Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2018/3199 E. , 2022/5934 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2018/3199
Karar No : 2022/5934
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Elektrik Dağıtım A.Ş.
VEKİLİ : Av. …
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- …
2- …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMLERİN_KONUSU : …İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının, taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılardan …n’ın Güngören İlçe Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapmakta iken, 21/06/2007 tarihinde … Caddesi üzerinde bulunan elektrik trafosundan duman çıktığı yönünde haber merkezince anons yapılması üzerine olay yerine intikal ettiği esnada trafoda meydana gelen patlama sonucu yaralandığından bahisle uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık … için fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL maddi, 120.000,00 TL manevi, eşi …için ise 20.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …İdare Mahkemesince; Mahkemelerinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının Danıştay Onuncu Dairesinin 29/12/2016 tarih ve E:2016/3093, K:2016/5025 sayılı kararı ile bozulması üzerine bozma kararına uyularak, polis memuru olarak görev yapmaktayken trafo patlaması sonucu zarara uğrayan davacının davalı idarenin hizmet kusuru nedeniyle gerçekleşen bu zararının tazmini gerektiği, davacı tarafından dava dilekçesi ekinde ibraz edilen belgelerden yapılan tedavi masraflarının 4.000,00 TL’ye ilişkin kısmının belgelendirildiği anlaşıldığından davacının uğradığı maddi zararın anılan miktara ilişkin kısmının başvuru tarihinden işleyecek faiziyle birlikte davacıya ödenmesi gerektiği sonucuna varılmış olsa da, İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü Nakdi Tazminat Komisyonunun …tarih ve …sayılı kararıyla davacı polis memuru …’a 12.247,40 TL nakdi tazminat ödendiği dikkate alındığında davacıya bu davada verilebilecek maddi tazminatın üzerinde bir ödeme yapıldığı anlaşıldığından maddi tazminat talebinin reddedilmesi gerektiği, meydana gelen trafo patlaması nedeniyle davacılardan …’ın vücudunda % 25-30 oranında ikinci derecede yanık oluşacak şekilde yaralandığı, …
‘ın ise eşinin hastanede yattığı iki ay süreyle refakatçi olarak kaldığı ve işe gidemediği, yaklaşık bir yıl süreyle bakımıyla ilgilendiği, her iki davacının da büyük bir elem ve üzüntü çektikleri kuşkusuz olmakla birlikte davacıların her birinin duyduğu acı ve ızdırabın farklı olacağı gerekçesiyle maddi tazminat isteminin reddine, manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne, kısmen reddine, davacılardan polis memuru … için 45.000,00 TL, diğer davacı … için 35.000,00 TL manevi tazminatın davalı idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, Danıştay bozma kararına şeklen uyulduğu, davacılara takdir edilen tazminat miktarlarının hangi kriterlere dayanılarak hükmedildiğinin belirsiz olduğu, davacı … yönünden eşinin hastanede yattığı iki ay süreyle refakatçi olarak kaldığına ve işe gidemediğine yönelik iddiaların ispatlanması gerektiği, hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğu; davacılar tarafından, maddi tazminat kalemlerinden iş gücü kaybı ve estetik tedavisine ilişkin masraflar yönünden hiçbir araştırma ve inceleme yapılmadığı, bu konuda Adli Tıp veya tam teşekküllü bir hastaneden rapor alınarak zarar hesabı yapılması gerektiği, maddi tazminat taleplerinden faturalandırılmamış tedavi giderleri, refakat, yol, yeme içme, eve gelen hasta bakıcı masraflarının reddedildiği, bu hususlar yönünden bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği, hükmedilen manevi tazminat miktarının yetersiz kaldığı ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Davacılar tarafından davalı idarenin temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmakta olup, davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Davacılardan …, Güngören İlçe Emniyet Müdürlüğünde önleyici hizmetler bürosunda polis memuru olarak görev yapmakta iken, İstanbul ili Merter Savaş Caddesi üzerindeki elektrik trafosundan dumanların yükseldiği yönünde haber merkezince anons yapılması üzerine motosikletiyle olay yerine intikal etmiş, elektrik trafosuna davalı idare bünyesinde görevli personelin müdahalesi sırasında meydana gelen patlama sonucunda yaralanmıştır.
