Danıştay Kararı 8. Daire 2021/6039 E. 2022/7496 K. 09.12.2022 T.

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2021/6039 E.  ,  2022/7496 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/6039
Karar No : 2022/7496

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Madencilik Petrol İnşaat Nakliyat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av….
UETS adresi vardır.

KARŞI TARAF (DAVALI) : … İşleri Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av…

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … İli, … İlçesi hudutları dahilinde S:… sayılı IV (b) grubu işletme ruhsatı uhdesinde bulunan davacı şirket tarafından, 3213 sayılı Maden Kanununun 7.maddesi uyarınca işletme izni için alınması gereken izinlerin süresinde alınmadığı gerekçesiyle anılan Kanununun 24/11. maddesi uyarınca 06.03.2014-06.03.2017 tarihleri arasındaki dönem için 54.812-TL, 06.03.2017-06.03.2018 tarihleri arasındaki dönem için 62.743-TL, 06.03.2018-06.03.2019 tarihleri arasındaki dönem için 77.632-TL olmak üzere toplam 195.187-TL idari para ceza verilmesine ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün … tarih ve E… saylı işleminin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E…, K… sayılı kararında; dava konusu idari para cezasının davacı şirkete e-tebligat yoluyla 21.07.2020 tarihinde gönderildiği, 26.07.2020 tarihi itibariyle tebligatın yapılmış sayıldığı, davacı şirket tarafından 24.09.2020 tarihli dilekçeyle itiraz edildiği, itirazın davalı idarenin 29.09.2020 tarihli işlemiyle ret edildiği, bu yazının da davacı şirkete yine e-tebligat yoluyla 04.10.2020 tarihi itibariyle tebliğ edildiğinin anlaşıldığı, buna göre, dava konusu idari para cezasının 3213 sayılı Maden Kanun uyarınca uygulandığı, maden mevzuatından kaynaklanan idari para cezaları için 3213 sayılı Maden Kanunun 13.maddesinde otuz (30) günlük özel dava açma süresinin öngörüldüğü, dava konusu işlemde de idari para cezasına karşı otuz günlük dava açma süresinin bulunduğunun davacı şirkete bildirildiği, buna göre davacı şirket tarafından e-tebligatın mevzuat gereği tebliğ edilmiş sayıldığı 26.07.2020 tarihini izleyen günden itibaren otuz gün içinde dava açılmadığı veya bu süre içerisinde davalı idareye başvurulmadığı anlaşıldığından, bu süreler geçirildikten sonra 18.11.2020 tarihinde açılan iş bu davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenme olanağı bulunmadığı, diğer yandan; davacı şirket tarafından, davalı idareye dava açma süresi içinde yapılmayan itiraz başvurusunun reddine ilişkin işlemin tebliğ tarihi olan 04.10.2020 tarihi kabul edilse dahi bu tarihten itibaren de otuz (30) gün içinde dava açılmadığından, bu yönden de süre aşımının oluştuğunun açık olduğu gerekçesiyle davanın süre aşımı sebebiyle reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi .. İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, davaya konu edilen işlemle ilgili olarak 24.09.2020 tarihinde itiraz dilekçesi sunulduğu, bu dilekçeye davalı idarece 29.09.2020 tarihinde verilen cevabın davacı şirkete 04.10.2020 tarihinde tebliğ edildiği, verilen cevapta itiraz dilekçesinin ayrıntılı ve açıklayıcı olmaması gerekçe gösterildiğinden 14.10.2020 tarihinde tekrar itirazda bulunulduğu, bu itiraz dilekçesine 20.10.2020 tarihinde verilen cevabın davacı şirkete 25.10.2020 tarihinde tebliğ edildiği, davalı idarenin bu cevabına göre 18.11.2020 tarihinde açılan davanın süresinde olduğu, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin… tarih ve E…, K:…sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. Kesin olarak, 09/12/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.