Danıştay Kararı 4. Daire 2019/3817 E. 2022/7794 K. 08.12.2022 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2019/3817 E.  ,  2022/7794 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/3817
Karar No : 2022/7794

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) :… Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, 2016 yılı gelir vergisi beyannamesinden kaynaklanan iade tutarlarının mahsup/nakden iade talebinin reddine ilişkin … tarihli … sayılı işlem ile işlemin dayanağı … tarihli … sayılı yazısının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacının … Electronic Ticaret A.Ş.’ye 2016 yılında verilen avukatlık hizmeti karşılığında 20/12/2016 tarihinde makbuz verdiği, tahsilatın ise 10/01/2017 tarihinde yapıldığı dosyaya sunulan banka dekontundan görülmüş, makbuzun verilip ücretin tahsil edilmemesi, hayatın olağan akışına, ticari ve iktisadi icaplara uygun olmadığı, olayın özelliğine göre normal kabul edilemeyeceği, söz konusu durumun, hizmeti ifa eden ile hizmetten yaralanan arasındaki bir iç ilişki olduğu, üçünçü kişilerin anılan durumla bağlı kalmayacağı kuşkusuzdur. Bu sebeplerle, davacı adına tesis edilen işlemlerde hukuku ayıkırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, kararın temyize tabi olduğu, serbest meslek kazancında tahsil esasının geçerli olduğu, tahsil söz konusu olmadığı, gelir olarak kabul edilemeyeceği, serbest meslek makbuzunun tahsilat makbuzu gibi değerlendirilemeyeceği, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca, … TL maktu karar harcından, varsa evvelce ödenen harcın mahsubundan sonra kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 08/12/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (6545 sayılı Kanunla değişik) 45. maddesinin altıncı fıkrasında, bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararlarının kesin olduğu düzenlenmiştir.
Aynı Kanun’un 46. maddesinin birinci fıkrasında, Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin maddede sayılan davalar hakkında verdikleri kararların, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği belirtilmiş; aynı fıkranın (b) bendinde ise, konusu yüz bin Türk Lirasını (anılan Kanunun Ek 1. maddesine göre 2022 yılı için 261.000 TL) aşan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan davalar hakkında bölge idare mahkemelerinin istinaf yoluyla yapılan başvurular üzerine verdikleri kararlar, temyiz edilebilecek olan kararlar arasında sayılmıştır.
İstinaf başvurusunun idari yargılama hukukunda yeni bir kanun yolu olarak getirildiği 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un gerekçesinde; tahdidi olarak sayılan konular dışındaki davaların Bölge İdare Mahkemelerinde istinaf incelemesi neticesinde kesinleşeceği belirtilmiştir.
Anılan mevzuat hükümleri ve 6545 sayılı Kanunun gerekçesi birlikte değerlendirildiğinde, 2577 sayılı Kanunun 46. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde belirlenen miktarı aşmayan davalar ile konusu belli bir miktar parayı içermeyen işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında vergi mahkemelerince verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine bölge idare mahkemelerince verilen kararların kesin olduğu, dolayısıyla bu kararların temyiz istemine konu edilemeyeceği sonucuna ulaşılmaktadır.
Dosyanın incelenmesinden; davanın davacı tarafından, 2016 yılı gelir vergisi beyannamesinden kaynaklanan iade tutarlarının mahsup/nakden iade talebinin reddine ilişkin davalı idarenin … tarihli …sayılı işlem ile işlemin dayanağı … tarihli … sayılı yazısının iptali istemiyle açıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, dava konusu işlemin belli bir miktar parayı içermeyen işlemlerden olduğu dikkate alındığında, işbu işlemin iptali istemiyle açılan davada verilen karara yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin kararın bozulması istemiyle yapılan temyiz başvurusunun incelenme olanağı bulunmamaktadır. Bu nedenle Dairemiz tarafından verilen onama kararına katılmıyorum.