Olayla ilgili yürütülen adli soruşturma kapsamında Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. İhtisas Kurulunca verilen …tarihli ve …sayılı kararda, …’ın vücudunda %25-30 oranında ikinci derecede yanığa neden olan yaralanmasının; kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olduğu, kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı, yüz sınırları içerisinde tespit edilen yara izinin önemli derecede cilt renk ve seviyesini almış olduğundan ve belirli mesafeden ilk bakışta belirgin bir şekilde fark edilmediğinden yüzde sabit iz niteliğinde olmadığı, organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması ya da yitirilmesi niteliğinde herhangi bir anatomik eksiklik veya fonksiyonel bir bozukluk tespit edilmediği, kemik kırığı tarif edilmediği oy birliği ile mütalaa edilmiştir.
Elektrik trafosunda oluşan arızayı gidermeye çalışan davalı idare bünyesinde görevli personel M.Ç ve işletme müdürü R.D. hakkında “taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma suçundan” yapılan yargılama sonucunda, …Ağır Ceza Mahkemesinin …tarihli ve E:…, K:…sayılı kararıyla; elektrik trafosunun bakım ve kontrollerinin düzenli olarak yapılmadığı, yağ sızması ve genleşme ihtimaline göre gerekli tedbirlerin alınmadığı, işçilere yeterli iş sağlığı ve güvenliği eğitiminin verilmediği, iş ekipmanlarının sağlanmadığı gerekçesiyle mahkumiyetlerine (adli para cezası ile cezalandırılmalarına) karar verilmiş ve bu karar onanarak kesinleşmiştir.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu Başkanlığının …tarihli ve … sayılı inceleme raporunda ise, TEDAŞ Güngören İşletme Müdürlüğünün gerekli olan iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerini almaması nedeniyle %50 oranında; davalı çalışanı müteveffa işçi E.Ö. ile M.Ç.’nin ise yaptıkları işlerinde dikkatli ve özenli davranmamaları nedeniyle %25’er oranında kusurlu oldukları kanaatine varılmıştır.
Davacılar tarafından, bu olay nedeniyle meydana geldiği ileri sürülen maddi ve manevi zararlarına karşılık tazminat ödenmesi istemiyle yapılan başvurunun reddi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu kurala bağlanmıştır.
İdare, kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dairemizin 29/12/2016 tarihli ve E:2016/3093, K:2016/5025 sayılı bozma kararıyla, dava dosyasına sunulan tedavi malzemelerine ilişkin fatura bedellerinin davacının görev yaptığı İçişleri Bakanlığı tarafından ödenip ödenmediğinin anılan kurumdan sorulması gerekirken, eksik incelemeye dayalı temyize konu kararın maddi tazminatın kısmen kabulüne ilişkin kısmında ve davacıların her birinin duyduğu acı ve ızdırabın farklı olacağı hususu dikkate alındığında manevi tazminata hükmedilirken her bir davacı yönünden ayrı ayrı değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekirken, davacıların talep ettiği manevi tazminatın tek kalem halinde verilmesi karşısında temyize konu kararın manevi tazminata ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davalı idarenin maddi tazminata ilişkin temyiz istemi kabul edilip, davacının maddi tazminata ilişkin temyiz istemi reddedilerek Mahkeme kararı bozulmuş, bu kararın maddi tazminata ilişkin temyiz isteminin reddine dair kısmına karşı davacılar tarafından karar düzeltme yoluna başvurulmaması üzerine maddi tazminatın kısmen reddine ilişkin verilen hüküm kesinleşmiştir.
