünden feragat nedeniyle davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığı, davacı … tarafından açılan davada … İdare Mahkemesinin … tarihli, E:… , K:… sayılı kararıyla dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ve 1/5000 ölçekli nazım imar planının iptaline karar verildiği, bu nedenle planlar yönünden konusuz kalan davanın esasının inceleme olanağının bulunmadığı, dayanağı 1/1000 ölçekli uygulama imar planı yargı kararıyla iptal edilen parselasyonda da anılan davacı yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, davacı … yönünden feragat nedeniyle davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, … yönünden ise; 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ve 1/5000 ölçekli nazım imar planına yönelik dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, parselasyon işleminin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDEN … BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞININ İDDİALARI : Davacılardan … ‘nın davadan feragat ettiği ve diğer davacı … tarafından dava konusu imar planlarının iptali istemiyle … İdare Mahkemesinin E:… sayılı dosyasında dava açıldığından, davanın esasının incelenmesinin mümkün olmadığı, davanın süresinde açılmadığı, temyize konu karara dayanak alınan mahkeme kararının henüz kesinleşmediği ileri sürülerek temyize konu kararın aleyhe kısımlarının bozulmasına karar verilmesi istenilmektedir.

TEMYİZ EDEN … BELEDİYE BAŞKANLIĞININ İDDİALARI : Dava konusu işlemlerin kesinleştiği, işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek temyize konu kararın aleyhe kısımlarının bozulmasına karar verilmesi istenilmektedir.

DAVACI … ‘NİN SAVUNMASI : Temyiz dilekçelerindeki iddiaların yersiz ve mesnetsiz olduğu belirtilerek istemlerin reddi gerektiği savunulmuştur.

DAVACI … ‘NIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ … ‘IN DÜŞÜNCESİ : Dava konusu parselasyon işlemi yönünden;
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın; davacı … yönünden parselasyon işleminin iptaline ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın anılan kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Dava konusu imar planları yönünden;
Dosyanın ve Danıştay Altıncı Dairesinin E:2021/11169 sayılı dosyasının birlikte incelenmesinden, davacı … tarafından, dava konusu 15.02.2013 onay tarihli 1/1000 ölçekli uygulama imar planının ve 25.04.2012 onay tarihli 1/5000 ölçekli nazım imar planının uyuşmazlık konusu … parsel sayılı taşınmaz yönünden iptali istemiyle 25.07.2013 tarihinde kayda giren dilekçe ile açılan davada, … İdare Mahkemesinin … tarihli, E:… , K:… sayılı kararıyla iptaline karar verildiği, bu kararın Danıştay Altıncı Dairesinin 13/09/2021 tarihli, E:2021/4894, K:2021/9334 sayılı kararıyla onandığı, 12/12/2022 tarihli, E:2021/11169, K:2022/11083 sayılı kararıyla kararın düzeltilmesi isteminin reddedildiği anlaşılmıştır.
Tarafı, sebebi ve konusu aynı olan ve 30.12.2013 tarihinde açılan bu davanın 15.02.2013 onay tarihli 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ve 25.04.2012 onay tarihli 1/5000 ölçekli nazım imar planına ilişkin kısmının derdestlik nedeniyle incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiğinden, temyize konu kararın, planlara yönelik dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısmında isabet bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, mahkeme kararının, parselasyona yönelik bölümünün onanmasına, 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planına yönelik bölümünün bozulmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
İstanbul ili, Pendik ilçesi, …, … mevkii, … pafta, … parsel sayılı taşınmazın bulunduğu alanda … tarihli, … sayılı belediye encümeni kararı ile kabul edilen parselasyon işleminin, 15.02.2013 onay tarihli 1/1000 ölçekli uygulama imar planının ve 25.04.2012 onay tarihli 1/5000 ölçekli nazım imar planının iptali istemiyle dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT :
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun dava şartlarını düzenleyen 114. maddesinin 1. fıkrasının (ı) bendinde, “Aynı davanın, daha önceden açılmış ve halen görülmekte olmaması”, (i) bendinde ise, “Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması” kuralına yer verilmek suretiyle “derdestlik” ve “kesin hüküm” doğrudan dava açma şartları arasında sayılmış, 115. maddesinde mahkemenin dava şartı noksanlığını tespit etmesi hâlinde davayı usulden reddedeceği kurala bağlanmış, 303. maddesinin 1. fıkrasında ise, “Bir davaya ait şekli anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir.” hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Dava konusu parselasyon işlemi yönünden;
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın; davacı … yönünden parselasyon işleminin iptaline ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın anılan kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Dava konusu imar planları yönünden;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nda, “derdestlik” ve “kesin hüküm” müesseseleri düzenlenmemiş ve Kanun’un 31. maddesinde, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ve onun yerine çıkarılan Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun ilgili maddelerine atıfta bulunulmamış olmakla birlikte, tarafları ve konusu aynı olan bir davanın daha önce aynı veya başka bir mahkemede açıldığının ve görülmekte olduğunun saptanması hâlinde, usul hukukunun temel kavramlarından olan derdestlik müessesesinin temelinde yatan, ilk davanın aynısı olan ikinci davanın açılmasında davacının hukukî yararı bulunmadığı olgusundan hareketle, ikinci davanın derdestlik nedeniyle incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerekmektedir.
Dosyanın ve Danıştay Altıncı Dairesinin E:2021/11169 sayılı dosyasının birlikte incelenmesinden, davacı … tarafından, dava konusu 15.02.2013 onay tarihli 1/1000 ölçekli uygulama imar planının ve 25.04.2012 onay tarihli 1/5000 ölçekli nazım imar planının uyuşmazlık konusu … parsel sayılı taşınmaz yönünden iptali istemiyle 25.07.2013 tarihinde kayda giren dilekçe ile açılan davada, … İdare Mahkemesinin … tarihli, E:…, K:… sayılı kararıyla iptaline karar verildiği, bu kararın Danıştay Altıncı Dairesinin 13/09/2021 tarihli, E:2021/4894, K:2021/9334 sayılı kararıyla onandığı, 12/12/2022 tarihli, E:2021/11169, K:2022/11083 sayılı kararıyla kararın düzeltilmesi isteminin reddedildiği anlaşıldığından, tarafı, sebebi ve konusu aynı olan ve 30.12.2013 tarihinde açılan bu davanın, 15.02.2013 onay tarihli 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ve 25.04.2012 onay tarihli 1/5000 ölçekli nazım imar planına ilişkin kısmının derdestlik nedeniyle incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerekmektedir.
Bu durumda, temyize konu kararın, imar planlarına yönelik dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısmında isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
1.2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalıların temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine,
2. Davacı … yönünden feragat nedeniyle davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, … yönünden ise; 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ve 1/5000 ölçekli nazım imar planına yönelik dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, parselasyon işleminin iptaline ilişkin temyize konu … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyiz edilen parselasyon işlemine ilişkin kısmının ONANMASINA, imar planlarına ilişkin kısmının BOZULMASINA,
3. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanunun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere 12/12/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.