Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2022/6062 E. , 2022/7662 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2022/6062
Karar No : 2022/7662
TEMYİZ EDEN TARAFLAR:
1- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ: Av. …
2- Tasfiye Halinde … Yapı ve Hizmet İşleri Sanayi Ticaret Limited Şirketi
İSTEMİN KONUSU: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, defter belgelerini ibraz etmediğinden bahisle düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden re’sen tarh edilen 2010/1 ila 12 dönemleri katma değer vergileri ile tekerrür hükümleri uygulanarak kesilen vergi ziyaı cezaları ve 213 sayılı Kanun’un mükerrer 355. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine Vergi Mahkemesinin temyize konu kararıyla; dava konusu 2010/5,6,7,8,9,10,11,12 dönemleri katma değer vergisi tarhiyatları ile tekerrür hükümleri uygulanarak kesilen vergi ziyaı cezalarının 1,5 kata isabet eden kısmı ile kesilen özel usulsüzlük cezasına ilişkin hüküm fıkrası onanarak kesinleştiğinden, uyuşmazlığın, 2010/1,2,3,4 dönemleri vergi ziyaı cezalı tarhiyatlar ile 2010/5,6,7,8,9,10,11,12 dönemlerine ilişkin katma değer vergileri üzerinden kesilen vergi ziyaı cezalarının 1,5 katı aşan kısmına münhasır kaldığı, 2010/1,2,3,4 dönemleri vergi ziyaı cezalı tarhiyatlar yönünden; mücbir sebebin varlığı nedeniyle ispat külfeti davalı idarede olduğundan, Mahkemelerinin 24/03/2022 tarihli ara kararıyla, davalı idareden, davacının ilgili dönemlerdeki alımlarından kaynaklı olarak yapmış olduğu indirimlere ilişkin eleştiri getirilebilecek herhangi bir olumsuzluk olup olmadığı sorularak varsa bu hususa ilişkin her türlü bilgi ve belgenin gönderilmesi istenilmiş olup, ara kararına cevaben gönderilen 11/04/2022 tarihli yazıda, davacı şirket hakkında … tarih ve … sayılı Vergi İnceleme Raporu’na istinaden yapılan tarhiyat işlemlerinin yerinde olduğu bildirilmiş olup, davacı şirketin ilgili dönemlerdeki alışlarından dolayı herhangi bir olumsuzluk bulunduğunun davalı idarece ispatlayıcı mahiyette hukuken geçerli somut bilgi veya belgelerle ortaya konulamadığından söz konusu cezalı tarhiyatlarda hukuka uyarlık bulunmadığı, 2010/5,6,7,8,9,10,11,12 dönemlerine ilişkin katma değer vergileri üzerinden kesilen vergi ziyaı cezalarının 1,5 katı aşan kısmına gelince; incelenen dosyada, davacının yangından sonra düzenlediği defter ve belgelerini mücbir sebep olmaksızın incelemeye ibraz etmediği sabit olduğundan 213 sayılı Kanun’un 359. maddesine ve 341. maddesinin 2. fıkrasına göre üç kat vergi ziyaı cezasının uygulanması gerekmekte olup, belirtilen dönemlere ilişkin olarak ziyaa uğratılan verginin üç katı tutarında kesilen vergi ziyaı cezalarında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Belirtilen gerekçelerle bozulan kısım yönünden davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI: Davacı tarafından, vergiyi doğuran olay ve onunla ilgili muameleleri araştırmayan, ortaya koymayan bir inceleme raporu esas alınarak tarhiyat yapılamayacağı, usulsüz ve eksik inceleme üzerine gerçekleştirilen vergilendirme işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin kabulü ile Vergi Mahkemesi kararının aleyhe olan kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI: Davalı idare tarafından, yapılan işlemlerin yasal ve yerinde olduğu belirtilerek temyiz isteminin kabulü ile Vergi Mahkemesi kararının aleyhe olan kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DAVALININ SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: Davacının temyiz istemi yönünden; temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar Danıştay bozma kararı esas alınarak verilen mahkeme kararının cezalı tarhiyata ilişkin kısmının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği, davanın kısmen kabulüne ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen davalı idarenin temyiz istemi yönünden ise, temyize konu kararın belirtilen kısmı usul ve yasaya uygun olup, Vergi Mahkemesi kararının söz konusu kısmının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
Davacının temyiz istemi yönünden;
Mahkeme kararlarının Danıştay tarafından bozulması halinde, Mahkemelerce bozmaya ilişkin kararlar üzerine yeniden verilen kararlara karşı yapılan temyiz başvuruları, bozma kararındaki esaslara uyulup uyulmadığı yönünden incelenebilecektir.
Temyiz istemine konu kararın Danıştay Dördüncü Dairesinin 26/11/2019 tarih ve E:2016/4630, K:2019/7841 sayılı kararındaki esaslar doğrultusunda verildiği anlaşıldığından, temyiz konusu karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Davalı idarenin temyiz istemine gelince;
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın kabule ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Tarafların temyiz istemlerinin reddine,
2.Temyize konu … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca, davacı aleyhine onanan tutar üzerinden binde 9,10 oranında ve … TL den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcından, varsa evvelce ödenen harcın mahsubundan sonra kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
4.Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
5.Dosyanın anılan Vergi Mahkemesine gönderilmesine,
6.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08/12/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.