Başka bir anlatımla, davacılar tarafından dava dilekçesinde, tedavi masrafları dışında faturalandırılmamış tedavi giderlerinin, kazanç kaybının, ileride olacağını ifade ettiği estetik tedavisine ilişkin masrafların, hasta bakıcı masrafları ile yemek, yol ve yardımcı eleman giderlerinin de tazmini istenilmiş ise de, Mahkemece bozulan ilk kararda bu kalemler yönünden inceleme yapılmamış olup, anılan kararın davacılardan … ve davalı idare tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemiz tarafından sadece kabul edilen 4.000,00 TL tedavi masrafları yönünden kararın bozulmasına, davacı …’ın maddi tazminata ilişkin temyiz isteminin reddine karar verilmiştir. Anılan karara karşı davacı tarafından karar düzeltme yoluna başvurulmaması nedeniyle maddi tazminatın reddine ilişkin kısım kesinleşmiştir. Ayrıca, bozma kararı sonrasında İdare Mahkemesince ilk kararıyla reddedilen maddi tazminat istemi yönünden yeniden hüküm kurulmadığından davacının maddi tazminata ilişkin temyiz talebinin, bozulan ve bozma sonrası Mahkemece reddedilen 4.000,00 TL maddi tazminat istemiyle sınırlı olarak incelemesi gerektiği açıktır.
Mahkeme Kararının, Reddedilen 4.000,00 TL Maddi Tazminata İlişkin Kısmının İncelenmesi:
İdare Mahkemesince, bozma kararı sonrasında 27/11/2017 tarihli ara kararıyla elektrik trafosu patlaması sonucu yaralanan …’a Bakanlık veya ilgili Kurumlarca herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı sorularak ödeme var ise buna ilişkin tüm bilgi ve belgelerin onaylı birer örneğinin İçişleri Bakanlığından istenilmesine karar verilmiş olup, ara kararına cevaben dava dosyasına sunulan bilgi ve belgelerden, davacı …’a Emniyet Genel Müdürlüğü Nakdi Tazminat Komisyonunun …tarihli ve …sayılı kararıyla 12.247,40 TL nakdi tazminat ödenmesine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Temyize konu kararda, davacı tarafından dava dilekçesi ekinde ibraz edilen belgelerden yapılan tedavi masraflarının 4.000,00 TL’ye ilişkin kısmının belgelendirildiği anlaşıldığından, davacının uğradığı maddi zararın anılan miktara ilişkin kısmının başvuru tarihinden işleyecek faiziyle birlikte davacıya ödenmesi gerektiği sonucuna varılmış olmakla birlikte, İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü Nakdi Tazminat Komisyonunun …tarihli ve …sayılı kararıyla davacı polis memuru …’a 12.247,40 TL nakdi tazminat ödendiği dikkate alındığında, davacıya bu davada verilebilecek maddi tazminatın üzerinde bir ödeme yapıldığı gerekçesiyle maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun’un, Nakdi Tazminat Komisyonu kararının verildiği tarihte yürürlükte olan haliyle 1. maddesinde, bu Kanunun amacının; barışta güven ve asayişi korumak, kaçakçılığı men, takip ve tahkikle görevli olanların… bu görevlerinden dolayı ya da görevleri sona ermiş olsa bile yaptıkları hizmet nedeniyle derhal veya bu yüzden maruz kaldıkları yaralanma veya hastalık sonucu ölmeleri veya sakat kalmaları halinde ödenecek nakdi tazminat ile birlikte bağlanacak aylığın ve bu yüzden yaralanmaları halinde ödenecek nakdi tazminatın esas ve yöntemlerinin düzenlenmesi olduğu kuralına yer verilmiş; “Kapsam” başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun, a) İç güvenlik ve asayişin korunması veya kaçakçılığın men, takip ve tahkiki konularında görevlendirilen Jandarma Genel Komutanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü ve Sahil Güvenlik Komutanlığı personelini, … kapsadığı hüküm altına alınmıştır.
