Danıştay Kararı 10. Daire 2022/2415 E. 2022/5829 K. 08.12.2022 T.

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2022/2415 E.  ,  2022/5829 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2022/2415
Karar No : 2022/5829

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından; Antalya ili, Aksu ilçesi, … Mahallesinde bulunan ve hisseli maliki olduğu 61 adet taşınmazı da kapsayan alanda “Antalya Aksu Çayı Taşkın Koruma İnşaatı AT ve TİGH Projesi” kapsamında yapılan arazi toplulaştırmasının davacıya tahsis edilen … ada, … parsel, … ada, … parsel ve … ada, …parsel sayılı taşınmazlar yönünden iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor ve ek rapor ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, davacıya ait 61 adet parsele ait hisseden toplulaştırma ile aynı blok içerisinde … parsele (yeni …, … ve … parseller) düşürülmek ve eski taşınmazlara yakın yerde verilmek suretiyle ilgili mevzuat hükümlerine uygun toplulaştırma işlemi yapıldığı, davaya konu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı
gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; toplulaştırma işlemi kapsamında askılar vasıtasıyla yapılan duyurularla ulaşılmak istenen amacın arazi malikleri ve diğer ilgililerin toplulaştırmadan haberdar olmalarının sağlanarak bu işleme karşı yasal itiraz ve dava haklarını kullanmalarını sağlamak olduğu, davacının da yasal süresi içinde dava açmış olduğu göz önüne alındığında, dava konusu toplulaştırma işleminin fazladan askıya çıkarılmasının veya 2 kez bilgilendirme askısı şeklinde askı yapılmış olmasının dava konusu toplulaştırma işlemini hukuken sakatlayacak asli bir şekil hatası olarak değerlendirilemeyeceği, bu hususun dava konusu işlemi hukuka aykırı kılmayacağı, yeni parselasyon planı ve mülkiyet listelerinin DSİ veya proje idaresi tarafından onaylandıktan sonra kesinleşeceği, askı süreçlerinde oluşan mülkiyet listelerinin ilgililer için kazanılmış hak oluşturmayacağı, bu kapsamda askı sürecinin bir aşamasında davacının hisselerinin 2 parselde toplanmış olmasının davacı açısından kazanılmış hak teşkil etmeyeceği, Mahkeme kararında davacıya ait 61 adet parsele ait hissenin toplulaştırma ile aynı blok içerisinde 3 parsele düşürüldüğü ifade edilmiş ise de, 61 adet parseldeki hissenin farklı bloklar içerisinde 3 parsele dağıtımının yapıldığı, kök parsellerdeki hisseler, farklı bloklarda yer alsa da yakınlarında bulunan 3 adet parsele dağıtımının yapıldığı görüldüğünden dava konusu işlemde farklı bloklara dağıtım yönünden herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı, ek bilirkişi raporunda, “parsel dağılımlarını bu hükme göre uygularken davacıya ait 61 adet parsele ait hisseden 59 adet parselin hissesinin dağıtımını Yönetmeliğin 16. maddesinde belirtilen hükümlere uygun yaparken … nolu kök parsele ait hisseyi ikiye bölerek hisselerin 41,65 m²’sini … nolu yeni oluşturulan parsele, 63,77 m²’sini ise … nolu yeni oluşturulan parsele verdiği, yine … nolu kök parsele ait hisseyi de ikiye bölerek hisselerin 184,14 m²’sini … nolu yeni oluşturulan parsele, 94.31 m²sini ise … nolu yeni oluşturulan parsele vererek … ve … nolu kök parsellere ait hisseleri bölmek sureti ile ilgili Yönetmeliğe uygun istem tesis edilmediği, sonradan oluşturulan … nolu 3. parselin, diğer iki parselden oldukça uzakta ve başka bir mevkiden verildiği” görüşüne yer verilmiş ise de, … ve … sayılı kök parsellere ait hisselerin ikiye bölünerek farklı iki parsele dağıtıldığı, kök parseldeki hisselerin bölünmeden dağıtılmasının