Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2018/207 E. , 2022/5887 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2018/207
Karar No : 2022/5887
DAVACI : …
DAVALI : … Kurumu (…Bakanlığı)
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …
DAVANIN_ÖZETİ : 17/08/2007 tarih ve 26616 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin, 24/07/2013 tarih ve 28717 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 5. maddesi ile değiştirilen 13. maddesinin 1. fıkrasındaki “… bu maddenin üçüncü fıkrasında öngörülen sınavdan muaf olanlar…”, “… sınava tabi olanlar ise sınavı yapacak kuruluşa…” ibarelerinin; yine aynı madde ile eklenen 3. fıkrasındaki “Müsteşarlıkça yapılacak veya yaptırılacak sınavda başarılı olanlar sigorta hakemliği için Komisyona başvurabilir.”, “Sınav, itiraz hakem heyetinde yer almak isteyenler ile diğer hakem adayları için ayrı ayrı yapılır.” , “Müsteşarlık, gerek görülen hallerde sigorta hakemleri için sınav mecburiyetini kaldırabilir.” cümlelerinin ve 5. fıkrasındaki “… sınav kazananın olmaması nedeniyle…” ibarelerinin iptali istenilmektedir.
DAVACININ_İDDİALARI : 22/10/2017 tarihinde Sigortacılık Eğitim Merkezi (SEGEM) tarafından yapılan sigorta hakemi sınavına katılarak başarısız olan davacı tarafından, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun sigorta hakemi olabilmek için aradığı şartları taşıdığı, Kanun’da bir düzenleme olmadığı halde Yönetmelikle sınav şartı getirilmesinin hukuka ve mevzuata aykırı olduğu iddia edilmektedir.
SAVUNMANIN_ÖZETİ : Davalı idare tarafından, usule ilişkin olarak davanın süresinde açılmadığı; esasa ilişkin olarak, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30. maddesinin 8. fıkrasının (c) bendinde yer alan “Sigorta hukukunda en az beş yıl veya sigortacılıkta en az on yıl deneyimi olması gerekir. Müsteşarlık bu fıkra uyarınca aranacak deneyim ve bu deneyime esas teşkil eden bilginin tespitine ilişkin ölçütleri belirlemeye yetkilidir.” hükmü gereğince Hazine Müsteşarlığına verilen yetkiye istinaden sigorta hakemi olabilmek için sınavda başarılı olma şartının getirildiği, dava konusu düzenlemelerin hukuka uygun olduğu savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Dava; 17.8.2007 gün ve 26616 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin, 24.7.2013 gün ve 28717 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 5’inci maddesi ile değiştirilen 13’üncü maddesinin 1’inci fıkrasındaki “… bu maddenin üçüncü fıkrasında öngörülen sınavdan muaf olanlar…”, “… sınava tabi olanlar ise sınavı yapacak kuruluşa…” ibarelerinin; yine aynı madde ile eklenen 3’üncü fıkrasındaki “Müsteşarlıkça yapılacak veya yaptırılacak sınavda başarılı olanlar sigorta hakemliği için Komisyona başvurabilir. Sınav, itiraz hakem heyetinde yer almak isteyenler ile diğer hakem adayları için ayrı ayrı yapılır. Müsteşarlık, gerek görülen hallerde sigorta hakemleri için sınav mecburiyetini kaldırabilir.” ve 5’inci fıkrasındaki “… sınav kazananın olmaması nedeniyle…” ibarelerinin iptali istemiyle açılmıştır.
Davalı idare tarafından ileri sürülen süresinden sonra dava açıldığı iddiası yerinde görülmeyerek, işin esasının incelenmesine geçilmiştir.
5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 30’uncu maddesinin 1 ve 2’nci fıkralarında; sigorta ettiren veya sigorta sözleşmesinden menfaat sağlayan kişiler ile riski üstlenen taraf arasında sigorta sözleşmesinden veya Hesaptan faydalanacak kişiler ile Hesap arasında doğan uyuşmazlıkların çözümü amacıyla Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği nezdinde Sigorta Tahkim Komisyonu oluşturulacağı, komisyonun, bir Müsteşarlık temsilcisi, iki Birlik temsilcisi, bir tüketici derneği temsilcisi ile Müsteşarlıkça belirlenecek bir akademisyen hukukçu temsilcinin katılımı ile teşekkül edeceği belirtilmiş, 3’üncü fıkrasında, komisyonun görevleri sayılmış, 7’nci fıkrasında, uyuşmazlıkların, hayat ve hayat dışı sigorta gruplarının sadece birinde görev yapacak olan sigorta hakemleri ve raportörler aracılığıyla çözüleceği düzenlemesine yer verilmiş, 8. fıkrasında ise, ”Sigorta hakemlerinin; a) Malî güç dışında sigorta şirketi ve reasürans şirketi kurucularında aranan nitelikleri taşıması, b) En az dört yıllık yüksek okul mezunu olması, c) Sigorta hukukunda en az beş yıl veya sigortacılıkta en az on yıl deneyimi olması gerekir. Müsteşarlık bu fıkra uyarınca aranacak deneyim ve bu deneyime esas teşkil eden bilginin tespitine ilişkin ölçütleri belirlemeye yetkilidir.” kuralı yer almıştır.
