Danıştay Kararı 6. Daire 2019/17636 E. 2022/10773 K. 08.12.2022 T.

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2019/17636 E.  ,  2022/10773 K.
T.C.

D A N I Ş T A Y

ALTINCI DAİRE

Esas No : 2019/17636

Karar No : 2022/10773

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Büyükşehir Belediye Başkanlığı

VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Odası (… Şubesi)

VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : …. Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: Gaziantep ili, Şehitkamil ilçesi, … Mahallesi … ve … sayılı 1/5000 ölçekli nazım imar planı paftaları kapsamındaki alana ilişkin olarak 15 Temmuz Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Proje Alan Sınırı ilan edilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Gaziantep Büyükşehir Belediye Meclisi kararı ile bu karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin … tarih ve … sayılı belediye meclisi kararının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen raporun ve dosyanın incelenmesinden, dava konusu taşınmazların üst kademedeki 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı ve 1/25.000 ölçekli nazım imar planında üniversite kampüs alanı olarak planlı olduğu, 1/100.000 ölçekli çevre düzeni ve 1/25.000 ölçekli nazım imar planı kararlarında bu alanlar için “lisans, lisansüstü eğitim faaliyetleri ile üniversite bünyesinde sağlık, kültür ve kongre faaliyetlerine ilişkin tesislerin yer alabileceğinin” vurgulandığı, buna karşılık, davaya konu 1/5.000 ölçekli nazım imar planı değişikliği kapsamında dava konusu taşınmazların kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanı olarak tanımlandığı, bu alanlarda Belediye Kanununun 73. maddesi gereğince konut alanları, sanayi alanları, ticaret alanları, teknoloji parkları, kamu hizmeti alanları, rekreasyon alanları ve her türlü sosyal donatı alanlarına yer verilmesinin mümkün olduğu, bu kapsamda dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin üst ölçekli plan kararına aykırı olduğu neticesine varılmıştır.

Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlemler hukuka aykırı bulunarak dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: Uyuşmazlıkta, plan değişikliğine konu edilen alanın mevcut imar planında “üniversite alanında” kaldığı ve Gaziantep Üniversitesine tahsisli olduğu, nazım imar planı değişikliğine ilişkin işlemin kapsam ve içeriğinin kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanı için sınır tespitine ilişkin olduğu, 5393 sayılı Belediye Kanununun 73. maddesinin işlem tarihinde yürürlükte olan hali uyarınca, kamunun mülkiyetinde olan yerlerin kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanı ilan edilebilmesi ve uygulama yapılabilmesi için ilgili belediyenin talebi, Çevre ve Şehircilik Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca bu yönde karar alınmasının gerektiği, uyuşmazlıkta ise bu usul uygulanmadan doğrudan belediye meclisi kararı ile kamunun mülkiyetine yer alan bir alanın kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanı olarak belirlendiği görüldüğünden, dava konusu işlemlerde hukuka uygunluk, işlemlerin iptaline yönelik idare mahkemesi kararında ise sonucu itibariyle isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davaya konu 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin Gaziantep Üniversitesinin olumlu görüşü alınmak suretiyle yapıldığı, planlama alanında üniversitenin mülkiyetinde yer alan bir taşınmaz bulunmadığı, yalnızca çok uzun yıllardır kamulaştırma işlemlerinin yapılmaması nedeniyle mağduriyet yaşayan parsel maliklerine ait taşınmazlar bulunduğu, temyize konu kararın ve gerekçesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Bölge idare mahkemesince uyuşmazlığın çözümlenebilmesi için öncelikle davalı idarenin temyiz dilekçesindeki iddialarının açıklığa kavuşturulmasının gerektiği, davalı iddialarının gerçeği yansıttığının tespiti halinde, davaya konu işlemlerin, yetki ve şekil unsurları geçilerek sebep, konu ve maksat unsurları yönünden değerlendirilmesini teminen idare mahkemesince yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi raporunda yer verilen tespit ve değerlendirmeler gözetilmek suretiyle yeniden karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle temyize konu kararın bozulmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:

MADDİ OLAY : Gaziantep ili, Şehitkamil ilçesi, … Mahallesi … ve … sayılı nazım imar planı paftaları kapsamındaki alana ilişkin olarak 15 Temmuz Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Proje Alan Sınırı ilan edilmesine ilişkin olarak … tarih ve … sayılı Gaziantep Büyükşehir Belediye Meclisi kararı alınmıştır.

Davacı tarafından bu karara karşı askıda yapılan itirazın … tarih ve … sayılı belediye meclisi kararı ile reddi üzerine her iki işlemin de iptali istemiyle görülmekte olan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:

3194 sayılı İmar Kanunu’nun 5. maddesinin işlem tarihi itibariyle yürürlükte olan halinde; “nazım imar planı” varsa bölge ve çevre düzeni planlarına uygun olarak, hali hazır haritalar üzerine yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme, yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları gösteren ve uygulama imar planının hazırlanmasında esas olmak üzere düzenlenen detaylı bir raporla açıklanan ve raporu ile beraber bir bütün olan plan olarak, uygulama imar planı ise; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmıştır.

