Danıştay Kararı 13. Daire 2022/3141 E. 2022/4681 K. 08.12.2022 T.

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2022/3141 E.  ,  2022/4681 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2022/3141
Karar No:2022/4681

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Valiliği
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nce 30/11/2020 tarihinde elektronik ortamda açık ihale usûlüyle gerçekleştirilen “Yalova Altınova Kaytazdere TEDAŞ Tekstil İlk ve Ortaokul Güçlendirme ve Onarım İşi” ihalesine en avantajlı teklifi veren davacı şirketin, yeterlik bilgileri tablosunda beyan ettiği geçici teminat mektubunu süresi içerisinde sunmadığından bahisle gelir kaydedilen 22.100,00-TL tutarındaki geçici teminat bedelinin tahsil tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen kararda; davanın, davaya konu ihaleye en avantajlı teklifi sunan davacı şirketin, yeterlik bilgileri tablosunda beyan ettiği … Bankası A.Ş tarafından düzenlenmiş … tarih, … sayılı ve 30/12/2020 vadeli 22.100,00-TL tutarındaki geçici teminat mektubunu süresi içerisinde davalı idareye sunmadığından bahisle anılan geçici teminat bedelinin irat kaydedilmesine ilişkin işlemin iptali ve irat kaydedilen miktarın yasal faiziyle tarafına ödenmesine karar verilmesi istemiyle açıldığı;
İlgili mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden, geçici teminatın irat kaydedilmesine yönelik işlemin ihale sürecindeki bir işlem olması ve ihalenin 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamında yapılması nedeniyle şikâyet ve itirazen şikâyet yollarına tâbi olduğu, dolayısıyla bu işlemin hukuka aykırılığını ileri süren isteklinin önce ihaleyi yapan idareye şikâyet, şikâyet başvurusunun reddinden sonra da Kamu İhale Kurumu’na itirazen şikâyet yoluna başvurması gerektiği, itirazen şikâyet başvurusunun Kamu İhale Kurumu’nca reddi hâlinde ise bu işlemin dava konusu edilebileceği, şikâyet ve itirazen şikâyet yoluna başvurulmaksızın doğrudan açılan idarî dava dilekçelerinin merci tecavüzü nedeniyle ihaleyi yapan idareye veya Kamu İhale Kurumuna tevdi edilmesi gerektiği;
Davacının … İl Müdürlüğü’ne yaptığı 29/12/2020 ve 07/01/2021 tarihli başvurularının içerikleri ile Kamu İhale Kanunu’nun 54. ve 55. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde, anılan başvuruların itiraz beyanı niteliğini haiz olduğu, şikâyet başvurusu olarak değerlendirilemeyeceği, nitekim savunma dilekçesi ve eklerinden de söz konusu başvuruların davalı idare tarafından da şikâyet başvurusu olarak değerlendirilmediği anlaşıldığından dava dilekçesinin tevdii edilmesi gereken kurumun ihaleyi yapan idare olması gerektiği sonucuna varıldığı;
Bu itibarla, ihale sürecinde tesis edilen davacı şirketin geçici teminatının irat kaydedilmesine yönelik işleme karşı Kanun’da öngörülen idarî başvuru yolları tüketilmeden açılan işbu davada idarî merci tecavüzü bulunduğundan dava dilekçesinin Yalova Valiliği’ne tevdiine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, Danıştay 13. Dairesi’nin 27/05/2019 tarih ve E:2019/1481, K:2019/1844 sayılı kararının da aynı yönde olduğu belirtilmiştir.