zorunlu olduğuna dair bir mevzuat hükmünün bulunmadığı, davacının 61 adet kök parselde hissesinin bulunduğu ve tüm hisse miktarının tek bir parsele sığmayacağı dikkate alındığında kök parsellerdeki hisselerin bölünerek farklı parsellere dengeli bir şekilde dağıtılabileceği, kaldı ki somut olayda, sadece iki parseldeki hissenin bölündüğü ve farklı iki parsele dağıtıldığı, toplam 61 adet parseldeki hissesinin 3 ayrı parselde ve müstakil olarak planlandığı, ayrıca … parselin diğer iki parselden oldukça uzakta ve başka bir mevkiden verildiği ifade edilmiş ise de, yeni oluşturulan bütün parsellerin birbirine yakın olmasının beklenemeyeceği, zira … ada … parselin çevresinde yer alan kök parsellerde de davacının hisselerinin bulunduğu ve bu hisselerin yakında oluşturulan bu parsele dağıtımının yapıldığı, davacının yeni oluşturulan … parselin tümünün çevresinde hisselerinin bulunduğunun görüldüğü, tüm bu açıklamalar ışığında ek bilirkişi raporunda yer verilen bu tespitlerin hükme esas alınabilecek nitelikte bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun açıklamalı olarak reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacı tarafından; Arazi Toplulaştırması ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Uygulama Yönetmeliği’nde, toplulaştırma işlemi sonucunda hazırlanan parselasyon planının en fazla 3 kez askıya çıkarılacağı belirtildiği halde, idarece 6 kez askıya çıkarıldığı, ancak kamu yatırımlarının zorunlu kılması halinde yeni bir askı daha yapılmasının mümkün olduğu, 6 kez askı yapılmasını gerektiren kamu yatırımının söz konusu olmadığı, Yönetmeliğe aykırı bir şekilde ve kendisine itiraz hakkı tanınmadan yapılan keyfi askılar nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği, tesis edilen işlem ile hukuki güvenlik ve belirlilik ilkelerinin yok sayıldığı, 3., 4. ve 5. askıda, iki parselde toplanan hisselerinin sonradan yapılan 6. askı ile üç parsele bölünmesinin hukuki bir gerekçesinin buluınmadığı, sonradan tahsis edilen … parselin diğer parsellerinden 2-3 km uzaklıkta olduğu, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğunun bilirkişilerce tespit edildiği, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının … tarih ve …sayılı yazısı üzerine, Bakanlar Kurulunun 19/11/2015 tarih ve 29537 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 09/11/2015 tarih ve 2015/8220 sayılı kararıyla, karara ekli listede belirtilen yerlerde 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu’nun 17. maddesi uyarınca, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü 13. Bölge Müdürlüğü tarafından “zorunlu arazi toplulaştırması” yapılması kararlaştırılmıştır. Anılan karar doğrultusunda, “Antalya Aksu Çayı Taşkın Koruma İnşaatı AT ve TİGH Projesi” kapsamında, Antalya ili, Aksu ilçesi, … Mahallesinde arazi toplulaştırması yapılmasına karar verilmiştir.
Yürütülen toplulaştırma çalışmaları sonucunda hazırlanan 1. parselasyon haritası ve mülkiyet listeleri 15/09/2015 – 30/09/2015 tarihleri arasında, 2. parselasyon haritası ve mülkiyet listeleri 03/05/2017 – 23/05/2017 tarihleri arasında, 3. parselasyon haritası ve mülkiyet listeleri 09/05/2018 – 24/05/2018 tarihleri arasında, 4. parselasyon haritası ve mülkiyet listeleri 12/04/2019 – 13/05/2019 tarihleri arasında askıya çıkarılarak ilan edilmiştir. Daha sonra, parselasyon haritası ve mülkiyet listelerine ilişkin olarak, 29/08/2019 – 13/09/2019 tarihleri arasında 1. bilgilendirme askısı, 14/11/2019 – 14/12/2019 tarihleri arasında ise 2. bilgilendirme askısı yapılmıştır.
