Danıştay Kararı 8. Daire 2022/7413 E. 2022/7495 K. 09.12.2022 T.

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2022/7413 E.  ,  2022/7495 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/7413
Karar No : 2022/7495

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av…

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Başkanlığı
VEKİLİ : Av…

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Osmaniye Barosuna kayıtlı avukat olarak görev yapan davacının, Osmaniye Barosu Disiplin Kurulunun… tarih ve E:… K:… karar sayılı “Avukatlık Kanunu 140/2. maddesi gereği disiplin kovuşturmasının durmasına” ilişkin kararına Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan itiraz üzerine Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulunun 1 yıl 10 ay işten çıkarma cezasıyla tecziyesine yönelik … tarihli E:… K:… sayılı kararının uygun bulunmamasına dair Adalet Bakanlığı işlemine uyulmayarak ilk kararda ısrar edilmesine ilişkin Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulunun … tarihli E:… K:… sayılı kararının iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 5. maddesinin (a) bendinde, Türk Ceza Kanunu’nun 53. maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; Devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar avukatlığa kabule engel haller arasında sayılmış olup, her ne kadar davacı hakkında hükmün açıklanması geri bırakılmışsa da, … Ağır Ceza Mahkemesi’nin … tarih ve E:… K:… sayılı kararıyla “Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma” suçundan 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve belirlenen cezanın 2 yıldan az oluşu nedeniyle de hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararının incelenmesinden, davacının örgütün Osmaniye avukatlar yapılanmasında mütevelli olduğu, mütevelli olması nedeniyle sohbet adı verilen örgütsel içerikli toplantılara katılıp, örgüte (himmet, burs, kurban, bağış, vs.) finans sağladığı, örgüt faaliyeti kapsamında örgüt talimatları doğrultusunda soruşturmalarda gözaltına alınan örgüt üyelerinin savunmasını kendi aralarında iş bölümü yaparak üstlendiği, örgütün hiyerarşik yapısına dâhil olduğu ve örgüt içerisindeki faaliyetlerinin bir bütün halinde süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk bakımından örgüt ile organik bağ oluşturacak seviyeye ulaştığı değerlendirilerek FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üyelik suçunu işlediğinden hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, ancak örgüt faaliyeti kapsamında etkin pişmanlıkta bulunup, örgüt faaliyetleri ile üyelerinin ortaya çıkartılmasına ve yakalanmasını sağlamaya elverişli bilgiler verdiğinden etkin pişmanlık hükümlerinden faydalandığının görüldüğü, davacının üzerine atılı disiplin cezası gerektiren eyleminin sübuta erdiği sonucuna varıldığı, Avukatlık Kanunu’nun 140 ve 158. maddeleri uyarınca adli yargı yerinde yapılan yargılamanın sonucunun disiplin cezası verilmesini etkilemeyeceği açık olduğundan eylemine karşılık olarak 1136 sayılı Kanun’un 135/4. maddesi gereğince takdiren 1 yıl 10 ay süre ile işten yasaklama cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu disiplin cezası işleminde hukuka aykırılık görülmediği sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, hukuka aykırı olduğu belirtilen temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin incelenmeksizin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:

İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun “İstinaf” başlıklı 45. maddesinde, “1) İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir.
3) Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir.
6) Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir.” hükmüne yer verilmiştir.
Aynı Kanun’un “Temyiz” başlıklı 46. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde; Belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan davalar; (d) bendinde ise, belli bir ticari faaliyetin icrasını süresiz veya otuz gün yahut daha uzun süreyle engelleyen işlemlere karşı açılan davalar hakkında verilen kararların Danıştay’da, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği kurala bağlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden; İdare Mahkemelerinin tek hakim sınırı dışında kalan bütün kararlarına karşı mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine istinaf başvurusunda bulunulabileceği, bölge idare mahkemesince istinaf incelemesi üzerine verilen kararlara karşı ise sadece 2577 sayılı Kanun’un 46. maddesinde yer alan konular ile sınırlı olarak Danıştay’a temyiz başvurusunda bulunulabileceği, bölge idare mahkemelerince istinaf incelemesi üzerine verilen ve 46. madde kapsamı dışında olan kararların ise kesin olduğu görülmektedir.
Uyuşmazlıkta, davacının “1 yıl 10 ay süre ile işten çıkarma” cezası ile cezalandırılmasına dair kararda ısrar edilmesine ilişkin Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulu kararının iptali istemiyle açılan davanın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun temyiz kanun yoluna başvurulabilecek davaların tahdidi olarak sayıldığı 46. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan “belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davası” olarak nitelendirilemeyeceği, nitekim 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun “Disiplin cezaları” başlıklı 135. maddesinin 1. fıkrasının (4) numaralı bendinde, işten çıkarma, “avukatın veya avukatlık ortaklığının üç aydan az ve üç yıldan fazla olmamak üzere mesleki faaliyetlerin yasaklanması” olarak tanımlanmış olup, meslekten çıkarılma sonucunu doğuran disiplin cezası niteliğine sahip bulunmayan dava konusu işlem hakkında açılan davanın, 2577 sayılı Kanunun m.46/1-(c) kapsamında yer almadığı, öte yandan, avukatlık mesleği ticari faaliyet olarak da değerlendirilemeyeceğinden uyuşmazlığın 2577 sayılı Kanunun 46. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi kapsamında da bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, temyiz istemine esas teşkil eden kararın Bölge İdare Mahkemesinin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 46. maddesine göre temyiz yolu açık olmayan “kesin” kararlarından olduğu anlaşıldığından temyiz isteminin incelenmesine yasal olanak bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1- TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,
2- Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
Kesin olarak, 09/12/2022 tarihinde oy çokluğu ile karar verildi.