Görüldüğü üzere, Kanun koyucu, sigorta hakemlerinin, malî güç dışında sigorta şirketi ve reasürans şirketi kurucularında aranan nitelikleri taşımaları, en az dört yıllık yüksek okul mezunu olmaları ve sigorta hukukunda en az beş yıl veya sigortacılıkta en az on yıllık deneyimlerinin bulunması gerektiğini belirterek, bu kişilerde bulunması gereken niteliklerle ilgili asli düzenlemeyi yapmış, sigorta sözleşmesinden doğan uyuşmazlıkların sigorta hukukunda veya sigortacılıkta belirli bir bilgi birikimi ve deneyime sahip kişiler tarafından çözülmesini sağlamak amacıyla sigorta hakemlerinde aranacak deneyim ve bu deneyime esas teşkil eden bilginin tespitine ilişkin ölçütleri belirleme konusunda Hazine Müsteşarlığına yetki vermiştir.
Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 4’üncü maddesinde, itiraz hakem heyetinin, sigorta hakem kararlarına karşı yapılan itiraz talebini incelemek üzere Komisyon tarafından oluşturulan üç kişilik hakem heyetini ifade edeceği belirtilmiş, 13’üncü maddesinin 24.07.2013 tarihli ve 28717 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile değişik 1’inci fıkrasında, ”Kanunun 30 uncu maddesinin sekizinci fıkrasında belirtilen niteliklere sahip olan ve sigorta hakemliği yapmak isteyen kişilerden; bu maddenin üçüncü fıkrasında öngörülen sınavdan muaf olanlar gerekli şartları taşıdığını gösterir belgelerle birlikte Listeye kaydolmak için Komisyona, sınava tabi olanlar ise sınavı yapacak kuruluşa başvurur. Hakemlik yapmak isteyen kişinin ikametgahı bir büronun görev alanı içinde kalıyorsa, Komisyona başvuru, büro aracılığıyla olur.” hükmü, 3’üncü fıkrasında, ”Müsteşarlıkça yapılacak veya yaptırılacak sınavda başarılı olanlar sigorta hakemliği için Komisyona başvurabilir. Hukuk alanında doçent ve üzeri akademik unvana sahip olanlar ile adli yargı hakim emeklileri sınavdan muaftır. Sınav, itiraz hakem heyetinde yer almak isteyenler ile diğer hakem adayları için ayrı ayrı yapılır. Ancak, itiraz hakem heyetinde yer alacaklar hariç olmak üzere, Müsteşarlık, gerek görülen hâllerde sigorta hakemleri için sınav mecburiyetini kaldırabilir. İtiraz hakem heyetinde yer alacaklarda aranacak deneyim süresi sigorta hukuku için en az on yıl sigortacılık için en az oniki yıl olarak uygulanır.” hükmü, 4’üncü fıkrasında ise ”İtiraz hakem heyeti için başvuru yapılmaması ya da sınav kazananın olmaması nedeniyle itiraz hakem heyetinin hiç ya da yeterli sayıda oluşturulamaması durumunda Komisyon tarafından itiraz hakem heyetinde yer alabilecek nitelikteki sigorta hakemleri arasından gönüllülük esasına göre Müsteşarlıkça yapılacak değerlendirme sonucunda yeterli sayıda atama yapılır. Bu şekilde geçici atanan itiraz hakem heyeti hakemlerinin görev süresi, asıl hakem atamasıyla son bulur. Atanan asıl hakemler nedeniyle hangi geçici hakemlerin görevinin biteceği Müsteşarlıkça yapılacak kura usulüyle belirlenir.” hükmü yer almaktadır.
