Danıştay Kararı 3. Daire 2022/3830 E. 2022/5345 K. 12.12.2022 T.

Danıştay 3. Daire Başkanlığı         2022/3830 E.  ,  2022/5345 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2022/3830
Karar No : 2022/5345

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU:Danıştay Üçüncü Dairesinin bozma kararına uyulmaksızın ilk kararda ısrar edilerek verilen ve Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu’nca temyiz istemi ısrar hükmü yönünden reddedilen … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, 2010 yılı işlemleri incelenerek düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak gerçekleştirilen zarar azaltımı nedeniyle takip eden yıllar için yeniden oluşturulan beyan tablosuna göre ödenecek verginin çıktığı 2012 yılı için re’sen salınan bir ve üç kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisi ve aynı yılın tüm dönemleri için re’sen salınan geçici vergi ile Ocak-Mart, Nisan-Haziran, Temmuz-Eylül dönemleri için bir kat, Ekim-Aralık dönemi için ise üç kat kesilen vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Tarhiyatın dayanağı vergi inceleme raporunun atıfta bulunduğu vergi tekniği raporunun ihbarname ekinde tebliğ edilmemesinin esasa etkili bir şekil hatası olduğu ve davacının savunma hakkını kısıtladığı gerekçesiyle dava konusu tarhiyat kaldırılmıştır.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 114. maddesinde, tarh zamanaşımının başlangıcının, vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başı olduğunun belirtildiği, 19. maddesinde ise vergi alacağının doğumunun, vergi kanunlarının vergiyi bağladıkları olayın vukuu veya hukuki durumun tekemmülüne bağladığı, davacının 2010 yılı hesaplarının incelenmesi sonucu düzenlenen … tarih ve … sayılı Vergi İnceleme Raporlarıyla, bir kısım giderlerinin yersiz olduğu ve bir kısım giderlerin ise sahte faturayla belgelendirildiği tespiti üzerine gerçekleştirilen zarar azaltımı nedeniyle takip eden yıllara ilişkin beyan tablolarının yeniden oluşturulması suretiyle ödenecek verginin çıktığı 2012 yılı için tarhiyat yapıldığının anlaşıldığı olayda, vergiyi doğuran olayın vukuu, ödenecek verginin çıktığı yıl değil, söz konusu fiillerin işlendiği, vergi incelemesinin yapıldığı 2010 yılı olduğundan, vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başı olan 01/01/2011 tarihinden itibaren beş yıl içinde ve en son 31/12/2015 tarihine kadar tarh ve tebliğ edilmeyen dava konusu vergi ve cezaların zamanaşımına uğradığı, zamanaşımına uğrayan verginin tarh ve tebliğinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusu reddedilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Tarh zamanaşımı süresinin başlangıcı, vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başı olduğundan, dava konusu olayda, devreden zararın azaltılması nedeniyle ödenecek verginin çıktığı 2012 yılını takip eden yılın başından itibaren hesaplanması gerektiği, dolayısıyla dava konusu tarhiyatın zamanaşımına uğramadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmketdir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Vergi Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunun 26/10/2022 tarih ve E:2022/765, K:2022/1211 sayılı kararıyla Dairemize gönderilen dosya ile ilgili Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 12/12/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X)-KARŞI OY :
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 113. maddesinde zamanaşımı; süre geçmesi suretiyle vergi alacağının kalkması olarak tanımlanmış, 114. maddesinde ise, vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından başlayarak beş yıl içinde tarh ve mükellefe tebliğ edilmeyen vergilerin zamanaşımına uğrayacağı hüküm altına alınmıştır. Bu hüküm gereği vergi alacağının doğduğu dönem, verginin ödenmesi gerektiği dönemdir.
Dava konusu olayda, 2010 yılı işlemleri incelenen davacının, bir kısım giderlerinin yersiz olduğu ve bir kısmının da sahte faturayla belgelendirildiği tespiti üzerine devreden zararın azaltılması nedeniyle takip eden yıllar beyan tablosunun yeniden oluşturulması suretiyle ödenecek verginin çıktığı 2012 yılı için tarhiyat yapıldığı görülmektedir.
Vergi alacağının doğduğu dönem, verginin ödenmesi gerektiği dönem olup, dava konusu vergi alacağının da 2012 yılı itibarıyla doğduğu açık olduğundan, vergi alacağının doğduğu yılı takip eden yılın başından başlayarak beş yıllık süre geçmeden davacıya 18/10/2016 tarihinde tebliğ edilen dava konusu tarhiyatın zamanaşımına uğradığından söz edilemeyeceğinden, Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyorum.