Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2021/95 E. , 2022/5336 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2021/95
Karar No : 2022/5336
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Başkanlığı/…
VEKİLİ : Av….
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi …. Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, 2017 yılında ihtirazi kayıtla verilen 2015 yılına ilişkin kurumlar vergisi düzeltme beyannamesi üzerine tahakkuk ederek ödenen vergi ve gecikme faizinin vergi hatası kapsamında iadesi talebiyle yapılan düzeltme ve şikayet başvurusunun zımnen reddine dair işlemin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı şirketin sermayesinin 560.000.000,00-TL’den 1.070.000.000,00-TL’ye artırılması kararı üzerine, tek iştiraki olan … Holding Anonim Şirketi tarafından taahhüt edilen sermaye artırım tutarının bir kısmının davacı şirketçe daha önce kendilerine ödenen temettülerden (kâr payı) kaynaklı olarak yapılan sermaye artırımına ilişkin kısmının 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu 10. maddesinin (ı) bendinde yer alan indirim şartlarını taşıdığı sonucuna varıldığından, 2015 yılı kurumlar vergisine ilişkin olarak ihtirazi kayıtla verilen düzeltme beyannamesine istinaden tahakkuk eden kurumlar vergisi ve gecikme faizinin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümleri uyarınca vergi hatası teşkil ettiğinden bahisle düzeltilmesi ve iadesi istemiyle yapılan 07/12/2018 tarihli düzeltme talebinin … Vergi Dairesi Müdürlüğünce zımnen reddi üzerine Gelir İdaresi Başkanlığına yapılan şikayet talebinin zımnen reddine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlem iptal edilmiş, fazla ve yersiz tahsil edilen 1.870.077,89-TL kurumlar vergisi ile 314.173,09-TL gecikme faizinin ödeme tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faizi ile birlikte davacıya iadesine hükmedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Uyuşmazlığın çözümü 5520 sayılı Kanunu’nun 10. maddesinin (ı) bendinde yer alan indirim hükümlerinin yorumlanmasını gerektirdiğinden, düzeltme ve şikayet kapsamında incelenemeyeceği, şirket karının önce ortaklara dağıtılıp daha sonra da tekrar şirkete sermaye olarak konulması işlemi nedeniyle nakdi sermaye artışı indiriminden yararlanılamayacağı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : 5520 sayılı Kanunu’nun 10. maddesinin (ı) bendindeki şartların tamamı sağlanmışken indirim hakkından yararlanılamamasının vergilendirme hatası olduğu, yatırım gereksinimi için sermaye artırımına gidildiği ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulüyle Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı tarafından, yasal süresinden sonra ihtirazi kayıtla verilen 2016 yılına ilişkin kurumlar vergisi düzeltme beyannamesi üzerinden yapılan tahakkukun vergi hatası teşkil ettiğinden bahisle düzeltilmesi ve ödenen vergi ve gecikme faizinin iadesi talebiyle … Vergi Dairesi Müdürlüğüne yapılan 07/12/2018 tarihli düzeltme talebinin zımnen reddedilmesi üzerine açılan davada verilen … Vergi Mahkemesi’nin … tarih ve E:… K:… sayılı idari merci tecavüzü kararıyla Gelir İdaresi Başkanlığına gönderilen şikayet talebinin zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ile 1.870.077,89-TL kurumlar vergisinin ve 314.173,09 TL gecikme faizinin ödeme tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faiziyle birlikte tarafına ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 116. maddesinde vergi hatası, vergiye müteallik hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınması olarak tanımlanmış ve bu hatalar, hesap hataları ve vergilendirme hataları başlığı altında 117. ve 118. maddelerde ayrı ayrı düzenlenmiş, 122. maddesinde, mükelleflerin vergi muamelelerindeki hataların düzeltilmesini vergi dairelerinden yazı ile isteyebilecekleri, 124. maddesinde ise vergi mahkemesinde dava açma süresi geçtikten sonra yaptıkları düzeltme talepleri reddolunanların şikayet yoluyla Maliye Bakanlığına müracaat edebilecekleri kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bu kurallara göre düzeltme yolu; vergiye ilişkin hesaplarda; matrah ve miktar hatası bulunması yahut mükerrer vergi istenmesi şeklinde, vergilendirmede ise mükellefin şahsında, mükellefiyetle, verginin mevzuunda ve döneminde yapılmış hataların varlığı halinde izlenebilecek bir idari başvuru yolu olup vergi yükümlülerince vergi idaresine yapılan her başvuru nedeniyle düzeltme yolunun izlendiği düşünülemeyeceği gibi vergilendirmeye ilişkin bir olayın düzeltme ve şikayet yoluyla yargı önüne getirilebilmesi ve vergi hatasının varlığından söz edilebilmesi için, hukuksal sorun olarak çözümlenmesi gerekmeyen açık ve mutlak bir hata bulunduğunun belirlenmesi gerekir.
Bu bakımdan, yalnızca süresinde açılacak davada incelenme olanağı bulunan iddialarla yapılan başvuru, 213 sayılı Kanun’un 117. ve 118. maddelerinde tanımlanan hesap ve vergilendirme hatalarından hiçbirinin konusuna girmediği halde başvuruyu düzeltme kapsamında görerek aksi yöndeki gerekçeyle işlemi iptal eden Vergi Mahkemesi kararına yöneltilen istinaf başvurusunun reddine ilişkin Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerekmiştir.
Öte yandan, davacı tarafından, 2015 yılına ilişkin olarak 2017 yılında ihtirazi kayıtla verilen kurumlar vergisi düzeltme beyannamesi üzerinden yapılan tahakkukun iptali ile ödenen vergi ve gecikme faizinin yasal faiziyle birlikte iadesi istemiyle açılan davayı, süresinden sonra ihtirazi kayıtla verilen düzeltme beyannameleri üzerine tahakkuk eden vergilere karşı dava açılamayacağı gerekçesiyle reddeden … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusunun reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı, Danıştay Üçüncü Dairesinin 19/09/2022 tarih ve E:2019/4510, K:2022/3211 sayılı kararıyla bozularak, davaya konu vergi ve hesaplanan gecikme faizinin sebep unsuru hakkındaki yargısal denetimin değinilen dosya üzerinden yapılmasına karar verilmiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının BOZULMASINA,12/12/2022 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)-KARŞI OY :
213 sayılı Vergi Usul Kanununun 116. maddesinde vergi hatası, vergiye müteallik hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınması olarak tanımlanmış ve bu hatalar, hesap hataları ve vergilendirme hataları başlığı altında 117 ve 118. maddelerde ayrı ayrı düzenlenmiş, 122. maddesinde mükelleflerin vergi muamelelerindeki hataların düzeltilmesini vergi dairesinden yazı ile isteyebilecekleri, 124. maddesinde, vergi mahkemesinde dava açma süresi geçtikten sonra yaptıkları düzeltme talepleri reddolunanların şikayet yoluyla Maliye Bakanlığına müracaat edebilecekleri, 126. maddesinde, 114. maddede yazılı zamanaşımı süresi dolduktan sonra meydana çıkarılan vergi hatalarının düzeltilemeyeceği kurala bağlanmış, 114. maddesinde ise, zamanaşımı süresinin, vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından başlamak üzere beş yıl olduğu hüküm altına alınmıştır.
Süresinden sonra ihtirazi kayıtla verilen beyanname üzerine tahakkuk eden vergi ve gecikme faizinin iadesi istemine ilişkin uyuşmazlığın, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun “Vergi Hatalarını düzeltme ve Reddiyat” ile ilgili 116 ila 126. maddelerinde öngörülen düzeltme ve şikayet kapsamında bulunduğunun kabulü gerektiğinden, esas hakkında karar verilmesi gerektiği oyuyla Karara katılmıyorum.