Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2020/7709 E. , 2022/7513 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/7709
Karar No : 2022/7513
Temyiz İsteminde Bulunan (Davalılar) : 1-… Genel Müdürlüğü
Vekili : Av….
2- … Belediye Başkanlığı
Vekili : Av….
Karşı Taraf (Davacılar) : …
…
…’na velayeten
…
İstemin Özeti : … İdare Mahkemesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının hukuka aykırı olduğu öne sürülerek, 2577 sayılı Kanunun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istemidir.
Danıştay Tetkik Hakimi : …
Düşüncesi : Davalı idareler tarafından yapılan temyiz istemlerinin incelenmeksizin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince işin gereği görüşüldü:
Dava, … İli … İlçesi’nde, dere yatağında tarlaları bulunan davacı tarafından; 3 tanesi hisseli, bir tanesine tam malik olduğu 4 tarlasının olduğu alanda, davalıların hukuka aykırı eylemleri sebebiyle tarlalarda oluştuğu öne sürülen 70.000,00 TL zararın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tazmini istemiyle açılmıştır.
İdare Mahkemesince; dava konusu taşınmazlarda meydana gelen zararın davalıların eylem ve işlemlerinden mi yoksa doğal olaylar nedeniyle mi meydana geldiği; dava konusu taşınmazlarda oluşan zararda davalı idarelerin her biri yönünden ayrı ayrı kusurunun bulunup bulunmadığı, bu kapsamda olmak üzere davalılardan DSİ’ye ait ruhsatın dava konusu taşınmazlara rastlayıp rastlamadığı; dava konusu taşınmazlarda davalı idarelerin varsa hukuka aykırı eylem ve işlemleri nedeniyle meydana gelen zararın ne kadar olduğu (mümkünse her bir idareye atfedilebilecek kusur oranına göre belirlenmek suretiyle) her bir davacı yönünden ve dava konusu taşınmazlardaki hisseleri oranında, ayrıca … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla hüküm altına alınan miktar da dikkate alınmak suretiyle tespiti amacıyla keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, anılan karar uyarınca yapılan keşif sonrası hazırlanan bilirkişi raporunda; taşınmazların bulunduğu alanda davalılardan İl Özel İdaresince DSİ Genel Müdürlüğüne kum – çakıl ocağı ruhsatı verildiği; taşınmazlardan … ada … parselin ruhsat sahasında kaldığı; diğerlerinin ise ruhsat sahası dışında ancak ocak olarak işletilen alan içinde bulunduğu; burada yürütülen faaliyetler sebebiyle dere yatağının değiştirildiği ve bu durumun zarara sebep olduğu, taşınmazın eski hale gelmesinin mümükün olmadığı; zararın davalı idarelerin faaliyetlerinden kaynaklandığı, her birinin kusur oranının ayrı ayrı ve doğrulukla tespitinin mümkün olmadığı; her bir taşınmazdaki hisse oranına tekabül eden zarar miktarı ayrı ayrı hesaplandığında toplam zararın 71.267,70 TL olduğunun belirtilmesi üzerine, bu rapor hükme esas alınarak; davalılardan … Belediyesi çalışanları tarafından, dava konusu taşınmazların bulunduğu dere yatağından malzeme alımı yapıldığı, söz konusu alanda DSİ adına hammadde üretim izinli ruhsat sahası bulunduğu, bunun bir kısmının davacının taşınmazına denk geldiği, davalılardan …Valiliği’nin söz konusu ruhsat sahası ile ilgili olarak mevzuat hükümleri uyarınca denetim yetki ve görevinin bulunduğu, gerek Mahkeme tarafından yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporu, gerekse de … Asliye Hukuk Mahkemesi’nin … esas sayılı dosyasında yapılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen… tarihli bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden, davacı taşınmazlarında meydana gelen zararın davalılardan …Belediyesi ve… Genel Müdürlüğü’nün dere yatağından gelişigüzel ve gerekli önlemleri almaksızın malzeme alması eylemlerinden kaynaklandığı, dolayısıyla adı geçen idarelerin bu yönüyle, davalılardan … Valiliği’nin ise denetim yetki ve görevini yerine getirmedeki kusuru nedeniyle bu zararın meydana gelmesinden sorumlu olduğu, öte yandan; her ne kadar, bu davanın da konusu olan … parsele ilişkin olarak … İdare Mahkemesi’nin … tarihli ve E:…, K:… sayılı kararıyla tazminat isteminin kabulüne karar verilmişse de, davacının o davada davacı olmadığı, dolayısıyla zararının karşılandığından söz etmeye imkan bulunmadığı, anılan davada verilen tazmin kararının bu dosyada verilecek tazminat miktarında dikkate alınmadığı gerekçesiyle talep edilen 70.000,00 TL zararın dava tarihinden itibaren işleyerek yasal faiziyle birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tazminine karar verilmiştir.