Aynı Kanun’un “Nakdi tazminat ve aylığın etkisi” başlıklı 6. maddesinin 1. fıkrasında, bu Kanun hükümlerine göre ödenecek nakdi tazminat ile bağlanacak emekli aylığının uğranılan maddi ve manevi zararların karşılığı olduğu; 2. fıkrasında, yargı mercilerinde maddi ve manevi zararlar karşılığı olarak kurumların ödemekle yükümlü tutulacakları tazminatın hesabında bu kanun hükümlerine göre ödenen nakdi tazminat ile bağlanmış bulunan aylıkların gözönünde tutulacağı; “Öğretim ve sağlık yardımı” başlıklı 7. maddesinin 4. fıkrasında ise, bu Kanunun kapsamında bulunanlardan, tedavi giderleri kamu kurum ve kuruluşlarınca karşılanamayanların tedavilerinin; Devlet, üniversite, Sosyal Sigortalar Kurumu hastaneleri ile askeri hastanelerde ücretsiz olarak yapılacağı hükümlerine yer verilmiştir.
Olayda, davacının Güngören İlçe Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapmakta iken, 21/06/2007 tarihinde …Caddesi üzerinde bulunan elektrik trafosundan duman çıktığı yönünde anons yapılması üzerine olay yerine intikal ettiği esnada trafoda meydana gelen patlama sonucu yaralanmasının 2330 sayılı Kanun kapsamında kaldığı konusunda ihtilaf bulunmamaktadır. Nitekim, anılan olay nedeniyle İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü Nakdi Tazminat Komisyonunun …tarihli ve …sayılı kararıyla davacı polis memuru …’a 12.247,40 TL nakdi tazminat ödenmesine karar verildiği görülmektedir. Ayrıca, anılan Kanun kapsamında bulunan ve zarar gören personelin tedavi masraflarının kamu kurum ve kuruluşlarınca karşılanması, karşılanamayanların tedavilerinin ise 7. maddenin 4. fıkrasında sayılan hastanelerde ücretsiz olarak yapılması gerekmektedir. Bu kapsamda Dairemizin bozma kararı sonrasında Mahkemece, davacıya herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı İçişleri Bakanlığından sorulmuş olup, dosyaya sunulan bilgi ve belgelerden davacı …’a herhangi bir tedavi masrafı ödenmediği, sadece olay nedeniyle nakdi tazminat ödemesinin yapıldığı anlaşılmaktadır. Dava dilekçesi ekinde sunulan belgelerden (fatura ve sevk irsaliyesi vs.) ise, davacı tarafından tedavisine yönelik olarak toplam 4.000,00 TL harcama yapıldığı ortaya konulmuştur.
Bu durumda, 2330 sayılı Kanun’da tedavi giderlerinin Nakdi Tazminat Komisyonu kararıyla ödenen nakdi tazminat dışında sağlık yardımı olarak ayrıca düzenlendiği, anılan komisyon kararıyla ödenmesine karar verilen nakdi tazminatın tedavi giderlerini kapsamadığı gibi kararda davacıya tedavi gideri kapsamında bir ödemenin yapıldığına yönelik herhangi bir ifadeye de yer verilmediği anlaşılmakta olup, meydana gelen olayda oluşan zararı hizmet kusuru ilkesine göre tazmin sorumluluğu bulunan davalı idarece, davacının belgelendirdiği 4.000,00 TL tedavi masraflarına ilişkin zararın tazminine hükmedilmesi gerekirken 4.000,00 TL maddi tazminat talebinin reddine ilişkin Mahkeme kararında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Mahkeme Kararının, Manevi Tazminata İlişkin Kısmının İncelenmesi:
İdare Mahkemesince, Dairemizin bozma kararından önce verilen kararda, manevi tazminatın kısmen kabulüne, kısmen reddine, 80.000,00 TL manevi tazminatın davalı idareye başvuru tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin 60.000,00 TL manevi tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir.
Anılan karara karşı, davacı … ve davalı idare tarafından temyiz yoluna başvurulmuş olup, Dairemiz kararıyla, davacıların her birinin duyduğu acı ve ızdırabın farklı olacağı hususu dikkate alındığında manevi tazminata hükmedilirken her bir davacı yönünden ayrı ayrı değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekirken, davacıların talep ettiği manevi tazminatın tek kalem halinde verilmesi karşısında temyize konu kararın manevi tazminata ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle Mahkeme kararı bozulmuştur.
