Danıştay Kararı 3. Daire 2019/3863 E. 2022/5272 K. 08.12.2022 T.

Danıştay 3. Daire Başkanlığı         2019/3863 E.  ,  2022/5272 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/3863
Karar No : 2022/5272

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Gıda Kırtasiye Sanayi Ticaret Limited Şirketi

İSTEMİN KONUSU: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, satışını gerçekleştirdiği gayrimenkuller için süresinden sonra fatura düzenlediğinden bahisle 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 353. maddesinin 1. bendi uyarınca 2014 ila 2016 yılları için kesilen özel usulsüzlük cezalarının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Faturaların süresinden sonra düzenlenmesinin 213 sayılı Kanun’un 353. maddesinde ceza kesilmesi gereken eylemler arasında sayılmadığı, değinilen maddede öngörülen bu düzenleme ile mükelleflerin vergilendirme işlemlerinin kayıt ve belge düzenine uygun yürütülmesinin sağlanması amaçlandığı, söz konusu cezanın kesilebilmesi için faturanın kasıtlı bir şekilde düzenlenmemiş olması gerektiği, faturanın geç düzenlenmesi fiilinin anılan maddede sayılan eylemlerle örtüşmediği gerekçesiyle dava konusu özel usulsüzlük cezaları kaldırılmışır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Taşınmazlarda teslim kural olarak tapuya tescil ile gerçekleşmekle birlikte daha önce bağımsız bölümlerin alıcıların tasarrufuna terk edilmesi durumunda vergiyi doğuran olayın gerçekleştiği, tapu kayıtları ile yapı kullanma izin belgelerinden davacının daire satışına ilişkin faturaları süresinden sonra düzenlediği açık olduğundan adına kesilen özel usulsüzlük cezalarında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … ‘UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacının inşa ettiği dairelerden (34) adet bağımsız bölümün satışına dair kat irtifakı olarak tescilinin, 14/04/2014 ile 27/10/2016 tarihleri arasında gerçekleştiğinin tespit edilmesi üzerine, davalı idarece, söz konusu dairelerin satışına ilişkin faturaların satışların tapuya tescil ettirildiği tarihten itibaren 7 gün içinde düzenlenmediğinden bahisle 213 sayılı Kanun’un 231. maddesinin 5. bendi uyarınca faturaların hiç düzenlenmediği kabul edilerek, aynı Kanunun 353. maddesinin 1. bendi uyarınca dava konusu özel usulsüzlük cezalarının kesildiği anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 229. maddesinde; faturanın, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesika olduğu; 231. maddesinin 5. bendinde, faturanın, malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami yedi gün içinde düzenleneceği, bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturaların hiç düzenlenmemiş sayılacağı; 353. maddesinin 1. fıkrasında da, fatura, gider pusulası, müstahsil makbuzu ile serbest meslek makbuzlarının verilmemesi, alınmaması veya düzenlenen bu belgelerde gerçek meblağlardan farklı meblağlara yer verilmesi halinde; bu belgeleri düzenlemek ve almak zorunda olanların herbirine her bir belge için, kanunda öngörülen miktardan az olmamak üzere, belgelere yazılması gereken meblağın % 10’u nispetinde özel usulsüzlük cezası kesileceği hükme bağlanmıştır.
Aynı Kanun’un 19. maddesinde; vergi alacağının; vergi kanunlarının vergiyi bağladıkları olayın vukuu veya hukuki durumun tekemmülü ile doğacağı belirtilmiş olup, bu bağlamda 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 1. maddesinin 1. fıkrasında, Türkiye’de yapılan ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin katma değer vergisinin konusunu teşkil edeceği; 2. maddesinin 1. fıkrasında da, teslimin, bir mal üzerindeki tasarruf hakkının malik veya onun adına hareket edenlerce, alıcıya veya adına hareket edenlere devredilmesi olduğu, bir malın alıcı veya onun adına hareket edenlerin gösterdiği yere veya kişilere tevdiinin teslim hükmünde olduğu, 10. maddesinin (a) bendinde, mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde, malın teslimi veya hizmetin yapılması, (b) bendinde, malın tesliminden veya hizmetin yapılmasından önce fatura veya benzeri belgeler verilmesi hallerinde, bu belgelerde gösterilen miktarla sınırlı olmak üzere fatura veya benzeri belgelerin düzenlenmesi vergiyi doğuran olayın meydana gelmesi olarak açıklanmıştır.
634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 2. maddesinin (c) bendinde ise kat irtifakı; bir arsa üzerinde ileride kat mülkiyetine konu olmak üzere yapılacak veya yapılmakta olan bir veya birden çok yapının bağımsız bölümleri için o arsanın maliki veya ortak malikleri tarafından bu Kanun hükümlerine göre kurulan irtifak hakkı olarak tanımlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bu hükümlerin birlikte değerlendirilmesinden, kanunda gösterilen azami düzenleme süresine uyulmasının düzenlenen belgenin fatura olarak kabulü için zorunlu olduğu sonucuna ulaşılmaktadır. Başka bir anlatımla kanunda öngörülen süre geçtikten sonra düzenlenen faturanın geçerli bir fatura olduğunun kabulü mümkün değildir.
Kanunda öngörülen sürede düzenlenmeyen faturanın, geçerli olmayacağı ve düzenleyen bakımından fatura vermeme eyleminin teşkil edeceğine kuşku bulunmamaktadır.
Öte yandan, yukarıda kuralına yer verilen hükümler uyarınca, vergiyi doğuran olayın, malın iktisadi tasarruf hakkının alıcıya devredilmesiyle meydana geleceği, bu doğrultuda bağımsız bölümlerin kat irtifakı tapu senedi ile tapuda alıcı adına tescil edilmesinin tek başına malın teslimi olarak yani vergiyi doğuran olay olarak kabul edilmesi için yeterli olmadığı, bağımsız bölümün iktisadi tasarruf hakkının devrinin, yapı kullanma izninin alınması, malın alıcıya teslim edildiğine yönelik hukuken geçerli bir tutanak düzenlenmesi veya elektrik ve doğalgaz aboneliklerine ilişkin kullanımların ortaya konulması halinde de gerçekleşeceği dikkate alındığında, Vergi Dava Dairesince, bu hususlarla ilgili yapılacak araştırma sonuca göre yeniden karar verilmek üzere temyiz istemine konu edilen kararın bozulması gerekmiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kabulüne,
2.Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının BOZULMASINA, 08/12/2022 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.

(X)-KARŞI OY :
Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar Vergi Dava Dairesi kararının dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında, kararın bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddi gerektiği oyuyla karara katılmıyorum.