Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2021/3012 E. , 2022/5281 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2021/3012
Karar No : 2022/5281
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı/…
VEKİLİ : Av…
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av…
İSTEMİN KONUSU : …. Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, kanuni ve iş merkezi Fransa’da bulunan … S.A.S. firmasına, “…t’nun Merkezi Bilgi Sistemi Hizmetlerinden Yararlanılması hakkında Sözleşme” uyarınca yapılan ödemelerin, 10/04/1989 tarih ve 20135 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiş bulunan Türkiye Cumhuriyeti ile Fransa Cumhuriyeti Arasında Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmasının 12. maddesinde düzenlenen gayrimaddi hak bedelleri kapsamında yer almadığı ve 2015 yılının Ağustos döneminde alınan aynı tür hizmete ait ödemenin aynı yılın Eylül döneminde yapılmasından kaynaklanan kur farkının vergi tevkifatına tabi olmadığı ihtirazi kaydıyla verilen beyanname üzerine 2015 yılının Eylül dönemi için tahakkuk ettirilen kurum (stopaj) vergisinin sözü edilen kısımlarının kaldırılması ile ödenen tutarın tecil faiziyle birlikte iadesine hükmedilmesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Vergi Mahkemesi kararının, tahakkuk eden verginin kur farkına isabet eden kısmı yönünden değerlendirme yapılarak karar verilmek üzere bozulması üzerine söz konusu bozma hükmüne uyulmak suretiyle yapılan incelemede, yabancı para değerlerinin serbest piyasa koşulları nedeniyle değişmesi sonucu ortaya çıkan kur farkının gelir unsuru olarak değerlendirilemeyeceği ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 112. maddesinin 4. fıkrası uyarınca ödenen verginin iadesinde tecil faizi uygulanması gerektiği gerekçesiyle tahakkuk eden verginin sözü edilen kısmının kaldırılarak tecil faiziyle birlikte davacıya iadesine hükmedilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Yargılama süresinde devlet hazinesinde kalan paranın yargı kararı gereği iadesinde faiz hesaplanacağına dair açık bir kanuni düzenleme bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 112. maddesinin 4. fıkrasında idarenin uhdesinde kalan paranın tecil faizi ile iade edileceğinin hükme bağlandığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen onbeş gün içinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere 08/12/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.