Dolayısıyla, her ne kadar davacılardan … tarafından Mahkemenin anılan kararına karşı temyiz yoluna başvurulmamış olması nedeniyle adı geçen davacıya yönelik manevi tazminata ilişkin kurulan hükmün kesinleştiği düşünülse de manevi tazminatın, tek kalem halinde hükmedilmesinde hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle tümüyle bozulmasına karar verilmesi ve bozma sonrası Mahkemece bu kısım yönünden yeniden hüküm kurulması nedeniyle davacı …’ın temyiz talebinin de incelenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Taleple bağlılık ilkesi” başlıklı 26. maddesinin 1. fıkrasında düzenlenen usul hukuku kuralı olan taleple bağlılık ilkesi uyarınca Mahkemelerce davacının istem sonucu hakkında karar verilmesi gerekmektedir. Söz konusu ilke gereği hakimin, tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olup ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceği, yalnızca hukukilik denetimine bağlı olarak talep sonucundan daha azına karar verebileceği açıktır. Ayrıca söz konusu Kanun hükmü, emredici hüküm olduğundan Mahkemece kendiliğinden dikkate alınması gerekmektedir.
Taleple bağlılık ilkesi, medenî usul hukukunda yer alan ve yargılamaya hâkim olan ilkelerden bir tanesi olup hâkimin, tarafların talepleriyle bağlı olduğunu, talepten fazlasına veya talepten başka bir şeye karar veremeyeceğini; ancak duruma göre talep sonucundan daha azına karar verebileceğini ifade eder.
Her ne kadar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usul Kanunu’nda “taleple bağlılık” ilkesine açıkça veya 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na atıfta bulunulmak suretiyle yer verilmemiş ise de; Danıştay dairelerinin ittifakla kabul ettiği yerleşik içtihatlarla, taleple bağlılık ilkesi idari yargılama hukukunda da uygulanmaktadır. Bu bağlamda, idari yargı mercilerinde açılan davalarda, idare mahkemelerinin davacının istemi ile bağlı olduğu, bu istemi genişletecek biçimde bir karar veremeyeceği açıktır.
Uyuşmazlıkta, davacıların manevi tazminat istemleri, … için 120.000,00 TL, … için 20.000,00 TL olarak ayrı ayrı belirtilmiş olmasına rağmen, İdare Mahkemesince, … için 35.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiş olup, talebi aşar nitelikte fazladan manevi tazminat takdir edilmek suretiyle verilen temyize konu kararın bu kısmında, taleple bağlılık ilkesine ve hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Bu itibarla, davacı …’ın manevi tazminat istemi hakkında taleple bağlılık ilkesi dikkate alınmak suretiyle bir karar verilmesi gerekmektedir.
Öte yandan, temyize konu İdare Mahkemesi kararında dava konusu olay nedeniyle davacı …’ın 120.000,00 TL’lik manevi tazminat isteminin 45.000,00 TL’lik kısmı kabul edilmiş ise de; manevi tazminatın ilgililerin duyduğu elem ve üzüntünün kısmen de olsa giderilmesini sağlayan manevi bir tatmin aracı olduğu gözetildiğinde ve dava konusu olayın davacı üzerinde yarattığı etki ve tedavisi süresince yaşadığı sıkıntılar göz önünde bulundurulduğunda; davacı … için takdir edilen manevi tazminat miktarının, duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa giderecek düzeyde olmadığı görülmektedir.
Bu durumda, İdare Mahkemesince, … için manevi tazminatın, amaç ve niteliği dikkate alınarak yeniden belirlenmesi gerektiği sonucuna varılmaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz istemlerinin KISMEN REDDİNE, KISMEN KABULÜNE,
2. Maddi tazminat isteminin reddine, manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin temyize konu …İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12/12/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.