Belirtilen gerekçelerle 2577 sayılı Kanun’un 15/1-e maddesi uyarınca dava dilekçesinin Yalova Valiliği’ne tevdiine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nda öngörülen ve tüketilmesi zorunlu olan idarî başvuru yolları tüketilmeden işbu davanın açıldığı, Mahkeme’nin merciine tevdi kararının idareleri kayıtlarına girdiği 08/06/2022 tarihinin anılan Kanun’un 54. maddesinin 9. fıkrası uyarınca şikâyet tarihi kabul edileceği ve bu durumda hem 10 günlük şikâyet süresinin geçmiş olacağı hem de şikâyet başvurusunun sözleşme imzalanmadan önce yapılması gerektiği şartının sağlanmayacağı, idarelerinin söz konusu başvuruyu süre yönünden reddedeceği, merciine tevdi kararının şikâyet başvuru süresini canlandırmayacağı, Mahkeme’nin işbu davanın, tüketilmesi zorunlu olan idarî başvuru yolları tüketilmeden açıldığı ve artık bu idarî başvuru yollarına başvurulmasının hukuken mümkün olmadığından doğrudan davanın reddine karar vermesi gerektiği, merciine tevdine karar verilmesinde hiçbir hukukî yarar bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, işbu kararın tek hâkim tarafından veriliği, bu karara yönelik istinaf başvurusu yapılmadan temyiz yoluna başvurulamayacağı, bu hususun kamu düzeninden olduğu ve re’sen değerlendirilmesi gerektiği, ayrıca davalı idarenin ileri sürdüğü iddialarının hukukî olmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
ESAS YÖNÜNDEN:
MADDİ OLAY :
… İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nce 30/11/2020 tarihinde elektronik ortamda açık ihale usûlüyle “Yalova Altınova Kaytazdere TEDAŞ Tekstil İlk ve Ortaokul Güçlendirme ve Onarım İşi” ihalesi gerçekleştirilmiş, davacı şirketin e-teklifi en avantajlı teklif olarak belirlenmiştir.
… İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün … tarih ve … sayılı yazısı ile davacı şirketten, yeterlik bilgileri tablosunda beyan ettiği geçici teminat mektubunu 09/12/2020 tarihine kadar sunması istenilmiştir.
Davacı şirketin 22.100,00-TL tutarındaki söz konusu geçici teminat mektubunu süresi içerisinde sunmadığından bahisle İdari Şartname’nin 36.3. maddesi uyarınca geçici teminat gelir kaydedilmiş ve 31/12/2020 tarihinde geçici teminat mektubu nakde çevrilmek suretiyle tahsil edilmiştir.
Bunun üzerine bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 36. maddesinde, “Herkes, meşrû vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz.”; 125. maddesinin 7. fıkrasında, “İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.” kurallarına yer verilmiştir.
4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 54. maddesinin 1. ve 2. fıkralarında, “İhale sürecindeki hukuka aykırı işlem veya eylemler nedeniyle bir hak kaybına veya zarara uğradığını veya zarara uğramasının muhtemel olduğunu iddia eden aday veya istekli ile istekli olabilecekler, bu Kanunda belirtilen şekil ve usul kurallarına uygun olmak şartıyla şikâyet ve itirazen şikâyet başvurusunda bulunabilirler. Şikâyet ve itirazen şikâyet başvuruları, dava açılmadan önce tüketilmesi zorunlu idari başvuru yollarıdır.”; 55. maddesinin 1. fıkrasında, “şikâyet başvurusu, ihale sürecindeki işlem veya eylemlerin hukuka aykırılığı iddiasıyla bu işlem veya eylemlerin farkına varıldığı veya farkına varılmış olması gereken tarihi izleyen günden itibaren 21’inci maddenin (b) ve (c) bentlerine göre yapılan ihalelerde beş gün, diğer hâllerde ise on gün içinde ve sözleşmenin imzalanmasından önce, ihaleyi yapan idareye yapılır. İlanda yer alan hususlara yönelik başvuruların süresi ilk ilan tarihinden, ön yeterlik veya ihale dokümanının ilana yansımayan diğer hükümlerine yönelik başvuruların süresi ise dokümanın satın alındığı tarihte başlar.”; 56. maddesinin 1. fıkrasında, “İdareye şikâyet başvurusunda bulunan veya idarece alınan kararı uygun bulmayan aday, istekli