Dosyanın incelenmesinden, davacının, hayat dışı sigorta gruplarında görev yapmak üzere sigorta hakemi olarak görev alma talebiyle Sigorta Tahkim Komisyonuna yaptığı başvurusunun, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 13’üncü maddesinde sözü edilen sınavdan muaf olmadığı ve sınav şartına bağlı olmaksızın Sigorta Hakemliği listesine talebinin yerine getirilemeyeceği belirtilmek suretiyle dava konusu işlemle reddedildiği anlaşılmıştır.
Davacı, dava konusu yönetmelik hükümlerinin, sınav şartı getirilmesi ve sınavdan söz edilmiş olması nedeniyle hukuka aykırı olduklarını iddia ettiğinden söz konusu hükümlere yönelik inceleme bu çerçevede yapılmıştır.
Bilindiği üzere sınav, kişinin belirli bir konu hakkında edindiği bilgiyi ölçmek için kullanılan, kişinin yeterliğinin değerlendirilmesi ve birden çok aday arasında seçim yapılabilmesi için tercih edilen objektif bir yöntemdir.
Bu durumda, 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 30’uncu maddesi ile sigorta hakemlerinde aranacak deneyim ve bu deneyime esas teşkil eden bilginin tespitine ilişkin ölçütleri belirlemeye Hazine Müsteşarlığının yetkili kılındığı dikkate alındığında sözü edilen bilginin tespit ve değerlendirilmesinin objektif bir yöntem olan sınav ile yapılmasının öngörülmesinde hukuka ve hizmet gereklerine aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenle; davanın reddi yönünde karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 18/10/2019 tarihli ve 30922 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 17/10/2019 tarihli ve 47 sayılı Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumunun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile kamu tüzel kişiliğini haiz, idari ve mali özerkliğe sahip Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu kurulduğu, 47 sayılı Kararnamenin Geçici 2. maddesi uyarınca mülga Hazine Müsteşarlığı Sigortacılık Genel Müdürlüğü ve Sigorta Denetleme Kurulu Başkanlığı’nın iş ve işlemleriyle ilgili açılmış ve açılacak davalarda adı geçen Kurumun taraf sıfatını kazandığı anlaşıldığından, Hazine Müsteşarlığı yerine Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu hasım mevkiine alınarak, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Bakılan dava, 17/08/2007 tarih ve 26616 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin, 24/07/2013 tarih ve 28717 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 5. maddesi ile değiştirilen 13. maddesinin 1. fıkrasındaki “… bu maddenin üçüncü fıkrasında öngörülen sınavdan muaf olanlar…”, “… sınava tabi olanlar ise sınavı yapacak kuruluşa…” ibarelerinin; yine aynı madde ile eklenen 3. fıkrasındaki “Müsteşarlıkça yapılacak veya yaptırılacak sınavda başarılı olanlar sigorta hakemliği için Komisyona başvurabilir.”, “Sınav, itiraz hakem heyetinde yer almak isteyenler ile diğer hakem adayları için ayrı ayrı yapılır.” , “Müsteşarlık, gerek görülen hallerde sigorta hakemleri için sınav mecburiyetini kaldırabilir.” cümlelerinin ve 5. fıkrasındaki “… sınav kazananın olmaması nedeniyle…” ibarelerinin iptali istemiyle açılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE :
USUL YÖNÜNDEN:
Davalı idare tarafından, davanın süresinde açılmadığı ileri sürülmüş ise de; bakılan davanın, davacının sınavsız olarak hakemlik listesine adının kaydedilmesi istemli başvurusunun reddine ilişkin …tarih ve …sayılı Sigorta Tahkim Komisyonunun uygulama işlemi üzerine açıldığı anlaşıldığından, anılan iddia yerinde görülmemiştir.
ESAS YÖNÜNDEN:
İlgili Mevzuat:
Dava tarihi itibariyle dava konusu Yönetmeliğin “Sigorta hakemleri” başlıklı 13.maddesi, “(1) Kanunun 30 uncu maddesinin sekizinci fıkrasında belirtilen niteliklere sahip olan ve sigorta hakemi olmak isteyen kişilerden; bu maddenin üçüncü fıkrasında öngörülen sınavdan muaf olanlar gerekli şartları taşıdığını gösterir belgelerle birlikte Listeye kaydolmak için Komisyona, sınava tabi olanlar ise sınavı yapacak kuruluşa başvurur. Hakem olmak isteyen kişinin ikametgahı bir büronun görev alanı içinde kalıyorsa, Komisyona başvuru, büro aracılığıyla olur.
(2) Sigorta hakemliği başvuruları, sigortacılık alanındaki uzmanlıkları belirtilmek suretiyle yapılır. Bir kişi birden fazla uzmanlık alanı belirtebilir.