Yapılan 3. ve 4. parselasyon ile 1. bilgilendirme askısı sonucunda, davacının hisselerinin bulunduğu 61 adet parsele karşılık, davacı adına iki parsel müstakil olarak tahsis edilmiş iken, 2. bilgilendirme askısına çıkarılan parselasyon haritasında ise, davacı adına üç parsel (yeni oluşturulan … ada, …, … ada, … ve … ada, …sayılı parseller) müstakil olarak tahsis edilmiş, bunun üzerine bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu’nun dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan “Arazi toplulaştırması ve dağıtımı” başlıklı 17. maddesinin 1. fıkrasında, “Arazinin rasyonel kullanımını sağlamak amacıyla parsel büyüklüklerinin optimum ölçülerde oluşması için, arazinin yarısından çoğuna malik bulunan ve sayıca maliklerin yarısından fazlasını oluşturanların muvafakati üzerine isteğe bağlı, Bakanlığın veya kurulların talebi üzerine kamu yararı gözetilerek isteğe bağlı olmaksızın, Bakanlar Kurulu kararı ile arazi toplulaştırma proje sahası belirlenir ve uygulanır.” hükmüne; son fıkrasında ise, “Toplulaştırma çalışmaları ile ilgili usul ve esaslar tüzükle düzenlenir.” hükmüne yer verilmiştir.
Anılan hüküm uyarınca 24/07/2009 tarih ve 27298 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe konulan ve 24/06/2018 tarihinde yürürlükten kaldırılan Tarım Arazilerinin Korunması, Kullanılması ve Arazi Toplulaştırmasına İlişkin Tüzük’ün “Yeni Parselasyon Planlarının Askıya Çıkarılması ve Onaylanması” başlıklı 27. maddesinin 1. fıkrasında, “Proje idaresince arazi derecelendirmeleri esas alınarak yapılan veya yaptırılan yeni parselasyon planı ve yeni mülkiyet listeleri mahallinde on beş gün süre ile askıya çıkarılarak ilan edilir. Arazi malikleri ve diğer ilgililer ilan süresinin bitiminden itibaren on beş gün içinde proje idaresine itiraz edebilirler, itirazlar en geç otuz gün içinde karara bağlanır. Yeni parselasyon planı ve yeni mülkiyet listeleri Bakanlığın onayı ile kesinleşir.” düzenlemesi; 2. fıkrasında, “Kesinleşen parselasyon planına uygun olarak yeni parseller hak sahiplerine dağıtılır. Bu konuda doğabilecek anlaşmazlıklar yeni duruma göre sonuçlandırılır.” düzenlemesi yer almıştır.
Öte yandan, 6200 sayılı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünce Yürütülen Hizmetler Hakkında Kanunun Ek-9 uncu maddesi, 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanununun 6 ncı maddesi ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununun 24 üncü maddesine istinaden hazırlanarak 07/02/2019 tarih ve 30679 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe konulan Arazi Toplulaştırması ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Uygulama Yönetmeliğinin 29/01/2021 tarihinde yapılan değişiklikten önce yürürlükte olan haliyle “Yeni Parselasyon Planlarının Askıya Çıkarılması ve Onaylanması” başlıklı 17. maddesinde, “(1) DSİ veya proje idaresince arazi derecelendirmeleri esas alınarak yapılan veya yaptırılan yeni parselasyon planı ve yeni mülkiyet listeleri mahallinde muhtarlık binası, köy konağı, köy cami, yerleşim biriminin bağlı olduğu mal müdürlükleri ve belediyelerin ilan tahtalarında otuz gün süreyle askıya çıkılarak ilan edilir. Arazi malikleri ve diğer ilgililer, ilan süresinin bitiminden itibaren on beş gün içinde DSİ veya proje idaresine yazılı olarak itiraz edebilirler. İtirazlar kayıt altına alınarak en geç on beş gün içinde karara bağlanır ve yazılı olarak bildirilir. İtiraz sonrası değerlendirilen parselasyon planları aynı ilan yöntemleriyle otuz gün süreyle askıya çıkarılarak kesinleşir. DSİ veya proje idaresince, gerekli görülmesi halinde hazırlanacak gerekçeli rapor ile üç askı yapılabilir. Ancak kamu yatırımlarının zorunlu kıldığı hallerde DSİ ve/veya proje idaresinin onayı alınarak yeni bir askı daha yapılabilir.
(2) Yeni parselasyon planı ve mülkiyet listeleri uygulamayı yapan DSİ veya proje idaresi tarafından onaylandıktan sonra kesinleşir.