veya istekli olabilecekler tarafından 55’inci maddenin dördüncü fıkrasında belirtilen hâllerde ve sürede, sözleşme imzalanmadan önce itirazen şikâyet başvurusunda bulunulabilir. İhalenin iptaline ilişkin işlem ve kararlardan, sadece şikâyet ve itirazen şikâyet üzerine alınanlar itirazen şikâyete konu edilebilir ve bu kararlara karşı beş gün içinde doğrudan Kuruma başvuruda bulunulabilir.”; 57. maddesinde, “Şikâyetler ile ilgili Kurum tarafından verilen nihai kararlar Türkiye Cumhuriyeti Mahkemelerinde dava konusu edilebilir ve bu davalar öncelikle görülür.” kuralına yer verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2. maddesinde, idari dava türleri; idarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan iptal davalarıyla, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları olarak belirtilmiş; 12. maddesinde, bir idari işlem nedeniyle hakları ihlâl edilenlerin idari yargı yerlerinde doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi iptal davasında verilen kararın kesinleşmesi üzerine dava süresi içerisinde tam yargı davası açabilecekleri düzenlenmiş; 20/A maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, ihaleden yasaklama kararları hariç ihale işlemlerinden doğan uyuşmazlıklarda ivedi yargılama usûlünün uygulanacağı kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Aktarılan kurallardan, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlü olması nedeniyle hakları ihlâl edilenler tarafından tam yargı davası açılabileceği, şikâyet ve itirazen şikâyet başvuru yolunun, ihale süreciyle ilgili işlemler nedeniyle hak kaybına veya zarara uğrayan aday, istekli ve istekli olabileceklerin dava açmadan önce başvurması gereken zorunlu başvuru yolu olduğu, Kanun’da öngörülen şekil ve sürede idareye şikâyet başvurusunda bulunulması gerektiği, idarece şikâyet başvurusunun reddi veya Kanun’da öngörülen süre içerisinde şikâyet hakkında idarece bir karar alınmaması üzerine Kamu İhale Kurumu’na itirazen şikâyet başvurusunda bulunulması gerektiği ve Kamu İhale Kurumu’nun nihâî kararına karşı dava açılabileceği anlaşılmaktadır. Ancak idarî işleme konu parasal değerin iadesine karar verilmesi taleplerini içeren davaların doğrudan mahkemenin incelemesine tâbi davalar olduğu açıktır.
Davacı şirketin istemini, “…22.100-TL geçici teminatın gelir kaydedilmesine ilişkin tahsil işleminin iptal edilerek tahsil tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte ödenmesi” şeklinde ifade ettiği ve dava dilekçesinin içeriğinde de geçici teminatın gelir kaydedilmesi süreci anlatılarak geçici teminat bedelinin iadesine karar verilmesi gerektiği talebinde bulunulduğu görüldüğünden, davacının isteminin geçici teminatın gelir kaydedilmesine ilişkin işlemin iptaline yönelik olmadığı, gelir kaydedilen ve 31/12/2020 tarihinde tahsil edilen 22.100-TL tutarındaki geçici teminat bedelinin tahsil tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesine yönelik olduğu, başka bir anlatımla davacının asıl muradının gelir kaydedilen geçici teminat bedelinin tarafına iade edilmesi olduğu anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, geçici teminat bedelinin iadesine karar verilmesi istemiyle açılan ve bu yönü itibarıyla tam yargı talebini içeren işbu dava hakkında Mahkemece bir karar verilmesi gerekirken, dava dilekçesinin davalı idareye tevdiine ilişkin temyize konu kararda usûl kurallarına uygunluk bulunmamaktadır.
Ayrıca, öncelikle sonuçlandırılması özel önem taşıyan bir uyuşmazlık olarak
nitelendirilmesine imkân bulunmayan dava konusu uyuşmazlığın ivedi yargılama usûlü kapsamında yer almadığı da açıktır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin kabulüne;
2. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine, 08/12/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.