“(3) Müsteşarlıkça yapılacak veya yaptırılacak sınavda başarılı olanlar sigorta hakemliği için Komisyona başvurabilir. Sınav, itiraz hakem heyetinde yer almak isteyenler ile diğer hakem adayları için ayrı ayrı yapılır. Müsteşarlık, gerek görülen hâllerde sigorta hakemleri için sınav mecburiyetini kaldırabilir. İtiraz hakem heyetinde yer alacaklarda aranacak deneyim süresi sigorta hukuku için en az on yıl sigortacılık için en az oniki yıl olarak uygulanır.
“(4) Kanunun 30 uncu maddesinin sekizinci fıkrasının (c) bendi uyarınca sigorta hakemlerinde aranacak deneyim şartının belirlenmesinde aşağıdaki ölçütler esas alınır.
a) Deneyim şartı her bir başvuru için münferiden incelenir.
b) Sigorta hukukunda en az beş yıl, sigortacılıkta en az on yıl deneyim sahibi olma, sigorta hakemliği başvurusunda bulunan kişilerin bu süre zarfında yaptığı işlerin nitelik ve niceliğine göre belirlenir.
c) Deneyime etki edecek şekilde ara verilen dönemler, deneyime ilişkin süre hesabında dikkate alınmaz.
ç) Deneyim için öngörülen süre şartı sağlanmış olsa dahi, deneyime etki edecek sürede ara verilmişse, deneyim şartı gerçekleşmiş sayılmaz.
d) Yapılan işin deneyim şartını sağlayabilmesi, sigortacılık tekniği ile doğrudan ilgili olmasına bağlıdır. Sigortacılıkla ilgili bir kuruluşta çalışmış olmak sigortacılık deneyimi için tek başına yeterli değildir.
e) Akademisyenlerin sigorta hakemliğine ilişkin yeterliliği sigortacılıkla ilgili çalışmaları ve yayınları göz önünde bulundurularak değerlendirilir.”
(5) İtiraz hakem heyeti için başvuru yapılmaması ya da sınav kazananın olmaması nedeniyle itiraz hakem heyetinin hiç ya da yeterli sayıda oluşturulamaması durumunda Komisyon tarafından itiraz hakem heyetinde yer alabilecek nitelikteki sigorta hakemleri arasından gönüllülük esasına göre Müsteşarlıkça yapılacak değerlendirme sonucunda yeterli sayıda atama yapılır. Bu şekilde geçici atanan itiraz hakem heyeti hakemlerinin görev süresi, asıl hakem atamasıyla son bulur. Atanan asıl hakemler nedeniyle hangi geçici hakemlerin görevinin biteceği Müsteşarlıkça yapılacak kura usulüyle belirlenir.
(6) Hakemliğe devam edilebilmesi Müsteşarlıkça belirlenecek kriterler çerçevesinde, atanma tarihinden itibaren her on yılda bir Komisyon Başkanlığının görüşleri de dikkate alınmak suretiyle Müsteşarlıkça yapılacak değerlendirmeye bağlıdır.
(7) Sigorta hakemleri başka işle iştigal edebilir.Ancak fiilen sigorta hakemliği yapacak hakemler için bu Yönetmeliğin 14üncü maddesinin üçüncü fıkrası hükümleri saklıdır.” şeklinde iken, 18/04/2019 tarihli ve 30749 sayılı, 15/06/2019 tarihli ve 30802 sayılı, 10/08/2021 tarihli ve 31564 sayılı, 22/04/2022 tarihli ve 31817 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan değişiklikler neticesinde dava konusu düzenleme;
“(1) Kanunun 30 uncu maddesinin sekizinci fıkrasında belirtilen niteliklere sahip olan ve sigorta hakemi olmak isteyen kişiler, gerekli şartları taşıdıklarını gösterir belgelerle birlikte Listeye kaydolmak için Komisyona başvurur. Hakem olmak isteyen kişinin ikametgâhı bir büronun görev alanı içinde kalıyorsa Komisyona başvuru büro aracılığıyla olur.
(2) Sigorta hakemliği başvuruları, sigortacılık alanındaki uzmanlıkları belirtilmek suretiyle yapılır. Bir kişi birden fazla uzmanlık alanı belirtebilir.