(3) Kesinleşen parselasyon planına uygun olarak yeni parseller hak sahiplerine yer teslim tutanağı ile dağıtılır. Dağıtıma katılmayan veya fiilen yer teslimi yapılamayan hak sahiplerinin yeni parsellerine ait parsel kroki örneği iadeli taahhütlü resmi yazı ile ilgili muhtarlıklara gönderilir. İlgili muhtarlığa yapılan teslimatı müteakiben hak sahiplerinin yeni parsellerine ait parsel kroki örneğinin ilgili muhtarlıkta olduğu hususu DSİ veya özel arazi toplulaştırmasını gerçekleştiren proje idaresinin internet sayfalarında ve ayrıca köy veya mahalle muhtarının çalışma yerinde otuz gün süre ile ilan ettirilir. Bu madde gereğince yapılan ilanlar, ilgili gerçek kişilere, kamu ve özel hukuk tüzel kişilerine şahsen tebliğ edilmiş sayılır.
(4) Tescile esas parselasyon planlarının yapımında, 30/4/2018 tarihli ve 2018/11962 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe giren Büyük Ölçekli Harita ve Harita Bilgileri Üretim Yönetmeliği ve ilgili mevzuat hükümlerine uyulur.” kuralları; “Tescil” başlıklı 18. maddesinin 1. fıkrasında, Kesinleşen parselasyon planı, araziye uygulanır. Uygulama sonucu meydana gelen yeni duruma ilişkin teknik dosya DSİ veya proje idaresince hazırlanarak kadastro müdürlüğüne gönderilir. Kadastro müdürlüklerince gerekli kontroller yapıldıktan sonra tescil edilmek üzere tapu müdürlüğüne gönderilir. (…) kuralları; Geçici 1. maddesinde, “Bu Yönetmeliğin yürürlüğe girmesinden önce Bakanlar Kurulu Kararı alınarak çalışmalarına başlanmış arazi toplulaştırma projelerinde ilgili yönetmeliklerin bu Yönetmeliğe aykırı olmayan hükümleri uygulanır.” kuralı yer almaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bakılan uyuşmazlıkta, yapılan 3. ve 4. parselasyon ile 1. bilgilendirme askısı sonucunda, davacının hissedarı olduğu 61 adet parsele karşılık, davacı adına iki parsel müstakil olarak tahsis edilmiş, 2. bilgilendirme askısı ile yapılan parselasyon haritasında ise, davacı adına üç parsel (yeni oluşturulan … ada, …, … ada, … ve … ada, … sayılı parseller) müstakil olarak tahsis edilmiştir.
Uyuşmazlığın özü, yapılan 3. ve 4. parselasyon ile 1. bilgilendirme askısı sonucunda davacı adına 2 parsel tahsis edilmiş iken, 2. bilgilendirme askısı adı altında 6. kez yapılan askı sonucunda davacı adına 3 adet parsel tahsis edilmesinden kaynaklanmaktadır. Buna göre, toplulaştırma sürecinde 6 kez askı yapılıp yapılamayacağının ve ilana çıkarılmadığı halde davacının mülkiyet durumunda değişiklik yapan bilgilendirme askısının hukuka uygun olup olmadığının açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
Arazi toplulaştırması ile Anayasada güvence altına alınmış mülkiyet hakkına doğrudan müdahale edildiğinden, bu işleme göre yapılan parselasyonların anılan mevzuata uygun olarak askıya çıkarılması ve ilan edilmesi gerekmektedir.
Yukarıda yer verilen ve dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan Tüzük ile işlemin tesis edildiği tarihten sonra yürürlüğe konulan Yönetmelik hükümlerinde yapılacak parselasyonların ne şekilde ve kaç defa askıya çıkarılacağı düzenlenmiştir.
Söz konusu hükümlerin birlikte değerlendirilmesinden, kural olarak iki kez askı yapılmasının öngörüldüğü, gerekli görülmesi halinde hazırlanacak gerekçeli rapor ile üç askı yapılabileceği, ancak kamu yatırımlarının zorunlu kıldığı hallerde davalı DSİ Genel Müdürlüğünün onayı alınarak yeni bir askı daha yapılabileceği, bunların dışında başka askı yapılamayacağı, dolayısıyla, belirtilen durumların mevcut olması durumunda, en fazla 4 askı yapılabileceği anlaşılmaktadır. Ayrıca, bilgilendirme askısı adı altında parselasyon planında değişiklik yapılması suretiyle yeni bir askı yapılmasına ilişkin bir düzenleme de bulunmamaktadır.
