Danıştay Kararı 5. Daire 2022/10463 E. 2022/10108 K. 08.12.2022 T.

Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2022/10463 E.  ,  2022/10108 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/10463
Karar No : 2022/10108

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı):…

Karşı Taraf (Davalı) : … Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Av. …

İstemin Özeti : Davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken, 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen … İdare Mahkemesinin 08/11/2019 tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Tamamen yasal ve hukuk çerçevesinde olan Bank Asya’da hesabının olması, dernek ve sendika faaliyetlerinin suç olarak kabul edilemeyeceği, hiçbir terör eyleminde bulunmadığı, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı ve davacının temyiz iddialarının 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uymadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : …
Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen … Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında yer alan; “…sanık …’un bu kapsamda alınan ifadelerinde 21.11.2016 tarihli Cumhuriyet Başsavcılığı’nda müdafii huzurunda, dernek ve sendikanın örgüt ile irtibatı olduğunu bilmediğini, derneğe üye olanların genelde cemaat yapılanmasından kişiler olduğunu ve dernek kapsamında yapılan organizasyonlara ve sohbet toplantılarına zaman zaman katıldığını, yine sendikanın organizasyonu ile yapılan Yozgat Adliyesi önündeki gösterilere davet üzerine katıldığını, S.D. tarafından 2015 yılında telefonuna Bylock programının yüklendiğini, bu programda S.D. ve M.A. isimli kişilerin ekli olduğunu beyan ettiği, ancak bu beyanlarını sonraki aşamalarda ve mahkememizde kabul etmediği anlaşılmıştır. Mahkememizin … Esas sayılı dosyasın sanık olup hakkında silahlı terör örgütü üyeliği suçundan mahkumiyet hükmü kurulan S.D.’na ait Bylock programı mesaj içeriklerinin dosya arasına alındığı, S.D.’nun Bylock programında eklediği kişiler listesinde yer alan ‘… ID numaralı kullanıcıyı ‘…’ ismi ile kaydetmiş olduğu görülmüş olmakla, bu kapsamda sanık …’un sonradan döndüğü ifadelerinin S.D.’na ait Bylock içerikleri ile uyumlu olduğu anlaşılmıştır.‘… ID numaralı Bylock kullanıcısına ilişkin Tespit ve Değerlendirme Tutanağı’nın incelenmesinde, kullanıcı adının ‘…’, şifrenin ‘….’, adın ‘…’ olduğu, ekli kişilerde S.D. ve M.A. isimli kişilerin yer aldığı, ID’nin kullanıcı adı olarak oluşturmuş olduğu ‘…’ kelimesinin Arapça yazıların ahşaba işlenmesi şeklinde bir sanatı ifade ettiği ve sanık …’un da hatnaht sanatı ile ilgileniği, yapılan açık alan araştırmasında kendisine ait olduğu tespit edilen Twitter isimli sosyal paylaşım sitesindeki iki adet hesabın birinin kullanıcı adının … olduğu, diğer hesabında da ‘Hathnat’ sanatı ile ilgili paylaşımlarının yer aldığının tespit edildiği, ID’nin şifre olarak belirlediği ‘…’ şeklindeki ibarede yer alan ‘…’ harflerinin sanığın ad ve soyadının baş harfleri olup, … olarak yazılan rakamlarında sanığın doğum tarihi olduğu, yine ID’nin eklediği kişilerde yer aldığı görülen S.D. ve M.A.’nun sanığın yukarıda açıklanan sonradan döndüğü 21.11.2016 tarihli Cumhuriyet Başsavcılığı’nda verdiği ifadelerinde adı geçen kişiler olduğu, yine ID’de ekli kişilerde yer alan kişilerle sanık arasındaki ilişkinin tanıklar Ş.N.E. ve F.B. beyanları ile de ortaya konulduğu anlaşılmış olmakla, tanık beyanları, sanığın müdafii huzurunda alınan ifadeleri ve dosya kapsamındaki deliller bir bütün halinde değerlendirilmekle, ‘…’ ID numaralı Bylock kullanıcısının sanık … olduğu ve sanığın Bylock programını örgüt hiyerarşisi içinde ve örgüt amaçları doğrultusunda gizliliği sağlamak amacıyla kullandığı sonuç ve kanaatine varılmıştır…” tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
… Bölge İdare Mahkemesi …. İdare Dava Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 08/12/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.