Danıştay Kararı 10. Daire 2018/4237 E. 2022/5827 K. 08.12.2022 T.

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2018/4237 E.  ,  2022/5827 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2018/4237
Karar No : 2022/5827

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

TEMYİZ EDEN (DAVALI YANINDA MÜDAHİL) : … Valiliği
(… Değişikliği İl Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMLERİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

DAVANIN KONUSU : İstanbul ili, Sarıyer ilçesi, … Mahallesinde bulunan … ada, … parsel sayılı taşınmazın … hissesinin 4706 sayılı Kanun’un 5. maddesine istinaden 123.000,00 TL bedelle davacıya satılmasına dair … tarih ve … sayılı İstanbul Büyükşehir Belediye Encümeni kararında belirlenen 123.000,00 TL satış bedelinin yanlış hesaplandığından bahisle, satış bedelinin 532.042,00 TL olarak tashih edilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı İstanbul Büyükşehir Belediye Encümeni kararının iptali istenilmiştir.

YARGILAMA SÜRECİ :
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; taşınmazın rayiç değerinin 532.042,00 TL olarak tashihine ilişkin dava konusu encümen kararının 165.718,00 TL’lik kısmının iptaline, 366.324,00 TL’lik kısmı yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Mahkeme kararına karşı taraflarca istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesince; trampa yoluyla Hazineye ve sonrasında hak sahibine satışı için davalı idareye devredilen taşınmazın üzerinde yapısı bulunan davacıya, ilgili düzenlemeler uyarınca ve davet yöntemiyle ihale edilip, satış ve devire dayanak satış sözleşmesinin yürürlüğe konulduğu, bu defa davalı idarenin tek taraflı irade beyanıyla sözleşme konusu satış değerini, yani sözleşmenin konusunu, bedelin belirlenmesinde hataya düştüğünden hareketle, artırmak suretiyle değiştirdiği, buna karşılık taşınmazın satışı sırasında açık hatası veya davacının hilesi veya yanıltıcı beyanından bahisle ihaleyi ve sözleşmeyi iptal etmediği, dolayısıyla, davalı idarenin, kendisine devredilen Hazine taşınmazının 4706 sayılı Kanun kapsamında satışa konu olup olmayacağına, konu olacak ise hak sahibinin belirlenmesine ve taşınmazın en az satış değerinin tespitine ait kamu hukuku ilke ve kuralları çerçevesinde gerçekleştirdiği idari süreç tamamlanıp, taraflar arasında sözleşme hukukuna dayanan alım-satım sözleşmesi imzalandıktan sonra, tek taraflı irade açıklamasıyla bu sözleşmenin konusunu değiştirme yetkisi olmadığından, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu, idarenin, ancak sözleşme hukuku içinde, genel hükümlere göre talep ve dava yoluna başvurabileceği gerekçesiyle, davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davalı idare tarafından; uyuşmazlık konusu taşınmazın 17444/676100 hissesinin 4706 sayılı Kanun kapsamında 123.000,00 TL bedelle davacıya satılmasına karar verildiği, ancak Avrupa Yakası Milli Emlak Dairesi Başkanlığı ile yaptıkları protokol hükümleri gereği taşınmazın değerinin yeniden hesaplanarak 532.042,00 TL olarak tashih edildiği, işlemin uymakla yükümlü olduğu protokol gereği tesis edildiği, bilirkişi raporuna yaptığı itirazların dikkate alınmadığı, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı yanında müdahil tarafından; personeli tarafından yapılan inceleme soncunda, taşınmazın ana caddeye cepheli olduğunun, ancak rayiç bedelin belirlenmesinde caddenin değil, sokağın emlak vergi değerinin esas alındığının tespit edildiği, bu tespite binaen davalı belediye ile yaptıkları yazışmalar neticesinde, satış bedelinin yeniden belirlenerek, 532.042,00 TL olarak tashih edildiği, bilirkişi raporunda bu hususların dikkate alınmadığı, mevzuata uygun olarak belirlenen rayiç satış bedelinin bilirkişi tarafından düşürülmesinin mevzuattan kaynaklanan yetkilerini ortadan kaldırdığı, açık hata nedeniyle sözleşmede olması gereken bedel ile sözleşmede belirlenen bedel arasındaki farkın dürüstlük kuralları uyarınca sözleşmenin geçerliliğini etkilediği, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacı tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin ve davalı yanında müdahilin temyiz istemlerinin REDDİNE,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararının ONANMASINA,
3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretlerinin iadesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 08/12/2022 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.