Dairemizin 23/05/2018 tarih ve E:2016/6941, K:2018/2831 sayılı temyiz kararı ile anılan Mahkeme kararının davaya konu taşınmazlardan … ada … parseldeki taşınmaza ilişkin zararın tazminine ilişkin kısmı hakkında; davacının … ada … parselde 1/4 hissedar (paylı malik) olduğu; bu taşınmazın diğer malikleri tarafından taşınmazın tamamında aynı idarelerin aynı fiilleri sebebiyle meydana gelen zararın tazmini istemiyle açtığı davada Dairemizce onanarak kesinleşen…. İdare Mahkemesinin, … tarih ve E:… K:… sayılı kararıyla; bu taşınmazla birlikte diğer hissedarların sahip olduğu … ada … parselde oluşan toplam zararın 66.500,00 TL olduğu ve bu zararın tazmini yönünde karar verildiği, karar uyarınca … ada … parselde oluşan zararın tamamının tazminine karar verildiğinin açık olduğu, İdare Mahkemesince … ada … parseldeki taşınmazın aynında meydana gelen zararın tazmini istemiyle …. İdare Mahkemesinde açılan davada davacının, davacı konumunda bulunmadığı belirtilerek bu taşınmaza ait hissesine isabet eden zararın da tazminine karar verilmiş ise de; bu hususun tek zarar için davalı idareler yönünden mükerrer tazmine sebep olacağı; davacının, zararın tamamını tazmin eden diğer dava dosyasında yer alan davacılardan kendi hissesine tekabül eden zararı tazmin edebileceği gözetildiğinde, oluşan zarardan fazlasınının tazminine olanak sağlayan Mahkeme kararının belirtilen kısmında hukuki isabet görülmediği belirtilerek bozma kararı, davaya konu taşınmazlardan … ada … parseldeki taşınmaza ilişkin kısmı dışındaki diğer taşınmazlar hakkındaki tazmin kararıyla, kabul edilen kısma göre hesaplanan bakiye nispi karar harcının davacıya tamamlatılmasına ilişkin kısmı hakkında ise; onama kararı verilmiştir. Bu karara karşı yapılan karar düzeltme istemi de Dairemizin 18/02/2020 tarih ve E:2018/5065, K:2020/935 sayılı kararı ile reddedilmiştir… İdare Mahkemesinin … tarih ve E…, K… sayılı kararı ile tek zarar için davalı idareler yönünden mükerrer tazmine sebep olunmaması açısından, davacıların zararın tamamını tazmin eden diğer dava dosyasında yer alan davacılardan kendi hisselerine tekabül eden zararı tazmin edebileceği de gözetilerek, davanın dava konusu taşınmazlardan … ada … parselde oluşan zararın tazmini istemine ilişkin kısmının reddedilmesi gerektiği, bilirkişi incelemesi sonucunda davacıların hissedarı olduğu…ada ……. parselde oluşan zararın 21.014,00-TL olarak tespit edildiği, dolayısıyla bakılan davanın … ada … parselde oluşan zarar tutarı olan 21.014,00-TL’lik kısmının reddi gerektiği, davanın bu taşınmaz haricindeki diğer taşınmazlara isabet eden 48.986,00-TL’nin tazmini istemine yönelik kısmının ise Mahkemece kabul edildiği ve Dairemizce de onanarak kesinleştiği sonucuna varıldığı belirtilmiştir.
Davalı idarelerin temyiz istemli dilekçeleri incelendiğinde, davalı idare …. Belediye Başkanlığı dilekçesinde, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğu, itirazlarının dikkate alınmadığı söz konusu taşınmazlardan kum almalarının ve zarar vermelerinin söz konusu olmadığı, kararın kısmen kabul kararı yönünden bozulması gerektiğine ilişkin iddialara yer verildiği, diğer davalı idare … Genel Müdürlüğü tarafından da benzer iddialara yer verilmek suretiyle anılan Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmekte olduğu anlaşılmaktadır.
Dairemizin 23/05/2018 tarih ve E:2018/5065, K:2020/935 sayılı kararı ile anılan Mahkeme kararının davaya konu taşınmazlardan … ada … parseldeki taşınmaza ilişkin zararın tazminine ilişkin kısmı hakkında bozma kararı verilmesi, bu kısımların dışındaki taşınmazlara ilişkin tazminine ilişkin kısımlar yönünden ise onama kararı verilmiş olması ve yine yapılan karar düzeltme isteminin de reddedilerek kesinlemiş olması ve davalı idareler tarafından Mahkeme tarafından Dairemiz bozma kararına uyularak verilen kararında sadece bozulan kısım yönünden verildiği dikkate alındığında, davalı idareler tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların Dairemiz tarafından onanarak kesinleşen kısma ait olduğu anlaşıldığından, bu kısma yönelik olarak yapılan temyiz istemlerinin incelenme olanağı bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin incelenmeksizin reddine, yargılama giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
09/12/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.