Dosyanın incelenmesinden; yürütülen toplulaştırma çalışmaları sonucunda hazırlanan 3. parselasyon haritası ve mülkiyet listelerinin 09/05/2018 – 24/05/2018 tarihleri arasında askıya çıkarılarak ilan edildiği ve onaylandığı, onaylanan kesin askı parselasyon planının Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü 13. Bölge Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı yazısıyla, Aksu Tapu Müdürlüğüne gönderilmek üzere, Antalya İl Kadastro Müdürlüğüne gönderildiği, ancak ‘parselasyon ve eklerinin uyumsuz olduğu’ gerekçesiyle tescile gönderilen projenin geri çekildiği, 12/04/2019 – 13/05/2019 tarihleri arasında (30 gün) 4. kez askının yapıldığı, 29/08/2019 – 13/09/2019 tarihleri arasında (15 gün) 1. bilgilendirme askısının yapıldığı, daha sonra davalı idarece bu defa, ‘vatandaşlarla yapılan şifahi görüşmelerde genel memnuniyetsizlik’ olduğundan bahisle revize edilen projenin 11/11/2019 tarihinde tekrar onaylandığı ve 14/11/2019 – 14/12/2019 tarihleri arasında (30 gün) 2. bilgilendirme askısı yapıldığı, bu şekilde mevzuata aykırı olarak altı askı yapıldığı, 30 gün süreyle yapılması gereken 1. bilgilendirme askısının 15 gün süreyle yapıldığı, 2. ve 3. askı ile 1. ve 2. bilgilendirme askısına ilişkin tutanaklarda ilan yerlerinin belirtilmediği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, kişilerin mülkiyet haklarında yapılan değişikliklerden haberdar olmalarını sağlayan ve bu değişikliklere itiraz etme imkanı tanıyan askıların, anılan Tüzük ve Yönetmelik hükümlerinde belirtilen usul ve esaslara aykırı olarak tesis edildiği sonucuna varılmaktadır.
Öte yandan, Bölge İdare Mahkemesi kararında, toplulaştırma işlemi kapsamında askılar vasıtasıyla yapılan duyurularla ulaşılmak istenen amacın arazi malikleri ve diğer ilgililerin toplulaştırmadan haberdar olmalarının sağlanarak bu işleme karşı yasal itiraz ve dava haklarını kullanmalarını sağlamak olduğu, davacının da yasal süresi içinde dava açmış olduğu göz önüne alındığında, dava konusu toplulaştırma işleminin fazladan askıya çıkarılmasının veya 2 kez bilgilendirme askısı şeklinde askı yapılmış olmasının dava konusu toplulaştırma işlemini hukuken sakatlayacak asli bir şekil hatası olarak değerlendirilemeyeceği, bu hususun dava konusu işlemi hukuka aykırı kılmayacağı gerekçesine yer verilmiş ise de, mevzuatta düzenlenen usul ve esaslara rağmen, idarenin belirlenen sınırlara bağlı kalmaksızın yeniden askı yapabilmesinin mülkiyet hakkının özüne dokunan toplulaştırma projesinin sonu belirsiz bir şekilde uzatılması anlamına geldiği, bu durumun ise mülkiyet hakkı ve anılan Kanun’un amacına aykırılık teşkil ettiği açıktır. Nitekim somut olaya bakıldığında, 2015 yılında başlayan toplulaştırma işleminin 2018 yılında 3. askı ile tamamlandığı ancak idarenin 3 askı daha yapmak suretiyle proje sürecini 2019 yılına kadar devam ettirdiği görülmektedir.
Diğer taraftan, yapılan incelemede, dava konusu işlemin anılan mevzuatta düzenlenen usul ve esaslara aykırı olarak yapıldığı tespit edilmiş olup, davacıya tahsis edilen taşınmazlar yönünden ayrıca bir değerlendirme yapılmamıştır.
Bu itibarla, davanın reddi yolundaki … İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin açıklamalı olarak reddine ilişkin temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin KABULÜNE,
2. Davanın reddine ilişkin … İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun açıklamalı reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 08/12/2022 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.