Danıştay Kararı 5. Daire 2022/10749 E. 2022/10103 K. 08.12.2022 T.

Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2022/10749 E.  ,  2022/10103 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/10749
Karar No : 2022/10103

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): …
Vekili :Av. …

Karşı Taraf (Davalı) :… Bakanlığı / ANKARA
Vekili :Hukuk Müşaviri …

İstemin Özeti : Davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken, 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen …İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…., K:…sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin …Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 24 Haziran 2008 tarihli kararında ”hizmet hareketi” olarak bilinen oluşumun bir terör örgütü veya suç örgütü olmadığı kesin hükümle saptandığı ve yeni bir yargı kararıyla aynı oluşumun terör örgütü olduğu saptanıncaya kadar yasal olduğu, 26 Mayıs 2016 tarihinden önceki yasal faaliyetlerin terör örgütü üyeliği suçlamasına dayanak yapılamayacağı, masumiyet karinesi ve hukuk devleti ilkesine aykırı hareket edildiği, yargılamanın non bis in idem ilkesine uygun olarak yürütülmesi gerektiği, hiç kimsenin işlendiği zaman suç olarak düzenlenmeyen eylemlerden dolayı cezalandırılamayacağı, sendika üyeliğinin örgütsel bir yönünün olmadığı, sendika üyeliğinin AİHS’nin 11. maddesinde korunan bir hak olduğu, Anayasal bir hak olan örgütlenme özgürlüğünün ihlal edildiği, Bank Asya’ da hesap açmanın, para yatırmanın yasal bir faaliyet olduğu, herhangi bir örgüt liderinin talimatıyla para yatırmadığı, yasal olarak Devletin faaliyetine izin verdiği bir bankada hesap açma veya para yatırma gibi işlemlerin suçlamaya dayanak yapılmasının kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesi, mülkiyet hakkı ve özel hayata saygı ilkelerinin ihlaline neden olduğu, … Medya A.Ş.’nin terör örgütünün yayın organı olduğu yönünde bir yargı kararı bulunmadığı, anılan şirkete yaptığı ödemenin abonesi olduğu gazetenin abonelik ücreti kapsamında olduğu, ifade ve basın özgürlüğü kapsamındaki faaliyet bilgilerin de kamu görevinden çıkarılmasından sonra elde edildiği, Milli Eğitim Bakanlığının izni dahilinde faaliyette bulunan okula çocuğunu göndermesinin terör örgütü üyeliğine dayanak yapılamayacağı, ByLock’un münhasıran FETÖ/PDY’nin bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olduğu iddiasının tümüyle temelsiz olduğu, ByLock verilerinin yasa dışı delil olması nedeniyle hiçbir yargılamada kullanılamayacağı, çekişmeli yargılama ve silahların eşitliği ilkelerine riayet edilmediği, Devlete olan sadakat yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğine dair hiçbir somut delilin bulunmadığı, OHAL döneminde alınan kararların geçici nitelikte olması gerektiği ve kalıcı nitelikte karar alınamayacağı, Anayasa ve AİHS ile güvence altına alınan temel hak ve hürriyetlerin ihlal edildiği iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı ve davacının temyiz iddialarının 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uymadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : …
Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
…Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 08/12/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.