5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 73. maddesinin 1. fıkrasının işlem tarihinde yürürlükte olan halinde, “Belediye, belediye meclisi kararıyla; konut alanları, sanayi alanları, ticaret alanları, teknoloji parkları, kamu hizmeti alanları, rekreasyon alanları ve her türlü sosyal donatı alanları oluşturmak, eskiyen kent kısımlarını yeniden inşa ve restore etmek, kentin tarihi ve kültürel dokusunu korumak veya deprem riskine karşı tedbirler almak amacıyla kentsel dönüşüm ve gelişim projeleri uygulayabilir. Bir alanın kentsel dönüşüm ve gelişim alanı olarak ilan edilebilmesi için yukarıda sayılan hususlardan birinin veya bir kaçının gerçekleşmesi ve bu alanın belediye veya mücavir alan sınırları içerisinde bulunması şarttır. Ancak, kamunun mülkiyetinde veya kullanımında olan yerlerde kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanı ilan edilebilmesi ve uygulama yapılabilmesi için ilgili belediyenin talebi ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca bu yönde karar alınması şarttır. Kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanı olarak ilan edilecek alanın; üzerinde yapı olan veya olmayan imarlı veya imarsız alanlar olması, yapı yükseklik ve yoğunluğunun belirlenmesi, alanın büyüklüğünün en az 5 en çok 500 hektar arasında olması, etaplar halinde yapılabilmesi hususlarının takdiri münhasıran belediye meclisinin yetkisindedir. Toplamı 5 hektardan az olmamak kaydı ile proje alanı ile ilişkili birden fazla yer tek bir dönüşüm alanı olarak belirlenebilir. Büyükşehir belediye ve mücavir alan sınırları içinde kentsel dönüşüm ve gelişim projesi alanı ilan etmeye büyükşehir belediyeleri yetkilidir. Büyükşehir belediye meclisince uygun görülmesi halinde ilçe belediyeleri kendi sınırları içinde kentsel dönüşüm ve gelişim projeleri uygulayabilir. Büyükşehir belediyeleri tarafından yapılacak kentsel dönüşüm ve gelişim projelerine ilişkin her ölçekteki imar planı, parselasyon planı, bina inşaat ruhsatı, yapı kullanma izni ve benzeri tüm imar işlemleri ve 3/5/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanununda belediyelere verilen yetkileri kullanmaya büyükşehir belediyeleri yetkilidir…” hükmü yer almıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Bölge idare mahkemesince, idare mahkemesi kararının sonucu itibariyle uygun bulunduğu belirtilerek dava konusu işlemlerin iptali yolundaki karara karşı yapılan istinaf isteminin değişik gerekçeyle reddi yönünde karar verildiği gözetildiğinde temyize konu kararın gerekçesinin işlemin yetki ve şekil unsurları yönünden (davaya konu nazım imar planı değişikliğinin düzenleme alanında, ilgili belediyenin talebi, Çevre ve Şehircilik Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca karar alınması gerektiği halde doğrudan belediye meclisince işlem tesis edilmesinden kaynaklanan) hukuka aykırılığa dayandığı anlaşılmaktadır.

Davalı idare tarafından sunulan temyiz dilekçesinde, davaya konu 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin Gaziantep Üniversitesinin olumlu görüşü alınmak suretiyle yapıldığı, planlama alanında üniversitenin mülkiyetinde yer alan bir taşınmaz bulunmadığı, yalnızca çok uzun yıllardır kamulaştırma işlemlerinin yapılmaması nedeniyle mağduriyet yaşayan parsel maliklerine ait taşınmazlar bulunduğu iddialarına yer verildiği, UYAP sisteminden yapılan araştırmada da Gaziantep Üniversitesi adına tescil edilmiş taşınmaza rastlanmadığı, ancak planlama alanının oldukça geniş bir alan olması nedeniyle durumun UYAP sistemi üzerinden yapılacak araştırma ile çözümlenmesinin mümkün olmadığı görülmektedir.

Bu halde, bölge idare mahkemesince uyuşmazlığın çözümlenebilmesi için öncelikle davalı idarenin temyiz dilekçesindeki iddialarının açıklığa kavuşturulması gerekmektedir. Davalı iddialarının gerçeği yansıttığının, diğer bir deyişle, planlama alanında kamu taşınmazı bulunmadığının tespiti halinde, davaya konu işlemlerin, yetki ve şekil unsurları geçilerek sebep, konu ve maksat unsurları yönünden değerlendirilmesini teminen idare mahkemesince yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi raporunda yer verilen tespit ve değerlendirmeler gözetilmek suretiyle yeniden karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.

Bu itibarla, eksik incelemeye dayanan temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:

Açıklanan nedenlerle;

1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalının temyiz isteminin kabulüne,

2.Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun değişik gerekçeyle reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,

3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 08/12/2022 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.