(3) Kanunun 30 uncu maddesinin sekizinci fıkrasının (c) bendi uyarınca sigorta hakemlerinde aranacak deneyim şartının belirlenmesinde aşağıdaki ölçütler esas alınır:
a) Sigorta hukukunda en az beş yıl veya sigortacılıkta en az on yıl deneyim sahibi olunması ve bu deneyimin kesintisiz olması gerekir.
b) Sigortacılıkta en az on yıl kesintisiz deneyim şartının sağlanmasında;
1) Sigortacılığa ilişkin düzenleme, denetleme ve uygulama alanlarında görev yapan ve mesleğe özel yarışma veya yeterlik sınavına tabi tutulmak suretiyle alınan meslek personelinin,
2) Sigorta, reasürans ve emeklilik şirketlerinde genel müdür veya genel müdür yardımcısı olarak görev yapanlar ile bu şirketlerin hasar, iç denetim veya hukuk birimlerinde görev yapanların,
3) Birlikte veya sigortacılıkla ilgili özellikli kuruluşlarda genel müdür, genel sekreter, kurum müdürü veya aktüerya, teknik, hasar veya hukuk birimlerinden sorumlu genel müdür yardımcısı, genel sekreter yardımcısı, kurum müdür yardımcısı veya koordinatör, raportör olarak görev yapanlar ile başka unvanlarla anılsa da bunlara denk unvana sahip görev yapanların,
4) Özel kanunlarına göre sigortacılık faaliyetinde bulunan diğer kuruluşlarda genel müdür veya asli görevi aktüerya, teknik, hasar veya hukuk birimlerinden sorumlu genel müdür yardımcısı olarak görev alanlar ile bu birimlerde görev yapanların,
5) Üniversitelerde sigortacılık ve aktüerya alanında öğretim üyesi olarak ders veren ve akademik çalışması bulunanların,
bu görevlerde geçirdikleri süreler değerlendirmeye alınır.
c) Sigorta hukukunda en az beş yıl deneyim sahibi kabul edilecekler, Türkiye Cumhuriyetinde eğitim veren hukuk fakültelerinden veya denkliği kabul edilen diğer ülkelerdeki hukuk fakültelerinden mezun olanlardan;
1) Sigortayla ilgili davalara bakan mahkemelerde hâkim olarak görev yapmış olanları,
2) Sigortacılığa ilişkin düzenleme ve denetleme kuruluşlarında mevzuatın hazırlanmasında, uygulanmasında ve denetimde görev alan ve mesleğe özel yarışma veya yeterlik sınavına tabi tutulmak suretiyle alınan meslek personelini,
3) Sigorta davalarında fiilen vekillik yapmış veya sigorta uyuşmazlıklarında sigorta hukuku alanında bilirkişilik yapmış olan avukatları,
4) Üniversitelerde sigorta hukuku ve ticaret hukuku alanlarında öğretim üyesi olarak ders veren ve akademik çalışması bulunanları,
kapsar.
ç) Meslek öncesi eğitim ve staj, fiili süre hesabında dikkate alınmaz. Vekâlet ilişkisinde çoğunlukla rücu, acente takibi, icra ve ceza davalarıyla ilgilenenler ile sigorta hukuku dışında danışmanlık hizmeti verenlerin bu faaliyetleri deneyim şartının belirlenmesinde kabul edilmez.
d) Öğretim üyelerinin sigorta hakemliğine ilişkin yeterliliği; sigortacılıkla veya sigorta hukuku ile ilgili çalışmaları ve yayınları ile verdiği dersler göz önünde bulundurularak değerlendirilir.
e) Zorunlu haller nedeniyle (askerlik, doğum, hastalık ve benzeri sebeplerle ücretsiz izin, resmi görev, yurt dışı yüksek lisans) mesleki faaliyete ara verilmiş olması deneyime etki edecek şekilde ara verilmiş sürelerden sayılmaz. Zorunlu haller nedeniyle ara verme süresi her hâlükârda 2 yılı aşamaz.
f) Zorunlu haller dâhil sigorta hukukunda kesintisiz 3 yıl ve üzeri ara verme, sigortacılıkta ise kesintisiz 5 yıl ve üzeri ara verme, mesleki deneyime etki edecek süre olarak kabul edilir.
g) İtiraz hakem heyetinde yer alacaklarda aranacak deneyim süresi sigorta hukuku için en az on yıl sigortacılık için en az on iki yıl olarak uygulanır.” şeklinde yeniden düzenlenmiştir.
Bu durumda; dava açıldıktan sonra dava konusu düzenlemenin birden çok kez değiştirilmesi nedeniyle davanın konusuz kaldığı görüldüğünden, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 13. maddesinin dava konusu kısımlarının iptali istemi hakkında karar verilmesine hukuken olanak bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Konusu kalmayan dava hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
3. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
4. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 12/12/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.