Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2022/4819 E. , 2022/7758 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2022/4819
Karar No : 2022/7758
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Sanayi Taahhüt ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket adına, indirimli orana tabi işlemler nedeniyle 2011 yılında haksız yere iade aldığı katma değer vergisinin geri alınması gerektiğinden bahisle düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden re’sen tarh edilen 2011/1,2,3 dönemleri katma değer vergilerinin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine Vergi Mahkemesinin temyize konu kararıyla; Yenimahalle Belediyesi tarafından 07/05/2009 tarihinde verilen ve 07/05/2014 tarihine kadar geçerli olan yapı ruhsatında yapı sahibi olarak adı geçenin S.S. … Yapı Kooperatifi olduğu, inşaatın yapıldığı arsanın tapusunda da malik olarak bu kooperatifin adının yer aldığı, her ne kadar 14/04/2008 tarihli arazi kesin tahsis protokolü ve 02/06/2010 tarihli iş yeri teslim tutanağı ile arazi, davacının taşeron olarak inşaat taahhüt işi yaptığı müteahhit S.S. … Konut Yapı Kooperatifi’ne teslim edilse de, bu işlemlerin müteahhit olan anılan kooperatifin üstlendiği inşaat faaliyetinin yürütülebilmesi için gerekli yasal prosedürlere ilişkin olduğu, yapı ruhsatında yapı müteahhidi olarak yer aldığı, dolayısıyla, yapılan inşaat sözleşmelerine binaen yapılacak inşaat işleri ile ilgili alınan yapı ruhsatlarında ve konut yapılacak arsalara ait tapularda, yapı ruhsat sahibinin münhasıran inşaat işi yapılan konut yapı kooperatifleri olmadığının anlaşıldığı, bu haliyle, indirimli oranda katma değer vergisi uygulanabilmesi için, inşaatın yapıldığı arsanın tapu sicilinde inşaat taahhüt hizmetini alan kooperatif tüzel kişiliği adına tescil edilmiş ve inşaat ruhsatının kooperatife verilmiş olması aranarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, S.S. … Konut Yapı Kooperatifine, Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı’nın 18/05/2009 tarihli yazısı ile kooperatif adına yapılacak inşaat taahhüt işleri için indirimli oranda katma değer vergisi uygulamasının mümkün bulunduğunun belirtildiği, verilen bu yazının tarihinin yapı ruhsatı tarihinden sonra olduğu, Vergi Dairesi Başkanlığı’nın bu yazısına itimat ederek S.S. … Konut Yapı Kooperatifi ile 01/06/2010 tarihinde sözleşme imzalandığı ve bu sözleşme ile … projesi … Mevkii … ada … parselde’ yer alan 22 konuttan, 13 konut için BİMS duvar işleri, 15 konutun mantolama işleri, 13 konutun alçı sıva işleri, 22 konutun şap işleri, 22 konutun kat silme işlerinin yapımının üstlenildiği, Bakanlar Kurulu Kararları ve Genel Tebliğler incelendiğinde görüleceği üzere; istisna veya indirimli oranda KDV uygulanabilmesi için, yapı ruhsatının münhasıran konut yapı kooperatifi adına düzenlenmiş olması gerektiğine dair düzenlemenin bulunmadığı, S.S. … Konut Yapı Kooperatifine, Ankara Vergi Dairesi Başkanlığınca verilen, kendisi adına yapılacak inşaat taahhüt işleri için indirimli oranda katma değer vergisi uygulanabileceği şeklindeki yazının tarihinin 18/05/2009 olduğu, yani 5 nolu KDV sirkülerinin “inşaat ruhsatının münhasıran konut yapı kooperatifi adına düzenlenmiş olması gerekmektedir. İnşaat yapı ruhsatı münhasıran konut yapı kooperatifi adına düzenlenmemiş ise yapılan inşaat taahhüt işlerinin istisnadan veya indirimli oranda KDV’den yararlanması mümkün değildir” kısmının mahkemece iptalinden sonra verildiği, kooperatife verilen bu yazının o tarihte yürürlükte bulunan kanun hükümlerine ve konuya ilişkin yayımlanan ilgili Genel Tebliğ’lere uygun olduğu, bu yazıya istinaden inşaat taahhüt işleri için sözleşme yapıldığı, yürürlükte bulunan kanun hükümlerine ve ilgili KDV Genel Tebliğ’lerine göre verilmiş bu yazıya binaen yapılmış olan işlemlerin indirimli orandan faydalanmayacağını iddia etmenin hukukun genel ilkelerine aykırı olacağı gibi ilgililerin hiçbir kusuru olmadığı halde zararlarına da sebebiyet vereceği, ruhsatta yapı sahibi bölümünde yer alan üst birlikte kooperatif durumunda olunduğu, bu sebeple, üye kooperatif konumunda olan S.S. … Konut Yapı Kooperatifi’ne yapılan inşaat taahhüt işlerinde istisna ya da indirimli oranda KDV uygulanması gerektiği, yapı sahibi bölümünde üst birliğin adının yer alıyor olmasının indirim veya istisnanın uygulanmasına mani olmayacağı, kanun koyucunun, vergi kanunlarının uygulanmasında, vergide adaleti sağlamak, bazı kişileri veya grupları korumak, dolaylı yardımlarda bulunmak, kişi veya işleri teşvik etmek amacıyla birtakım muafiyet ve istisnaları düzenlediği, inceleme raporunda geçen ilgili sirkülerler ile Kanun’da aranmayan ve Kanun’un kapsamını daraltan yeni bir şart getirildiği, sirkülerdeki açıklamalara sıkı sıkıya bağlı kalınarak işlem yapılması halinde; istisna veya indirimli oranda KDV uygulanmasına ilişkin ilgili kanun hükümlerinin konuluş amacından uzaklaşılacağının açık olduğu, zira Danıştay kararlarında da bahsedildiği üzere Sirküler yayımlama konusunda verilen yetkinin amacının, mükelleflerin vergi durumları ve vergi uygulaması bakımından yeterince açık olmayan ve duraksama yaratan hususlarda istemiş oldukları açıklamaların, yazılı olarak her mükellefe ayrı ayrı yapılması yerine aynı durumda bulunan tüm mükelleflere duyurulmasını sağlamak olduğu, sirkülerdeki açıklamaların, idari işlemlerin en temel niteliği olan etkili olma özelliğinden yoksun olduğu, bu haliyle dava konusu vergilerde hukuka uyarlık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin kabulü ile Vergi Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar Danıştay bozma kararı esas alınarak verilen mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra temyize konu karar 12/04/2022 tarihinde verilmesine karşın, gerekçeli kararda karar tarihinin 12/04/2021 olarak belirtildiği görüldüğünden, söz konusu yanlışlık düzeltilerek gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Mahkeme kararlarının Danıştay tarafından bozulması halinde, Mahkemelerce bozmaya ilişkin kararlar üzerine yeniden verilen kararlara karşı yapılan temyiz başvuruları, bozma kararındaki esaslara uyulup uyulmadığı yönünden incelenebilecektir.
Temyiz istemine konu kararın Danıştay Dördüncü Dairesinin 11/01/2021 tarih ve E:2016/9169, K:2021/40 sayılı kararındaki esaslar doğrultusunda verildiği anlaşıldığından, temyiz konusu karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca, davacı aleyhine onanan tutar üzerinden binde 9,10 oranında ve … TL den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcından, varsa evvelce ödenen harcın mahsubundan sonra kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
4. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
5. Dosyanın anılan Vergi Mahkemesine gönderilmesine,
6. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08/12/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.